T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2020/310 Esas - 2024/377
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/310 Esas
KARAR NO : 2024/377
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/07/2020
KARAR TARİHİ : 03/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/07/2024
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 22/07/2019 tarihinde ... ... ... İşine ilişkin olarak alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, davalı şirket tarafından sözleşmenin esaslı unsurlarının tamamının ihlal edildiğini, imalatların hatalı, eksik ve ayıplı gönderildiğini, ayıplı imalatlar ile ilgili ihtar ve bildirimlerin süresinde yapıldığını, buna rağmen ayıplı imalatların değiştirilmediği gibi sözleşmede belirtilen süreye de riayet edilmediğini ve haklı sebep olmaksızın durdurulduğunu, davalının sözleşmede kararlaştırılan sorumluluklarını süresinde yerine getirmemesi, sözleşmeye aykırı olarak iş ve işlemler tesis etmesi nedeni ile sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca feshedildiğini, ayrıca davalı temerrüde düşürüldüğünden sözleşmenin 10.1 maddesi gereğince gecikme cezası uygulanması gerektiğini belirterek, muaccel hale gelen gecikme cezası için şimdilik 20.000,00 TL, muaccel hale gelen cezai şart için şimdilik 1.000,00 TL ve davalı şirketin sözleşmeye aykırı imalatları ile işi süresinde bitirmemesi nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmini amacıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini istemiştir.
Davacı vekili 03/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinde 20.000,00 TL olarak talep edilen gecikme cezası alacağını 45.773,91 TL'ye, 1.000,00 TL olarak talep edilen cezai şart alacağını 961.700,00 TL'ye, 5.000,00 TL olarak talep edilen menfi zarar alacağını 210.415,06 TL'ye arttırdığını bildirmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, 22/07/2019 tarihli alt yüklenici sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirirken davacı şirketin müvekkili şirketi şantiye sahasından çıkarttığını, müvekkili şirketin şantiyeden çıkarılması sebebiyle sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getiremediğini, bu duruma davacı şirketin sebep olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, 22/07/2019 tarihli alt yüklenici sözleşmesi, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, bilirkişi rapor ve ek raporları, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, alt yüklenici sözleşmesi nedeni ile davalıdan gecikme cezası, cezai şart ve menfi zarar istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 22/07/2019 tarihinde ... Maden İşletme Tesisi Yapım İşine ilişkin olarak alt yüklenici sözleşmesi imzalandığı, 10.1 maddesine dayanarak sözleşmenin davacı tarafından ... 63. Noterliğinin 15/11/2019 tarih ve .... ... ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiği, davacı vekilinin davalı şirket tarafından sözleşmenin esaslı unsurlarının tamamının ihlal edildiğini, imalatların hatalı, eksik ve ayıplı gönderildiğini, ayıplı imalatlar ile ilgili ihtar ve bildirimlerin süresinde yapıldığını, sözleşmede belirtilen süreye de riayet edilmediğini ve haklı sebep olmaksızın durdurulduğunu, davalının sözleşmede kararlaştırılan sorumluluklarını süresinde yerine getirmemesi, sözleşmeye aykırı olarak iş ve işlemler tesis etmesi nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini, ayrıca davalı temerrüde düşürüldüğünden sözleşmenin 10.1 maddesi gereğince gecikme cezası uygulanması gerektiğini belirterek, gecikme cezası, cezai şart ve müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmini amacıyla bu davayı açtığı, davalı vekilinin sözleşme kapsamında müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirirken davacı şirketin müvekkili şirketi şantiye sahasından çıkarttığını, şantiyeden çıkarılması sebebiyle sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getiremediğini, bu duruma davacı şirketin sebep olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istediği görülmektedir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 28/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin davalı şirketten 3 adet fatura bedeli toplamı olan 504.264,88 TL tutarındaki toplam borcuna karşılık, yaptığı ödemeleri ve düzeltme kayıtları neticesinde, usulünce tutulmakla sahibi lehine delil olma vasfına haiz olan davacı şirkete ait ticari defterlerde yer alan ve kayıt ve işlemlere göre 17/07/2020 olan dava tarihi itibariyle davalı şirkete yapılmış olan fazla ödemelerden ötürü avans hesabında kayıtlı olan 93.336,22 TL tutarında alacaklı olduğu, usulünce düzenlenmekle sahibi delil olma vasfına haiz olan davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlara göre, 17/07/2020 dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 93.336,22 TL tutarında fazla ödeme kayıtlarından ötürü avans ödemesi şeklinde alacaklı olduğu belirtilmiştir.
