T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/86 Esas - 2026/84
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/86 Esas
KARAR NO : 2026/84
...
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/02/2026
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
KAR.YAZ.TAR. : 05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA:
Davacılar vekilinin dava dilekçesi ile "... ... sayılı dosya üzerinden yapılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine ... 17.06.2015 tarih ve...sayılı ilamı ile kesinleşen ... Mahkemesinin 13.03.2014 tarih ve... sayılı kararı gereğince devam edilen icra takibi dosyasında tahsil edilen tüm alacak kalemlerin toplamı olan paralar (özellikle 829.445,60-TL anapara) üzerinden, tüm paraların ödenmesi gereken 23.08.2007 tarihi ile ilk ödenen 07.12.2015 tarihi ve devamı eden tarihleri arasındaki dönemlerde enflasyon farkı, altın, döviz, menkul ve gayrimenkul kıymet getirileri, emtia fiyatları ve müvekkili şirketin kamu ihalelerinden elde edeceği kar kaybı gibi kriterler dikkate alınarak değer kaybından kaynaklanan munzam zararları ile dava konusu paraların süresinde ödenmemesi nedeniyle davacının uğradığı menfi ve müspet tüm somut zararlarının 6100 sayılı HMK m.107 uyarınca uzman bilirkişiler eliyle hesaplanacak tutarda artırılmak üzere belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00-TL'sinin, 07.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini ..." karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Tensip aşamasında karar verildiğinden davalı yanın cevap dilekçesi bulunmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde ... dosya suretlerinin,... K sayılı ilamında "... Davacı şirket,.... adet kapı tipi metal dedektör ihalesine katıldığını, ihale sonucunda ... ile 27.11.2012 tarihli sözleşme imzaladığını, 03.12.2012 tarihli talep ve talimatlar gereği, ürünü ...ilinde merkezde belirtilen 6 ayrı emniyet birimine ve 7 ayrı ilçeye öngörülen şartnameler gereğince kurulumu yapıp fiilen teslim ettiğini, davalının 20.12.2012 tarihli yazı ile teslim olunan cihazların teknik şartnamenin 3.8, 3.21 ve 3.24 nolu maddelerine uygun olmadığı, uygun olanları ile değiştirilmesini talep ettiğini, ihale makamının 08.01.2013 tarihli yazısıyla cihazların reddedildiğini ve sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme konusu cihazların tahliyesini bildirdiğini, sözleşme konusu malın uygunluğunun ...'nin 28.11.2012 ve 29.11.2012 tarihli deney raporlarıyla sabit olduğunu, bu konuda ... değişik iş sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi suretiyle delil tespiti talebinde bulunduğunu, bilirkişi tarafından 13.02.2013 tarihinde rapor sunulduğunu, ... raporu ve bilirkişi raporu gereğince davalının feshinin haksız olduğunu... tarafından 09.01.2013 tarihli yazı ile 3.300,00-TL teminat mektubunun paraya çevrildiğini, teminat mektubu komisyonu 105,00-TL, damga vergisi gideri 35,00-TL, ihale dosyası için ödenen harç ve giderler 764,00-TL olmak üzere toplam 4.204,00-TL maddi zarar verildiğini, cihazların sökülüp tekrar fabrikaya getirilmesi için toplam 5.750,00-TL masraf yapıldığını, cihazların ikinci el durumuna düştüğünü, asgari kar kaybının 15.000,00-TL olduğunu ileri sürerek, davalının feshinin haksızlığının tespitine ve davalının cihazları ve sözleşme hakları üzerinde yarattığı muarazanın men’ine, şimdilik 25.000,00-TL’nin 09.01.2013 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3 fıkrası uyarınca dava tarihi itibariyle ... Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, somut olayda uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalılar tacir olmadığı gibi, eldeki dava da Türk Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir. Hal böyle olunca davaya bakmaya ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. O halde mahkemece,... olarak davaya bakılması gerekirken Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davanın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir..." denildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafça taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı ilama dayalı alacağın tahsilinin gecikmesi nedeni ile uğranılan munzam zararın tahsili talep edilmiş olup;
6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya ... bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların ... görüleceği ve ... arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında dosyamızın davalısının tacir sıfatını haiz olmadığı, tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari davadan söz edilemeyeceği anlaşıldığından davada görevli mahkeme, ... değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, Hükmün kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın görevli ... gönderilmesine, Yargılama gideri ve harç konusunun yetkili ve görevli Mahkemede dikkate alınmasına, Davacı tarafça yatırılan gider avasından kullanılmayan bakiye kısmın HMK'nun 333 . Maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra davacıya iadesine, HMK’nun 20. Maddesi gereğince; Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde başvurulması halinde dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, Dair Tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 05/02/2026 ...
Full & Egal Universal Law Academy