T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/550 Esas - 2024/434
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2022/550
KARAR NO : 2024/434
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2022
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 13/08/2024
Mahkememizde açılan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin turizm ve seyahat acenteliği konusunda ticari faaliyet yürüttüğünü, müvekkilinin yürüttüğü iş için araç satın almak amacıyla 2022 yılı Nisan ayında “... ... ... ” isimli internet sitesinde ilanları incelerken ... ... ... No'lu ilanda dava konusu ... plakalı... ... ... aracı görüp beğendiğini, söz konusu aracı satın almak için yetkilendirilen dava dışı ... ... ... tarafından davalı ile aracı satın alma konusunda iletişime geçildiğini, yapılan görüşmelerde aracın davalının yetkilisi bulunduğu dava dışı şirket ... ... ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. üzerine kayıtlı bulunduğunu önce kendi adına devri gerektiğini akabinde satışının yapılacağının belirtildiğini, aracın satışı konusunda anlaşmaya varılması üzerine ...... ... ... tarihli Araç Satış Sözleşmesi ile müvekkili şirketi temsilen ... ... ... marka aracın satış bedeli KDV dahil 550.000,00 TL bedel üzerinden satın alındığını, aracı satın alan müvekkilinin aracın bulunduğu Ankara’dan teslim alıp İstanbul’a getirdiğini, müvekkilinin yürüttüğü iş kapsamında kullanımında bulunan aracın 06/07/2022 tarihinde Sapanca-Kartepe yolunda seyir halindeyken motor arızası vermesi nedeni ile istop edip durdurduğunu, bulunduğu noktadan çekici vasıtası ile İstanbul’a getirilen aracın, ertesi sabah 07/07/2022 tarihinde yetkili servise götürüldüğünü ve bir gün sonrasında da 08/07/2022 tarihinde arızanın tespiti için araç muayenesi yapıldığını,... ... ... -... ... yetkili serviste yapılan muayene sonucu araçta “motor kısmında yağ kaçağı olduğu, motor beyni soket tırnaklarının kırık olduğu, araçta yatak vurma sesi mevcut olduğu” tespit edildiğini ve mevcut arızanın “motor yatak sarması” arızası olduğu ve motorun komple değişmesi gerektiğinin bildirildiğini, belirterek; öncelikle aracın ayıpsız bir örneği ile değiştirilmesine, mümkün olmadığı takdirde araç bedelinde indirim yapılmak suretiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100,00 TL ödemenin araç satım tarihinden itibaren , yine fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL onarım masrafının, 100,00 TL ikame araç bedelinin ve 100,00 TL tespit masrafının bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 09/01/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; Onarım bedelini 439.301,901 TL'ye ikame araç bedelini ise 27.111,00TL ye yükselterek temerrüt tarihinden itibaren yasal faizden az olmayan en yüksek faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç satış ilanında aracın ağır hasar kayıdının olduğunu, hasar miktarları, aracın mevcut durumu ve halihazırda var olan hasarları, çalışmayan parçalarının açıkça bildirildiğini, davacı tarafından araçta inceleme de yapıldığını, bunun üzerine davacı tarafından öncelikle araç bedelinde indirim yapılması için müvekkiline ısrarcı olunduğunu, müvekkilince indirim yapılmadığını, bunun üzerine davacı tarafından araca 100.000,00-TL masraf yapılacağının söylendiğini ancak müvekkilince teklif edilen fiyata aracın satılamayacağının söylendiğini, aracın 570.000,00-TL üzerinden ilana koyulup, davacı ile yapılan görüşmeler sonucu 550. 000,00-TL’ye satıldığını, davacı tarafından daha az bedel ödemek için verilen çabadan sonra, haksız isnatlarla kötü niyetli olarak müvekkilinden tazminat talebinde bulunulmakta olduğunu, davaya ilişkin görevsizlik itirazlarının olduğunu, bu davanın yürütülen iş kapsamında kullanılacak aracın satış ilişkisinden kaynaklı olduğu için ticari olduğunun TTK nun 23. Maddesi gereğince ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
DELLİLER , DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, satılan aracın ayıplı olduğu iddiası ile ayıpsız misliyle değişimi mümkün olmaması halinde onarım bedeli ile ikame araç bedeli istemine ilişkindir.