02/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ve davalının tacir oldukları, davalının yukarıdaki usulüne uygun olarak elektronik ortamda tutulan, yasal süresi içinde e-beratları oluşturulan ve yasal süresi içinde noter açılış tasdiki yaptırılan envanter defteri kayıtlarına dava tarihi itibariyle davacıdan 824.845,21 TL alacağı bulunduğu, başka bir anlatımla davacının davalıdan alacağının bulunmadığı belirtilmiştir.
21/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacı şirketin davalı şirkete toplam 597.600,50 TL ödeme yaptığı, davalı yanın davacı şirkete düzenlediği ancak davacı şirket kayıtlarında yer almadığı görülen 3 adet fatura ile birlikte davacı yanın sözleşmeden doğan cezai şart, gecikme cezası veya imalat hataları nedeniyle uğradığı zarar olup olmadığı, zarar var ise sözleşmenin değerlendirilmesi ve teknik yönden tamamlanmış olan iş miktarının hesaplanması hususlarının uzmanlık alanım dışında kalması sebepleriyle kök raporumda yer alan tespitlerimde değişikliğe veya başkaca ek tespite sebebiyet verecek herhangi bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı belirtilmiştir.
18/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda, dosyadaki bilgi ve belgeler içerisinde işin kesin hesabının yer almaması nedeniyle sözleşme bedelinin tespit edilmesi mümkün olmadığından sözleşmenin 10.01. maddesi gereğince gecikme cezasının hesaplanamadığı, davacı yanın davalının eksik ve ayıplı imalatları ile ilgili olarak dosyada herhangi bir tespit tutanağı veya asıl işveren firma ...Madencilik Tic. A.Ş. Tarafından kesilmiş bir ceza tutanağı bulunmadığından davacı yanın uğradığını iddia ettiği zarar miktarının tespit edilmesi mümkün olmadığı, sözleşmenin infisahı başlıklı 24/2. maddesi gereği davacının 815.000 TL ceza ödemesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davacı yanın ticari defter kayıtlarına göre davalıdan olan 93.336,22 TL lik alacağından 33.180,83- TL lik fatura bedeli düşüldüğünde ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 60.155,39 TL alacaklı olduğu, davacının 15.11.2019 tarihli ihtarnamesinden davalının en geç 24.12.2019 tarihinde haberdar olduğu, dolayısıyla davacının alacağına 24.12.2019 tarihinden itibaren, tarafların tacir olması nedeniyle ticari avans faiz oranıyla faiz talebinde bulunabileceği belirtilmiştir.
16/11/2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, Sözleşmenin madde 10.1 kabul edilen süre uzatılmasını gerektiren haller dışında (mücbir sebepler), belirli süre içinde bitirilmemesi halinde, geçen her takvim günü için, hiçbir ihtar ve hükme hacet kalmaksızın TAŞERON'dan Sözleşme bedelinden Binde Bir gecikme cezası kesilir hükmü gereği davacının davalıdan talep edebileceği gecikme cezasının 45.773,91 TL olduğu, sözleşmenin infisahı başlıklı 24/2. maddesi gereği davacının davalıdan talep edebileceği cezai şart bedelinin 815.000 TL olduğu, davacı yanın davalının eksik ve ayıplı imalatları ile ilgili olarak dosya içerisinde herhangi bir tespit tutanağı veya asıl işveren firma ...Madencilik Tic. A.Ş. tarafından kesilmiş bir ceza tutanağı/reklamasyon faturası vs. bulunmadığından davacı yanın uğradığını iddia ettiği zarar miktarının tespit edilmesi mümkün olmadığı, davacı yanın ticari defter kayıtlarına göre davalıdan olan 93.336,22 TL lik alacağından 33.180,83 TL lik fatura bedeli düşüldüğünde ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 60.155,39 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
30/01/2023 tarihli bilirkişi kurulu 2. ek raporunda, sözleşmenin madde 10.1 kabul edilen süre uzatılmasını gerektiren haller dışında (mücbir sebepler), belirli süre içinde bitirilmemesi halinde, geçen her takvim günü için, hiçbir ihtar ve hükme hacet kalmaksızın TAŞERON'dan Sözleşme bedelinden Binde Bir gecikme cezası kesilir hükmü gereği davacının davalıdan talep edebileceği gecikme cezasının 45.773,91 TL olduğu, sözleşmenin infisahı başlıklı 24/2. maddesi gereği davacının davalıdan talep edebileceği cezai şart bedelinin 815.000,00 TL + KDV olduğu, hukuki takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere 815.000,00 TL + KDV cezai şart ödemesinin makul olduğu, dolayısıyla davalının ticari mahfına sebep olmayacağı belirtilmiştir.
