T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2020/92
KARAR NO : 2024/426
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Tazminat (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 11/02/2020
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ: 13/08/2024
Mahkememizde açılan Tazminat (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ... ile davalı banka arasında 09/12/2013 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin "sigorta" başlıklı 12. maddesi gereğince, krediye bağlı olarak pirim borçları müşteriye ait olmak üzeren sigorta sözleşmesinin kurulacağı hükme bağlandığını, hesap hareketlerinden görüleceği üzere kredi sözleşmesiyle birlikte hayat sigortası primlerinin kesilmesi ve hayat sigortasının devamlı olarak yenilenmesi neticesinde ...' ın ölümüyle gerçekleşen riziko neticesinde tazminat yükümlülüğü doğduğunu, ancak krediye bağlı olarak hayat sigortası tahsilatı yapıldığı, kredi sözleşmesi gereği hem kredi borcunu, hem de hayat sigortası primlerini düzenli olarak ödediğini halde 16/10/2019 tarihinde ...'ın vefatı üzerine davalı bankanın mütevveffaya ilişkin bir hayat sigortası bulunmadığını öne sürerek, söz konusu kredinin bakiye borcunu, müvekkileri mirasçılardan talep ettiğini, bu nedenle müteveffanın mirasçılarının söz konusu borcu ödemeye devam ettiğini, ancak ilgili sözleşme de krediye bağlı olarak prim borçlarının müşteriye ait olmak üzere sigorta sözleşmesi kurulacağının hükme bağlandığını, müteveffa ...'ın davalı bankadan kullanmış olduğu kredi sözleşmesini teminat altına almak amacıyla yapılan hayat sigortası poliçesinin son zamanda kesilmemesi nedeniyle, davalı bankanın kusurlu olduğu ve söz konusu kredi sözleşmesi gereğince hayat sigortası yapılmış olsa idi karşılanacak edimin sigorta şirketi yerine kusurlu davalı banka tarafından karşılanması gerektiğini belirterek; müteveffanın ölümü tarihi itibariyle kredi borcunun bulunmadığının tespitiyle, davacı mirasçılar tarafından ölüm tarihinden sonra ödenen kredi taksitlerinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00-TL nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkilerine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 08/11/2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle; dava dilekçesinde istemiş olduğu 1.000,00 TL'lik bedeli 17.612,58-TL daha arttırarak 18.612,58TL yükseltmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... arasında 09. 12.2013 tarihinde 59.432,01 limitli 62.000,00 kefilli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sigorta poliçesini düzenlememesinden dolayı müvekkili bankaya kusur atfedilip sorumluluk yüklenemeyeceğini, müvekkili şirket tarafından bir kesinti yapılmış ise bunun sistemsel bir hata olduğunu, müvekkilinin sigorta işlemlerine aracılık ettiğini, bu sigorta işlemlerinden prim tahsilatlarından bir menfaati olmadığını, menfaati olmayan bir işlem dolayısı ile sorumlu tutulamayacağını, teminatların hiç sigorta ettirilmemesinden yada değerinden az banka alacağını karşılamayacak bir bedelle sigorta ettirilmesinden bankanın sorumlu olmadığını, işbu davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve cevap etmiştir.
DELLİLER , DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, müteveffa ...'ın davalı bankada kullandığı ticari traktör kredisine ilişkin olarak,
yıllık yenilemeli tarımsal kredisi grup hayat sigortasının davalı bankanın kusuruyla yenilenmemesi nedeniyle, ölüm tarihi itibariyle mütevefanın kredi borcundan mirasçıların sorumlu tutulması gerektiğinin tespitine ve mirasçılarca ödenenin istirdatı istemine ilişkindir.
Zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
.... ... ... yevmiye numarası ile düzenlediği ''Mirasçılık Belgesi''nde; ...'in 16.10.2019 tarihinde vefatı neticesinde, terekesinin 16 pay kabul edilerek, 4 payının eşi ...'a, kalan 12 payının da 3'er hisse olarak çocukları ... .... , ..., ... ve ...'a ait olduğuna ilişkin belge tanzim edilmiştir.
