T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/380 Esas - 2023/144
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/380 Esas
KARAR NO: 2023/144
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM:...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ: Av. ..
Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/05/2022
KARAR TARİHİ: 22/03/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalıdan faturaya dayalı alacağının bulunduğu, fatura ve cari hesap alacağının tahsili için yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, davalının düzenlemiş olduğu iade faturalarının kabul edilmediğini, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının vermiş olduğu fiyat teklifi üzerine davacıdan 6 farklı özellikte malzeme satın alındığını, dava açılmadan önce 681.324,95 TL ödeme yapıldığını, davacıdan satın alınan ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğunu, iade faturası ve fiyat farkı faturasının düzenlendiğini, ayıplı ürünleri teslim etmeye çalıştıklarında davacının ürünleri almaktan imtina ettiğini, davalının fazladan nakliye masrafına maruz kaldığını, ürünlerin halen Kayseri' deki bir depoda tutulduğunu, bilirkişi raporu alınmasını, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E :
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
.. Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde: Davacı tarafından davalı aleyhine 19/04/2022 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 499.999,99-TL asıl alacak, 12.925,84-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 512.925,83-TL istendiği, takibin dayanağının 6 adet fatura olduğu, ödeme emrinin davalıya 26/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 29/04/2022 tarihinde yetkiye, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Para alacağının tahsili için yapılan icra takibinde 6098 sayılı TBKnun 89. Maddesi gereğince yetkili icra dairesi alacaklının icra dairesi olduğundan davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın reddine karar verilerek dava şartlarının tamam olduğu, tespiti ile uyuşmazlığın esastan incelenmesine karar verilmiştir.
Davacı ve davalı arasında değişik kalite standartta vida satımı ilişkin sözleşme bulunduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Davalı savunmasında davacının gönderdiği ürünlerin ayıplı olduğunu, 20.04.2022 tarihinde 118.092,35 TL tutarında iade faturası düzenleyip gönderdiğini, ayrıca davacı iade edilecek ürün yerine kullanılmak üzere 3. kişi tedarikçilerden temin edilen eş değer malzeme karışlığı olarak fazladan ödemek zorunda kalınan 67.321,19 TL tutarında fiyat farkı faturası düzenlendiğini, kullanılamaz ürünler sebebi ile davalının zarara uğradığını, beyan etmiş ayıplı ürünlere dair dava sonuçlandığı tarihte yeniden hesaplama yapılması gereken depo masrafları ve iade için gerekli nakliye masraflarına maruz kaldığını belirtmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda satıcının ayıptan sorumluluğu m.219 vd. hükümlerinde düzenlenmiştir. Bu hükümlerde satıcının ayıptan sorumlu tutulabilmesi için alıcının bazı yükümlülükleri yerine getirmek zorunda olduğu kabul edilmiştir.
Satış işleminin her iki tarafının da tacir olması durumunda ticari satıştan söz edilir ve bu durumda ayıplı malın ihbar sürelerinde tacirler bakımından farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Ayıp ihbarı, alıcının ayıp nedeniyle doğan seçimlik haklarını kullanabilmesi amacıyla yapılması gereken bir bildirimdir.
6102 sayılı TTK. m. 23/c bendine göre, ticari satımlar söz konusu olduğunda ayıptan doğan hakların kullanılması için malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Satım konusu malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarının korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. TTK. m. 18/III’de sayıldığı şekilde bir ihbar yapılmamıştır.
Yasal süre içinde ayıp ihbarının yapılmaması alıcının Kanundan doğan seçimlik haklarına başvuramaması sonucu doğurmaktadır. Bu durumda, alıcı tacir malı satın aldığı hali ile kabul etmekte ve seçimlik haklara başvuru hakkını kaybetmektedir. Bu seçimlik haklar; alıcının, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakki; satılanı alıkoyup, ayıp oranında bedelde indirim yapılmasını isteme hakki; aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, tüm masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakki; imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep hakkıdır.
Davalı kanunda belirtilen süre içerisinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispat edememiştir. Mahalinde yapılan inceleme ile makine mühendisi tarafından düzenlenen 05/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda da dava konusu vidaların yüzey sertliği test sonuçlarına göre ayıplı olmadığı, fiyat teklifinde herhangi bir teknik özellik yer almadığı, teknik şartname ya da mekanik özellik ( malzeme kimyasal kompozisyonu, sertlik , maks, çekme dayanımı ve dayanık parametreleri) bulunmadığı vidaların ayıplı olduğu yönündeki iddaanın teknik olarak mümkün olmadığı sandviç panel vidalarının ayıplı olduğuna dair açık bir bulguya erişilemediği müteala edilmiştir.
HMK 222 maddesi gereğince tarafların ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, davacı şirketin elektronik defter kayıtlarına göre takip tarihi itirabari ile davacının davalıdan faturaya dayalı olarak 499.999,99 TL bakiye alacağı kayıtlı olduğu tespit edilmiş, davalı şirketin ticari kayıtları ile davalı şirketin muavin defter kayıtlarına göre 08/04/2022 tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 500.000,00 TL bakiye alacağı kayıtlı olduğu, davalı şirketin fiyat farkı, fire ve ayıplı ürün açıklamalı faturasının davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığı, belirtilmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna süre içerisinde itiraz etmemiştir. Ayıplı mal satışına ilişkin yemin teklifi talebinde bulunmuş ise de satılan mal ayıplı olsa dahi (bilirkişi raporuna göre ayıplı satış tespit edilemedi) süresinde ayıp ihbarında bulunmadığından bu hakkı düşmüştür. Davalının yemin teklifi mahkememizce yerinde görülmeyerek tahkikata son verilmiş, tarafların defterlerinde kayıtlı, BA bildirimi ile vergi dairesine bildiri yapılan faturalardan dolayı takip tarihi ile davalının davacıya 499.999,99 TL borcu olduğu, davalının davacıya düzenlediği fire, ayıplı ürün vs faturalarının hukuki netice doğurmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, alacağın likit ( bilirlenebilir) olduğu gerekçesi ile hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden davacı lehine % 20 icra inkar tazminatına hükmelidelerek aşagıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KABULÜNE,
Davalının...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın dava konusu edilen takipteki asıl alacak miktarı olan 499.999,99 TL bakımından iptali ile, takibin bu miktar asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına,
Asıl alacak likit olduğundan 499.999,99 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 34.155,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 5.974,12 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 28.180,88 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 5.974,12 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 200,50 TL posta gideri, olmak üzere toplam 7.255,32 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5) Davalı tarafından yapılan 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 500,00 TL taksi ücreti ve 571,90 TL keşif harcı olmak üzere toplam 2.071,90 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 73.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
7) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra İADESİNE,
Dair, Davacı/Vekili Av. ..., Davalı/Vekili Av. ... (e duruşma) yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/03/2023
Katip ...
Hakim ...
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."