T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2019/534 Esas - 2024/660
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/534 Esas
KARAR NO : 2024/660
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/10/2019
KARAR TARİHİ : 12/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin faturadan kaynaklı olarak müvekkili şirkete 19.223,17 TL borcu bulunduğunu, borcun tahsili amacı ile müvekkili şirket tarafından ... ...Müdürlüğü'nün 2018/8843 esas sayılı dosyası ile faizler ile birlikte 19.223,17 TL üzerinden icra takibine geçildiğini, davalı şirketin 01/12/2018 tarihinde icra takibine itiraz ettiğini, borçlunun itirazının ödemenin geciktirilmesi amacını taşıdığını, icra takibinin ekinde sunulan faturaların, müvekkil şirketin ve davalı şirketin kayıtlarının incelendiğinde bu husus net olarak ortaya çıkacağını, izah edilen nedenlerle, ... 28.İcra Müdürlüğü'nün 2018/8843 esas sayılı dosyasından itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı Şirketin, müvekkili şirket aleyhine 21/11/2017 tarihli 66519 numaralı 18.360 TL miktarlı faturaya istinaden Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2018/63502 E. numaralı dosyasıyla genel haciz yoluyla 16/05/2018 tarihinde icra takibi başlattığını, ödeme emrine karşı yasal süreler içerisinde 22/05/2018 tarihinde borca ve yetkiye itiraz ettiklerini, yetki itirazının kabul edilmesine müteakip Gaziantep İcra Müdürlüğü tarafından takip dosyası ... İcra Müdürlükleri tevzi bürosuna gönderildiğini, yasal süreler içerisinde 24.12.2018 tarihinde borcun tamamına ve işlemiş faize itiraz ettiklerini, müvekkilinin icra takibine itiraz dilekçesinde takip alacaklısına herhangi bir borcu olmadığını, takip dayanağı faturaya konu ürünün UBB kodunun 11/04/2018 tarihinde kapatılmış olup hukuken ülkemizde satılmasının mümkün olmadığınınım beyan ettiğini, İcra takibine ve davaya konu 21/11/2017 tarihli faturadaki ürünün ... ...adlı 4719871650509 UBB numaralı tıbbi malzeme olduğunu, ülkemizde bir tıbbi malzemenin kullanılabilmesi için UBB (yeni ÜTS) kaydı olmasının zorunlu olduğunu, UBB kaydı olmayan bir malzemenin satışının hukuken mümkün olmadığını ve suç olduğunu, UBB kaydının, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından yapıldığını, davacının sattığı ürünün UBB kaydının 11/04/2018 tarihinde kurum tarafından kapatılmış olduğunu, faturadaki malzemenin ülkemizde 11/04/2018 tarihinden sonra satılmasının bu nedenle mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından 11/04/2018 tarihinde davaya konu malzemenin UBB kaydının kapatılmasından 1 gün sonra 12/04/2018 tarihinde 6755 numaralı 18.360 TL miktarlı 20 adet ... ...adlı ürünün davacıya iadesi faturası düzenlendiğini, işbu fatura ve içeriği malzemelerin kargo yoluyla davacı şirkete gönderildiğini, kargoyla gönderilen fatura ve içeriği malzemelerin .... ... .... adresinde...'ya 13/04/2018 tarihinde teslim edildiğini, davacının 21/11/2017 tarihli faturasında da bu adres bulunduğunu, .... .... ... firması tarafından bu ürünlerin hatalı olarak teslim alındığı iddiasıyla fatura ve içeriği malzemelerin kargo yoluyla tekrar müvekkili davalıya gönderildiğini, bunun üzerine ... 2. Noterliğinden 05 Haziran 2018 tarih 13527 yevmiye numarasıyla keşide edilen ihtarnameyle 12/04/2018 tarihinde 6755 numaralı 18.360 TL miktarlı iade ürünleri içeren müvekkili davalının tanzim ettiği fatura ile İ.... .... .... adresine gönderildiğini, aynı gün ... kargoyla fatura içeriği malzemelerin de davacının bu adresine gönderildiğini, davacı şirket tarafından kargo yoluyla gönderilen ürünlerin teslim alınmadığını, davacı şirketin .... ... .... yevmiye numarasıyla keşide ettiği ihtarnameyle 11/04/2018 tarihinde yapılan yasal değişiklikten sonra firmalarının hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, ihtarnamenin iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu daha önceden icra takibi başlatıldığını ve Türk Ticaret Kanunu gereğince malları iade alma yükümlülüklerinin bulunmadığını iddia ettiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine, %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... .... .... .... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, takip dayalı fatura, bilirkişi kurulu raporu dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı alacaklının 18.360,00 TL tutarlı fatura alacağının tahsili amacı ile başlattığı ..... .... .... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Bu hükümler çerçevesinde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı alacaklının faturadan kaynaklı 18.360,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile (kapatılan) ... ...Müdürlüğünün 2018/8843 esas (yeni ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/168447 esas) sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, borçlunun İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 24/12/2018 tarihinde icra dairesine başvurarak borcunun olmadığını beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 08/10/2019 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, talimatla alınan 14/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacı firma 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerini eksiksiz olarak ibraz ettiği, yasal süre içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, defterin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının 12/04/2018 tarih 6755 nolu18.360,00TL tutarında davacıya düzenlemiş olduğu iadesi faturası davacı kayıtlarında görülmediği, davacının ticari defter kayıtlarına göre 21/11/2017 tarih 66519 nolu 18.360,00TL tutarındaki dava konusu faturanın 30/11/2017 tarih 266 yevmiye madde no ile kayıtlı olduğu, bu fatura ile ilgili herhangi bir tahsilat kaydına rastlanılmadığı, 31/12/2018 kapanış fişinde davacının davalıdan 18.360,00TL tutarında alacaklı olduğuna ait kayıt olduğu belirtilmiştir.