Davalı bankanın .... .... Şubesi ile ... arasında 09.12.2013 tarihli 62.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme kapsamında "2013 sübvansiyon sabit faiz eşit taksitli traktör" kredisi kullanıldığı, söz konusu kredinin 10/12/2013 tarihinde açıldığı ve ... adına mevcut hesaba 56.000,00 TL nin aktarıldığını, ve bilahare traktör satıcısına gönderildiği anlaşılmıştır. Söz konusu kredi sözleşmesinin SİGORTA başlıklı 12. Maddesi/ b bendinde; "Müşteri teminatların sigorta edilip edilmediğini, sigortalı malın niteliğine göre sigorta ettirilmesi gereken rizikoları karşılayıp karşılamadığını, sigortanın süresini, süresi biten sigortaların yenilenip yenilenmediğini takip etmekle yükümlü olup, Müşterinin anılan sigortaları yaptırmaması veya süresinde sigortaları yenilememesi halinde Bankanın söz konusu sigortayı re'sen yaptırmaya/yenilemeye hakkı vardır. Ancak bu husus banka için bir mecburiyet teşkil etmeyecektir. Teminatların hiç sigorta ettirilmemesinden değerinden az veya Banka alacağını karşılamayacak bir bedelle sigorta ettirilmesinden yahut bazı rizikolara karşı sigorta ettirilmemesinden Bankanın hiçbir sorumluluğu olmayacaktır." , 12/ d bendi: " Müşteri, sigorta primi ve masraf borçlarını süresinde ödemediği takdirde, bildirimde bulunmaya gerek olmaksızın söz konusu sigorta primi ve masraflarının Banka tarafından sigorta şirketine ödenmesini, ödenen bu miktarların gecikme faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte nakden veya hesaben tahsil edilmesini veya kredi limitinin müsait olması halinde kredi hesabına borç kaydedilmesini....'',12/e bendi: "Müşteri teminatların sigorta ettirilmesi, alacağın tamamen tahsil ve tasfiye edilene kadar sigorta ettirilmeye devam edilmesi, süresi bitenlerin sigortalarının yenilenmesi, yeniden sigorta ettirilmesi için ödenecek prim, masraf ve her türlü vergi ve bunlarda meydana gelebilecek artışların kendisine ait olacağını, bunları nakden veya hesaben ödeyeceğini gayrikabili rücu kabul ve taahhüt eder.'' şeklinde düzenlemeler içerdiği görülmüştür.
Kredinin tahsisinden sonra muris adına dava dışı ... ... ... bir yıl daha (21.12.2018) tarihine kadar yenilenmiştir. Müteakip yılda ( 2018) ise sigortanın yenilenmediği anlaşılmıştır.
Söz konusu krediye ilişkin olarak ölüm tarihini kapsamayan önceki dönemleri ilişkin poliçelerin, "Diğer Hususlar" başlıklı bölümün 4. maddesinde;" yenilemeli olarak düzenlenen sigortalarda, kredi vadesi boyunca, yenileme sorumluluğu kredi kullanana, sigorta sözleşmesinin yenilenmesine ilişkin bildirim yapma sorumluluğunun ise kredi kuruluşuna ait olduğuna, Kredi kullanan tarafından zamanında yenileme yapılmamışsa, kredi kuruluşu tarafından kredi müşterisine/ sigortalıya bilgi verilerek poliçenin yenilemesi gerçekleştirilir. 6-....müşteri tarafından yenilenmeyen poliçelerin Bankaca yenilenmesi yetkisi, Banka için zorunluluk teşkil etmez. Banka yenilenmeyen sigorta poliçelerinden sorumlu değildir. Sigorta şirketinin yenilenmeye ilişkin herhangi bir taahhüdü bulunmamaktadır.” İfadeleri yer almaktadır. Açıkça görüleceği üzere sigortanın yenilenmesi hususunda sorumluluk sigortalıya verilmiştir. Ancak zamanında yenilenmeyen poliçeler için bildirim yükümlülüğü de kredi kuruluşuna aittir. "ifadelerinin yer aldığı görülmüştür.
Söz konusu kredinin kullandırıldığı davalı bankanın ... ... şubesinde bulunan kayıtlar üzerinde bankacı bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak rapor alınması için talimat yazılmış, bilirkişice hazırlanan 02/09/2020 tarihli raporda; ...'a 62.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında davaya konu bankada halen açık ve mevcut olan tek kredisi oları 2013 yılında 56.000 TL tutarla alınan ve mucbir sebeplerle kısmi anapara ve faiz tahsilatı ile 5 yıl ertelenen Subvansiyonlu Tarım Traktör kredisine bağlı hayat sigortasının bulunmadığını, 2013 Aralık ayından açılan kredinin kefilli , araç rehin teminatlı ve subvansiyonlu olması sebebi ile herhangi bir hayat sigorta poliçesinin zorunlu olmadığından muhatap ... ... .... tarafından yapılmadığı borçlu ... tarafından da talep edilerek bankaca yada farklı bir sigorta acentesinde yaptırılmadığını, birinci taksitinin 03/12/2019 tarihine ertelendiği ve ilk taksitin bu tarihte ödendiği, ayrıca ... ölümünden sonra 03/12/2019 da "para yatırma" şeklinde izlenen kimin tarafından yatırıldığı bilinmeyen 3.375,00 TL nin 2013 yılında alınarak ertelenen ve ilk taksiti 03/12/ 2019 tarihinde olan traktör kredisinin birinci taksit ödemesi olarak yapıldığı, bu krediden dolayı güncel borcu vadesi gelmemiş üç taksit şeklinde toplam 43.156,79TL olduğu, böylece bu poliçeden kalan kredi borcunun sigortası olmadığından hasar tazminatı ödenmeyeceği ve kalan kredi borcundan mirasçıların sorumlu olacağı bildirilmiştir.
