T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/255 Esas - 2022/1050
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/255 Esas
KARAR NO: 2022/1050
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM:...
KATİP:...
DAVACI...
DAVALI:...
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/04/2022
KARAR TARİHİ: 27/12/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında yapılan sözleşme kapsamında 291.900,00 TL tutarında kesin teminat mektubu verildiğini, davacının sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının her hangi bir bilgi vermeksizin sözleşmeyi feshederek teminatı gelir kaydettiğini, davalının bir fesih bildirimi bulunmadığı gibi ihtar ve uyarısının da bulunmadığını, noterden sadece bir kısım eksiklikler ve arıza ihtarı gönderildiğini, nakte çevrilen teminat mektubu bedelinin 17/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sözleşme gereğince davacının üstlendiği işleri tamamlayarak teslim etmesi ve kesin kabulden sonra 2 yıl süre ile de garanti yükümlülüğü üstlendiğini, yapılan işlerde eksiklik ve arızalar olduğunu, noter ihtarı ile davalı tarafa bildirildiğini, verilen süre içinde arızaların giderilmediğini, davacının sözleşmeden doğan garanti yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşmedeki kesin teminatın güncellenmesi ile oluşan farkla birlikte gecikme cezası bedelinin davacıdan tahsilinin istendiğini, davacının kayıtsız kaldığını, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, sözleşmenin 28.1.1 maddeleri uyarınca teminatın irad kaydının kararlaştırıldığını, bu bedelin diğer borçlara mahsup edilmeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E :
Dava, sözleşme gereğince verilen kesin teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiği iddiasıyla teminat bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu 291.900,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun 17.07.2019 tarihinde nakde dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme eser ve hizmet sözleşmesidir. Sözleşmenin esaslı imalatlarının yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık iki yıllık garanti süresi içinde hizmet verilip verilmediği ,teminat mektubunun haklı sebeple nakde çevrilip çevrilmediği noktasındadır.
Taraflar arasındaki Sözleşmenin Sözleşmenin Yürürlüğe Girmesi ve Süresi başlıklı 9. Maddesinde ; "Bu sözleşme, taraflarca imzalandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer. İşbu sözleşme İdarenin kesin kabulünden sonra devam edecek olan 2 yıllık garanti süresinin sonunda kendiliğinden sona erer." hükmü yer almaktadır.
HMK nın 266. Maddesi uyarınca dosya üzerinden elektrik mühendisi, bilgisayar mühendisi ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden oluşan bir heyetten raporu alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler rapor ve ek rapor düzenlemişlerdir.
18.07.2022 tarihli Bilirkişi raporu:
Bilirkişilerce dosyadaki deliller incelenmiş geçici kabulün 05.05.2017 tarihinde kesin kabulün 05.05.2019 tarihinde yapılmış sayılacağı , dava dışı ... BİLİŞİM firmasından 11.04.2019 tarihinde Sanayi Bakanlığı Veri Merkezi Bakım ve Destek İşi kapsamında 1 yıl süreli bakım, destek ve arızaya müdahale hizmeti için 116.000,00 TL tutarında teklif alındığı, teklif sonrası toplam 6 adet hizmet formu düzenlendiği, bu firma tarafından yapılan arıza tanımlarının genel olarak donanım ve yazılım kaynaklı arızalar olduğu, üretimden kaynaklı olabileceği gibi kullanımdan kaynaklı (örneğin fiber kablo kopması) da olabileceği, raporun 9. Sayfasında verilen tabloda görüldüğü üzere kablolama ve yazılım altyapısı ile birbiriyle entegre olarak çalışan birden fazla sistemin gerçek zamanlı çalışması sırasında uyumsuzluklar olabileceği ve davacı tarafın sözleşmeyle belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, eksik veya kusurlu şekilde yerine getirdiği şeklinde bir değerlendirme yapmak için yeterli olmadığı, bu hususta davalı tarafından düzenlenmiş eksik ve/veya kusur tespit tutanağı da bulunmadığı değerlendirilmiş ayrıca raporda, Davalının ceza talebi bakımından da hesaplama yapılmış Sözleşmenin bedeli anahtar teslim götürü bedel olarak KDV hariç 4.865.000,00 TL olduğundan (md.7) bu 25 gün olarak tespit edilen gecikme süresi üzerinden yapılan hesaplamada davalının alacağı = 156.688,32 + 121.625,00 = 278.313,32 TL olarak hesaplanmıştır.
Bilirkişi raporuna davacı ve davalı davalı tarafından itiraz edilmiş bilirkişilerden ek rapor alınmıştır.
04.12.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda;
''...Yukarıda, garanti süresi içerisinde meydana gelen arızaların davacı tarafından giderilmemiş olduğu tespit edilmiştir. Kesin kabulün yapılmış olması, davacının garanti yükümlüğünü sona erdirmemekte, tam tersine bu yükümlülük kesin kabul ile başlamaktadır.
Davalı tarafından keşide edilen ihtarnamelerde de, sözleşmenin 20. maddesi gereği garanti yükümlülüğü kapsamında, garanti süresi içerisinde meydana gelen arızaların giderilmesi ihtar edilmiş ve bu yükümlülüğe aykırı davranılmış olması nedeni ile sözleşme feshedilerek teminat irat kaydedilmiştir. Bu nedenle uyuşmazlığın, sözleşmenin garantiye ilişkin hükümleri çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir.
Sözleşmenin "Garanti Şartları,Bakım/Onarım Lojistik Destek Ve Süresi" başlıklı 20. Maddesinde; "Alt yüklenici, Aselsannet'in, İdarenin ihtiyacı olan projenin temini için DMO ile imzalamış olduğu sözleşmenin Garanti koşulları ile ihale aşamasında yayınlanan idari ve teknik şartnamede istenen garanti koşullarını sözleşme süresince bedelsiz olarak yerine getirmekle yükümlüdür.
Garanti süresi boyunca alt yüklenici tarafından malın kullanım klavuzu veya diğer dökümantasyonunda belirtilen periyotlarda bakımı sağlanacaktır.
Alt yüklenicinin sözleşmede hüküm altına alınmış olmasına rağmen; bakım ve onarım yükümlülüğünü yerine getirmekten imtina etmesi veya gecikmeli olarak yerine getirmesi nedeniyle mallarda oluşacak zarar ve hasarların giderilmesinden Bilgikent sorumlu olacaktır. Bilgikent'in bakım ve onarım yükümlülüğünü tam veya zamanında yerine getirmemesi sebebiyle ortaya çıkan zarar ile bu sebeple malın onarımı imkansız hale gelmişse ve bu durum garanti kapsamı dışında ise alt yüklenici, malın aynısını ücretsiz temin etmekle yükümlü olacaktır." hükmü bulunmaktadır.
"Gecikme Halinde Cezai Şart" başlıklı 24.madde hükümlerinde; alt yüklenicinin garanti ve/veya bakım-onarım ve/veya lojistik desteğe ilişkin yükümlülüklerini ve/veya sözleşmede yer alan diğer yükümlülüklerinden/ taahhütlerinden herhangi birini yerine getirmediği durumlarda, gecikilen her gün için sözleşme bedeli üzerinden %0,1 oranında gecikme cezası kesileceği, cezalı sürenin 10 günü aşması halinde gecikilen iş kalemlerinin bir kısmını veya tamamını 3. Şahıslara yaptırmakta, gecikmeye konu iş kalemleri yapılıncaya kadar ceza kesmeye, alt yükleniciye cezalı veya cezasız ek süre verilerek taahhütlerini yerine getirmesini beklemek veya sözleşmeyi feshetmekte serbest olduğu,
"Taahhüdün Yerine Getirilmemesi" başlıklı 27. madde hükümlerinde; alt yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanlarına, şartname ve sözleşme ile eklerine uygun şekilde yerine getirilmediği, işin süresinde bitirilemediği, bakım-onarım, inşaat, montaj ve lojistik destek yükümlülüklerinin herhangi birinin veya tamamının yerine getirilmediği ve/veya sözleşmedeki diğer yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde md.24'de belirtilen oranda gecikme cezası uygulanarak gönderilecek 20 (yirmi) gün süreli ihtara rağmen aynı halin devam etmesi durumunda ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın sözleşmenin feshedileceği,
"Fesihin Sonuçları" başlıklı 28. madde hükümlerinde; Aselsannet'in sözleşmeyi feshetmesi halinde; Aselsannet'in zarara uğrayıp uğramadığına bakılmaksızın cezai şart mahiyetinde kesin teminatın gelir kaydedileceği ve mektubun bedelinin Aselsannet'in zarar ve ziyanından ve alt yüklenicinin borçlarından mahsup edilmeyeceği, Hükümleri bulunmaktadır. Davalının keşide ettiği ihtarnameler incelendiğinde;
........Netice olarak 05.07.2017 tarihinde başlayan 2 yıllık garanti süresi içerisinde meydana gelen arızalara ilişkin bildirimlerin davalı şirket tarafından yapılmış olduğu, arızaların davacı tarafından giderilmediği, dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından davalının nam ve hesabına giderilmiş olduğu, Davalı şirketin ihtarnamelerinin sözleşmeye uygun olduğu, ihtarnamelerden sonra, sözleşme yükümlülüklerinin garantisi olmak üzere davacı tarafından davalıya verilmiş olan geçerlilik tarihi 30.06.2019 olan 291.900,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun bedelinin davalı tarafından tahsil edilerek irat kaydedilmiş olduğu, davacının mektubun paraya çevrilmesi sebebi ile bankaya oluşan kredi borcunu 17.07.2019 tarihinde işleyen faizi ile birlikte 299.392,10 TL olarak bankaya ödemiş olduğu, Davalı Aselsannet'in alacakları bu dava kapsamında olmamakla beraber, kök raporumuzda yapılan gecikme bedeli hesabının KDV hariç sözleşme bedeli üzerinden yapılmış olmasının sözleşmeye uygun olduğu mütalaa edilmiştir.
Davacı vekili kök raporla ek rapor arasında çelişki bulunduğunu yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmiş ise de, ek raporda hangi sebeple kök rapordaki görüşün değiştirildiği açıklanmış olup çelişki giderilmiştir.
Dosya ek rapora gönderilmeden önce bilirkişi heyetine sonradan elektrik elektronik mühendisi de eklenmiş ise de bu bilirkişi önceki heyete katılmamış 19.10.2022 tarihli ayrı bir rapor vermiş, bu raporda da, davacı şirketin sözleşme kapsamı garanti süresi içindeki yükümlülüklerini yerine getirmediği, davalı şirketin sözleşmenin 24.7. Maddesindeki davacı nam ve hesabına 3. Kişiye işi yaptırma hakkını kullandığı, nam ve hesaba yapılan işi bedelini talep etmeyip sözleşmeyi feshederek teminat mektubunu irad kaydettiği , davalının sözleşme hükümlerini doğru işletip işletmediğinin mahkemenin takdirinde olduğu, sözleşmenin 24.7 maddesindeki sıralamaya göre kullanması halinde davacı nam ve hesabına yaptırılan iş bedelinin 136.880,00 TL olduğu, 25 günlük gecikme cezasının 121.625,00 TL TL olacağı, toplam alacağın 258.505,00 TL olacağı sözleşmeyi fesih yetkisinin kullanılması halinde de toplam 278.293,32 TL alacağı bulunduğu mütalaa edilmiş ise de, bilirkişi raporundaki hesaplamalarda kalan garanti süresi nazara alınmadan dava dışı ... Bilişim ile yapılan 1 yıllık sürenin tamamının alınmasının hatalı olduğu gerekçesi ile hesaplamalar ve rapor hükme esas alınmamıştır.
Değerlendirme: Bilirkişilerden alınan 04.12.2022 tarihli ek raporda 15.07.2019 tarihinde başlayan 2 yıllık garanti süresi içinde davalı tarafından davacıya arıza ihbarları yapıldığı, ancak davacının ihbara rağmen arıza ve bakım hizmetini vermediği, arızaların dava dışı ... Bilişim tarafından giderilmiş olduğu tespit edilmiştir.
Davalı da arıza bildirim tarihleri itibariyle garanti süresinin dolmadığını kabul etmekle birlikte 06.03.2019- 05.04.2019- 15.06.2019 tarihli ihtarnamelerin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini arızalardan usulünce haberdar edilmediğini, savunmuştur. Taraflar tacir olup basiretli tacir olarak sözleşme ve kanuna uygun hareket etmek zorundadır. Sözleşmenin 1. Maddesine göre davacı taraf adresini değiştirdiği takdirde davalıya bildirimde bulunmak zorundadır. Davacının davalıya gönderdiği tarihsiz yazıda sözleşmedeki adresinin 21.06.2019 tarihinde değiştiği belirtilmiş ise de, davalı bu bildirim yazısının tarihinin 17.07.2019 olduğunu kendilerine 07.08.2019 tarihinde ulaştığını beyan etmiştir.
Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan adres değişikliği ilanı 26.06.2019 tarihi olduğundan davacının gönderdiği yazının içeriğinin gerçeği yansıtmadığı kabul edilmiştir. Sözleşme konusu işin veri merkezi altyapı donanım ve yazılım işi olması işin önemine binaen 3. Şahıs ile irtibata geçerek 11.04.2019 tarihinde teklif alması ve sonrasında da arıza bakım sözleşmesi yapmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davacı vekili davacının garanti yükümlülüğünü yerine getirmediği varsayılsa dahi bu edinin tali edim olduğunu, arıza giderim yükümlülüğünün ihlali ile 291.900 TL lık teminatın gelir kaydedilmesinin menfaatler dengesine ve hakkaniyete uygun olmayacağını, davalının ancak sözleşmenin 14.6.2. Maddesi gereğince 3. Kişiye yaptırdığı hizmet bedelini teminat mektubundan düşebileceğini, fesih hakkını kullanmayacağının savunmuştur.
Sözleşmenin 24. Maddesinin 24.3. Maddesinde garanti bakım onarım veya lojistik desteğine ilişkin yükümlülüklerin ihlali halinde sözleşme bedeli üzerinden %01 oranında gecikme cezası kesileceği, cezalı sürenin 10 günü geçmesi halinde de nam ve hesabına 3. Şahıslara yaptırmakta serbest olduğu, ek süre vererek taahhütlerini yerine getirmeyi beklemek yada sözleşmeyi feshetmekte serbest olduğu düzenlenmiştir.
Sözleşmenin 14.6. Maddesinde alt yüklenicinin bakım ve düzeltme sorumluluğu başlığı altındaki düzenlemede de; İşin kesin kabulüne kadar sorumluluğun alt yüklenicide olduğu, işlerdeki eksik ve kusurlu işlerden dolayı alt yüklenici edimini yapmadığında yüklenicinin işi yapacağı veya 3. Kişiye yaptırması durumunda masraflarını fiyat farkları ile birlikte alt yüklenicinin alacağından keseceği düzenlenmiş olup bu madde sözleşmenin 24. Maddesindeki fesih hakkını ortadan kaldırır nitelikte olmayıp , davalının sözleşmenin 24. Maddesindeki prosedürü uygulayarak sözleşmeyi feshedip, sözleşmenin 28.1.1. Maddesini uygulayarak teminat mektubunu nakde çevirip irat kaydetmesinde sözleşmeye ve hukuka aykırılık görülmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL harçtan, dava açılışında alınan 4.984,93 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 4.904,23 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 43.866,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE,
Dair, Davacı/Vekili Av. Ferdi KAROĞLU, Davalı/Vekili Av. Beste YÜCE SANVER' in yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2022
Katip ...
Hakim...
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."