T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/458 Esas - 2023/146
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/458 Esas
KARAR NO: 2023/146
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM...
KATİP..
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av....
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ..
DAVA: İtirazın İptali (Rekabet Yasağı Sözleşmesinden Kaynaklanan )
DAVA TARİHİ: 24/06/2022
KARAR TARİHİ: 22/03/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının davacı şirkette satış temsilcisi olarak çalıştıktan sonra iş akdini istifa ederek sonlandırdığını, çalışma döneminde davacının ticari sırlarına vakif olduğunu, davalının iş akdi sona erdikten sonra aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirkette işe girdiğini, davalının davacı şirkette çalışırken imzalamış olduğu iş sözleşmesindeki rekabet etmeme yasağını ihlal ettiğini, davalı hakkında sözleşmede ön görülen cezai şartın tahsili için icra takibi yapıldığını, haksız olarak takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın şimdilik 20.000,00 TL' lik kısma için iptalini, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, 13/01/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava miktarını 41.176,50 TL' ye arttırmıştır.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sözleşmedeki rekabet yasağının genel işlem koşulu olup, davalı bakımından geçersiz olduğunu, sözleşmedeki rekabet yasağının tür yönünden sınırlama getirilmemiş olduğundan geçersiz olduğunu, ayrıca işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürdüğünden geçersiz olduğunu, davalının şirket kurmadığını, bir şirkete ortak olmadığını, ailesinin geçimini sağlamak için tek bildiği iş olan asansör satış işini yapmak için çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E :
Dava, işyerinden ayrılan işçinin rekabet yasağı sözleşmesini ihlali sebebi ile cezai şart alacağının tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır .
...Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde: Davacı tarafından davalı aleyhine 23/04/2022 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 41.176,50 TL asıl alacak olmak üzere toplam 41.176,50 TL istendiği, takibin dayanağının cezai şart talebi olduğu, ödeme emrinin davalıya 09/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 09/05/2022 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
Davacı ve davalı arasında 31/07/2015 tarihinde imzalanan iş sözleşmesinin 12. Maddesinde “Personel, hem iş sözleşmesinin devamı süresince, hem de iş sözleşmesi sona erdikten sonra 2 yıl süreyle .... sınırları içerisinde işverenle rekabet edecek bir iş yapamaz, şirket kuramaz, şirkete ortak olamaz veyahut başka bir sıfatla görev alamaz, aynı sektörde faaliyet gösteren bir işyerinde, hangi unvan ve görevle olursa olsun, çalışamaz. Bu hükme aykırı hareket halinde işçi, işverene bu işyerinde çalıştığı sürede aldığı brüt ücretin 5 katı tutarında tazminat öder. İşverenin zararı cezai şart miktarını aşmışsa, işçi fazlasını tazminle yükümlüdür. İncelenen sözleşme kanuna uygun olup geçerli bir sözleşme olarak kabul edilmiştir.
Davalı işçinin, bu rekabet yasağı kaydına rağmen iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacı ile aynı işi yapan aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başladığı gözetildiğinde, işletmenin bulunduğu yer, yapılan iş ve davalının işletmedeki durumu değerlendirilerek davacı şirket ile davalının çalışmaya başladığı şirketin faaliyet alanlarının tespiti, davalının, davacıda çalışırken yaptığı işe bağlı olarak şirket sırlarına vakıf olabilecek pozisyonda bulunup bulunmadığının ve davalının öğrendiği bilgileri rakip bir işletmede kullanarak eski işverenine önemli ölçüde bir zarar verme ihtimalinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Tanık beyanları;
Davacı tanığı Yusuf Kadıköy, Davalının 6-7 yıl davacı şirkette çalıştığını ürünleri, fiyatları ve müşteri çevresini bildiğini, davalı şirketten ayrıldıktan sonra Rizeli Müşterilerinden sumay asansöre satış yapmak istediklerinde Ufuk Aksoy ile çalıştıklarını söyleyerek davacı şirketten alım yapmadıklarını asansör imalathanın teknik kısmının satış elemanları tarafından bilinmediği bu konunun imalat bölümünün bilgisinde olduğunun satış temsilcilerinin müşteri çevresini bildiklerini beyan etmiştir.
Davacı tanığı Sedat Gülbahar, beyanında satış pazarlamanın en önemli unsurlarının birisinin kalite ve fiyat yönünden müşteriyi memnun etmek olduğunu satış elamanlarının bölgede uzun süre çalıştıklarını, böylelikle pazarlama elemanı ile müşteriler arasında karşılıklı güven oluştuğunu davalının 6 yıl Karadeniz bölgesinde satış pazarlama yaptığını,davalı işten ayrıldıktan sonra ...bölgesinde aynı performansı yakalamayamadıklarını, o bölgede satış oranlarının düştüğünü, her bölgenin müşterilerinin yer aldığı listelerinin bulunduğunu, bu listelere yönetim tarafından izin verilen elemanlarının ulaştığını davalınında listeye ulaşma yetkisi bulunduğunu davalı işten ayrıldıktan sonra davalının şirket uzantılı e postasını e mail ile müşteri carilerini içerir bir excell dosyası düştüğünü davalının eşininde davacı şirkette satış pazarlama olarak çalışıp davacıdan önce şirketten ayrıldığını beyan etmiştir.
Davalı tanığı ... davalının eşi olduğunu, eşinin şehir dışında çalışması sebebi ile ailesi ile ilgilenmediğini bütün yükün kendisinde olduğunu, eşinin ağır şartlar altında çalıştığını, pskolojik mobing uygulandıklarını, iş yerinden istifa ettiğini beyan etmiştir.
