T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/18 Esas - 2024/258
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/18
KARAR NO : 2024/258
DAVA : Limited Şirket Fesih Ve Tasfiyesi
DAVA TARİHİ : 08/01/2022
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 28/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Limited Şirket Fesih Ve Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğün de 359155 sicil no ile kayıtlı ... Medikal Turizm Taşımacılık Tekstil Özel Sağlık Hizmetleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin %50 payına sahip ortağı olduğunu, şirketin kuruluşunun 15.7.2013 tarihinde olup ilk kuruluşunda Özel Sağlık Hizmetleri konusunda faaliyet gösterdiğini, bu sektörden elde edilen gelirle pek çok araç alındığını ve araç kiralama sektöründe de faaliyet göstermeye başladıklarını, ancak yaklaşık 2 yıldır davalar ve hacizler sebebiyle şirketin faaliyet gösteremediği, şirket müdürü ... tarafında müvekkiline hiçbir zaman bilgi vermediğini, şirket kayıtlarını gizlediğini, şirketin alacaklarıyla ilgili açılan dava ve takiplerden elde edilen tahsilatların kayıtlara hiç geçirilmediğini veya eksik geçirildiğini, şirketin vergi sorumluluklarının süresinde ve tam olarak yerine getirilmediğini, ortaklık hakları verilmeyen ve şirketle ilgili denetim ve bilgi alma hakkı engellenen müvekkilinin
ortaklığı sona erdirmek istediğini, şirketin tasfiyesi konusunda görüştüklerini, bu görüşmeler sırasında
müvekkilinin şirket mallarının çoğunun satıldığını, satış bedellerinden payına düşen kısmının ödenmediğini,
araçların satılıp paraları alınmasına rağmen 2 yıldır mahkemede duran ve davacı müvekkilin babasından borç
alınan teminat bedelinin müvekkilin babasına iade edilmeyeceğinin söylendiğini, şirket müdürünün,
diğer ortağın şirketin mal varlığı, gelirleri ve giderleri konusunda sağlıklı ve tatmin edici bir açıklama
yapamadığını, tüm bunlara rağmen şirketin kalan mal varlığının tasfiye sonucu dağıtımı konusunda, haklı bir
nedene dayanmaksızın fazla pay istediğini, buna rıza gösterilme mesi halinde müvekkilinin babasına ait
teminatın iade edilmeyeceği tehdidi yapıldığından tasfiye görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, şirket müdürünün sırf müvekkilinin tasfiye payını azaltmak için şirket mal varlığını azaltma, şirket mal ve paralarını kendisine alma çabasında olduğunu belirterek; davalı ... Medikal Turizm Taşımacılık Tekstil Özel Sağlık Hizmetleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin feshi ve tasfiyesine, yargılama süresince ve tasfiye sürecinde davalı şirkete ortaklar dışından seçilecek bir kayyım veya tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının da ortağı bulunduğu müvekkili şirket aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü 2019/31692 E. Sayılı dosya üzerinden haksız, mesnetsiz ve sahte belgeler ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili aleyhine yapılan icra takibi neticesinde Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/2267 E. Sayılı dosya üzerinden borca ve imzaya itiraz edildiği ve ayrıca ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/53 E. Ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/519 Sayılı dosyalar ile de menfi tespit davası ikame edildiğini, ancak Büyükçekmece İcra Müdürlüğü 2019/31692 E. Dosya üzerinden müvekkili şirkete ait bütün araçlara haciz konulması ve tamamı otoparka çekilmesi nedeniyle müvekkili şirketin ticareti durma noktasına geldiğini, araçların otoparktan çıkarılması için yediemin ücretleri, teminat bedeli, dava açılış masrafı gibi bedeller ödendiğini, bu da müvekkili şirketi ekonomik anlamda zora soktuğunu, davacının şirketin mal varlığını azaltmak amacıyla araç satıldığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen ... ... ... plakalı araçların şirket müdürü tarafından verilen vekaletname ile davacı tarafından satıldığını ve araçların satış bedellerinin müvekkili şirkete intikal ettirilmediğini, bu araçların davacı ortak tarafından satıldığı ve paraların davacı ortağa ödendiği hususunda tanık beyanlarının olduğunu, davacı ortağın şirketi ilgilendiren her karar haberdar olduğu ve ortaklar tarafından kolektif bir şekilde karar alındığını, şirketin ortağının davacı olarak göründüğü ancak şirketin genel işleyişinde ve işlerin de aktif olarak rol oynayan kişinin davacı ortağın babası olduğunu, davacı ortak ve babasının istediği her zaman ticari defter ve kayıtları incelediğini, müvekkili şirketin ticari defterleri TTK ve VUK genel hükümlerine uygun olarak tutulduğunu ve herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek; ticari şirketin tasfiyesini gerektirecek herhangi bir durum mevcut olmadığı belirtilerek, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TTK'nun 636. Maddesi gereğince limited şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davalı şirketin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde 359155 sicil numarasıyla kayıtlı davalı ... Medikal Turizm Taşımacılık Tekstil Özel Sağlık Hizmetleri İç Ve Dış Ticaret Limite en son 15 Mayıs 2015 gün ve 8821 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ilana göre, şirketin 4000 payının 2000 paya isabet eden 50.000.000,00 TL değerli hissesinin ...'ya, 2000 paya isabet eden 50.000.000,00 TL değerli hissesi davacı Yankı Görkem Keskin'e ait olduğu ve her ikisinin de şirketi münferiden temsile yetkili oldukları anlaşılmıştır.
Davacının bildirdiği tanıklar, duruşmada dinlenmiştir. Dinlenen tanık beyanların da, davacının fiili olarak şirket işleriyle ilgilenmediği, ...' nın ilgilendiği, davacı yerine babasının şirketle ilgilendiği ve gerekli bilgileri aldığı, taraflar arasında şirketin araçlarına konan haczin kaldırılması için davacının babası tarafından teminatın yatırıldığı ancak daha sonra teminat davacı babasına ödenmesi aşamasında ortaklar arasında ihtilaf çıktığı, tarafların şirket ortaklığının sonlanması amacıyla görüşmeler yaptıkları ancak anlaşmaya varılamadığı anlaşılmıştır.
SGK, Vergi Dairesi, Şirkete ait banka hesap ekstreleri ve Trafik kayıtları celp edilmiş, davalı şirketin defter ve kayıtlarının yeri ve yetkili kişinin bildirilmesi üzerine, nitelikli hesap uzmanı Dr.... ... ... tarafından oluşan heyetten alınan 01.09.2023 tarihli raporda; Şirket müdürünün her yıl yapılması gereken genel kurul toplantılarını yapmadığı, davacıya bilgi vermediği, şirketin kar payı dağıtımı kararı almadığı, araç satışlarının rayice uygun olup olmadığının makine mühendisi tarafından denetlenmesi gerektiği, diğer konularda takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Rapora itirazlar ve şirkete ait araçların devrine ilişkin Noterler biriliğinden kayıt ve belgeler celp edildikten sonra, yeniden makine mühendisi ... .... ... den oluşturulan yeni heyetten alınan 22.01.2024 tarihli raporda ; Şirkete ait araçların kasko değeri altında ve rayiç fiyatlara uygun olmayan şekilde satıldığı böylece şirketin en az 236.000,00 TL zarara uğratıldığı, araç satış sözleşmelerine göre şirket banka hesabına en az 546.000 TL girmesi gerekirken ibraz edilen banka ekstrelerine göre sadece 80.000 TL girdiği, 466.000 TL nin şirket kasasına girdiğine dair delil olmadığı, yürürlükte bulunan mevzuat gereği 8.000 TL yi aşan ödemelerin banka yoluyla yapılmasının zorunlu olduğu, şirketin faaliyet konusu araç kiralama olduğu halde şirket adına kayıtlı 31.12.2021 tarihli mizana göre 24 adet aracın olduğu rapor tarihi itibariyle 8 adet aracın kaldığı, araçların büyük kısmını satıldığı, şirketin son dört yılda sürekli zarar ettiği ve Özkaynaklarını kaybettiği, dava tarihinde şirketin kayden faal olduğu, şirketin iki ortağı olduğu, ortaklar arasında ciddi güven sorunu olduğu, şirketin faaliyetine devam etmesinin ortaklar menfaatine olacağına dair bir kanaate varılamadığı yönünde kanaat sunulmuştur.
6102 sayılı TTK'nın 636/(3). maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemede şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağı şirketten çıkartılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." şeklinde düzenleme mevcuttur.
TTK’nun da Limited şirkette haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplere de örnek madde metninde yer verilmemiştir. Ancak Anonim Şirkete ilişkin TTK'nın 531. maddesine ait gerekçede tasarıda İsviçre öğretisinde genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldığı ifade edilmiştir. Doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması,", "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve "pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması" şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır.
Davamız konusu olan davalının Limited şirket olduğu , anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de öne çıktığı, bu nedenle ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi nedenlerin de haklı sebep olarak ileri sürülebileceği ve fesih için yeterli haklı sebep oluşturabileceği anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsımı, dava , cevap, şirket ticaret sicil kayıtları, Noterler Birliğinde celp edilen araç satışlarına ilişkin kayıtlar, SGK, Vergi Dairesinde celp edilen bilgi ve belgeler, banka kayıtları ve şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapan bilirkişi heyetleri raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin iki ortağı bulunduğu %50 hisseye ve de şirketi münferiden temsile yetkili oldukları, şirket işleri ile fiili olarak davacı dışındaki diğer ortağın ilgilendiği, şirkete ait araçların satıldığı ve kayıtlara rayiç piyasa fiyatların altında bedellerin girildiği, şirketin zarar ettiği, şirketin gayri faal durumda olduğu, taraflar arasında ciddi anlaşmazlıkların bulunduğu, dava öncesi şirketin tasfiyesi için görüşmeler yapıldığı ancak anlaşmaya varılamadığı, ortaklar arasında ortaklığın devamı beklenemeyecek derecede ciddi güven ilişkisinin sarsıldığı, anlaşılmakla şirketin feshi ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca şirketin halen aktif olarak faaliyette bulunmadığı anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 636/3.maddesi gereğince, alternatif çözüm yolunun uygulanma yani ortaklıktan çıkmaya izin verilmesine gerek olmadığı nazara alınarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının Kabulü ile; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde 359155 sicil numarasıyla kayıtlı ... Medikal Turizm Taşımacılık Tekstil Özel Sağlık Hizmetleri İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin FESHİ VE TASFİYESİNE,
TTK 533/2. Maddesi gereğince unvanına Tasfiye Halinde ibaresinin eklenmesine,
Tasfiye memuru olarak Mali Müşavir ... ... ... atanmasına,
Tasfiye memuruna aylık 5.000,00TL ücret takdirine ve İleride şirketin tasfiyesi sonrasında oluşan bedelden karşılanmak üzere(5.000,00TLx6=) toplam 30.000,00TL'nin davacı vekili tarafından dosyaya depo edilmesine, kararın kesinleşmesi halinde görevin tebliği için tasfiye memuruna tebligat çıkartılmasına,
2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcının mahsubu ile bakiye 346,90TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı, 457,00TL posta ve tebligat gideri, 15.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.129,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-HMKnın 333. maddesi uyarınca yatırılan gider avansında karar kesinleştiğinde kalan kısmın yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2024
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."