Davacı vekili delil olarak; araç satış sözleşmesine, ödeme belgelerine, faturalara, araç servis kayıtlarına, garanti belgesine, ...57.Noterliğinin 11/03/2022 tarihlive 07229 yevmiye nolu ihtarnamesine, ...5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/76 D.iş sayılı dosyasına, tanık, bilirkişi, keşif, yemin ve banka kayıtlarına, davalı vekili ise; tanık Kenan Biçer beyanına, bilirkişi incelemesi, keşif, yemin, araç satış sözleşmesi, aracın satış ilanı ve fotoğrafları, araca ilişkin profesyonel oto test firmasınca düzenlenmiş 03/12/2021 tarihli ekspertiz raporuna dayanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, menkul mal satımından kaynaklandığı TBK da düzenlediği ve TTK nun 4.maddesi 1. c bendinde sayılan davalar arasında olmadığı, ancak yapılan araştırmada davalınında da tacir olduğu anlaşılmakla, 4.maddesi 1. Bendi gereğince her iki tarafın işletmesiyle ilgili olduğundan Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
...4. Noterliğin de yapılan 03/12/2021 tarih ve 14384 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile (eski plakası ... ... ... plakalı) yeni plakası ... 2017 model Land Rover marka hususi otomobilin davalı ... tarafından, davacı ... İnşaat Taahhüt Anonim Şirketine 710.000,00 TL KDV dahil değer üzerinden satıldığı görülmüştür.
... ... ... Sayılı faturada parça ve işçilik bedelinin KDV dahil 488.113,22 TL olduğu anlaşılmıştır.
...5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... ... ... . İş sayılı dosyasına davacı vekilinin 17.03.2022 tarihli talebi üzerine araç başında tamir aşamasında serviste bulunduğu sırada 05.04.2022 tarihinde yapılan keşif sonrası hazırlanan 23/05/2022 günlü bilirkişi raporunda; tespit konusu aracın ... plakalı, .... ... ... .... otomatik şanzımanlı, dizel yakıtlı turbo şarjlı içten yanmalı motora sahip SUV tipi otomobil olduğu, tespit konusu aracın motor parçalarının hali hazırda parçalarına ayrılmış vaziyette olduğu ve onarılmadan kullanılmayacak şekilde atıl vaziyette beklediği, aracın eski haline getirilmesi için değişmesi gerekli parçalar ile tamiri gerekli parçalar ve tamiri için gerekli işçilik ücretleri, kaza sonrasında araçta meydana gelen hasar ve zarar miktarının değerlendirmeler kısmında açıklanmış olmakla birlikte yaklaşık KDV dahil 224.811,34 TL civarında olabileceği, aracın tamiratı için gerekli olan tüm parçaların temin edilerek aracın tamir süresinin azami 20 gün civarında olabileceği, söz konusu aracın onarım süresi zarfında kullanılmamasına bağlı yaklaşık KDV dahil 30.000,00 TL civarında mahrumiyet zararının olabileceği, tespit konusu aracın motor onarımı neticesinde araçta herhangi bir değer kaybı ve amortisman kaybının meydana gelmeyeceği, bilirkişi raporuna ve tespit edilen onarım bedeline düşük olduğundan bahisle davacının itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizce taraf delilleri toplanarak, araç başında 30/11/2022 günü makine mühendisi bilirkişi.... ... .... inceleme yaparak hazırladığı 31/05/2023 tarihli raporda: dava konusu aracın motorunun 07/12/2022 tarihinde tarafların katılımı ile incelendiğinde; araçtaki motor arızasının satın alma sırasında göz ile yapılan muayene sonucu tespitinin mümkün olmadığını, satın alanın aracın ayıplı olup olmadığının araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, aracın 03/12/2021 tarihli satın alındığı ve 3 ay sonra arızalanması üzerine servise götürülmesi sonrasında motor arızasının tespit edildiği ve aracın serviste bulunduğu sırada sulh hukuk mahkemesi değişik iş dosyasında görevlendirilen bilirkişi tarafından inceleme yapıldığı, aracın 4 yaşında olduğu, tespit raporu ve değişen parça niteliklerine göre, araç motorun arızalı olduğu, bu arızanın satıştaki testle ve ekspertiz incelemesi ile tespitinin mümkün olmadığını, yine bu arazının aracın üç aylık kullanımı içerisinde meydana gelecek arıza olmadığı, yine davalının araca çeki demiri taktığını, buna bağlı olarak çekilen bir karavan ... Vsnin motor arızasına neden olabileceği iddiasının ise, bu şekilde araç kullanılması halinde dahi motor arızasının mümkün olmadığı, çeki demiri takılması konusunda yasal bir engelin olmadığı ve aracı zorlamayacağını, bu nedenle kullanımdan kaynaklı arıza olmadığı, geçmişten kaynaklı hatalı bir onarımdan kaynaklandığı, tespit raporunda da, araç motorunun daha öce revizyon gördüğü ve yapılan revizyonda krank milinin yerli olarak motus marka kullanıldığının tespit edildiğini, orijinali yerine yerlisinin kullanılmasının motorun çalışması sırasında vibrasyonlu, dengesiz ve farklı çalışma sesi ile karşılanmasına neden olacağı, contanın bir yüzeyinde sıvı contanın kullanıldığını, orijinal montajda böyle bir işlemin uygulanmayacağını bu nedenle, aracın motorunun daha önce revizyon gördüğü, revizyonda krank milinin yerli olarak motus marka kullanılması ve sıvı conta kullanılmasının arızaya neden olduğunu, arızanın kullanıcı hatası sonrası meydana gelmediği, TBK nın 227 ve devamı maddelerinde düzenlenen satılandaki ayıp nedeni ile haklarını kullanabileceği araç için yaptığı masrafları bedel oranında indirimi ve araç mahrumiyeti zararını talep edebileceği, aracın 2017 model olup ikinci el satın alındığından davalı elinde ayıpsız mislinin bulunmasının zor olacağından misli ile değişiminin mümkün olmadığı, araçtaki hasarın 195.511,30TL olduğu amortisman ve hurda için 19.551,13TL tenzili ile parça toplamının 175.960,17TL işçilik vs giderleri ile birlikte toplam hasar bedelinin KDV dahil 205.260,77 TL ve araç mahrumiyet zararının KDV dahil 30.000,00 TL olacağını, dava konusu araçta meydana gelen arızaların satıştan önce var olduğunun anlaşılamamasıyla gizli ayıplı olduğunu, aracın motorunun daha önceden revizyon gördüğünü, revizyonda krank milinin yerli olarak motus marka kullanılması ve sıvı conta kullanılmasının arızaya neden olduğunu, arızanın kullanıcı hatası sonucu meydana gelmediği tespit edilerek bildirilmiştir.
Rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin itirazı üzerine, bu kezde mahkememizce Makine Mühendisi Adnan Selçuk Ergingöz ve Nitelkli Hesap Uzmanı Dilek Yılmaz Şahin'den oluşturulan heyetten, dava konusu araca ait eski motor üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek alınan 30/10/2023 tarihli raporda; dava konusu aracın motor arızasının; titreşimli (Vibrasyon), dengesiz ve normalin üstündeki bir sesle çalışması ve rölanti ayarının stabil kalmaması olarak değerlendirildiğini, krank milinin orijinal olmaması, balans milinin iptal edilmiş ve yağ kanalının kapatılmış olması ve neticesinde eksantrik zamanlama zincir gergi paletlerinin yüzeylerinde aşınma ve kırılmalara sebep olması, supap yuvalarında çöküntüler oluşması arızanın oluşumundaki ana sebepleri oluşturduğunu, ikinci el aracın alınması sırasında araç üzerinde ekspertiz incelemesi yapılmış olmasının davalıyı sorumluluktan kurtarmadığını, dava konusu aracın 14.381 km kullanılmış olması karşısında ortaya çıkan motor arızasının kullanıma bağlı olmadığını, dava konusu aracın çekici vazifesi yapacak şekilde kullanılmış olmasının tek başına bu arızanın oluşumuna etkisi bulunmadığını, dava konusu aracın özel servise götürülmüş olmasının durumu değiştirmeyeceği, dava konusu aracın ayıplı olduğu ve ayıbın gizli ayıp niteliğinde bulunduğunu, davacının Türk Borçlar Kanunu 227. maddesinde yer alan seçimlik haklara sahip ve taleplerinin yerinde olduğunu, ayıbın giderilmesi tutarının 488.113,22 TL olduğu ve amortisman oranının da %10 kabulü dikkate alındığında; indirim isteme hakkının 439.301,90 TL olduğu, davacının ikame araç talebinin yerinde olduğu ve aracından mahrum kaldığı makul sürenin 30 gün olduğu, araç mahrumiyet tazminatının 18.04.2022 tarihi itibariyle 27.111,00 (Yirmiyedibinyüzonbir TL) olduğunu belirtmişlerdir.
Davacı vekilinin davasının ıslaha yönelik dilekçe sunması üzerine, davalı vekilinin zamanaşımı itirazında bulunduğu görülmüştür. Dava konusunun, gizli ayıplı satılan menkul malda ayıp iddiasıyla, ayıp giderimi bedeli ve araç mahrumiyeti zararına ilişkin olup, söz konusu ayıbın aracın 2021 yılında satımından 3 ay sonra ortaya çıkması ve davacının 2022 noter ihtarı ile ayıp ihbarında bulunması süresinde bulunduğu nazara alındığında TBK' nun 231. Maddesinde düzenlenen, özel zamanaşımı süreleri olan öğrenmeden itibaren 2 yıl ve her halükarda 5 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği gibi, ayıbın gizli ayıp olduğu satıcının ağır kusuru bulunduğu nazara alındığında aynı maddede belirtilen şekilde bu özel kısa zaman aşımına da tabi olmadığı genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl olacağı anlaşılmakla zamanaşımı itirazı kabul görmemiştir.
Tarafların itirazı üzerine önceki heyetten alınan 05/07/2024 tarihli ek raporda; ... plakalı ... ... ... aracın 3.12.2021 tarihli Akyurt 4. Noterliği 14384 Yevmiye No ile satışı gerçekleştirilen satıştan sonra, motorunda oluşan arıza ve arızanın giderilmesi neticesinde gizli ayıplı mal olduğunu, kaza sonrasında üzerinde oluşan toplam hasar miktarının amortisman düşüldükten sonra KDV dahil 442.061,61 TL, arızanın giderilmesi ve motorun yeni olarak değiştirilmesi ile ilgili onarım gün süresi 6 gün olup, bu süre içerisindeki araç mahrumiyetinin KDV hariç 9.000,00 TL (KDV dahil 10.620,00 TL) olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Menkul mal satımına ilişkin olarak, satıcının, ayıba karşı sorumluluğunu düzenleyen TBK nun 219 maddesinde ;“Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda
bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım
amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde
azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." hüküm, yine alıcının ayıp ihbarı yükümlüğüne ilişkin 223. Maddesinde;“Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre
imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumlu luğunu gerektiren bir ayıp
görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde
bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle
ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu
sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş
Sayılır.”hükmü , yine ayıp halinde alıcının haklarını düzenleyen TBK 227. Maddesinde;” Satıcının satılanın ayıplarından
sorumlu olduğu hâllerde ALICI,.
1.- Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
,2.- Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme., 3.- Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz, onarılmasını isteme , 4- İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme," yine alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa
hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir şeklinde, seçimlik haklar düzenlenmiştir. Yine 231. maddesinde; ayıplı menkul satımından kaynaklı alacaklı hak ve davaları için özel zamanaşımı süresi öngörmüş, bu hükümde satıcı daha uzun bir süre için üstlenmedikçe satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü davasını, satılanda ki ayıbın daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinde başlayarak 2 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, ancak alıcının bu iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkının bu sürenin dolmasıyla ortadan kalkmayacağı, yine satıcının, satılanı devirde ağır kusuru olması halinde bu iki yıllık zamanaşımı süresinde yararlanamayacağı, belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı dava, cevap, araç satış sözleşmesi, Sulh Hukuk Mahkemesince araç üzerinde arızalı halde iken tamir aşamasında teknik bilirkişi heyeti ile yapılan tespit sonrası hazırlanan rapor ile mahkememizce dosya kapsamında alınan bilirkişi heyeti raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından, davalıdan satın alınan ... plakalı 2017 model Land Rover cinsi aracın alınmasından üç ay sonra arızalanması üzerine yapılan tespitte ve mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında arızanın motordan kaynaklandığı, motordaki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu, motorda ve araçtaki arızanın aracın satımından önce motorunun revizyon gördüğü yapılan revizyonda krank milinin yerli olarak motus marka kullanıldığının bu nedenle söz konusu milin orijinali yerine yerlisinin kullanılmasının motorun çalışması sırasında vibrasyonlu, dengesiz ve farklı çalışma sesi ile karşılanmasına neden olacağı, contanın bir yüzeyinde sıvı conta kullanıldığı, orijinal montajda öyle bir işlemin yapılmayacağı tespit edilmekle, araçtaki motor arızasının gizli ayıp nitelikli olduğu, satış sırasında test ve ekspertiz incelemesi ile tespitinin mümkün olmadığı, ayrıca araca çeki demirinin takılı olmasının yasal bir engel olmadığı gibi bunun söz konusu motor arızasının neden olmayacağı belirtilerek arızanın gizli ayıptan kaynaklı olduğu, aracın ikinci el olması nedeni ile misli ile değişiminin mümkün olmadığı, araç giderim bedelinin son bilirkişi heyet raporunda KDV dahil 442.061,61 TL olduğu aracın tamir süresinin 6 gün olacağı ve bu süre içinde araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararın KDV dahil 10.620,00 TL olacağı tespit edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme kapsamında davacının davalıdan satın aldığı ikinci ele araçtaki gizli ayıp nedeniyle söz konusu arıza üzerine servise götürülmesi ve mahkemece yapılan tespit üzerine yasal düzenleme gereğince süresinde noter ihtarı ile ayıp ihbarında bulanarak onarım bedeli ile mahrumiyet zararın talep ettiği, yine yasal düzenleme kapsamında ayıp nedeniyle uğradığı tüm zararları isteyebileceğinden anlaşılmakla aracın ikinci ele ve 2017 model olup misliyle değişimi mümkün olmayacağında onarım bedeli ile araç mahrumiyeti zararı ve yargılama gideri kapsamında bulunan Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırdığı tespit masraflarını talep edebileceği nazara alınarak, yine onarım ve araç mahrumiyet zararları için noter ihtarında kesin bir bedel belirtilmediğinden davalın davadan önce temerrüte düşürülmediğinden dava ve ıslah tarihlerinde itibaren, yine taraflar tacir olduklarında avans faiziyle birlikte davalından tahsili ile davacıya ödenmesine dair, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile; 439.501,90 TL onarım gideri ve 10.620,00 TL araç mahrumiyet gideri olmak üzere toplam 450.121,90 TL'nin, 200,00 TL'si ne dava tarihinden, bakiyesine ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesine kapsamında değişen oranlarda avans faizi uygulanarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2--Kabul edilen 450.121,90 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 30.747,83 TL karar ve ilam harcından 80,70 TL peşin harç, 7.962,00 TL ıslah harcı toplamı olan 8.042,70 TL harcın düşümü ile eksik kalan 22.705,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, 7.962,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 8.149,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 270,00 TL tebligat gideri, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.270,00 TL yargılama giderinin, kabul/ talep oranına göre hesaplanan 13.777,48 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 492,52 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 53,84 TL'sinin davacıdan, 1.506,16 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 450.121,90 TL üzerinden takdir edilen 69.017,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 16.091,00 TL üzerinden takdir edilen 16.091,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
18/07/2024