11/07/2023 tarihli bilirkişi kurulu 3. ek raporunda, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği işin tamamlanma tarihi 31/10/2019 tarihi olup, davacı tarafından, davalı şirkete, 15.11.2019 tarih ve 37154 yevmiye no'lu ihtarname ile sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca feshedilmiş olduğu, sözleşmenin feshedilmesinden sonra durum Tespit Tutanağı, Hesap Kesme Hakedişi/Tasfiye Hakedişi düzenlenmediği, sözleşmenin 7. maddesine göre; “Böyle durumlarda iş başka bir TAŞERON'a taşere edilip verilecek ilave bedeller TAŞERON firmanın alacağından kesilecektir.” kapsamında davacının davalı ile sözleşmesinden sonra başka bir Taşerona işi taşere ettiğine dair sözleşme ile işin Geçici kabulü ve Kesin kabulüne ilişkin belge bulunmadığı, sözleşmenin 10.1. maddesi gereğince davacının davalıdan talep edebileceği gecikme cezasının 45.773,91 TL olduğu, sözleşmenin infisahı başlıklı 24/2. maddesi gereği davacının davalıdan talep edebileceği cezai şart bedelinin 815.000,00 TL + KDV olduğu, hukuki takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere 815.000TL + KDV cezai şart ödemesinin makul olduğu, dolayısıyla davalının ticari mahfına sebep olmayacağı, 02.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen davalı yanın davacıdan olan 824.845,21 TL alacağının, taraflar arasındaki sözleşmenin 23. maddesinde cezai şartın mahsup edilmeyeceği düzenlemesi nedeniyle, davacı yanın yukarıda tespit edilen cezai şart alacağından mahsup edilmesinin mümkün olmadığı, davacının davalıya gönderdiği ihtarnamelerde sözleşmenin 24.2. maddesi kapsamında cezai şart ödemesi talep edilmediğinden, davalı borçlunun bu alacak yönünden temerrüde düşmüş sayılması gerektiği hususunda hukuki takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
13/12/2023 tarihli bilirkişi kurulu 4. ek raporunda, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği işin tamamlanma tarihi 31/10/2019 tarihi olup, davacı tarafından, davalı şirkete, 15.11.2019 tarih ve 37154 yevmiye no'lu ihtarname ile sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca feshedilmiş olduğu, sözleşmenin feshedilmesinden sonra Durum Tespit Tutanağı, Hesap Kesme Hakedişi/Tasfiye Hakedişi düzenlenmediği, sözleşmenin 7. maddesine göre; “Böyle durumlarda iş başka bir TAŞERON'a taşere edilip verilecek ilave bedeller TAŞERON firmanın alacağından kesilecektir.” kapsamında davacının davalı ile sözleşmesinden sonra başka bir Taşerona işi taşere ettiğine dair sözleşme ile işin Geçici kabulü ve Kesin kabulüne ilişkin belge bulunmadığı, sözleşmenin 10.1. maddesi gereğince davacının davalıdan talep edebileceği gecikme cezasının 45.773,91 TL olduğu, sözleşmenin infisahı başlıklı 24/2. maddesi gereği davacının davalıdan talep edebileceği cezai şart bedelinin 815.000,00 TL + KDV olduğu, mahkemece davalı yanın sözleşmeye aykırı davranması olarak değerlendirilecek olursa, menfi zarar kapsamında davacının talep edebileceği Genel Gider Bedelinin 210.415,06 TL olduğu, davalı firmanın 2019 yılı ticari bilanço karının 255.308,37 TL, 2020 yılı ticari bilanço karının 479.032,88 TL olarak beyan edildiği tespit edilmiş olup, bu veriler ışığında 815.000,00 TL cezai şart ödemesinin davalının ticari mahfına sebep olup olmayacağı yönündeki hukuki takdir ve değerlendirme mahkemeye ait olduğu, 02.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen davalı yanın davacıdan olan 824.845,21 TL alacağının, taraflar arasındaki sözleşmenin 23. maddesinde cezai şartın mahsup edilmeyeceği düzenlemesi nedeniyle, davacı yanın yukarıda tespit edilen cezai şart alacağından mahsup edilmesinin mümkün olmadığı davacının davalıya gönderdiği ihtarnamelerde sözleşmenin 24.2. maddesi kapsamında cezai şart ödemesi talep edilmediğinden, davalı borçlunun bu alacak yönünden temerrüde düşmüş sayılması gerektiği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında 22/07/2019 tarihinde .... ... ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiği, davacı vekilinin davalı şirket tarafından sözleşmenin ihlal edildiğini belirterek gecikme cezası, cezai şart ve müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmini amacıyla bu davayı açtığı, davalı vekilinin, davacı şirketin müvekkili şirketi şantiye sahasından çıkarttığını ve bu nedenle yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getiremediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istediği;
Mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 13/12/2023 tarihli bilirkişi kurulu 4. ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme gereği işin tamamlanma tarihi 31/10/2019 tarihi olup, işin süresinde bitirilmemesi nedeni ile davacı tarafından sözleşmenin 10.1 maddesine dayanarak 15/11/2019 tarihinde gönderilen noter ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedilmesinin haklı neden dayandığı, fesihten sonra taraflarca düzenlenmiş durum tespit tutanağı, hesap kesme hakedişi / tasfiye hakedişi bulunmadığı, sözleşmenin 7. maddesinin “Böyle durumlarda iş başka bir taşeron'a taşere edilip verilecek ilave bedeller taşeron firmanın alacağından kesilecektir.” hükmü kapsamında davacının davalı ile sözleşmesinden sonra başka bir taşerona işi taşere ettiğine dair sözleşme ile işin geçici kabulü ve kesin kabulüne ilişkin belge de bulunmadığı, bu durumda uyuşmazlığın sözleşme hükümleri ile tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba - Bs formlarına göre çözümlenmesi gerektiği;
Davada sözleşmeye aykırılık nedenine dayanılarak hem davacı şirketin uğradığı zararların tazmininin, hem de cezai şart alacağının talep edildiği, TBK'nun 179/1 maddesinin "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir." hükmünün karşıt kavramına göre sözleşmede kararlaştırılmışsa borç ve cezanın birlikte istenebileceği (Yargıtay ... ... ... esas, 2008/1104 karar sayılı kararı), sözleşmenin 23. maddesinde alacaktan cezai şartın mahsup edilmeyeceği düzenlemesi nedeniyle davacının zararının cezai şart alacağından mahsup edilmesinin mümkün olmadığı, ancak davacının davalıya gönderdiği ihtarnamelerde sözleşmenin 24.2. maddesi kapsamında cezai şart ödemesi talep edilmediğinden, davalı borçlunun bu alacak yönünden temerrüde düşmüş sayılmayacağı;
Sözleşmenin 10.1. maddesi gereğince, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanması nedeni ile davacının davalıdan talep edebileceği gecikme cezasının 45.773,91 TL olduğu, sözleşmenin infisahı başlıklı 24/2. maddesi gereği davacının davalıdan talep edebileceği cezai şart bedelinin (hüküm fıkrasına sehven gecikme cezası yazılmıştır) 815.000,00 TL + KDV (KDV dahil 961.700,00 TL) olduğu, menfi zarar kapsamında davacının talep edebileceği genel gider bedelinin (hüküm fıkrasına sehven gecikme cezası yazılmıştır) 210.415,06 TL olduğu;
TBK'nun 182/3 maddesi uyarınca hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir hükmü uyarınca yapılan değerlendirmede ise, TTK'nun 182/1. maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz borçlunun, Türk Borçlar Kanununu 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı hâllerde aşırı ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla sözleşme cezasının indirilmesini isteyemeyeceği, kaldı ki 13/12/2023 tarihli bilirkişi kurulu 4. ek raporunda davalı firmanın 2019 yılı ticari bilanço karının 255.308,37 TL, 2020 yılı ticari bilanço karının 479.032,88 TL olarak beyan edildiğinin tespit edilmesi nedeni ile 815.000,00 TL + KDV cezai şart ödemesinin davalının ticari mahfına sebep olmayacağı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile;
45.773,91 TL gecikme cezasının, 20.000,00 TL'sinin 17/07/2020 dava tarihinden, 25.773,91 TL'sinin 03/05/2024 ıslah tarihinden işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
961.700,00 TL gecikme cezasının, 1.000,00 TL'sinin 17/07/2020 dava tarihinden, 960.700,00 TL'sinin 03/05/2024 ıslah tarihinden işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
210.415,06 TL gecikme cezasının, 5.000,00 TL'sinin 17/07/2020 dava tarihinden, 205.415,06 TL'sinin 03/05/2024 ıslah tarihinden işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen toplam 1.217.888,97 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 83.194,00 TL karar ve ilam harcından 444,02 TL peşin harç, 20.355,00 TL ıslah harcı toplamı olan 20.799,02 TL harcın düşümü ile eksik kalan 62.394,98 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 444,02 TL peşin harç, 20.355,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 20.853,42 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 259,25 TL tebligat gideri, 8.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.959,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.217.888,97 TL üzerinden takdir edilen 163.967,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır