T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/61 Esas - 2026/346
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/61
KARAR NO : 2026/346
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/01/2026
KARAR TARİHİ : 21/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..... bağlı ... nezdinde davalı yüklenici işçisi olarak görev yapmakta iken iş akdi sonlanan ...'a 15.04.2021 tarihinde kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, işçiye ödenen bedelin rücuen tahsili için yüklenicinin çalıştığı firma aleyhine sorumlulukları çerçevesinde .....Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından söz konusu icra takibine itiraz edildiği ve takibin davalı şirket yönünden durduğunu, davalı şirketin borca itiraz ettiğini, ..... Esas sayılı icra dosyasından başka bir borçlu olan... adına kıymet takdiri için alınan bilirkişi raporunun 01.09.2025 tarihinde tebliğ edildiğinde öğrendiğini, davalıların işçisinin de müvekkili idareden kıdem tazminatının ödenmesini talep ettiği neticede müvekkili idare işçinin yasal yollara başvurma tehdidiyle karşı karşıya kalmamak için gerekli ödemeleri işçinin banka hesabına ödediğini, tüm bu nedenlerle müvekkili idare tarafından yapılan işçilik alacakları ödemesinin bilirkişi incelemesi neticesinde açığa çıkacak sorumlulukları oranında davalı yüklenicilerden tahsilini talep etme zarureti doğduğunu, itirazın iptali talebinin kabul edilmemesi ihtimaline karşılık olmak üzere, HMK m.110 uyarınca terditli olarak; alacağın alacak davası kapsamında incelenerek davalıdan tahsiline karar verilmesini, bu talebin kabulü halinde, asıl alacağın anaparası olan 12.865,44TL’ye, takip açılış tarihi olan 27.09.2022 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini, ..... Esas sayılı dosyada borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde, terditli talepleri doğrultusunda davanın alacak davası olarak kabulü ile 15.899,75TL alacağın davalıdan tahsilini, asıl alacağın anaparası olan 12.865,44TL’ye, takip açılış tarihi olan 27.09.2022 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının açtığı itirazın iptali davasında, ..... çalıştırılan ... isimli çalışanın başvurusu gereğince işçi için ödenen ama davalıdan tahsil edilemeyen 15.899,75 TL kıdem tazminatı alacağının davalı şirketten ve diğer davalıdan alınmak üzere ..... Esas sayılı icra takibiyle rücu edildiğini beyan ettiğini, davaya bakma yetkisinin ... Mahkemelerine ait olup mahkememizin yetkisi bulunmadığını, yetkisiz olduğundan dolayı mahkememizce yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ... Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davacının ödediği kıdem tazminatından dolayı şirketlerine rücu edemeyeceğini, davacı ile aralarında yapılan sözleşmede de iddia edilenin aksine bir düzenleme bulunmadığını, şirketleri ile ... arasında imzalanan sözleşmelerin işçi teminine ilişkin olduğunu, işçinin kaç saat ne şekilde nerde çalışacağına asıl işveren olan davacı kurumun karar verdiğini, davacı kurumun işçiyi işten çıkarması, kıdem tazminatı ödemesi davacı kurumun sorumluluğunda olup bundan doğacak zarara da kendisinin katlanması gerektiğini, davacı kurum ihaleyi, şartnameyi ve sözleşmeyi kendisi hazırlayıp kendi lehine muhtevasını düzenlediğini, şirket olarak davalının bu sözleşmede değişiklik talep etme hak ve yetkisi bulunmadığını, davacı ile davalı tarafların aralarındaki sözleşmeyi "taşeronluk sözleşmesi" olarak isimlendirmelerine karşın, Yasa´nın tanımladığı anlamda bir alt işverenlik ilişkisi yaratmayı amaçlamadıkları, gerçekte, davacı ...´in işyerinde geçerli toplu iş sözleşmesi nedeniyle üretim maliyetini artırmakta olan işçilik (ücret-tazminat) kalemini bu yolla, mevzuatın belirlediği asgari düzeye indirmenin amaçladığını, muvazaalı işlem başından itibaren geçersiz olup, taraflar arasında herhangi bir borç ve alacak doğurmayacağını, davacı kurumun şahsın müracaatı üzerine ödemeyi yaptığını, davacı asıl işverenin ödediği tüm miktarlardan tamamen sorumlu olduğunu ve iç ilişkide davalı şirkete yüklenecek bir sorumluluğun olmadığını düşündüklerini, davacı kurumun 4857 sy. 112/2 maddesinde yapılan kanuni düzenlemeye uygun değerlendirme yapmadığını, bu bağlamda davacı kurumun kendisinin yanılgı ile takdir ettiği ve haksız olarak ödediği bir ödemeden dolayı kendilerine rücu edemeyeceğini, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, davacı tarafından dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinin alt işveren konumundaki davalıdan rücu yoluyla tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; taraflar arasındaki sözleşmenin 27/01/2015 tarihinde imzalanmış olduğu, dava dışı işçi ...'ın davalı alt işveren nezdindeki çalışmalarının 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Yargılama aşamasında yürürlüğe giren 7573 sayılı yasanın 6. Maddesi ile 4857 sayılı iş kanununa eklenen geçici 12. Madde şu şekildedir: " 10.09.2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması ile bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair kanunun 8. Maddesinin yürürlüğe girdiği 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arasında ( bu tarihler dahil) 4734 sayılı kanunun 62. Maddesinin 1. Fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekalet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekalet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez."
Somut uyuşmazlıkta; davaya konu sözleşme 27/01/2015 tarihinde imzalanmış olup 4857 sayılı yasaya eklenen geçici 12. Madde kapsamında kalmaktadır. Mahkememizce anılan madde gereği karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve yargılama giderleri taraflar üzerinde bırakılmıştır. Anılan gerekçe ile aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Uyuşmazlığın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına, 2-Alınması gerekli 732,00TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılmış olan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.md uyarınca davacıya iadesine, 6-Yasa gereği taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/04/2026 Katip .....
e-imza
Hakim .....
e-imza
Full & Egal Universal Law Academy