Mahkememizce ilgili bankada davacılar murisi adına kullandırılan tüm krediler ile adına yapılan tüm hayat sigortası poliçeleri ile ilgili bilgi ve belgeler celp edilerek, Sigorta Brokerliği İdari ve Teknik Departman Bilirkişisi .... .... .... dan oluşan heyete dosya tevdi edilerek alınan 15.03.2021 tarihli raporada; Dava konusu 09.12.2013 tarihinde kullanılan 62.000 TL lik kredi ile ilişkisi tespit edilmiş 5 adet poliçe bulunmaktadır. Söz konusu poliçeler arasında müteveffa ...'ın vefat ettiği tarih olan 16.10.2019' da yürürlükte bulunan poliçenin yer almadığını, 27274783 ve 27381585 nolu poliçelerin herhangi bir iptale maruz kalmadığı ve 04.12,2015 tarihine kadar kredi borcu erteleme tarihlerine ve güncellenen borca uygun şekilde kesintisiz teminat sağlandığı, 04.12.2015 tarihinden sonra düzenlenen 34928118, 44295182 ve 54303572 nolu poliçelerin ise kredi ertelemeleri ve buna bağlı güncellenen kredi borcu tutarlarına uygun düzenlenmiş olmalarına karşın vade bitiminden çok sonra, 05.12.2019 tarihinde kredi borçlusunun ölümünden sonra poliçelerin iptallerinin gerçekleştiğini, primleri ödendiği hesaplar üzerinde izlenebilen bu poliçelerin teknik olarak 21.12.2018 tarihine kadar teminat sağladığını, iptal işleminden sonra prim iadesi yapılmış olması hükmünü tamamlamış bir poliçeyi geçmiş tarihe dönük olarak geçersiz hale getirmediğini, yapılan incelemeler neticesinde banka tarafından tahsil edilen tüm sigorta primlerine karşılık gelen poliçelerin mevcut olduğu, davacı tarafın belirttiği şekilde tahsilat yapılmasına rağmen karşılığında poliçenin yapılmadığı gibi bir durumun tespit edilmediğini, Müteveffa ... adına düzenlenen sigorta poliçeleri üzerinde yer alan açıklamalarda “ Diğer Hususlar- 4. ve 6. Maddelerine göre, sigortanın yenilenmesinde sorumluluk sigortalıya verilmiş ise de, zamanında yenilenmeyen poliçeler için bildirim yükümlülüğü de kredi kuruluşuna verilmiştir. 21.12.2018 tarihinden sonra yenilemesi yapılmamış poliçeler ile ilgili bilgilendirme banka tarafından ...”a yapılmış mı, sigortalı kendi rızası ile mi sigorta poliçesi yeniletmem irdelenmesi gerektiğini, Sigortalı taraf üzerinden doğrulama yapma imkanı bulunmadığından bilgilendirme yapıldığı ve yapılan bilgilendirmenin neticesi hususunda kredi kuruluşu olan TC. Ziraat Bankası A.Ş'nin yazılı kayıt sunması gerektiği, 10.12.2013 tarihinde kullanılanı kredinin ticari traktör kredisinin kefilli, araç rehin teminatlı ve sübvansiyonlu olması nedeniyle herhangi bir hayat sigortası zorunluluğu olmadığından davaya konu kredi için .... .... tarafından ve Müteveffa ... tarafından banka, acente ya da başka bir sigorta şirketinden hayat sigortası poliçesine rastlanılmadığını, davaya konu bankada halen açık ve mevcut olan tek kredisi oları 2013 yılında 56. 000,00 TL tutarla alınan ve 5 yıl ertelenen Subvansiyonlu Tarım Traktör kredisine bağlı hayat sigortası bulunmadığını, ...'ın vefatı sonrasında varislerinin iddia ettiği şekilde krediye binaen ödeme yapıldığı şeklindeki iddiayı doğrular tek para girişinin 03/12/2019 tarihinde yapılan ve kimin yatırdığı belirtilmeyen 3.375,00 TL olarak görüldüğünü, 03/12/2019 tarihinde yatırılan tutar olan 3.375,00 TL ile kısmi ödeme olarak alınan kredinin 1.taksit ödemesinin kapatıldığını, 20/03/2020 tarihi itibari güncel banka borcunun 43.156,79TL olduğunu, sigorta takibinin ... tarafından yapılmasının açıkca sözleşmede belirttiğinden, banka bildirim yükümlülüğü konusunda kusurlu bulmadığı takdirde varisler ve müteselsil kefiller tarafından ödenmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Taraf itirazları üzerine, Mahkememizce yenide Bankacı... .... ... dan oluşturulan heyetten alınan 14/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise; Davacılar murisi ...’a kullandırılan 56.000 TL tutarındaki traktör kredisi için en son
(22.12.2017-21.12.2018) tarihlerini kapsayan 365 günlük süre için 22.12.2017 tarihinde (54303572) numaralı
yıllık yenilemeli tarımsal kredisi grup hayat sigortası poliçesi tanzim edilmiş, bu poliçeye
ilişkin prim bedeli 914,96 TL tahsil edilmiş, poliçenin bitim tarihi olan 21.12.2018 tarihinden sonra poliçe
yenilenmemiş, dolayısıyla davaya konu kredi için 21.12.2018 ve müteakip tarihlerde davacılar murisi
hesabından yapılmış bir prim tahsilatı bulunmadığı, bu nedenle, davacılar murisinin ölüm tarihinde, davaya konu edilen kredi için yapılmış bir hayat
sigortası poliçesi bulunmadığı gibi, prim ödemesi yapılmış olmasına karşın sigorta poliçesi düzenlenmemesi
gibi bir durumun da söz konusu olmadığı, davaya konu olayda, davalı Banka, davacılar murisine yapılan sigorta poliçelerini 2018 yılına
kadar her yıl yenilemiş ve peşin olarak ödenmemiş olan primleri kredi hesaplarına borç kaydederek
peyderpey tahsil etmiş, ancak 2018 yılında vadesi dolan son poliçe tekrar yenilemediğini, davacılar murisine
poliçenin yenilenmediğine ilişkin olarak bir bildirimde bulunduğu hususu davalı Banka tarafından belge sunulmadığı, Hukuk Genel Kurulu Kararı, Hayat Sigortası Genel
Şartları ve Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca, vadesi biten
poliçenin yenilenip yenilenmediğini takip ve yenilenmiş ise prim borcunu ödeme yükümlülüğü Sigorta ettiren
Banka ile davacılar murisine ait iken, 5 yıl süre ile yenilenen poliçenin 2018-2019 yılı ve müteakip yıllar için
yenileceği hususunda bildirimde bulunma yükümlülüğünün de davalı Bankaya ait olacağı anlaşılmaktadır. Bu durum da davaya konu edilen zararda davalı Bankanın müterafik kusurunun olup olmadığı hususunun
Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Tarafların rapora itirazları ile kusur durum ve varsa oran tespiti için ayın heyete dosya tevdi edilerek alınan 03.01.2022 tarihli ek raporda: Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin SİGORTA başlıklı 12. Maddesi b fıkrasında; düzenleme gereği, davalı
Bankanın vadesi biten sigorta poliçesini yenileme mecburiyeti bulunmadığı, dolayısıyla vade bitiminde
sigorta poliçesinin yenilenip yenilenmediğini takip ve prim ödeme borcunun davacılar murisine ait olacağı , davacılar
murisinin % 60 oranında ve (37.681,45x 0,60=)22.608,87 TL tutarında;
davalı bankanın, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 12/b maddesine göre sigorta poliçesini
yenileme yükümlülüğü bulunmamakla birlikte, aynı sözleşmenin 12/d maddesi düzenlemesi gereği, 5 yıl
süre ile her yıl sigorta poliçesini yenileyip sigorta primini davacılar murisi hesabına borç kaydetmek suretiyle
poliçenin vade bitiminde aynı yöntemle tekrar yenileneceği hususunda davacılar murisinde güven
oluşturduğu, ancak 2018 ve takibinde sigorta poliçesini yenilemediği gibi yenilememe hususunda davacılar
murisine bir bildirimde de bulunmadığı, bu durumun Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.12.2009 tarih,
.... ... ... . no.lu kararında belirtildiği gibi, “Sigortasının yenilenip yenilenmediğini takip etmeyen kredi borçlusu davacıyla
birlikte poliçenin yenilenmemesinde davalı bankanın da müterafik sorumluluğuna işaret ettiği
dikkate alınarak, sorumluluk oranı konusundaki normatif değerlendirme ve bu değerlendirme
sonucunda farklı bir oran belirleme noktasındaki takdir Mahkemeye ait olmak
üzere davalı Bankanın % 40 oranında ve ( 37. 681, 45 x 0,40=) 15.072,58 TL tutarında ki miktardan sorumlu olduğu belirtilmiştir.