Davalı tanığı Mustafa Özen, kendisinde davacı firmada bir dönem çalıştığını, firma sırlarını bilmediklerini montaj firmaları ile görüşüp montaj firmasının elinde proje var ise projenin kapı ve kabin ihtiyacını ve taleplerini değerlendirip, ihtiyacı olduğun dönemi belirlenmeye çalıştığını yeni ürün varsa tanıtımını yaptıklarını, şirketi hatırlatmak için müşteri ziyaretleri yaptıklarını, fiyat listelerinde iskonto oranlarının yazdığını, rotasyon şeklinde çalıştıklarını, beyan etmiştir.
Davalı tanığı ..., Davalıyla ailecek görüştüklerini davalının şehir dışı seyahatları sebebi ile ailesi ile ilgilenemediğini, çocuğunun sınavlara hazırlandığı dönemde babasının evde olmasını istediği sebebi ile bu yüzden davalının işten ayrıldığını beyan etmiştir.
Uyuşmazlık konularında rapor alınmasına karar verilmiş, dosya üç kişilik bilirkişi heyetine tebliği edilmiş, bilirkişi raporunda sözleşmedeki rekabet yasağı kaynağının ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlaması ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasını iş verinin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması gerektiğini somut olayda taraflar arasında bir iş akdi olduğu bu iş akdinin rekabet yasağına ilişkin hüküm içerdiğini, tanık anlatımlarına göre asansör yönetimine ilişkin bilgi sahibi olmadığı, müşteri portföyüne ulaşmanın kolay olduğunu, iş sırrı olarak değerlendirmesine imkan bulunmadığını, dava dışı sumay asansörün davacı şirkette çalışmayı bıraktığını, ticari defterlerde yapılan incelemede, bu hususun iş verenin önemli bir zararını sebebiyet verebilecek nitelikte olmadığı, ticari hayatta önceliğin müşteri danışmanın kim olduğu değil davacının sunduğu malların, kalitesi ve fiyatı olduğunu, bilirkişilerin kanaati olarak davacının iştigal ettiği sektör göz önüne alındığında müşteri danışmanlarının etkisinin az olduğu, rekabeti sağlayan unsurun malların kalitesi ve fiyatı olduğu, fiyat teklifinin müşteri danışmanı tarafından biliniyor olmasının önemli olmadığı fiyat tekliflerinin gizli olmadığı, sonuç olarak işçinin vakıf olduğu bilgileri kullanılmasını iş verenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olmadığı, TTK anlamında bir iş sırrı niteliğinde bilgiye sahip olmadığı, mahkemece haksız rekabet ve iş sözleşmesinin, aykırılık olduğu yönünde değerlendirme yapılması halinde, hesaplanan maddi tazminat tutarının 41.176,50 olabileceği müteala edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 12. Maddesinde rekabet yasağı düzenlenmiş, davalı sözleşmeyi ihlal etmiştir.
TBK nun 446. Maddesine göre, Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür.
Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.
İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.
Somut olayda davacı ceza koşulunu aşan zararın tazmini değil sözleşmede kararlaştırılan ceza koşunun ödenmesini istemiştir. Bilirkişi raporunda davalının üretim sırlarına vakıf olmadığı, satış pazarlama işinde müşterilerin satışa arz edilen ürünün kalitesine ve fiyatına göre tercih yaptıkları satış danışmanının kim olduğunun önemi olmadığı , davalının aynı sektördeki başka bir şirkette çalışmasının davacıyı önemli zarara uğratmayacağı belirtilmiş ise de bu görüşe mahkememizce itibar edilmemiştir.
Kanuna ve Yargıtay Kararlarına ...Karar ) göre rekabet yasağına aykırılık halinde zararın doğması şart olmayıp, ayrıldıktan sonra çalıştığı şirketin aynı iş kolunda faaliyette bulunması kanunun aradığı anlamda bir tehlikenin ve zararın varlığı, önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir.
Davalı davacı şirkette 6-7 yıl Karadeniz Bölgesi satış sorumlusu olarak çalışmıştır. davalının davacı şirkette bölge satış temsilcisi olarak görev yaptığı, davalının ifa ettiği görev gereği davacı şirketin müşterilerini tanıyacak, pazarlama ve müşteri ilişkilerine vakıf olacak bir pozisyonda çalıştığı ve davacı şirket ile davalının işe başlamış olduğu dava dışı Karaaytu Asansör şirketinin aynı iş kolunda faaliyette bulunması kanunun aradığı anlamda bir tehlikenin ve zararın varlığı için yeterli olup davalının, rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiği, davalının işten ayrılmadan önceki son brüt ücreti dikkate alınarak davacının davalıdan 41.176,50 TL talep edebileceği, paranın alım gücü, mali ve sosyal durumuna göre bu miktarın tenkisi gerekmediği gerekçesi ile açılan davanın kabulüne, alacağın likit olmadığı gerekçesi ile davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KABULÜNE,
Davalının ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 41.176,50 TL alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilerek devamına,
Yasal şartlar oluşmadığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.812,77 TL harçtan, dava açılışında alınan 135,67 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 361,65 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 497,32 TL harcın düşülmesi ile bakiye 2.315,45 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 800,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 135,67 TL peşin harç, 361,65 TL ıslah harcı, 80,70 TL başvurma harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 322,25 TL posta gideri, olmak üzere toplam 3.900,27 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde... istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/03/2023
Katip ...5
Hakim ...
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."