T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/828 Esas - 2024/256
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/828
KARAR NO : 2024/256
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/12/2022
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 29/05/2024
Mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/381 E. sayılı dosyasında konkordato önce geçici mühlet kararı ve kesin mühlet kararı aldığını, son olarak konkordato projesi tasdik edilerek halen ödeme süreci içinde olduğunu, konkordato geçici ve kesin mühleti içerisinde, konkordato mühleti öncesi doğmuş olan ve projede yer alan borçlarının, konkordato konusunda mahkeme olumlu ya da olumsuz karar verene kadar ödemesinin yasal olarak engellendiğini, ancak borçlunun konkordato mühletleri içerisinde ticari faaliyeti nedeniyle doğan alacaklarını hiçbir kısıtlamaya tabi olmaksızın (haricen ya da ödenmemesi halinde yasal yollarla) tahsil etmek zorunda olduğunu, özelikle konkordato mühleti içinde doğmuş olan alacaklarını daha büyük titizlikle tahsil etmesi gerektiğini, bunu yaparken alacaklı olduğu firmalara eğer konkordato mühleti öncesi borcu var ise bu borcunu mahsup edemeyeceğini ve mühlet içindeki alacağını tahsil etmesi gerektiğini, bu durumun yasadan kaynaklandığını, müvekkilinin de konkordato mühleti sürecinde eski alacaklıları ile ticari ilişkilerini devam ettirdiğini, mühlet öncesi doğan alacaklarını ayrı tutarak mal alım satım ilişkilerini sürdürdüğünü, bu kapsamda davalı şirketle devam eden ticari ilişkide icra takibine ve davaya konu 10.03.2022 tarih/DET 2022- 2533 numaralı 3.637.641,25 TL bedelli fatura ile davalıya mal satışı yaptığını, fakat davalının aldığı mal bedelini konkordato öncesi doğmuş olan alacağına mahsup ettiğini bildirerek ödeme yapmadığını, bu nedenle alacağın tahsili amacıyla ... 16. İcra Dairesinin 2022/15333 saylı dosyasında icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile devamına ve alacağın %20 'sinden az olmamak üzere davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu fatura alacağının gerçeğe aykırı olarak oluşturulduğu ve davacıya dava konusu faturadan dolayı borçlarının bulunmadığını, faturada yer alan mal alım satımının gerçekleşmediğini, faturaya konu malların teslim edilmediğini, dava konusu faturanın gerçeği yansıtmadığından süresi içinde faturaya itiraz edilerek, davacıya iade edildiğini, davacıya hiçbir borçları olmadığı gibi davacının yüksek meblağlı çeklerden kaynaklı müvekkiline borçları bulunduğunu ve işbu çeklerden kaynaklı alacaklarını konkordato süreci sebebiyle davacıdan tahsil edemediklerini, söz konusu konkordato sürecinde alacaklılar listesine eklenmek için yaptıkları başvurunun konkordato komiserler kurulunca "borçlu davacı firma tarafından ödeme yapıldığı" gerekçesiyle talep edilen alacağın çekişmeli alacak kabul edildiğini, bunun üzerine mahkemeye müdahillik talebinde bulunduklarını ve taleplerinin kabulü neticesinde oy nisabına eklendiklerini, alacaklılar kurulu toplantısında yapılan teklife olumsuz oy kullandıklarını, müvekkilinin davacı şirketten olan çeklerden kaynaklı 1.865.612,00 TL alacaklarına dair ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları 2022/889 E. sayılı dosyanın derdest olduğunu ileri sürerek konkordato kararınını istinaf ettikleri belirterek davanın reddini ve lehlerine dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini cevap ve talep etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili delil olarak; faturaya ... 16. İcra Müdürlüğü'nün 2022/15333 Esas sayılı dosyasına, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/381 Esas 2022/593 Karar sayılı ilamına, taraflara ait BA-BS formlarına, bilirkişi incelemesine, davalı vekili ise; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/889 Esas sayılı dosyasına, tarafların ticari defter kayıtlarına, iade faturasına, bilirkişi incelemesine, keşif, tanık ve yemine dayanmıştır.
... 16.İcra Müdürlüğü'nün 2022/15333 esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı Dörtyol...... Ltd.Şti. vekili tarafından, borçlu Danacı Et...Ltd.Şti. Aleyhine de,“10/03/2022 tarihli DET 2022- 2533 nolu 3.637.641,25 TL KDV dahil bedelli" fatura ya dayalı olarak 3.637.641,25 TL asıl alacak +309.224,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.946.865,67 TL alacağın işleyecek yıllık % 15,75 reeskont faiziyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun 06/10/2022 tarihli dilekçesiyle alacağa ve ferilerine itirazı üzerine takibin durdurulduğu ve işbu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip dayanağı 10/03/2022 tarih ve DET2022-2533 nolu 3.637.641,25 TL bedelli fatura incelendiğinde; davacı Dörtyol... Ltd.Şti. tarafından, davalı Danacı...Ltd.Şti. adına 49.611 kg et satımına ilişkin olarak düzenlendiği, görülmüştür.
Tarafların vergi dairesinde celp edilen BA-BS formlarında, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen yukarıda bilgileri yer alan takip ve dava konusu E- faturanın ve davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenmiş olan aynı tutardaki E- iade faturasının yer aldığı görülmüştür. 523 sıra nolu VUK'nun genel tebliğ gereğince 2021-07 döneminden itibaren elektronik belge olarak düzenlenen E-faturaları mükelleflerce BA-BS bildirimlerinin düzenlenmediği ancak mükelleflerin kontrolü dışında Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından otomotik olarak BA-BS bildirimlerine dahil edildiği, yani otomatik olarak sistemce BA-BS bildirimleri yapıldığı anlaşılmıştır.
... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/381 E. sayılı dosyasında; Dörtyol Zirai Ürünler Entegre Et Tavuk Maddeleri Tic. San. Ltd. Şti.'nin 08/06/2021 tarihli başvurusu ile konkortoto talep ettiği ve Mahkemece 20/10/2022 tarihli karar ile konkortotonun tastikine karar verdiği, ayrıca bu karar ile İİK 308/B maddesi gereğince çekişmeli alacak olarak Danacı Et ve Ürünleri Ltd. Şti yönünden 1.865.612,00 TL'nin deposuna da, karar verilmiştir.
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/889 E. sayılı dosyasında; davacı Danacı Et ve Et Ürünleri Hayvancılık Tarım Gıda İnş. Tic. Ltd. Şti. tarafından, davalı Dörtyol Zirai Ürünler Entegre Et Tavuk Maddeleri Tic. San. Ltd. Şti. aleyhinde İİK'nun 308/b maddesi gereğince karşı tarafta alacaklı oldukları çekler bedeli 1.865.612,00 TL'nin çekişmeli alacak olarak tastik kararında belirtildiğinden bahisle İİK 308/b gereğince söz konusu bedelin davalıdan tahsilini talep ettiği, yargılama devam ederken davacı vekilinin 02/10/2023 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiği ve Mahkemesince 05/10/2023 tarihli 2023/545 sayılı karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, görülmüştür.
Davalı vekilince karşı taraftan alacaklarını olduğu ve konkordato komiserliğince reddedilen alacaklarının çekişmeli alacak haline konduğu ve bu nedenle konkordato projesi dahiline alınmayan çeklerden kaynaklı alacakları için ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları 2022/889 E. sayılı dosyanın bulunduğu belirtilmiş ise de; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesindeki davanın İİK' nun 308 vd maddesi hükümünce inceleneceği ve akabinde kabul yönünde hüküm kurulması halinde depo edilen bedelden tahsili sağlanacağından, bu dava ile birleştirilmesi yada takas mahsubu söz konusu olmayacağından dosyaların birleştirme yada takas mahsup husus nazara alınmamıştır.