İş bu rapora itiraz üzerine yeniden önceki raporlara itiraz ile dosya kapsamı üzerinde rapor sunulması için bankacı bilirkişi ... .... Sigortacılık uzmanı G... ... .... den oluşturulan heyetten alınan 18.09.202 tarihli raporda; Davacıların murisi ... tarafından 56.000TL tutarındaki traktör kredisiyle
bağlantılı olarak yıllık yenilemeli tarımsal kredisi grup hayat
sigortası yapıldığı, Sigorta poliçesinin 4 kere davalı banka tarafından yenilendiği, en son 22.12.2017 tanzim
tarihli 54303572 no.lu Yıllık Yenilemeli Tarımsal Kredisi Grup Hayat Sigortası Poliçesi
tanzim edildiği, poliçenin bitim tarihi olan 21.12.2018 tarihinden sonra poliçenin
yenilenmediği,
Poliçe Özel Şartları Ve Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları
yönetmeliği hükümleri ile birlikte Yargıtay emsal kararları göz önüne alındığında; Sayın
Mahkemenin müterafik kusurun tespitine ilişkin bilirkişi kurulumuzu görevlendirmesi
doğrultusunda; davalı banka tarafından yenileme işlemine ilişkin yeterli bilgilendirme
yapılmadığı, muris tarafından ise sigortasının yenilenip yenilenmediğini takip etmediği, bu
çerçevede muris ile bankanın, uyuşmazlık konusu poliçelerin yenilenmemesinde müterafik
kusurlarının bulunduğu,
Poliçenin 5. kez davalı banka tarafından yenilenmesi durumunda murisin vefat tarihi olan 16.10.2019 itibarıyla bu poliçenin geçerli olacağı, murisin vefat tarihi olan 16.10.2019 itibarıyla kredi anapara borcunun 37.681,45 TL olduğu,
Poliçenin yenilemeye ilişkin hükümleri uyarınca yapılmayan 6.poliçenin sigorta bedelinin
56.522,175 TL olacağı ve sigorta bedelinden takdir edilecek murisin müterafik
kusuruna karşılık gelen tutarın tenzilinden sonra kalan tutarın, davalı banka tarafından
bakiye kredi borcuna mahsup edilmesi gerektiği,
Kural olarak vefat tazminatından, bakiye kredi borcunun ödenmesinden sonra artan tutarın
mirasçılara miras payları oranında ödenmesi gerektiği, ancak işbu uyuşmazlıkta vefat
tazminatına müterafik kusur indirimi yapılacağından kalan tazminat tutarının olmayacağı, 03.12.2019 tarihinde yatırılan ve kimin yatırdığı belli olmayan 3.375,00 TL kredi taksitinin
ise ancak vefat tazminatıyla kredi borcunun tamamının ödenmesi halinde davacılara
iadesinin söz konusu olabileceği, belirtilmiştir.
... ... ... Şubesine yazı cevabında; "Müşterimizin kredi borcu devam etmekte olup 13/10/2022 tarihi itibari ile kalan borcu 15.009,00 (onbeşbindokuzTürkLirası) TL, vade tarihi 05/12/2022 dir." olduğu bildirilmiştir.
