T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2015/240 Esas - 2025/705
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/240 Esas
KARAR NO : 2025/705
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 2- ... ...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 03/10/2011
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/10/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde,müvekkilinin yetkili ve meşru hamil olduğu çeke ilişkin ibraz süresinin geçirildiğini, davalılardan ....Madencilik Ltd.Şti.'nden temel ilişkiye istinaden çek keşidecisi ... İnş.İml.Ltd.Şti.'ne karşı da TTK'nun 644.maddesine göre sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacaklı olduğunu belirterek alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... İnş. İml. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin diğer davalı ile olan ticari ilişkisi çerçevesinde verdiği çeklerin ödenmesine rağmen iade edilmediğini, ayrıca ibraz süresi içinde de bankaya ibraz edilmediğini, davacı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunmadığını, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Madencilik Şti. Usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER : Bilirkişi raporları, Ankara 14. İcra müdürlüğünün 2011/1920 Esas sayılı dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin talep ve davadır.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 19/03/2013 tarih ve 2011/457 E, 2013/77 K sayılı ilam ile, "1-Davacının .....Ltd.Şti aleyhine açılmış olan itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı ......Ltd.Şti aleyhine açtığı itirazın iptali davasının REDDİNE, 3-Şartlar oluşmadığından kötü niyet talebinin reddine, " karar verilmiştir.
İş bu verilen kararın davacı vekilinin Temyizi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 11.11.2014 tarih ve 2014/4019 E, 2014/16012 K sayılı ilamı ile; "1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Takip tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 644’üncü maddesinin 1’inci fıkrasına göre, “Keşideci ve poliçeyi kabul etmiş olan muhatap, (Mürüruzaman sebebiyle veya senede dayanan hakların muhafazası için kanun hükmünce yapılması gerekli muamelelerin ihmal edilmiş bulunması dolayısiyle poliçeden doğan borçları olsa bile) hâmilin zararına ve sebepsiz olarak iktisabetmiş oldukları meblâğ nispetinde ona karşı borçlu kalırlar.” TTK’nun 644’üncü maddesinin uygulanabilmesi için keşideci ile hamil arasında temel ilişki bulunması zorunlu değildir. Öte yandan söz konusu maddede düzenlenen sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak hakkı, takip yoluyla ileri sürülebileceği gibi doğrudan alacak davası açılarak da istenebileceğinden davacının açtığı davada usule aykırı bir husus bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle mahkememiz hükmü bozulmuştur.
Ankara 14. İcra Müdürlüğü dosyasının yapılan incelenmesinde; Davacının Elazığ 4 İcra Müdürlüğü'nün 2011/520 Esas sayılı dosyasında davalılar hakkında ilamsız icra takibi yaptığı. Ancak takibin dayanağı gösterilmemişse de takibe Finansbank Dikmen Şubesine ait keşideci ....Ltd.Şti olan 310153 seri nolu 75.000,00 TL bedelli çek fotokopisi eklendiği Bu takibe davalı ... vekilince usulüne uygun ve süresindeki itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği. Davacı vekilince yetki itirazının kabulü ile dosyanın 04.03.2011 tarihli icra müdürlüğü kararı ile Ankara ya gönderilmesine karar verildiği. Dosya Ankara ya geldikten sonra davacı alacaklı aynı davalılar hakkında Elazığ 4. İcra Müdürlüğü antetli takip talebini eklidiği ve Ankara da yeniden takip talebinde bulunarak taraflara ödeme emri çıkarmadığı Elazığ da ve Ankara da ....Ltd.Şti'ne yapılmış her hangi bir ödeme emri tebligatı olmadığı ....Ltd.Şti'nin itirazı üzerine 04.04.2011 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süresinde açıldığı görüldü.
18/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda, Dosya kapsamında davalı keşideci ... Ltd.Şti'nin 75.000.- TL çek bedelini diğer davalı ... Ltd.Şti'ne ödediği hususunda bir belgenin yer almadığı, Taraflarca ticari defterler ibraz edilmediğinden ve inceleme için adres de bildirilmediğinden taraf şirketlerin ticari defter kayıtlarının incelenemediği, Davalı keşideci ... Ltd. Şti'nin sebepsiz zenginleşip zenginleşmediğinin ispatı noktasında takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, Dosya kapsamında yer alan çek fotokopisinde keşide tarihi okunamadığından temerrüt tarihine ilişkin değerlendirme yapılamadığı, belirtilmiştir.
27/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda, Davacı şirkete ait faturaların tesisin ölçü bölmesindeki Akım Trafolarının oranına bağlı olarak hesaplanan çarpanın 1.035 olması gerekirken davalı... .... .... A.Ş. tüzel kişilik kazanmıştır. Bu nedenle davaya konu bedelden davalı şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını düşündüğü, belirtilmiştir.
05/02/2019 tarihli ek bilirkişi raporu özetle, 31.03.2010 tarihli çek tutarı 75.000TL ye; 09.04.2010 ibrazı gereken son tarihten, 17.01.2011 icra takip tarihine kadar reeskont faizi oranlarından 8.654,79 TL faiz hesap edilmiştir. Bu durumda toplam tutar 75.000TL + 8.654,79 TL= 83.654,79 TL yapmaktadır. 30.04.2010 ibrazı gereken son tarihten, 17.01.2011 icra takip tarihine kadar reeskont oranlarından 8.007,53 TL faiz hesap edilmiştir. Bu durumda toplam tutar 75.000TL + 8.007,53 TL= 83.007,53 TL olacağı belirtilmiştir.
13/07/2021 tarihli ek bilirkişi raporu özetle, takip tarihi ve iflas tarihi itibariyle iki ayrı faiz hesabı, yasal faiz ve avans faiz oranları esas alındığı, Yasal faiz oranı üzerinden faiz hesabı 31.03.2010 vade tarihinden 17.01.2011 icra takip tarihine kadar 75.000,00 TL x 292 gün %9 / 365 = 5.400,00 TL olduğu, 31.03.2010 vade tarihinden 15.11.2017 iflas tarihine kadar 75.000,00 TL x 2786 gün %9 / 365 = 51.521,92 TL olduğu, avans faiz oranları üzerinden faiz hesabı -31.03.2010 vade tarihinden 17.01.2011 icra takip tarihine kadar 8.963,01 TL olduğu, 31.03.2010 vade tarihinden 15.11.2017 iflas tarihine kadar 73.245,72 TL olduğu belirtilmiştir.
05/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporu özetle, iflas müdürlüğünün 11.12.2018 tarihli yazısında davalı ... ltd.şti. defterlerinin şirket yetkilisi Fatih Yavuz'da olduğu belirtilmiş olup, yetkili ile görüşülerek davalı ...'nın 2009, 2010 yılı ticari defterleri incelenmiş ve ulaşılan mali sonuçlara 06/02/2019 tarihli ek raporunda yer verildiği belirtilmiştir.
Davalı ... hakkında verilen karar kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığı anlaşılmıştır.
Ankara İflas Dairesi'nin 17/06/2025 tarihli müzekkere cevabında; "... .... .... .... .... .... .... ... hakkında yürütülen iflas tasfiye işleminde;
İlgide kayıtlı yazınız ile sorulan müdürlüğümüz 2014/2 iflas sayılı dosyasında 19/02/2025 tarihinde düzenlenen ikinci alacaklılar toplantısı tutanağı yazımız ekinde gönderilmiştir." denilmiştir. Bu nedenle bekletici mesele olarak kabul edilen ikinci alacaklılar toplantısının yapılmasından itibaren 10 günlük yasal sürenin geçmiş olması nedeniyle yargılamaya devam olunmuştur.
06/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda davalılar arasındaki ticari defter kayıtları incelenmiş, taraflar arasında 2007 yılından itibaren süregelen ticari ilişkinin varlığı, davalı keşidecinin diğer davalıya teslim ettiği dava konusu çekin tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu, çek bedelinin önce davalı ...'nin bakiye alacağından düşüldüğü sonra iptal edilerek yeniden bakiye alacak olarak eklendiği ve ödendiğine dair belge bulunmadığı tespit edilmiş olup, takip tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 644’üncü maddesinin 1’inci fıkrasına göre, “Keşideci ve poliçeyi kabul etmiş olan muhatap, hâmilin zararına ve sebepsiz olarak iktisabetmiş oldukları meblâğ nispetinde ona karşı borçlu kalırlar.” TTK’nun 644’üncü maddesinin uygulanabilmesi için keşideci ile hamil arasında temel ilişki bulunması zorunlu değildir. Ancak davalı ... yönünden ilgili maddenin uygulanabilmesi için hamilin zararına hareket edilmesi ve sebepsiz zenginleşmiş olması gerekmektedir. Somut olayda, davalı keşidecinin kötü niyetini ispat külfeti iddia eden davacıdadır. Dosyadaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalılar arasında senedin tanzim tarihinden öncesinde başlayan bir ticari ilişki bulunduğu ve senedin defter kayıtlarına alındığı, dosya kapsamında keşidecinin kötü niyetini ve sebepsiz zenginleştiğini ispata yarar delil bulunmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harcın, 671,35 TL peşin harçtan düşümü ile artan 243,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
6- Davalı ... İnş. Ltd.Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine temyiz kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip ... Hakim ...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır