T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/327
KARAR NO: 2023/66
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... -
VEKİLLERİ: Av. ... ...
Av. ... -
Av. ... - [..
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ... -
Av. ... -
Av. ... -..
DAVA: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/02/2014
KARAR TARİHİ: 10/02/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkilinin marka değerini ve itibarını düşürücü ajans ve yöneticilerinin ticari itibarını ve iktisadi faaliyetlerini zedeleyici, haksız rekabete neden olacak asılsız isnatlarda bulunarak hemen hemen her gün ....karalamaya yönelik haberler yayınladığını, ilgili gazeteler ve internet hesaplarından...ve dolayısı ile yetkili ve çalışanlarının ticari ve iktisadi itibarının zedelendiğini, yanıltıcı gereksiz, incitici açıklamalarla marka değerinin küçültülmeye çalışıldığını, davalının bu fiillerinin TTK açısından haksız rekabet oluşturduğunu ve bu fiillerin korunmasının mümkün bulunmadığını, TTK'nın haksız rekabet başlıklı 4.kısmında yer alan 54. maddesine göre "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" hükmünün düzenlendiğini, devamındaki 55.maddenin dürüstlük kuralına aykırı davranışları açıkca belirttiğini ve bu maddelere aykırı davranışların basım, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşlarının sorumluluğuna ilişkin 58.madde ve devamında da ayrıntılı olarak yer aldığını ileri sürerek, TTK.nun 61.maddesi kapsamında davalının bu eylemleri konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin bu eylemlerden maddi ve manevi zarar gördüğü ve ticari itibari zedelendiği için TTK.nun 56.maddesinin (b) fıkrası uyarınca davalının haksız rekabete sebep olan fiillerden men edilmesi ile, TTK.nun 56/c fıkrası uyarınca haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ve tecavüzün önlenmesine, bunun mümkün olmaması halinde ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, TTK.56/d fıkrası uyarınca davalı tarafdan şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulmasına, yine davalı tarafın 1.000,00 TL manevi tazmittan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile sorumlu tutulmasına, bu istemler için davalı şirket ile diğer ilgililerin müştereken ve müteselsilen mahkum edilmelerine ve verilen hükmün masrafı davalıdan alınmak üzere ilgili mevzuat gereği ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının ... isimli müvekkili şirkete ait internet sitesinde haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğuna ilişkin iddialarının kabul edilemeyeceğini, çok genel bir dava dilekçesi yazıldığını, bu internet sitesindeki hangi haberin haksız rekabet teşkil ettiğinin bildirilmediğini, davacının iddiasının somut verilere dayandırılmadığını, dava dilekçesine eklenen haberin internet çıktısının www.interpress.com isimli bir sitenin ekran çıktısı olup bu ekte "savcı değişti. Bilal gizlice ifade verdi" başlıklı haberin yer aldığını, bu haberin müvekkili şirkete ait internet sitesinde yayınlanmadığını, müvekkile ait internet sitesinden alınmış böyle bir haberin çıktısının da gönderilmediğini, haberin sözcü gazetesinde yayınlandığını, sözcü gazetesinin ise müvekkili şirket ile bağlantısının bulunmadığını, müvekkili şirketin sadece internetteki sitenin sahibi olduğunu, bu haber içeriğinde de davacı ile ilgili hiç bir ifade yer almadığını, ... 5 Şubatta gizlice ifade vermiş" başlıklı haberdeki bilginin basına sızmasının ardından davacının "... Adalet Sarayına 5 Şubatta gitti" ifadelerine yer verildiğini bu haberin yine müvekkil şirkete ait sitede yayınlanmadığını, bu cümle içeriğinden haksız rekabet teşkil edecek bir eyleme rastlanılmadığını, tedbir talebinin haksız olduğunu, müvekkil şirket tarafından yapılan ve yayınlanan haberlerin somut verilere dayanan görünürdeki gerçekliğe uygun olan haber ve içerik arasında bağlantı bulunun güncel haberler olduğunu, yayın polikası gereğince haberin verilmesindeki tek amacın, kamu yararı olup kişilerin ve kurumların kişilik haklarını zedelemek gibi bir maksadın olmadığını, Anayasa'dan ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan ifade özgürlüğüne dayalı haberler nedeniyle açılan ve karşı tarafça da somut verilere dayandırılamayan bu davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E :
Dava; davacı şirkete ait internet sitesinde yayınlandığı iddia edilen haberin davacı tarafın ticari ve iktisadi itibarını zedelediği, maddi ve manevi yönden zarara uğranıldığı gerekçesi ile haksız rekabete dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat istemi ile haksız rekabete konu teşkil edecek araçların ve malların imhası ve verilecek mahkeme kararının ilan edilmesi istemine ilişkindir.
İnternet üzerinden ...'nin,... sicil nolu ... aleyhine imtiyaz sahibi ...olduğu, sözcü internet yayın yönetmeninin ... sorumlu müdürün ... bulunduğu ve iletişim adresinin ...olarak yer aldığı görülmüştür.
Davalı ...'dan teşekkül ettiği,...sayılı nüshası ile belirlenmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Ticaret Kanunun ve devamı maddeleri gereğince tarafların iddia ve savunmalarında yer alan hususların haksız rekabet unsurları taşıyıp taşımadığı, bir başka değişle haksız rekabetin gerçekleşip gerçekleşmediği, uğranılan zarar miktarı, uğranılan zarar var ise talep edilen tazminatla zararın uyumlu olup olmadığı, ayrıca manevi tazminat şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin tüm belgeler, yazılar, internet adresine ilişkin belgeler ve davalı şirkete ait ... gelir vergisi beyannameleri getirtilmiş, uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ...12/10/2015 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; "Davacının...adresinde 15/02/2014 tarihli "... Gazetesi" referans alınarak davaya konu haberin ...'dan yararlanılarak servis edilmiş olduğu ve bu nedenle davacının isminin haksız kullanılarak itibarının zedelendiği iddiası ile dava açıldığını, davalı vekillerinin bu haberin sözcü gazetesinde yayınlandığını, kendilerinin bu gazete ile ilgilerinin olmadığını beyan ettiklerini, ... gelen cevapta marka tescillerine ait fotokopilerde benzer markaların olmadığının görüldüğünü, harici yapılan incelemede davalı İnternet sitesi sahibinin ".... ise sahibinin ... imtiyaz sahibinin ...olduğunu,
Davalının sahibi olduğunu iddia ettiği bilirkişi raporlarına ekledikleri 05/10/2015 tarihli çıktı ile ibraz edilen ... adresindeki iletişim bilgilerinden ilgili sayfada hem gazetenin hem de sözcü Web iletişim bilgilerinin verilmiş olduğunu, bu bilgilere göre sözcü gazetesinin adresinin de ...olarak yer aldığını, her iki yayın organının reklam, rezervasyon iletişim bilgilerinin ve e-posta adreslerinin aynı olduğunun görüldüğünü, dosya içeriğindeki belgelerden de davalı şirket adına vekil eden kişinin sözcü gazetesinin imtiyaz sahibinin aynı kişi ... olduğunun tesbit edildiğini,
Gerek davalı şirketin gerekse haberin kaynağının alındığı internet sitelerinin yöneticilerinin aynı kişiler olduğunu, ancak her iki şirketin de TTK.hükümlerince kurulmuş farklı tüzel kişilikler olduğunu, eylemin gerçekleşmiş olduğu işlemlerin farklı tüzel kişiler bulunması nedeniyle eylem sonucunda sadece eylemi gerçekleştiren tüzel kişiliğin aleyhinde dava açılması gerektiğini, bu nedenle de davanın sözcü gazetesinde yayınlanan haber nedeniyle ...'ye açılmış olduğunu, ancak sözcü gazetesinin sahibinin ise... bulunduğunun tesbit edildiğini,
Davacının belgeleri ve TTK.nun 54 ve devamı maddelerinde sayılan haksız rekabet koşullarının tek bir haber ile oluşmasının mümkün olmayacağını ve bu nedenle davacının tazminat talebinde haklı bulunmadığını, davacının iddia ettiği davalı tarafın elde ettiği menfaatlerin tesbiti yönünden ise incelemenin, davalının merkez adresi olan İstanbul'da yaptırılabileceğini belirttikleri" görülmüştür.
Davalı şirketin defterlerinin incelenmesi için yazılan talimatın ikmal edilerek döndüğü ve davalı şirket defterlerini inceleyen Mali Müşavir...'ın 21/07/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı şirketin 2013 ve 2014 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tastiklerinin zamanında yapıldığını, usulüne uygun tutulduğunu, bu nedenle sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davalı şirketin 2014 yılına ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede doğrudan dava konusu habere bağlı olarak davalı şirketin elde ettiği maddi bir menfaat bulunduğunu gösteren herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığını, davalı şirketin dava konusu haber nedeniyle varsa elde etmiş olabileceği menfaat, dava konusu haberin yapıldığı dönemdeki satış rakamları ile önceki dönem satış rakamları kıyaslanmak suretiyle tesbit edilmeye çalışıldığını, bunun için liste hazırladıklarını, haberin yapıldığı 2014 yılı şubat ayı içinde bulunduğu 2014 yılının ilk 3 aylık döneminin, bir önceki yılın ilk 3.aylık dönemine göre kıyaslandığında, davalı şirketin net satışlarında 356.164,15 TL'lik bir artış bulunduğunun görüldüğünü, ancak davalı defterlerine göre bu artışın dava konusu haberden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tesbit etmenin mümkün bulunmadığını, taktirin mahkemeye ait olduğunu,
Davalı şirketin satışlarında meydana gelen artışın dava konusu haberden kaynaklandığının kabul edilmesi halinde, haberin yayınlandığı 15/02/2014 tarihinden 18/02/2014 dava tarihine kadar olan 3 günlük sürede davalı şirketin elde ettiği menfeatin yapılan hesap tablosunda da görüleceği üzere 11.872,23 TL olarak belirlendiği şeklinde" görüş bildirmiştir.
Mahkememizce; "haksız rekabet için haksız ticari kullanımın olması gerektiği, somut olayda haksız bir kullanımın bulunmadığı, davacının bu haber nedeniyle doğrudan ya da dolaylı zarara uğradığının ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacının kararı istinaf etmesi üzerine... Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararının, "HMK'nın 31. Maddesi uyarınca davacının davasını açıklamasının istenmesi, sonrasında mutlaka bir bilgisayar mühendisi aracalığıyla inceleme yaptırılması suretiyle, 18/02/2014 olay tarihi itibariyle ..." isimli internet sitelerinin sahiplerinin kimler olduğunun, dava konusu haberin bunlardan hangisinde yayamlandığının, buna göre davanın doğru hasıma yöneltilmiş olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kaldırıldığı dosyanın yukarıdaki esasa kaydedildiği görülmüştür.
19/12/2022 tarihli bilgisayar mühendisi ...ve Nitelikli Hesap Uzmanı ...'den aldırılan bilirkişi raporunda özetle; "14.12.2022 tarihinde internet üzerinden yapılan araştırmalarda, "..." internet sitesinin, "... davalı şirkete ait olmadığı,
14.12.2022 tarihinde internet üzerinden yapılan araştırmalarda, gerek "... internet sitesi içesindeki arama motoru aramasında gerekse "..." internet sitesi içesindeki arama motoru aramasında internet sitesinde "Savcı Değişti ... İfade Verdi." başlıklı yazı görülemediği gibi..." arama motorunda da böyle başlıklı bir yazı listelenemediği,
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, dava.... nin 18.02.2014 olan dava tarihinde ..." isimli internet sitesinin sahibi olduğu, davacı tarafın dava konusu haberin Sözcü Gazetesinde yayımlandığını iddia ettiği, davalı şirketin Sözcü Gazetesi ile bir bağlantısının bulunmadığı,
Sayın Mahkemenizde aksi kanaat hasıl olması halinde, 21.07.2016 tarihli bilirkişi raporunda davalı ticari defterlerinin incelenmesinde dava konusu haberin yayımlandığı, 15.02.2014- 18.02.2014 tarihleri arasında 3 günde davalının satışlarında toplam 11.872,23 TL artış meydana geldiği tespit edilmişse de, sonuçta bu artışın dava konusu haber nedeniyle meydana gelip gelmediğinin tespitinin mümkün olmadığı ve davacı tarafından dava konusu haberin yayımlanması nedeniyle başkaca somut bir zarar iddiasının bulunmaması nedeniyle maddi tazminat hesabı yapılmasının da mümkün olmadığı" rapor edilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının .." isimli medya takip merkezi olan internet sitesinden alındığı ve ".." yayımlandığı iddia edilen haber nedeniyle davacının maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadığına, haberin yayınlandığı sitelerin davalıyla ilgisi bulunup bulunmadığına ilişkin olarak yapılan yargılama sonucunda; dava tarihi itibariyle davalı şirketin...." isimli internet sitesinin sahibi olduğu, ancak davalı şirketin ..." internet sitesiyle ve "... Gazetesiyle" bir bağlantısının bulunmadığı gibi bu davanın açılmasından sonra davalının "...isimli internet sitesini de ... isimli internet sitesinde yayımlandığına dair bilgi ve bulgu bulunmadığı da görülmüş olup davalı aleyhine açılan tüm talepler bakımından davanın husumetten reddine karar vermek gerektiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davacının davasının husumet yokluğundan REDDİNE,
2) Dava açılışında alınan 102,50 TL peşin harcın alınması gereken 80,70 TL harçtan düşülmesi ile bakiye 21,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE,
3) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 6.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
4) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE,
İlişkin, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde... kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2023
Katip ...
Hakim ...
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."