11/08/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davalı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, T.C. ... ...Müdürlüğünün 2018/8843 Esas numaralı dosyasında takip tarihi 12/12/2018, takip tutarı 18.360,00 TL asıl alacak fatura ve 863,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 19.223,17TL olduğu, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı hareketler üzerinden yapılmış olan tespitler ve değerlendirmeler neticesinde davacı şirket tarafından takip konusu yapılan 21/11/2017 tarihli A-66519 numaralı 18.360,00 TL tutarındaki takip konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (12/12/2018) itibariyle, davacı şirketin davalı şirketten 18.360,00 TL bakiye alacağının kayıtlı olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (12/12/2018) itibariyle, davacı şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir borç/alacak bakiyesi bulunmadığı, mahkeme tarafından, davalı şirketin davacı şirkete düzenleyerek ihtarname ile göndermiş olduğu ve davalı şirket tarafından kabul edilmeyerek ihtarname ile itiraz etmiş olduğu, 12/04/2018 tarihli A-6755 numaralı 18.360,00 TL tutarındaki iade faturasının kabul görmesi halinde, taraflar arasında herhangi bir borç/alacak bakiyesi bulunmadığı, kabul görmemesi halinde davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi (12/12/2018) itibariyle 18.360,00 TL tutarında alacak bakiyesi bulunduğu, dava dosyası kapsamında bulunan tüm evraklar ve tarafların iddiaları incelendiğinde; dava konusu ürünlerde, satış tarihinde herhangi bir ayıp bulunmadığı, ürünün satın alındığı 27/11/2017 tarihinden 11/04/2018 tarihine kadar satılmasında yasal bir problem bulunmadığının tespit edildiği, bu durumda, takdir mahkemeye ait olmak üzere, satış tarihinde bulunmayan bir ayıptan davacının sorumlu olmadığı, dosya kapsamında, davalının bu fatura borcu hakkında temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle takip tarihinden önce faiz talep edilip edilemeyeceği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, dava konusu olayın ticari iş olması nedeniyle, alacaklının avans faizi talebinde bulunabileceği, mahkeme tarafından alacaklının fatura tarihinde temerrüde düşürüldüğünün ve takip tarihine kadar faiz talep edebileceğinin kabulü halinde, davacının 16.05.2018 takip tarihinde; 18.360 TL fatura alacağı ve 863,18 TL (21/11/2017-16/05/2018 arası) işlemiş avans faizi alacağı olmak üzere toplam 19.223,17 TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur. Kısaca, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir... Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (...HGK'nun 14/05/2019 tarih ve 2017/19-823 esas, 2019/553 karar sayılı kararı).
TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine Kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir (...HGK'nun 30/05/2019 tarih ve 2017/1655 esas, 2019/638 karar sayılı kararı).
...11. Hukuk Dairesinin 04/10/2023 tarih ve 2022/3245 esas, 2023/5599 karar sayılı kararında "davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu" belirtilmiştir.
...6. Hukuk Dairesinin 17/05/2023 tarih ve 2022/2715 esas, 2023/1877 karar sayılı kararında, faturanın süresinden sonra iade edildiği, davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, artık mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen her iki bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, icra takibine konu 21/11/2017 tarihli ve 18.360,00 TL tutarlı faturanın davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu, davalının faturaya itirazı süresinden sonra olduğundan faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, ürünün satın alındığı 27/11/2017 tarihinden 11/04/2018 tarihine kadar satılmasında yasal bir engelin bulunmadığı, davalının teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, davalı temerrüte düşürülmediğinden takipten önce faiz istenemeyeceği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun (kapatılan) ... ...Müdürlüğünün 2018/8843 esas (yeni ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/168447 esas) sayılı icra takibine yaptığı 24/12/2018 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 18.360,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, işleyen faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine,
2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 18.360,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 3.672,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen 18.360,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.254,17 TL karar ve ilam harcından 232,17 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 1.022,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 232,17 TL peşin harç olmak üzere toplam 276,57 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 326,10 TL tebligat gideri, 5.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.526,10 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 5.277,96 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 248,14 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 59,27 TL'sinin davacıdan, 1.260,73 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 18.360,00 TL üzerinden takdir edilen 18.360,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 863,17 TL üzerinden takdir edilen 863,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır