T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/771 Esas - 2025/1022
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/771 Esas
KARAR NO : 2025/1022
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/05/2024
KARAR TARİHİ : 24/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/01/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin 1969 yılında... tarafından adi ortaklık olarak kurulduğunu, 1995 yılında anonim şirkete dönüştüğünü, "..." ibareli markaların sahibi olduğunu ve 50 yılı aşkın köklü bir geçmişe, 100'den fazla ülkeye ihracat başarısına sahip olduğunu, davalı şirketin ise 2009 yılında metal işleme alanında kurulduğunu, tarafların ortaklarının aynı aileden geldiğini ve 09/02/2021 tarihli bir protokolle şirketlerdeki ortaklıklarını sonlandırdıklarını, bu protokolden sonra davalıların, şirket unvanını ve iştigal konusunu müvekkiline benzer şekilde "...Hastane Ekipmanları" olarak değiştirdiğini, https://www.rustuuzumcu.com/ alan adlı internet sitelerinin "Tarihçe", "Kurucumuz" ve "Hakkımızda" bölümlerinde ve Medikal News adlı dergideki bir röportajda, gerçekte müvekkil şirkete ait olan 1969 yılına dayanan kuruluş tarihini, 50 yıllık geçmişi, 100'den fazla ülkeye ihracatı, ilk TSE belgesinin alınması gibi başarıları ve müvekkil şirketin kurucularının faaliyetlerini kendilerine aitmiş gibi göstererek kendileri, ticari işletmeleri ve faaliyetleri hakkında gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunduklarını, bu yolla kendilerini rekabette öne geçirmeye çalıştıklarını, bu eylemlerin TTK'nın 54. ve 55/1.a.2 maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, öncelikle delil tespiti ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, esasen ise davalıların haksız rekabet oluşturan eylemlerinin haksızlığının tespitine, bu eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, yanıltıcı ifadelerin yer aldığı internet sayfalarına erişimin engellenmesine, bu ifadeleri içeren tüm dijital ve fiziki materyallerin (katalog, broşür vb.) toplatılmasına ve imhasına, yanlış beyanların düzeltilmesine ve bu düzeltmenin ilan edilmesine, müvekkilinin uğradığı manevi zarar karşılığı 75.000,00 TL manevi tazminatın eylem tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının "kopya fotoğraf" iddiasını hem bu davada hem de ... 1. FSHM 2024/239 Esas sayılı dosyasında ileri sürdüğünü, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, ayrıca anılan dosyada açtıkları karşı davanın bu dava ile birleştirilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak ise aynı iddialarla yapılan şikayet hakkında... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2023/12153 soruşturma sayılı dosyada takipsizlik kararı verildiğini, şirketlerin 1969 yılında iki kardeş (Mahmut ve...) tarafından kurulan bir aile işletmesi olduğunu ve ticari geçmişin ortak olduğunu, davalı şirketin kurucusu olan Mahmut ...'nün mirasçılarının bu ortak geçmişi kullanma hakkı bulunduğunu, davalı şirketin 2009'daki kuruluşundan itibaren tıbbi cihaz ürettiğini ve hatta davacı şirkete fatura karşılığı sattığını, davacı şirketin 1996 yılında kurulduğunu ve davalı Rüştü ...ile babası Mahmut ...'nün de kurucu ortak olduğunu, 1996 öncesi adi ortaklık dönemine ait fikri ve sınai hakların davacı şirkete devredildiğine dair bir sözleşme bulunmadığını, davacının kendisinin 1969 yılında kurulduğunu iddia ederek çelişkiye düştüğünü, "kopya fotoğraf" iddiasının ise 09/02/2021 tarihli protokolün 3. maddesi uyarınca davalı şirkete bırakılan menkuller kapsamında olduğunu ve ayrıca ayrılıktan sonra yeni ve özgün fotoğraf çekimleri yaptırıldığını, internet sitelerinde yer alan tüm bilgilerin doğru olduğunu ve kendi kurucularının geçmişine dayandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflarca imzalanan 09/02/2021 tarihli protokol, tarafların ticari defter ve kayıtları, tanık beyanları, Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/12153 sayılı soruşturma dosyası, ... 1. FSHHM'nin 2022/163 Esas sayılı dosyası, davalıların internet sitesi içerikleri, 10/11/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalıların haksız rekabetin önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraf şirketlerin, ortakları aynı aileden gelen ve 09/02/2021 tarihli bir protokolle ortaklık yapıları ayrılan şirketler olduğu, davacı vekilinin davalıların müvekkili şirkete ait 50 yılı aşkın ticari geçmişi, başarıları ve itibarını kendi internet sitelerinde kendilerine aitmiş gibi göstermek suretiyle yanıltıcı beyanlarda bulunduklarını, bu durumun TTK kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti, men'i, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve manevi tazminat talebiyle bu davayı açtığı, davalılar vekilinin söz konusu ticari geçmişin ortak bir miras olduğunu, 2021 tarihli protokolün bu geçmişin kullanımına dair davacıya münhasır bir hak tanımadığını, internet sitelerinde yer alan bilgilerin kendi kurucularının ve şirketlerinin gerçek geçmişine dayandığını ve hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istediği görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54. maddesinde haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un "Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar" başlıklı 55. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 2. alt bendinde, "Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek" fiili, başlıca haksız rekabet hallerinden biri olarak sayılmıştır. Haksız rekabetin varlığı için kusur aranmaz; dürüstlük kuralına aykırı, aldatıcı bir davranışın veya ticari uygulamanın varlığı yeterlidir. Bu düzenlemelerle korunmak istenen hukuki yarar, rekabete katılan tüm tarafların (rakipler, müşteriler, tedarikçiler ve kamu) dürüst ve bozulmamış bir rekabet ortamına duydukları güvendir. Bir ticari işletmenin, başkasına ait olan veya ortak çaba sonucu ortaya çıkmış bir ticari geçmişi, itibarı veya başarıyı münhasıran kendisine aitmiş gibi sunması, üçüncü kişiler nezdinde yanılgı oluşturarak kendisine haksız bir menfaat sağlama potansiyeli taşıyorsa, bu durum dürüstlük kuralına aykırı ve aldatıcı bir davranış olarak nitelendirilebilir.
Davacı tanığı Zülfikar Tufan 18/03/2025 tarihli duruşmadaki beyanında, 18 yıldır davacı firmada çalıştığını, firmayı...'nün 1969'da kurduğunu ve Mahmut ...'nün sonradan katıldığını duyduğunu, 2021'deki ayrılıktan sonra davalıların internet sitesinde ve kataloglarında sanki şirketi Mahmut ...kurmuş gibi anlatımlar yapıldığını, davalı firmanın birkaç yıllık olmasına rağmen 50 yıllık bir firma gibi tanıtıldığını ve 100'den fazla ülkeye ihracat yaptığı beyanının doğru olmadığını ifade etmiştir.
Davacı tanığı Erhan Çoşar aynı tarihli duruşmadaki beyanında, yaklaşık bir yıldır davacı firmada çalıştığını, tarafların 2021 yılında firmaları ayırmak için bir protokol yaptıklarını, bunun haricinde dava konusu olayla ilgili bir bilgisinin olmadığını ifade etmiştir.
Davalı tanığı Kadir Silahtaroğlu aynı tarihli duruşmadaki beyanında, yaklaşık 50 yıldır ...firmalarının kurucuları olan Mustafa ve Mahmut ...'yü tanıdığını, firmayı ikisinin birlikte kurduğunu, fabrikanın kurulum aşamalarında yer aldığını, Mahmut ...'nün vefatından sonra...'nün oğlu Murat ...'nün firmaları ayırmak istediğini ifade etmiştir.
Davalı tanığı Burak Binici, tarihli duruşmadaki beyanında, reklamcı olduğunu, davalı Rüştü ...ile 2021 yılı Ocak ayından itibaren çalıştığını, bu tarihten sonra ürünlerin 3D modellemelerini, fotoğraflarını ve kataloglarını kendisinin hazırladığını ifade etmiştir.
Haksız rekabet hukuku uzmanı Av. ... tarafından düzenlenen 10/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda, 1969 yılında kurulan adi ortaklığa ait ticari işletmenin TTK'nın 11/3. maddesi kapsamında bir bütün olarak davacı şirkete devredildiğine dair yazılı bir sözleşme bulunmadığı, 1995 yılında davacı şirkete sadece adi ortaklığın tıbbi cihaz bölümündeki bir kısım makine ve teçhizatın ayni sermaye olarak konulduğu, bu nedenle adi ortaklık sürecinde (1969-1995) yaratılan maddi ve gayri maddi haklar üzerinde ortakların elbirliği mülkiyeti hükümlerine dayalı haklarının devam ettiği, 29/12/1995 ile 09/02/2021 tarihleri arasında ise her iki ailenin de taraf şirketlerin ortağı olarak faaliyetlere ortaklaşa katıldıkları ve bu süreçte yaratılan haklar üzerinde birlikte hak sahibi oldukları, 09/02/2021 tarihli ayrılık protokolünde ticari geçmişin ve bu dönemde yaratılan hakların münhasıran davacıya bırakıldığına veya davalılarca kullanımının yasaklandığına dair bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davalıların, kurucularının ve şirketlerinin geçmişine atıf yapmalarının ve tecrübelerini açıklamalarının mümkün olduğu, dolayısıyla davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanan 09/02/2021 tarihli protokol, tarafların ticari defter ve kayıtları, tanık beyanları, Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/12153 sayılı soruşturma dosyası, bu dosyadaki takipsizlik kararı, ... 1. FSHHM'nin 2022/163 Esas sayılı dosyası, davalıların internet sitesi içerikleri, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 10/11/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın temelini oluşturan ticari geçmişin, 1969 yılında davacı ve davalıların murisleri olan iki kardeş tarafından adi ortaklık şeklinde birlikte başlatıldığı, bu ortaklığın 1995 yılında davacı şirketin kurulmasıyla yeni bir hukuki yapıya büründüğü, ancak bu esnada adi ortaklığa ait ticari işletmenin bir bütün olarak TTK'nın 11. maddesi anlamında davacı şirkete devredildiğine dair bir sözleşme veya işlem bulunmadığı, sadece bir kısım makine ve teçhizatın ayni sermaye olarak konulduğu, bu tarihten 09/02/2021 tarihli ayrılık protokolüne kadar da her iki ailenin taraf şirketlerde ortak olarak faaliyetlerini sürdürdükleri ve bu süreçte elde edilen ticari başarı ve itibarın ortak çabanın bir ürünü olduğu, 09/02/2021 tarihli protokolün ise ortaklık paylarının ve bazı maddi varlıkların tasfiyesine yönelik olup, ortak geçmişin kullanım hakkını münhasıran davacıya devreden veya davalıları bu geçmişi anmaktan men eden açık bir hüküm içermediği, bu durumda, davalıların kendi kurucularının ve şirketlerinin de bir parçası olduğu bu ortak ticari geçmişe ve tecrübeye, üçüncü kişileri yanıltmayacak şekilde atıfta bulunmalarının, TTK'nın 55. maddesi anlamında "gerçek dışı veya yanıltıcı açıklama" olarak nitelendirilemeyeceği, zira bu beyanların temelden yoksun olmayıp ortak bir maziye dayandığı, bu itibarla haksız rekabetin unsurlarının oluşmadığı, haksız rekabetin varlığı ispatlanamadığından buna bağlı olarak talep edilen manevi tazminat koşullarının da gerçekleşmediği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının, davalıların haksız rekabet oluşturan eylemlerinin tespiti, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik davasının reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebine yönelik davasının reddine,
3-Davanın reddi nedeniyle alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 427,60 TL peşin harç, 853,21 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.280,81 TL harçtan düşümü ile artan 665,41 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Haksız rekabetin önlenmesi talebi yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Manevi tazminat davasında davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca talep edilen miktara göre takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Davalılar tarafından yapılan 260,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır