T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/721 Esas - 2024/284
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2022/721
KARAR NO : 2024/284
DAVA : Ticari Şirket (Hisse Devri Geçersizliğin Tespiti/ İptali ve Alacak)
DAVA TARİHİ : 03/08/2021
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Hisse Devri Geçersizliğin Tespiti/ İptali ve Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı şirketin hissedarlarının müvekkili, Hüseyin Urasoğlu, Cahit Urasoğlu ve diğer davalı ...'nun olduğunu, sermayesinin 12.000.000 TL olduğu ve bunun her biri 1.000 TL kıymetinde 12.000 hisseye ayrıldığını, 11.997.000 hisseye karşılık 11.997.000TLsinin Hüseyin Urasoğlu'na 1000 hisseye karşılık 1.000 TL'sinin Münire Urasoğlu'na 1000 hisseye karşılık 1.000 TL'sinin Cavit Urasoğlu'na ve 1000 hisseye karşılık 1.000 TLsinin ...'na ait olduğu, en büyük hissedarın murisi Hüseyin Urasoğlu olduğu ve 14/02/2014 tarihinde vefat ettiğini, Hüseyin Urasoğlu'nun vefatı sonrası Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilanda şirket ortağı olmayan yönetim kurulu başkanı Hüseyin Urasoğlu'nun vefat ettiğinin bildirildiğini, davalı şirketin diğer hissedarı Cavit Urasoğlu'nun da 14/09/2014 tarihinde vefat ettiğini, söz konusu vefatı içerir herhangi bir ilanın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılmadığını, müteveffaların sağlıklarında karşı taraf davalıya hisse devri yaptıkları iddiasıyla müteveffalardan müvekkiline herhangi bir şirket hissesi intikal işlemi yapılmadığını, müvekkilinin hem eşinin hem de oğlunun peş peşe vefatları ile yıkıldığını, uzun süre kendini toparlayamadığını, murislerin malvarlıkları ile aile şirketlerinin müvekkilinin izni ve bilgisi dışında davalı şirket ortağı ... himayesine alındığını, müteveffaların tek mirasçısıymış gibi davranarak yalnız ... menfaatine işlemler tesis edildiğini, ancak öğrendikleri kadarıyla nama yazılı olan davalı şirketteki muris Hüseyin Urasoğlu hisselerinin 30/09/2013 tarihinde Cavit ve Candaş'a devredildiği, yine Cavis Urasoğlu'nun ölmeden önce 28/08/2014 tarihinde hisselerini davalı ...'na devrettiği, ancak bu hisse devirlerine ilişkin var ise sözleşmedeki imzaların hisse devreden murislerine ait olmadığını, ayrıca bu hisse devirlerini onaylayan yönetim kurulu kararlarının sahte olduğunu belirterek; Hüseyin Urasoğlu ve Cahit Urasoğlu'nun davalı şirket hisselerini ...'na devrine ilişkin işlemlerin geçersiz olduğunun tespiti ile hisse devir işlemlerinin iptaline, yönetim kurulu kararlarının geçersiz olduğunun tespiti ve iptaline, ve murislerden davacıya miras yoluyla geçecek payların tespiti ve miras payı oranında intikal edecek hisselerin tescilini, aksi halde ise murislerin hisselerini devir alan davalı ...'nun murislere ödenmeyen hisse devir bedellerinin miras payı oranında ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutularak şimdilik 500,00 TL'sini davalıdan faiziyle tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yine tüm genel kurullara müvekkilinin usulüne uygun olarak çağrılmadığını, genel kurullarda alınan ibra kararlarının usule uygun yapılmadığını, olağanüstü bir sebep yok iken olağanüstü bir şekilde genel kurul toplantıları yapıldığından, davalı şirketin tüm olağan ve olağanüstü genel kurul kararlarını özellikle sermaye arttırımı kararı alınan 27/07/2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısını ve de alınan kararların iptaline, yine müvekkilinin sahip olduğu halihazırda olan hisseleri ve murislerinden geçebilecek hisseleri karşılığından doğan ve ödenmeyen kar payları için şimdilik fazlaya ilişkin haklarını saklı tutularak 500,00 TL'nin davalıdan ticari faiziyle tahsiline, yine davalı şirkete kayyum atanması ve şirketin feshi tasfiyesine aksi halde ise müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması ve ayrılma akçesi için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 500,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının dava dilekçesinde yığılma halinde taleplerin ileri sürüldüğünü, buradaki bir takım taleplerin basit yargılama bir kısım taleplerin yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, bir talebin ileri sürülmesinin diğer talebin kesinleşmesine bağlı olduğunu, bu nedenle taleplerin ayrı başlıklar halinde değerlendirilmesinin gerekeceğini, anonim şirket olan şirket sermayesinin 2013 tarihi itibari ile 12.000.000 TL olduğunu, bir payının 1000 TL lik itibari değere bölünerek 12.000.000 paydan teşekkül ettiğini, 27.07.2015 tarihli genel kurul kararı ile sermaye arttırımı yapılarak 32.000.000 TL olduğunu, 30.09.2013 tarih 2013/2 sayılı şirket yönetim kurulu kararı gereği yönetim kurulu başkanı Hüseyin Urasoğlu'nun 5.998.500 TL tutarındaki payının ...'na, 5.998.500 TL tutarındaki payı da Cavit Urasoğlu'na devrederek hiç payının kalmadığını, buna rağmen vefat edene kadar yönetim kurulu başkanlığı ifa etmeye devam etiğini, 19/02/2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirket ortağı olmayan Hüseyin Urasoğlu'nun 14/02/2014 tarihinde vefatı yerine boşalan yönetim kurulu başkanlığına ...'nun seçildiğinin belirtilmesinin Hüseyin Urasoğlu'nun bizzat yönettiği ve şirket hisselerinin devrinden haberdar olduğunu, imzasının sahte olarak kullanılmadığını, şirketin 28/08/2013 tarihinde 2010-2012 yıllarına ait bakanlık temsilcisi huzurunda genel kurul toplantısı yapıldığını, bu toplantıda ana sözleşme değişikliğine gidilerek yönetim kurulu başkanlığına Hüseyin Urasoğlu'nun seçildiğini, davacının bu karara bir itirazının olmadığını, Hüseyin Urasoğlu'nun vefatından sonra 27/07/2015tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında davacı tarafın vekaleten temsil edildiğini, diğer 11.999.000 payın ise asaleten katıldığını, bakanlık temsilcisi huzurunda yapılan toplantıda sermaye arttırımının yapıldığını, davacının kendisini temsil etmek üzere verdiği vekaletnamenin sahte olduğunu ileri sürmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, işbu genel kurul kararlarının ticaret sicil gazetesinde de yayınlandığını, bu hususta haberlerinin olmadığını ileri sürmelerinin yersiz olduğunu, 08/03/2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının da ticaret sicilde gazetesinde yayınlandığını, davacının bu toplantıya katılmadığını, toplantının 31.997.333,00TL payın asaleten temsili ile gerçekleştiğini, ...'nun 3 yıllığına yönetim kurulu başkanı seçildiğini, ayrıca davacının payının da sonuca etkili olmadığını, davacı yanın ilk taleplerinden olan şirketin feshi talebinin TTK' nun 531. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesinin gerektiğini, öncelikle bu maddede yer alan azınlık pay sahibi olma şartının gerçekleşmediğini çünkü söz konusu kanun hükmünün uygulanabilmesi için davacı yanın en az %10 hissedar olmasının gerektiğini, bunun dava şartı olduğunu, öncelikle davanın ayrılarak, ayrı bir esasa kaydedilmesini ve dava şartı yokluğundan ret edilmesini, şirket feshi talebi için haklı sebeplerin somut olarak ispat edilmesinin gerektiğini, haklı sebebin şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkansız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasının gerektiğini, somut vakada haklı sebep olarak izah edilen hususların hiçbirisinin işletme konusunun elde edilmesini imkansız kılacak veya güçleştirecek sebeplerden olmadığını, anonim şirketlerde limitet şirket hükümlerinde olduğu gibi haklı sebeple çıkmayı talep müessesesinin bulunmadığını, davacının şirketin haklı sebeple feshini TK.md.531 hükmü kapsamında isteyebileceğini, dolayısıyla şirketin haklı sebeple feshinin somut delillerle kanıtlanmasının gerekeceğini, burada kusur durumunun da incelenmesinin gerekeceğini, kusurlu olan ortağın çıkma talebinin kabul edilemeyeceğinin yerleşik içtihatlarla sabit olduğunu, doktrinde haklı sebeplerin, kötü yönetim, hortumlama, kar dağıtılmaması veya yeterli kar dağıtımının yapılmaması, genel kurulun uzun süre yapılmaması, böylece bilgi alma hakkının engellenmesi ve şahsi sebepler şeklinde ayrıma tabi tutulduğunu, davacı tarafından bu haklı sebeplerin; kâr dağıtılmaması, uzun süre genel kurul yapılamaması ve bilgi alma hakkının engellenmiş olması ile şahsi sebepler olarak gösterildiğini, davacının şirketin kötü yönetildiği, şirketin zarar ettiği, şirket mallarını uhdesine aktardığı, şirket zararına işlemler tesis ettiği gibi şirketin ana faaliyet konusunu gerçekleştirmesini engelleyen şirketin varlık sebebinin veya varlıklarının tehlikede olduğunu gösteren herhangi bir iddia veya delilin söz konusu olmadığını, yani TK 531 kapsamında feshini haklı kılacak sebepler dahi ileri sürmediğini, şirketin kar dağıtmamış olmasının sermaye şirketi olan anınim şirketlerde şirketin feshi için yeterli bir haklı sebep olmadığını, davacının her zaman şirketten bilgi aldığını, şirketin organsal faaliyetlerinin aktif olduğunu, ana sözleşmede yer alan varlık amacını gerçekleştirecek varlıklara sahip olduğunu, her sene büyüme ivmesi gösterdiğini, şirket feshini gerektirecek herhangi bir olgunun söz konusu olmadığını, davacının şirketin bütün borç ve riskini diğer paydaşın üzerinde bırakarak ayrılma akçesi hesaplatıp şirketten çıkma hakkının kullanılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, dağıtılmayan kar paylarının şirket öz sermayesine aktarılmış olması nedeniyle pay sahibinin herhangi bir zararının olmadığını, şirket genel kurulunda kar payı dağıtılması yönünde karar alınmadan kar yapının muaccel olmayacağını, muaccel olmamış bir alacağa bu haliyle de faiz işletilemeyeceğini, davacının terditli taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, murisi Hüseyin Urasoğlu'nun ve Cavit Urasoğlu'nun ölmeden önce davalı şirketteki hisselerin davalıya devir işlemlerini geçersiz olduğunun tespiti ve iptali, hisse devirlerini onaylayan yönetim kurulu kararlarının geçersizliğinin tespiti ile adına mirasen intikal eden hisselerinin tespiti ve tescili, aksi halde ise ödenmeyen murislerin hisse devir bedellerinin davalıdan, müvekkili miras payı oranında tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; kar payı tahsili şirkete kayyum atanması, şirketin feshi tasfiyesi, aksi halde ortaklıktan çıkmaya izin ve ayrılma akçesi taleplerine ilişkin ayrı dava konusu olduğu nazara alınarak tefrik edilerek Mahkememizin 2024/336 esasına kaydedilmiştir. Yine davalı şirketteki murislerin sağlıklarındaki hisse devir işlemlerinin geçersizliğinin tespiti ve iptali aksi halde hisse devir bedellerinin miras payı oranında davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ilişkin davanın ayrı bir konusu olduğu ve diğer davalar için ön mesele teşkil ettiği nazara alınarak, dosyada tefrik edilmiş ve Mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilmiştir. Ayrıca genel kurul kararlarını iptali istemeli talep asıl dosyada devam edilmiştir.
Dosyamızdaki uyuşmazlık, A.Ş. hisse devirlerinin geçerli olup olmadığına ilişkin olup uygulanması gereken TTK' nun 484.maddesinde, AŞ hisse senetlerinin nama ve hamiline düzenleneceği, belirlenmiştir. Dava konusu şirket hisselerinin nama yazılı olduğu ve TTK nun 490. Maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinde bir şekil şartı aranmadığı, tek sınırlamanın pay bedelinin/sermayenin ödenmemiş olması halinde devir edilemeyeceği, yada esas sözleşmeyle şirketin onayı ile mümkün kılınması şartının getirebileceği, halleri olduğu belirtilmiştir.
Dosyamızdaki ihtilaf konusu olan 30/09/2013 tarihli Hüseyin Urasoğlu'nun şirketteki hisselerinin çocukları olan Cavit ve ...'na devrine ilişkin hisse devir ve bu devri onaylayan 2013-2 sayılı ve aynı tarihli yönetim kurulu kararın ile 28/08/2014 tarihli Cavit Urasoğlu'na ait davalı şirketteki hisselerin ...'na devrine ilişkin hisse devir ve 2014-1 sayılı 29/08/2014 tarihli yönetim kurulu kararın geçerli olup olmadığının incelenmesi gerekmiştir.
Dosyamızda görülen murislerin hisse devri işleminin geçersizliğinin ve davacının mirasen gelen şirket hisselerinin tespiti, aksi halde hisse devir bedellerinin miras payı oranında davalıdan tahsili yönündeki davası ile ilgili olarak, tarafların delilleri toplanarak, öncelikle hisse devirlerine ilişkin sözleşmelerin sunulması istenilmiş, davalı şirket vekili, hisse devirleri hususunda şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, husumetin devir işleminin tarafı olan diğer davalıya yöneltileceğini ve hisse devrine ilişkin belgelerin şirkette bulunmadığını, davacının oturduğu aile konutunda bulunabileceği belirtilerek davacı tarafından ibrazı gerektiği belirtilmiştir. Dosyaya sunulabilen 30/09/2013 tarihli Hüseyin Urasoğlu'nun şirketteki hisselerinin, çocukları olan Cavit ve ...'na devrine ilişkin hisse devir sözleşmesi ile bu devri onaylayan 2013-2 sayılı ve aynı tarihli yönetim kurulu kararındaki Hüseyin Urasoğlu adına atılan imzaların adı geçenlere ait olup olmadığı, yine 28/08/2014 tarihli Cavit Urasoğlu'na ait davalı şirketteki hisselerin ...'na ait hisse devir sözleşmesi ve 2014-1 sayılı 29/08/2014 tarihli yönetim kurulu kararındaki Cavit Urasoğlu adına atılan imzaların adı geçenin ürünü olup olmadığı grafalog bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak alınan 09/07/2023 tarihli Doç.Dr Mehmet Ali Tekiner'den alınan grafolog raporunda; İnceleme konusu 2013-2 karar sayılı 30/09/2013 tarihli Genel Seracılık Enerji Yatırım A.Ş. Yönetim kurulu kararında Hüseyin Urasoğlu adı altında atılı imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla Hüseyin Urasoğlu'nun eli ürünü olduğu, 19/02/2014 tarihli Genel Seracılık Enerji Yatırım A.Ş.'nin genel kurul toplantı tutanağında Cavit Urasoğlu adına atılı imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasen Cavit Urasoğlu'nun eli ürünü olduğu, yine 2013/-2 karar sayılı 14/11/2013 tarihli Genel İnşaat Ltd. Şti. Ortaklar kurulu kararında Hüseyin Urasoğlu ve Cavit Urasoğlu adına atılı imzaların adı geçenlerin elinin ürünü olduğu, ayrıca dava konusu 2014/1 sayılı 20/02/2014 tarihli Genel İnşaat Ltd.Şti. Genel kurul kararırında Cavit Urasoğlu adına atılan imzada mevcut imzalara kıyasen Cavit Urasoğlunun elinin ürünü olduğu bildirilmiştir.
Davalı şirkette bulunan yönetim kurulu karar defteri, ortaklara kurulu karar defterleri ve diğer kayıt ve belgeler incelenerek, gerek davacının vede gerekse Hüseyin Urasoğlunun, gerekse Cavit Urasoğlunun hisse devri işlemlerinden sonraki hazirun cetvellerinde ki pay durumunu gördükleri ve de sessiz kalıp kalmadıklarının tespiti amacıyla davalı şirketin genel kurul ve yönetim kurulu karar defterleri üzerine inceleme yapılarak hazırlanan 29/03/2024 tarihli nitelikli hesap uzmanı bilirkişi raporunda;Dava konusu hisse devir sözleşmeleri ile ilgili olarak şirket kayıt ve belgeleri arasında dava dosyasına fotokopi olarak sunulan hisse devir sözleşmelerinin asıllarına rastlanmadığını, şirket yetkililerince aile şirketinin getirdiği güven ve itimatla bu evrakların saklanmasına özen gösterilmediği, aradan geçen 10 yıllık zaman dikkate alındığında fotokopilerine dahi zor ulaşıldığı asıllarının bulunmadığı belirtildiği, iş bu hisse devirlerine ilişkin işlemler ve sonrasında şirkete ait yönetim kurulu kararlarının kronolojik sıra içerisinde ele alındığında; 30/09/2023 tarihli ve 2 sayılı yönetim kurulu kararıyla Hüseyin Urasoğlunun hisselerinin 5.998.500 pay adetinin Candaş ve 5.998.500 pay adetinin Cavit Urasoğluna devrine ilişkin karar alındığı ve pay defterine işlenmesine karar verildiği, bu yönetim kurulu kararında Hüseyin Urasoğlunun imzasının bulunduğu, bu hisse devri neticesinde 12.000.000 hisseye ayrılan hissenin 5.999.500 adetinin Candaş'a ve 5.999.500 adetinin Cavit'e 1.000 adetinin ise davacı Münire Urasoğluna ait olduğu, ana sözleşmesi tadilatının yapılmasına gerek olmadan bu hissenin ticaret sicile verilmesine karar verildiği, yine 15/12/2013 tarihli ve 3 sayılı kararın şirket faaliyetlerini değerlendirilmesine ilişkin olduğu ve sadece yönetim kurulu başkanı Hüseyin Urasoğlunun imzasının yer aldığı ve noter yolu ile defterin kapanış tasdikinin yapıldığı anlaşıldığı, 29/08/2014 tarih 1 sayılı yönetim kurulu kararı ile Cavit Urasoğlunun şirketteki tüm hisselerini Candaş Urasoğluna devrine ilişkin işlemin onanmasını hisse devrinin pay defterine işlenmesine karar verildiği, Cavit Urasoğlunun 5.999.500 adet payının Candaş Urasoğluna devri neticesinde şirketin 12.000.000 adet hissesinin 11.999.000 hissesinin Candaş Urasoğluna ve 1.000 hissesinin Münire Urasoğluna verildiği, iş bu karar da sadece yönetim kurulu başkanı olan Candaş Urasoğlunun imzasının bulunduğu, ayrıca bu tarihten sonraki 11/10/2014 tarihli 2 sayılı, 27/11/2014 tarihli 3 sayılı ve 20/12/2014 tarihli 4 sayılı yönetim kurulu kararlarında da sadece yönetim kurulu başkanı Candaş Urasoğlunun imzasının bulunduğu, yine şirket defterleri, genel kurul karar defteri, yönetim kurulu karar defteri, ortaklar pay defteri, Hisse devir sözleşmeleri fotokopileri ve diğer evrakların incelendiği; 30.09.2013 tarihinde mütevveffa Hüseyin Urasoğlu tarafından Cavit ve ...'na eşit olarak, 28.08.2014 tarihinde de Cavit Urasoğlu'nun kendi hissesini ...'na devir etmek suretiyle yapılmış olduğu, Hisse devir işlemlerinin ortak pay defterine kaydedildiği ve şirket yönetim kurulu karar defterine işlenmiş olduğu, 30.09.2013 tarihli hisse devrinden sonra 19.02.2014 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısına tüm ortakların asaleten katılmış olduğu, 28.08.2014 tarihinde yapılan hisse devrinden sonra 27.07.2015 tarihinde yapılan olağan üştü genel kurul toplantısına asaleten ve vekâleten olmak üzere tüm ortakların katılmış olduğu, Keza 10.03.2020 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına tüm ortakların asaleten katılmış olduğu, belirtilen genel kurul toplantıları dışında hisse devirlerine ilişkin işlemler sonrasında tüm hissedarların imzasını içeren başkaca işlem yapılmamış olduğu hususları tespit edilmiştir. Yine Genel seracılık Enerji Yatırım A.Ş.ye ait genel kurul karar defter kaydının 22/8/2013 tarihli genel kurul toplantısı tutanağı ile başlayıp, 10.03.2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantı tutanağı ile son bulduğunu, 22.08.2013 tarihli 2010-2012 dönemine ait olan genel kurul toplantısının Bakanlık temsilcisinin iştiraki ile ortakların tamamının asaleten katılması ile gerçekleştiği, Kararlar oybirliği ile alındığı ve ticaret sicilde yayımlandığını, yine19.02.2014. tarihli olağanüstü genel kurul toplantışında, 12.000.000 TL sermayeye tekabül eden 12.000.000 adet hissenin tamamının asaleten katılımı ile gerçekleştiği, TTK'nun 416 gereği toplantının ilansız yapılmasına karar verilmiş, gündemin 3 üncü maddesinde “şirket ortağı olmayan yönetim kurulu başkanı Hüseyin Urasoğlu 14.02.2014 tarihinde vefatı nedeni ile boşalan yönetim kurulu başkanlığına ...'nun seçilmesine.” karar verilmiş, karar oybirliği ile alınmış ve genel kurul karaları ticaret sicilde yayımlandığı, yine 27.07.2015 tarihli olağanüstü kurul toplantısına 11.999.000 hissenin asaleten 1000 hissenin vekâleten katılımı ile ve bakanlık temsilcisinin de iştiraki ile gerçekleşmiş, toplantıda 3 üncü gündem maddesinde şirket sermayesinin 32.000.000 TL ye çıkarılması oybirliği ile kabul edildiği ,bu gündem maddesinde oybirliği ile alınan kararda, “ şirket sermayesinin 32.000.000TL ye çıkarılması, arttırılan 20.000.000 TL şirket sermayesinin 7.500.000 TL si şirket hesaplarında yer alan ortaklara borçlar hesabının alacak bakiyesinden karşılanması, geri kalan 12.500.000 TL nin ise şirket ortaklarınca nakit olarak karşılanması.."hususlara yer verildiği, 1000 hisse sahibi Münire Urasoğlu'na vekâleten Ümit Kapan toplantıya katıldığı, hazurun listesini vekâleten imzaladığı, Genel kurul toplantı tutanağı Bakanlık temsilcisi tarafından imzalandığı ve Genel Kurul toplantı tutanağının ticaret sicil gazetesinde yayımlandığı, yine 08/03/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına toplam 32.000.000 paydan 31.997.333 hissenin asaleten katılımı ile ve yeterli nisapla toplandığı, bakanlık temsilcisi toplantıya katılmadığı, tutanakta toplantıya çağrının iadeli taahhütlü mektupla gönderildiği ve Ticaret Sicil Gazetesinde toplantıya çağrının da ilanla bildirildiği hususu belirtilmiş, 21.02.2017 tarih 9268 sayılı ticaret sicil gazetesinde 08.03.2017 tarihinde yapılacak toplantıya davet mektubu, genel kurulda görüşülecek konuların da belirtildiği davet mektubunun yayınlandığı ve Genel kurur toplantı tutanağı ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, son olarak 10/03/2020 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına 32.000.000 adet olan tüm hisselerin tamamının asaleten katılımı ile gerçekleştiği ve gündemin 5 inci maddesinde ... 3 yıl süre ile yönetim kurulu başkanlığına tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili olmak üzere oybirliği ile seçildiği, hazirun listesinde tüm ortakların imzası bulunduğu , genel kurul toplantı tutanağı, ticaret sicil gazetesinde yayımlanmıştır.
Tüm dosya kapsamı, dava konusu edilen ve muris Hüseyin Urasoğlu tarafından davalı ... ve Cavit Urasoğluna şirketteki hisse devirlerine ilişkin yapılan devir sözleşmelerinin geçersiz olduğu iddiası üzerine ilgili Hüseyin Urasoğlunun hisselerine oğulları Cavit ve Candaş Urasoğluna eşit olarak 30/09/2023 tarihinde devrine ilişkin ve de Cavit Urasoğlunun şirkette kendisine ait tüm hisseleri 28/02/2014 tarihinde davalı Candaş Urasoğluna devrine ilişkin hisse devir sözleşmeleri asılları dosyaya sunulamamıştır. Ancak gerek Hüseyin Urasoğlunun 30/09/2013 tarihli hisse devir işleminde sonra aynı tarihli yönetim kurulu başkanı olarak 2 sayılı yönetim kurulu kararı ile devir işlemini karar defterine alarak onayladığı yine 15/12/2013 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu kararını başkan sıfatıyla imzaladığı ve daha sonra 14/02/2014 tarihinde vefat ettiği, bu vefattan sonra 19/02/2014 tarihinde davalı şirketin olağan üstü genel kurulunun yapıldığı ve tüm ortakların asaleten yani davacının da katıldığı ve oy birliği ile Candaş Urasoğlunun yönetim kurulu başkanı seçildiği, bilahare 28/08/2014 tarihinde Cavit Urasoğlunun tüm hisselerini kardeşi Candaş Urasoğluna devrettiği ve bunun yönetim kurulunun 29/08/2014 tarih 1 sayılı kararı ile karar defterine geçirildiği ve 14/09/2014 tarihinde ... ... vefat ettiği, bu hisse vefatten sonra 27/07/2015 tarihinde şirketin oalağan üstü genel kurul toplantısının yapıldığı toplantıya davacı Münire'nin vekaleten katıldığı, Bakanlık temsilcisi huzuru ile yapıldığı, bu nedenle söz konusu hisse devrinden haberdar olduğu ve bilahare 10/03/2020 tarihinde de olağan genel kurul toplantısını davacının asaleten katıldığı, tüm bunlara nazara alındığında davacının murislerinin sağlığında yaptığı hisse devirlerinden haberdar olduğu gibi hisse devri yapan murislerinde devirden sonra şirket iş ve işlemlerine katıldıkları ve bu durumdan haberdar olunduğu, kısaca hisse devir işlemlerinin devir sözleşme aslı sunulmasa dahi benimsendiği anlaşılmakla, bu aşamada hisse devirlerinin geçersizliğinin iddia ve itirazının TMK 2. Maddeye aykırı olduğu gibi yasa ve usulede aykırı olduğu anlaşılmakla davacının ispat edemediği iş bu davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yine davacının terditli talebi olan hisse devri bedellerinin murislerine ödenmediği iddiasında ise, davacı mirasçı sıfatı ile murise ödemediği iddia edilen bedellerin miras payı oranında tahsili isteminde bulunmakta, ancak murislerinin hisse devir bedellerini alıp almadıklarını, almaları halinde harcayıp harcamadıkları ve terekeye intikal edip etmediği hususunda bilgi ve belge bulunmadığından vede yasal anlamda bunun talebin şartların oluşmadığı anlaşılmakla, davacının taleplerinin davalı ... yönünden esastan reddine, davalı şirket yönünde ise işlem tarafı olmadığından pasif husumetin tarafı olmadığı ve kendisine husumet yöneltemeyeceğinden, şirkete karşı açılan davanın husumetten reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalı şirket yönünden açtığı davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
2-Davacının davalı ... aleyhindeki DAVASININ ESASTAN REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davalı Genel Seracılık Enerji Yatırım Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca, ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddi halinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı (maktu) miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı (nisbi) avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 500,00 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 80,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak , adı geçen davalıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurmaya yer olmadığına,
8-HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2024