Tarafların itirazları üzerine aynı heyetten alınaran 14.11.2022 Tarihli ek raporda ise; Poliçe özel şartları uyarınca sigortayı yenileme sorumluluğu kredi kullanana, sigorta sözleşmesinin yenilenmesine ilişkin bildirim yapma sorumluluğu ise kredi kuruluşuna aittir. Öte yandan Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği uyarınca kredi kuruluşunun yenileme yapılsa da yapılmasa da kredi kuruluşunun bilgilendirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Yönetmelik uyarınca davalı banka tarafından yenileme döneminin geldiğine ve yenileme yapılmaması halinde de bu durum hakkında murise bilgilendirme yapılması gerekmektedir. Buna karşılık dosya kapsamında yer alan evraktan banka tarafından yenileme işlemi yapılmayacağı hususunda murise bilgilendirme yapıldığına dair emareye rastlanmamıştır. Davalının iddialarında yer alan Tarım Kredi Kooperatiflerinden sübvansiyonlu kredi kullanacak olan üreticilere sigorta ürün zorunluluğunun kaldırıldığı 10/02/2018-30328 tarih ve sayılı Resmî Gazete'de yayımlanlanan 2018/11188 sayılı Bakanlar Kurulu Kararındaise bilgilendirme yükümlülüğünün ortadan kalktığına dair bir hüküm bulunmadığından, davalının bilgilendirme yükümlülüğünün devam ettiği anlaşılmıştır. Önceki heyetin murisin %60 davalı bankanın %40 kusurlu olduğuna ilişkin kabulüne katıldıklarının, davalının murisin sağlık beyanına aykırı şekilde davrandığı iddiası ise ancak murise ait sağlık kayıtlarının dosyaya kazandırılması sonrası doktor bir bilirkişinin de yer aldığı Bilirkişi Heyeti tarafından tanzim edilecek farklı bir bilirkişi heyet raporunun konusu belirtilmiştir. Ek rapor tarihi itibariyle ilgili bankada cevabına göre bakiye kredi borcunun 15.009,00 TL olduğu nazara alındığında, yenilemesi yapılmayan uyuşmazlık konusu poliçenin vefat teminatı olan 56.522,175 TL'den davalının müterafik kusuruna gelen tutarın 56.522,175 x 0,40 = 22.608,87TL olduğu, bu tutardan öncelikle bakiye kredi borcu olan 15.009,00 TL'nin indirilmesi gerektiği, bu çerçevede vefat teminatından kalan 7.599,87TL'nin davacılara miras payları oranında ödenmesi gerektiği tespit edilmiştir.
İş bu rapora itirazlar vede vefat teminatı yerine ölüm tarihindeki kredi borcunun nazara alınarak hesaplama yapılması için yeniden nitelikli hesap uzmanı Cavit Gedik , Sigortacı Ufuk Yılmaz ve bankacı Saygı Polatsoy'dan oluşturulan heyetten alınan 13.02.2023 tarihli raporda; söz konusu uyuşmazlığın
ticari kredi sözleşmesi kapsamında tahsis edilen (sübvansıyonlu tarımsal kredi) krediden kaynaklı olduğu ve bu nedenle, muris ...'a tahsis edilen dava konusu tarımsal kredinin ''Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'' hükümlerine göre değerlendirilemeyeceği, tarafların açıklamalarından anlaşılan, sigortalı murisin sigorta yapılması ve yenilenmesi konusunda bir talebinin bulunmadığı, Kredi sözleşmesinin 12/b bendi uyarınca sigortanın yenilmesi sorumluluğu müşteriye (müteveffaya) verildiği, aynı şekilde düzenlenmiş olan sigorta sertifikalarında da (madde 6) yenileme sorumluluğu sigortalıya verildiği, kullanılan kredi için hayat sigortası yapılması öncelikle kredi kullananın lehine olan bir durum olup dolayasıyla sözleşme hükmüne ve menfaati gereği murisin, sigorta poliçesinin yenilenmemiş olmasında müterafik kusurunun bulunup bulunup bulunmadığının Mahkemenin takdirinde olduğu, ayrıca, davacıların miras bırakanı ...'a sigorta süresi içinde (13.03.2019 tarihinde) kanser teşhisi konulduğu bizzat davalı Banka vekilinin (09.11.2022 tarihli dilekçesinde) belirtilmiş olduğu görülmekte olup, sigorta başlangıcından önce var olup, sonradan ortaya çıkan bir hastalık olduğuna dair bir bilgi bulunmaması nedeniyle, sigortacıya bildirim yükümlülüğüne tabi olmadığı, sözleşme hükümleri ve düzenlenen (ve sonradan iptal edilen) poliçeler dikkate alındığında, davacıların murisinin ve davalı Bankanın, sigorta konusunda gerekli dikkat ve ihtimamı göstermedikleri, her iki tarafında ihmali davrandıkları, poliçenin yenilenmemesinin tek tarafın sorumluluğunda olmadığı mütalaa edilmekle birlikte, yukarıda da belirtildiği üzere, gelinen aşamada alternatifli hesaplama yapılarak nihai değerlendirme ve takdirin Mahkemeye bırakılması gerektiği, ayrıca dain-i mürtehin sıfatını haiz Bankanın müteveffaya sigorta poliçesinin yenilenip yenilenmeyeceği konusunda ihbarda bulunmaması ve gerekse kredi sözleşmesinde yer almasına rağmen Davacıların murisinin sigorta poliçesinin yenilenmesini talep etmemesi nedeniyle, kredi hayat sigortası yenilenmemiş ve öncekiler de iptal edilmiştir. Her iki tarafın da sorumluluklarını yerine getirmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki belge ve bilgilere göre, dava tarihindeki bakiye (43. 156,79 TL) kredi borcuna karşılık tedbir tarihine kadar (43.156,79TL - 15.009.00TL) = 28.147,79 TL ödemenin müteveffanın mirasçıları olan davacılar tarafından yatırılmış olduğu, yine 03.12.2019 tarihinde önceki taksiti bakiyesi olarak davacılar tarafından ödenen 3.374,67 TL ilavesiyle davacıların toplam 31.522.46 TL ödedikleri, Vefat Tarihindeki Bakiye Ertelenmiş Borç Toplamının 46.531,46 TL, müterafik kusur durumu nazara alınarak; a- Her iki tarafın kusur oranının %50 olduğu varsayımı üzerinden yapılan hesaplamada; Vefat Teminatı olarak 46.531.46 TL nn %50 si = 23.265.73 TL bakiye kredi borcundan her iki tarafın da ayrı ayrı sorumlu olacağı , Davacıların yaptığı toplam ödeme 31.522.46TL den, 23.265.73TL nin mahsubuyla davacıların istirdat taleplerinin 8.256, 73TL olacağı ve bu durumda tedbir kararı alınan 15.009,00 TL kredinin ödenmesinden davalı bankanın sorumlu olacağı, davacılara iadesi gereken (8.256,73 TL ) ile birlikte tarafların 23.265.73 TL ayrı ayrı paylaşılmış olacaktır. b- Davacılar murisinin % 60, Bankanın % 40 kusurlu olduğu varsayımı üzerinden yapılan hesaplama da ise; 46.531.46 TL X % 60 = 27.918,87 TL bakiye kredi borcundan davacıların sorumlu olduğu tutar. Davacıların yaptığı toplam ödeme:31.522. 46 TL , % 60 orana göre kredi borcunda sorunlu olacağı tutarın 27.918,87 TL nin olup, davacıların istirdat talep miktarının 3.603.58 TL olacağı, davalı bankanın sorumlu olacağı miktarın 46.531.46 TL X % 40 = 18. 612.58 TL olacağı ve tedbir kararı alınan 15.009.00 TL ile davacıların istirdat tutarı ( 3.603.58 TL) ile birlikte toplam 18.612,58 TL olarak sorumluluğu paylaşmış olacakları , c- Bankanın müterafik kusuru bulunmadığının kabulünde davalıların tüm borçtan sorumlu olacakları tespit ve hesap edilmiştir.
Davacı vekilinin borcun tümden ödendiği beyanı üzerine ilgili banka şubesine yazılan yazıya verilen cevap ekindeki 14/04/2023 17.110,00 TL olarak ödeme yapıldığı ve bakiyenin sıfırlandığı görülmüştür.
Davalı bankaya yazılarak söz konusu kredi için davacıların murisi olan... ... ... ye müzekkere yazılarak 49.630,30 TL kredi borcu(sigorta bedeli üzerinden ) için 21.12.2018 tarihinde Yıllık Yenilemeli Tarımsal Kredisi Grup hayat Sigorta Poliçesi düzenlemesi gerektiğinde ne kadar prim ödenmesi gerektiği, belirtilen tarihte prim oranlarının ne olduğu konusunda yazılan yazıya verilen cevapta,21.12.2018 -21.12.2019 tarihlerini kapsayacak şekilde yıllık yenilemeli Tarımsal Kredisi Grup hayat Sigorta Poliçesinin için brüt prim tutarının 724,88 TL olacağı belirtilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 52. maddesi: ''zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş, ya da tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir..' düzenlemesi yer almıştır.
Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, kredi sözleşmesi, önceki tarihli düzenlenen sigorta poliçeleri, krediye ilişkin ödeme ves gösteren bilgi ve belgler ile usul ve yasaya uygun düzenlenen hüküm kurmaya elverişli son heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde;Davacıların murisi ... tarafından 56.000TL tutarındaki traktör kredisiyle
bağlantılı olarak yıllık yenilemeli tarımsal kredisi grup hayat
sigortası yapıldığı, Sigorta poliçesinin 4 kere davalı banka tarafından yenilendiği, en son 22.12.2017 tanzim
tarihli... ... ... no.lu Yıllık Yenilemeli Tarımsal Kredisi Grup Hayat Sigortası Poliçesi
tanzim edildiği, poliçenin bitim tarihi olan 21.12.2018 tarihinden sonra poliçenin
yenilenmediği,
dolayısıyla davaya konu kredi için 21.12.2018 ve müteakip tarihlerde davacılar murisi
hesabından yapılmış bir prim tahsilatı bulunmadığı, bu nedenle, davacılar murisinin ölüm tarihi 16.10.2019' de, davaya konu edilen kredi için yapılmış bir hayat
sigortası poliçesi bulunmadığı gibi, prim ödemesi yapılmış olmasına karşın sigorta poliçesi düzenlenmemesi
gibi bir durumun da söz konusu olmadığı, Vefat Tarihindeki Bakiye Ertelenmiş Borç Toplamının 46.531,46 TL olduğu,bankanın mirasçılarda talebi üzerine mahkememizce verilen tedbir karar tarihine kadar toplam 28.147,79 TL nin ödendiği, bilahare bakiye borç olan 15.009.00 TL nin faiziyle birlikte 14/04/2023 de 17.110,00 TL olarak davacı mirasçı ... tarafından ödendiği anlaşılmıştır.
Davalı Bankanın, davacılar murisine yapılan sigorta poliçelerini 2018 yılına
kadar her yıl yenilediği ve peşin olarak ödenmemiş olan primleri kredi hesaplarına borç kaydederek
peyderpey tahsil ettiği halde 2018 yılında vadesi dolan son poliçeyi tekrar yenilemediği ve de davacılar murisine
poliçenin yenilenmediğine ilişkin olarak bir bildirimde bulunduğuna dair davalı Banka tarafından belge sunulmadığı, kullanılan kredi için hayat sigortası yapılması öncelikle kredi kullananın lehine olan bir durum olup dolayasıyla sözleşme hükmüne ve menfaati gereği murisin, sigorta poliçesinin yenilenmemiş olmasında müterafik kusurunu bulunduğu, sözleşme hükümleri ve de düzenlenen (ve sonradan iptal edilen) poliçeler dikkate alındığında, davacıların murisinin ve davalı Bankanın, sigorta konusunda gerekli dikkat ve ihtimamı göstermedikleri, ayrıca dain-i mürtehin sıfatını haiz Bankanın müteveffaya sigorta poliçesinin yenilenip yenilenmeyeceği konusunda ihbarda bulunmaması ve gerekse kredi sözleşmesinde yer almasına rağmen davacıların murisinin sigorta poliçesinin yenilenmesini talep etmemesi nedeniyle, yıllık yenilemeli hayat sigortasının yenilenmediği ve öncekilerin de iptal edildiği, her iki tarafın da bu durumda ihmali davrandıkları, poliçenin yenilenmemesinin tek tarafın sorumluluğunda olmadığı ve eşit ve %50 oranında kusurlu oldukları kabul edilmiştir.
Ancak davacılar vekili ıslah dilekçesinde, davalı bankanın %40 oranında zararın doğumunda kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre talep arttırımı yaptığından davacılar murisinin %60, davalı bankanın %40 oranında kusurlu olduğu ve zararın( 46.531.46 TL X % 40 =) 18. 612.58 TL sinde davalı bankanın sorumlu olacağı kabul edilerek; davadan sonra ödenen 3.603,58 TL ile sigorta pirim bedeli 724,88 TL nin mahsubu neticesinde dava tarihinden önce ödendiği kabul edilen 2.878,70 TL nin vee davadan sonrada ödenen 17.110,00 TL' nin ödeyene iadesi yönünde karar verilmiştir. Davadan önceki ödeme yönünde dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığı ancak davadan sonraki ödeme yönünde ıslah dilekçesinde avans faiz talebinde bulunduğu nazara alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların davalarının kabul ile; Davacıların murisi ... ... ... ile Davalı Banka arasında imzalanan 03/12/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredinin murisin ölüm tarihi olan 16/10/2019 tarihi itibari ile bakiye 46.531,46 TL borcunun, 27.918,87 TL'sinde borçlu oldukları, dava tarihinden önce yapılan toplam 31.522,46 TL ödeme ve prim borcu 724,88 TL nin mahsubu neticesinde fazla ödenen 2.878,70 TL'nin dava tarihinden itibaren davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, davadan sonra 14/04/2023 tarihinde davacı ... tarafından fazladan ödenene 15.733.00 TL nin ise ödeyene ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine,
2-Kabul edilen 18.612,58 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.271,43 TL karar ve ilam harcından 54,40 TL peşin harç, 305,00 TL ıslah harcı toplamı olan 359,40 TL harcın düşümü ile eksik kalan 912,03TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 54,40 TL peşin harç, 86,40 TL vekalet harcı, 305,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 500,20TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacıların karşıladığı 1.507,60TL tebligat gideri, 9.350,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.857,60TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.400,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/07/2024
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır