T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/741 Esas - 2023/62
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/741
KARAR NO: 2023/62
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM:...
KATİP...
DAVACI : ..
VEKİLİ: Av....
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR : 2- ...
3- ...
4- ...
VEKİLİ: Av. ..
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 06/09/2021
KARAR TARİHİ: 10/02/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında, dava dışı işçi ...'in çalıştığı iş yerini de kapsayan ihale sonucu sözleşme yapıldığını, davalı şirketler aracılığı ile güvenlik hizmeti alındığını, kurum ile davalı şirketler arasında akdedilen sözleşmelere göre davalı şirketlerin çalıştırdığı özel güvenlik görevlilerinin her türlü özlük haklarını karşılamak ve ödemek zorunda olduğunu, bu konularda kurumlarının hiçbir sorumluluğunun olmadığını, söz konusu şirket ile kurumları arasında imzalanan sözleşme ve şartnamelerin ilgili maddeleri, 4875 sayılı İş Kanunun 2/6. Maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 162-168 maddeleri uyarınca davacı kurum tarafından ödenen bedelin davalı şirket tarafından kuruma ödenmesi gerektiğini, zira sözleşme ve şartnamelerin ilgili maddeleri sözleşme konusu işlerin yapılması ve çalıştırılan işçiler bakımından iş kanunu veya benzer mevzuatın işverenlere yüklediği yükümlülüklerin yerine getirmekten davalı firmaların sorumlu olduğunu, kurumun alınan ürünlerin depolandığı yerlerin korunması amacıyla özel güvenlik hizmeti aldığını, daha sonra güvenliği sağlanan depolardaki ürünlerin satılması sonucu güvenlik ihtiyacı sona erdiği için durumu o sırada sözleşmenin tarafı olan firmaya bildirdiğini, güvenlik görevlisini başka bir işte çalıştırmak veya yasal haklarını ödeyerek iş akdine son verme yetkisinin taşeron firmaya ait olduğunu, dava dışı işçi ...'in hizmet akdinin feshedildiğini, sözleşmeler kapsamında her tür yükümlülüğün davalı şirketlerde olmasına karşın yasal hakların ödenmediğini, dava dışı işçi ...'in 18/07/2019 tarihli başvuru dilekçesi ile tazminat talebinde bulunduğunu söz konusu yasal mevzuat gereği brüt 7.064,59 TL, 19/07/2019 tarihinde kurumlarınca ödendiğini ileri sürerek davalı şirket çalışanı dava dışı işçi ...'e ödenen toplam 7.064,59 TL'nin ödeme günü olan 19/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... vekilinin cevap dilekçesi ile; Müvekkili şirketler ile davacı arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinde yetkili yer belirlendiğini ve yetkili yer sözleşmesi yapıldığını, buna göre taraflar arasında çıkacak herhangi bir uyuşmazlıkta yetkili yer mahkemesi olarak ... mahkemelerinin belirlendiğini, davacının yaptığı ödemeden huzurdaki dava ile haberdar olunduğunu, alacaklının zararını tanzim eden davacı, tarafımıza rücu etmiş ancak herhangi bir ihbar ve bildirimde bulunmadığını, davacının taraflarına öncelikle bildirimde bulunması gerektiğini, hangi ücreti ne için ödediğini bildirmesi gerektiğini, müvekkil şirketin davacıdan ihale ile iş almakta olduğunu, ihaleyi kazanan müvekkilin şirket mevcut işçilerle çalışmaya devam ettiğini ancak davacının ihaleye çıktığı işçi sayısını zaman içerisinde düşürmekte olduğunu, 200 işçi ile ihale ettiği iş başladıktan bir müddet sonra, depolarını kapattıklarını, depolarını kapatınca işçilerin açıkta kaldıklarını 200 işçi ile başlayan iş 100 işçiye kadar düşebildiğini, müvekkilinin şirket ihale ile iş aldığını ve ihale şartnamesinde yazmayan hiç bir kalemi işçilere ödemesi mümkün olmadığını, ihale makamı kıdem tazminatı yönünden müvekkilim şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını bu nedenle söz konusu alacağın ihale makamı olan davacı tarafından ödenmesi gerektiğini aksi durum ihale şartnamesine de aykırılık oluşturduğunu, müteselsil borçlulukta her ne kadar alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olsalar da, borçluların her birinin borcunun birbirinden bağımsız nitelik taşıdığı genel olarak kabul edildiğini, borçluların durumunu ağırlaştıramayacağı kabul edildiğini, bunun gibi alacaklının yaptığı hukuki işlemlerde sadece ilgili borç ilişkisi üzerinde etkili olduğunu, müvekkilinin şirketler davacıdan ihale ile iş aldığını, ihaleyi kazanan müvekkil şirketler mevcut işçilerle çalışmaya devam ettiğini ancak davacı kurumun ihaleye çıktığı işçi sayısınının zaman içerisinde düşürdüğünü ve dosyada kusur tespiti yapılması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuşlar, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini her türlü haklarının saklı kalmak kaydıyla talep etmiştir.
Davalı .... Vekili cevap dilekçesi ile; mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, müvekkili şirketin merkezinin Bakırköy olduğunu, davacı tarafın huzurdaki davayı ihbar tazminatına ilişkin yaptığı ödemenin müvekkil şirkete rücu edilmesi talebiyle ikame etmiş olup aslen müvekkil şirketin işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, bu sebeple ödenen ihbar tazminatından rücu edilen miktarın kendisine ödenmesini talep ettiğini, dava dilekçesinde talep olunan tüm alacak kalemleri bakımından; dava dışı işçiye yapılan ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep ettiğini fakat söz konusu talebin kabulünün mümkün olmadığını, dava dışı ...'in davacı nezdinde çalışmış emir ve talimatlarını davacıdan aldığını dava dışı işçinin alacaklarından müvekkil şirketin sorumlu olmaması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin ihaleyi kazanmasının ardından iş yeri devri müessesine dayanarak ...'in bordrosunun müvekkil şirkete geçtiğini, davacının iddiasının aksine iş yerinin tasfiyesinin ardından dava dışı işçinin müvekkil şirkete iadesi gibi bir durum olmadığını, iş yerinin tasfiyesi sebebiyle davacının ihale kapsamındaki projesinin sona ermiş olup davacının sözleşmesinin de bu sebeple konusuz kaldığını, müvekkil şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnamelerde işçilik alacaklarından müvekkil şirketin sorulu olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığını, müvekkil şirketin davacının yapmış olduğu ödemeden sorumlu olduğu kanaatine varılacak olsa dahi davacı ile müvekkil şirketin ödemeden müştereken sorumlu olduklarını kabul etmeleri gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve yersiz açıdan davanın reddine, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesine, dava dışı işçinin iş akdi davacının emir ve talimatları sonucu feshedildiğinden kıdem tazminatı ödemesinden müvekkil şirketin bir sorumluluğu olmadığının kabulü ile kıdem tazminatı ödemesi talebinin reddi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuş, talep edilen alacaklardan müvekkil şirketin sorumlu olduğu kanaatine varılacak olsa dahi müvekkil şirket ile davacının alacaklardan müştereken sorumlu olduğuna yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E :
Dava, davacının taraf olduğu hizmet alım sözleşmelerine istinaden davalılar yanında çalışan dava dışı işçiye işçilik alacaklarından kaynaklı yaptığı ödemelerin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri, dava dışı işçinin ...kayıtları, ödeme belgeleri, bilirkişi raporu ile gerekli tüm evraklar dosyaya celp edilmiştir.
... Karar sayılı yetkisizlik kararı ile gelen dava dosyası mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
Dava dışı işçi ...'in taraflar arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerine bağlı olarak 15.09.2017 - 20.05.2019 tarihleri arasında 1 yıl 8 Ay 5 gün çalıştığı, toplam hizmet süresi üzerinden 19/07/2019 tarihinde davacı kurumca dava dışı işçiye 7.010,97-TLkıdem tazminatının ödendiği anlaşılmıştır.
03/01/2023 tarihli hesap uzmanı ...'dan aldırılan bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ile davalılar arasında imzalanan Hizmet Alımları Tip Sözleşmelerinin 22. Maddesinde; "yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlü" olacağı,
¸şeklinde" rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporu denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır.
...'nin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Kıdem tazminatı da dahil olmak üzere ödenen işçilik alacakları ve fer'ilerinden dolayı sözleşme, genel ve teknik şartname ile ek diğer belgelere göre asıl işveren davacının sorumlu olacağının kararlaştırılmaması halinde davalıların ödenen bu alacağın tamamından kendi dönemleri ile sınırlı sorumlu olacağı kabul edilmektedir. Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ve eki belgelerinde bu yönde bir hüküm bulunmadığından alt işverenlerin ödenen tazminat ve fer'ilerin tamamından kendi dönemleri ile sınırlı olarak sorumlu oldukları anlaşılmaktadır....
Deliller değerlendirilmiştir.
Yukarıda belirtilen olgular ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dava dışı işçinin eldeki davada taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden davalılar yanında çalıştığı dönemlerin dosyamız arasında bulunan SGK kayıtlarına göre tespit olunduğu, bu çalışması karşılığı kıdem tazminatı ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklı kıdem tazminatından kaynaklı işçilik alacakları için davacı tarafından işçiye ödemede bulunulduğu, yukarıda belirtilen Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçilerin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarına dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin ödediği bedeli ve ferileri talep etme hakkı bulunduğunun kabulünün gerektiği, davalılar vekilinin zamanaşımı itirazının eldeki davada uygulanması gerekli zamanaşımı süresinin TBK md. 73/1 maddesi gereğince 10 yıl olması nedeniyle reddi gerektiği (bkz. bu konuda...karar sayılı 15/05/2013 tarihli ilamı), mahkememizin eldeki davaya bakmakla yetkili ve görevli olduğu, yukarıda belirtilen olgulara uygun olarak kıdem tazminatı ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklı kıdem tazminatından işçinin davalı alt işverenlerdeki çalışma dönemlerine isabet eden tarihler dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesi tüm işverenlerin ayrı ayrı sorumlu olması esasına uygun olarak yargısal denetime elverişli şekilde hazırlanan bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edildiği, davacının dava ve ıslah dilekçesinde taleple bağlılık ilkesi gereği istem konusu ettiği ve ödediği tüm bedeli bu esaslara göre davalılardan rücuen tazmini talebinin yerinde olduğu, ödeme tarihleri itibarıyla davalıların temerrüde düştüğü, taraflar tacir olduğundan her bir ödeme tarihinden itibaren tespit edilen talep gibi tutara avans faizi yürütülmesi gerektiği anlaşılmakla birlikte mahkememizce .... karar sayılı ilamında belirtilen ilkeler ışığında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda her bir davalının sorumluluk kapsamı ayrı ayrı belirlenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜNE;
541,66TL'nin davalılar ..'nden müştereken ve müteselsilen,
3.503,48TL'nin davalılar...'nden müştereken ve müteselsilen
3.019,45TL'nin davalı ....'nden 19/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2) Dava açılışında alınan 120,65 TL peşin harcın alınması gereken 482,58 TL harçtan düşülmesi ile bakiye 361,93 TL harcın DAVALILARDAN ... 154,69TLsinden sorumlu olacak şekilde) ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALILARDAN (Davalılar .... 564,17TLsinden sorumlu olacak şekilde) ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4) (a) Dava açılışında alınan 120,65 TL peşin harcın yargılama gideri olarak kabulü ile DAVALILARDAN (Davalılar ... 51,56TLsinden sorumlu olacak şekilde) ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
(b) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 59,30 TL başvurma harcı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 467,50 TL posta gideri, olmak üzere toplam 1.526,80 TL yargılama giderinin DAVALILARDAN (... 117,06TLsinden müştereken ve müteselsilen, ... 757,17TLsinden müştereken ve müteselsilen, Davalı ... 652,56TLsinden sorumlu olacak şekilde) ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 7.064,59 TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN (.... 3.019,45TLsinden sorumlu olacak şekilde) ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE,
İlişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde... istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.10/02/2023
Katip ...
Hakim ...
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."