Kırşehir Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesine talimat yazılarak, davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmış. Bu raca takip ve dava konusu faturanın ticari defterlerinde yer alıp almadığı, alması halinde ne şekilde yer aldığı hususunda mali müşavir bilirkişiden alınan 09/06/ 2023 tarihli raporda; davalı ve davacı arasında süregelen bir ticari ilişkinin varlığının sabit olduğu, ancak takibe konu fatura muhteviyatına bakıldığında fatura içeriğinde yer alan ürünlerin davalı tarafından sipariş edildiğine dair ve de davaya konu fatura içeriğinde yer alan toplam 49.611(kırkdokuzbinaltıyüz onbir) kg et ürününün hangi nakil aracı ile transfer edildiği, tonajları ve plaka sayılarını ihtiva eden irsaliyelerinde düzenlenerek, mal teslimi aşamasında davalı şirkete teslimi yönünde bir belge olmadığı, davacı tarafında tanzim edilen BA/ BS faluraların tanzim edilip vergi dairesine bildirilmesinin de, fatura içerisinde yazan malın karşı tarafa teslim edildiğini göstermediğini, ayrıca davalı şirketin bu kadar fazla miktarda et ürününü depolayacak gerekli donanım ve soğuk hava tertibatına sahip bir tesise de sahip olup olmadığının da tespiti gerektiği, neticeten herhangi bir sözleşmeye bağlı olmadan tanzim edilen faturaların içeriğinde yer alan mal ve malzemelerin davalı şirkete teslim edildiğine dair kabul edilebilir bir belge bulunmadığından davacı şirket tarafından 10/03/2022 tarih ve DET202200 0002533 Sayılı 3.637.641,25 TL tutarlı faturarıın gerçek alım satımını yansıtan bir fatura olduğu konusunda ciddi tereddütün oluştuğu, bildirilmiştir.
Davacı defterleri üzerinde inceleme yaparak taraflar arasındaki ilişkinin ve de faturaların ticari defterlerde ne şekilde yansıdığının tespiti için Mali Müşavir bilirkişi Hidayet Kormaz'dan alınan 28/09/2023 tarihli raporda; dava konusu işlemin olduğu 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak elektronik ortamda tutulduğu, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı hareketler incelendiğinde, geçici mühlet talep tarihi olan 10/06/2021 tarihinden sonra davacı şirket tarafından düzenlenmiş takip ve dava konusu edilen 3.637.641,25TL'lik elektronik satış faturasının davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu, bu bağlamda davacı şirket defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki geçici mühlet tarihi sonrası ticari ilişki kapsamında 23/09/2022 takip tarihi itibariyle, davacı şirketin, davalı şirketten 3.637.641,25TL tutarında alacak bakiyesi göründüğü, bildirilmiştir.
Taraflar vekillerinin, davacı ve davalı ticari kayıtları üzerinde alınan iş bu raporlara itirazları ve dosya kapsamı nazara alınarak, yeniden davalı defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor hazırlanması için Kırşehir Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesine yazılan talimat üzerine alınan 02/08/2023 tarihli Mali Müşavir bilirkişi raporda; davacı şirket ve davalı şirket arasında mal alım-satımı ilişkisi bulunduğu, 2021 yılı itibariyle, davacı şirketten 12 adet çek karşılığı, sipariş alınan mal gönderip karşı tarafa fatura düzenlediği ve bu kapsamda 31/12/2021 tarihi itibariyle 3.313.412,59 TL davacı şirketten alacaklı göründüğü, taraflar arasında 30/08/2021 tarihinde ticari ilişkinin bittiği, 2022 yılı yevmiye defterinin incelenmesinde; davalının, davacı şirketten bahse konu fatura dışında hiçbir işleminin olmadığı, 2021 yılı sonu itibariyle davalı şirketin, davacıdan alacaklı göründüğü, ancak 2022 yevmiye kayıtlarında dava konusu faturanın kayıtlara girdiği ve davalının da iade faturası düzenleyerek defterlerine kaydettiği ve 2022 yılı içerisinde başkaca ticari ilişkinin bulunmadığı, dava konusu faturanın gerçek mal satım faturası olup olmadığı yönünde; 30/08/2021 tarihinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği, yaklaşık 9 ay geçtikten sonra dava konusu edilen yüklü faturanın düzenlenmiş olmasının ticari teammüllere uygun olmadığı ve 2021-2022 defterlerinde hiçbir zaman davacı şirketin davalı şirkete fatura kesmediği, bu kapsamda adı geçen faturanın gerçek bir fatura olmayacağı yönünde kanaat, bildirilmiştir.
Davacının ticari defterleri ve dosya üzerinde mali müşavir Melek Bolat ile nitelikli hesap uzmanı Şükriye Altunbaşak Kirkil7den oluşturulan yeni heyetten alınan 05.02.2024 tarihli raporda ise; Taraflar arasında imzalanmış herhangi bir yazılı sözleşme örneği bulunmadığı gibi takip konusu 10.03.2022 tarih/DET2022-2533 nolu 3.637.641,25 TL bedelli bir adet fatura
içeriği toplam 49.611,00 Kilogram miktarlı etin/ malın teslimine ilişkin herhangi bir
belge bulunmadığı, takip konusu faturaya karşılık davalı tarafça aynı içerikli 26.04.2022 tarih/HMO2022-21 sayılı
3.637.641,25 TL bedelli iade faturası düzenlendiği, ancak bu toplam 49.611,00 Kilogram
miktarlı malın iadesi/teslimine ilişkin herhangi bir belgeSİ bulunmadığı, davacı tarafça keşide edilen ... 62.Noterliği’nin 29.04.2022 tarih/21209 yevmiye sayıl
ı ihtarnamesi ile “davalının iade faturasına” itiraz edilerek, davalıya iade edildiği, davacı tarafın düzenlediği takip konusu fatura ile davalı tarafın düzenlediği iade faturasının he
r iki tarafın Ba-Bs formlarında mevcut ise de 523 sıra nolu VUK Genel Tebliği gereğ
i 2021/07 döneminden itibaren elektronik olarak düzenlenen belgelerin mükelleflerce BA/BS
form bildirimleri aranmaksızın mükelleflerin kontrolü dışında Gelir İdaresi Başkanlığ
ı tarafından otomatik olarak BA/BS bildirimlerine dahil edildiğini, yani elektronik fatura
düzenlendiği anda mükellefin beyan iradesine bakılmaksızın Gelir İdaresi tarafından sisteme
kaydedildiği, yine incelenen davalının 2019-2020- 2021- 2022 dönem ticari defterlerinde; (tamamı
değil, kısmen ibraz edilmiştir) taraflar arasındaki ticari ilişki 04.03.2019 tarihinde başlamış olup, davalının davacıya
mal satışı yapan tedarikçi olduğu, 2019-2020 dönemlerinde; davalı tarafça, davacıya toplam 23.565.652,62 TL bedelli (31+7) = 38 adet fatura
düzenlendiği, 31.12.2020 dönem sonuna kadar davacı tarafça davalıya toplam 29.763.507,00 TL’lik
çek verildiği, (kısmen de olsa bankadan havale ödemesi yapıldığı), davalı tarafça davacıya bankadan toplam 4.150.540,53 TL havale gönderildiği,
mal tedarik eden davalının, davacıya neden para gönderdiğinin
anlaşılamadığı, yine nedeni anlaşılamayan “avans mahsubu” açıklamalarıyla yapılan
toplam 2.047.313, 85 TL’lik işlemlerle dönem sonlarında hesapların kapatıldığı ve
alacak/borç bakiyesi bulunmadığı,
2019 ve 2020 dönem= (23.565.652,62 – 29.763.507,00 + 4.150.540,53 + 2.047.313,85)= 0 düzenlenen davalı faturaları ile davacı çek bedellerinin sıklıkla birebir örtüştüğü,
örneğin 01.06.2020 tarihli 1.000. 000,00 TL’lik 2 ayrı çek keşide edilmesinin ardından
25.06.2020 tarihli faturanın küsüratsız 2.000.000,00 TL düzenlenmesinin dikkat çekici
olduğu, 2021 döneminde; Davalı tarafça düzenlenen toplam 13.181.471 , 57 TL bedelli 12 adet faturaya karşılık
davacı tarafça toplam 9.868.059,36 TL’lik çek verildiği, taraflar arasındaki ticari
ilişkide davacının son çek tarihi 03.04.2021 ve davalının son fatura tarihi 08.06.2021
olup, 10.06.2021 konkordato geçici mühlet tarihi itibariyle davalının bakiye
(13.181.471,57 – 9.868.059, 36) =3.313.412,21 TL alacak kaydının varlığı, buraya kadar
davalının, davacıdan herhangi bir mal alış kaydına rastlanmadığı, 2022 döneminde ise; 120-Alıcılar Hesabında; dönem başında davalının devreden 3.313.412,21 TL alacak kaydının varlığı,320-Satıcılar Hesabında; davacı tarafça düzenlenen dava konusu 10.03.2022 tarihli
3.637.641,25 TL bedelli fatura ile davalı tarafça düzenlenen 26.04.2022 tarihli
3.637. 641,25 TL bedelli iade faturası kaydı ile hesabın kapatıldığı ve taraflar arasında alacak/borç bakiyesi bulunmadığı, her iki faturanın her iki tarafın Ba-Bs formlarında mevcut olmasının mükelleflerin
beyan iradesi dışında Gelir İdaresi tarafından sisteme kaydedilmesinden kaynaklandığı, yine takip konusu faturanın mühlet içinde düzenlendiği görülmüş olup konkordato
projesine dahil olmadığı anlaşılmıştır. İcra takibinin de mühlet içinde başlatılmıştır. Fatura her iki tarafın da defterlerinde ve Ba/Bs formlarında yer almış olup davalı tarafça
faturaya itiraz hususu da tespit edilememiştir. Ancak faturanın (icra takip tarihinden önce)
iade faturası ile çıkışının yapılarak defter kaydında davacıya olan faturadan kaynaklı borcun
sıfırlandığı görülmüştür. Bu durumda, takip konusu faturanın davalının defterinde kayıtlı
olmaması nedeniyle faturaya dayalı alacak
iddiasının faturaya konu malın teslim edildiği veya hizmetin verildiği yoluyla ispatlanması
gerekip gerekmediği konusunda takdir Mahkemeye aittir. Zira davalı, faturada yer alan mal
alım satımının gerçekleşmediği savunmasında bulunarak, dava konusu faturada yer alan akdi
ilişkiyi inkar etmiştir.
Dosyada takip konusu faturada yer alan malların davalıya teslimini tevsik eder bir
belge tespit edilemediği için hukuki takdiri Mahkemeye ait olmak üzere davacının faturaya
dayalı alacak talep edemeyeceği sonucuna varılmış olmakla birlikte Mahkemenin aksi
kanaatte olması halinde davacının icra takibinde davalıdan talep edebileceği fatura bedelinin 3.637.641,25 TL asıl alacak olarak hesaplanmış olup takipten önce temerrüdü ispatlar bir
delil dosyada bulunmadığı için işlemiş faiz hesaplanmadığı bildirilmiştir.
İİK’nun 296/1 maddesi hükmünde; Sözleşmenin karşı tarafının, konkordato
projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin
faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin devamı edeceği ve geçici ve kesin mühlet
süresince devam eden sözleşmeler nedeniyle borçlanılan edimlerin karşılıklı olarak ifa edileceği, davacının işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz ediyor olması halinde,
davacı bu faturanın altında yatan temel ilişkiye dayalı alacağını talep edebileceği, belirtilmiştir.
Yargıtay HGK’nun 2017/3085 E. 2021/902 K. sayılı 01.07.20201 tarihli kararında ise; “ Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde; “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş
karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar
tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır” hükmünü haizdir.
Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı
kararında, fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını,
vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası
olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 23. (6102 sayılı TTK m. 21) maddesine
göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde
hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden
itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle
taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel
ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini
ispat etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini,
davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de,
satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda,
alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura,
alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.”,
denilmiştir. Yine HGK 12.10.2011 tarih ve 2011/15 - 472 E 2011/608 K sayılı kararında;" faturayı alan taraf, 8 iş günü içinde itiraz etmez ise faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığı yönündeki iddia da ispat yükünün faturayı alıp 8 iş günü içinde itiraz etmeyen tarafa düşeceği, 8 iş günün içinde itiraz edilir ise tek başına fatura temel hukuki ilişkiyi ispata yetmediğinden satıcının hukuki ilişkiyi ispatının gerekeceğini ", yani malın satılmadığı vede teslim edilmediği yönündeki ispat yükünün, karşı taraf olan alıcı görünen davalıya geçeceği, kabul edilmiştir.Yine HGK nun 14.05.2019 tarih ve 2017/19-823 E 2019/553 K kararında;" .. faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir..... faturaların davalı defterinde kayıtlı olması faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksini bir başka deyişle faturalar içeriği emtianın teslim edilmediğini, faturaların usulsüz olduğunu davalı ispatlamalıdır. ....Mevcut bu durumda mahkemece öncelikle fatura içeriğindeki emtiaların teslim edilmediği ve faturaların usulsüz olduğu yönündeki iddiaya konu savunmanın davalı tarafça ispatlanması gerektiği.... " yönünde karar verilmiştir.
Yargıtay 11. HD'nin 04.10.2023 tarih ve 2022/3245E 2023/5599 K sayılı kararında; ".... davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı.. ", gerekçesiyle BAM kararına karşı yapılan temyizi reddetmiştir. Yine Yargıtay 6. HD nin 17.05.2023 tarih ve 2022/2715 E 2023/1877 K saylı kararında; ".. 19.03.2019 tarihli personel yemek bedeli açıklamalı KDV dahil 54.000TL bedelli faturaya ilişkin olarak, davalı belediyenin muhasebe kayıtlarında yapılan incelemede, faturanın belediyeye tebliğ ve teslim edildiği, belediye başkanlığının 19/03/2019 tarihli "olur" yazısı ile yapılması gereken ödemenin uygun görüldüğü ancak daha sonra belediye başkanlığı tarafından zimmet defterine işlenerek 19/08/2019 tarihinde davacı firmaya iade edilmiş olduğu belirlenmiştir. 19.03.2019 tarihli faturanın iade tarihi 19.08.2019 olduğuna göre süresinden sonra iade edildiği anlaşılmaktadır. Davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği artık mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerektiği..."yönünde karar verilmiştir.
Dosyamızda, davacı, takip ve alacağını 10.03.2022 tarihli ve
3.637.641,25 TL bedelli mal satım faturasına dayandırmıştır. 24.12.2003 tarihli ve 253226 sayılı RG yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük HGK nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E 2003/1 K sayılı kararında fatura tanımlanmış ve tek taraflı düzenlenen faturanın, tek başına hukuki ilişkiyi ispata yetmeyeceği belirtilmiştir. Ancak 6102 sayılı TTK'nun 21. Maddesinde; ticari satışlarda düzenlenen faturanın karşı tarafa tebliği üzerine karşı tarafın bu faturayı alıp ticari defterlerine kayıt edip 8 iş günü içinde itiraz etmemesi , yani " iade faturasına bağlayarak iade etmemesi " yada bu süreyi geçirmesi halinde, faturayı düzenleyen tarafın bu hukuki ilişkiyi, yani davacının davalıya mal sattığını ispat etmiş sayılacağı, belirtilmiştir. Dosyamızda davalının dava ve takip konusu 10.03.2022 tarihli ve
3.637.641,25 TL bedelli mal satımna ilişin e- faturasını defterlerine kayıt ettiği ve TTK nun 21. Maddesinde belirtilen 8 gün içinde itiraz etmediği, bilahare bu süreyi geçirdikten sonra HNO2022000000021nolu VE 26.04. 2022 tarihili iade e- faturası düzenlediği ve karşı tarafa gönderdiği, karşı taraf davacı şirketi ise ... 62.Noterliğinin 21209 yevmiye nolu ihtarnamesiyle iade faturasına itiraz ederek, iade ettiği görülmüştür. Bu durumda fatura konusu mal alım satımın gerçekleştiği ve malın davalıya teslime edildiği hususundaki ispat yükünün davacı üzerinden kalktığı, artık davalının hukuki ilişkinin gerçek olmadığı, fatura konusu malın teslim edilmediği yönündeki itirazlarını ispat etmesi, yada bedelin ödendiğinin ispatı gerektiği, davalı vekiline, dosyada sunduğu yazılı deliller ile iş bu ispat külfeti yerine getirilmediği nazara alınarak dayandığı yemin delilli hatırlatılmış, yemin delilini kullanılmayacağını, belirtmiştir.
Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, takip konusu fatura , iade faturası, davacı tarafın noter ihtarı ile iade faturasına itirazı, tarafların ticari defter ve kayıtları, dosya alınan raporlar özellikle son bilirkişi heyet raporu, HGK vede Yargıta 11. Ve 6. HD nin içtihatları hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının 08/06/2021 tarihli konkordato talebi sonrasında 20/10/2022 tarihli karar ile konkortotonun tastikine kara verildiği, davacının bu konkordato geçici ve kesin mühlet süreci içerisinde sürdürdüğü ticari ilişki kapsamında 10.03.2022 tarihli ve
3.637.641,25 TL bedelli 49.611,00 Kilogram miktarlı etin/malın satımına ilişin e-faturayı düzenleyerek davalı tarafa gönderildiği ve davalının e-defterlerine kayıt edildiği, ancak TTK nun 21. Maddesinde belirtilen 8 gün içinde faturaya itiraz edilmediği, bu süreyi geçirdikten sonra HNO2022000000021nolu 26.04.2022 tarihili iade e- faturası düzenlediği ve karşı tarafa gönderdiği, davacı şirketin ... 62.Noterliğinin 21209 yevmiye nolu ihtarnamesiyle bu iade faturasına itiraz ederek, geri gönderdiği ve daha sonrada davacının fatura konusu bedelin tahsili amacıyla takibe geçtiği anlaşılmıştır. Davalı tarafın takip ve dava üzerine faturanın gerçek bir mal satım yada alımı hukuki ilişkisine dayanmadığı, fatura konusu malında teslim edilmediği belirtilerek, takibe itiraz etmiştir. Yukarıda yazılı yasal düzenleme ve Yargıtay içtihatlarından TTK' nun 21 maddesi gereğince tacir olan davalının fatura tebliği üzerine 8 gün içinde itiraz etmemesi halinde tek başına hukuki ilişkiyi vede mal teslimini ispata yaramayan faturaya dayanan davacının artık hukuki ilişkinin varlığı ile malı teslimine dair sevk irsaliyesi vs sunması yükünün ortadan kaktığı, ispat yükünün yer değiştirdiği vede bu durumda davalının hukuki ilişkini bulunmadığı vede malın teslim edilmediğini ispat yükü altına girdiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda alınan bilirkişi raporlarında vede dosya kapsamında davalı borçlunun bu hukuki ilişkinin, yani et alım satımının gerçekleşmediği ve malların kendisine teslim edilmediği yönündeki iddiasının ispatına yarar yazılı deliller sunamadığı görülmekle dayandığı yemin delili hatırlatılmış, ancak davalı vekilince, ispat yükünün davacı taraftan olduğu belirtilerek yemin delillini kullanmayacakları bildirilmiştir. Bu nedelerle ispat yükünün davalıca yerine getirilmediği , davacının fatura konusu malı teslim ettiği ve bedeli talep edebileceği nazara alınarak, davacının davanın kabul ile davalının itirazın iptaline vede alacak likit olduğunda davalı aleyhinde icar inkar tazimatına hükmedilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiştir.
Yine İİK’nun 296/1 maddesi hüküm gereğince, davacının ticari işlerine devam edeceği ve bu süreçte yaptığı borçlanma vede alacaklarının konkordato projesi kapsamına girmeyeceği ve konkordato tasdik kararı haricinde tahsil edileceği yada borcun ödeneceği hüküm gereğince dava konusu iş bu faturanın konkordato sürecinde gerçekleşen ticari iş ve işleme ait olduğu nazara alınarak yaptığı takipte bir usulsüzlük bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca davalı karşı tarafın İİK 308/b maddesi kapsamındaki çekişmeli alacağına ilişkin açtığı dava konusu alacakla takas mahsubunun söz konusu olamayacağı gibi açılan ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesindeki davanında feragatle sonlandığı nazara alındığında sonuca bir etkisi bulunmadığı, anlaşılmıştır.
Ayrıca kısa kararda maddi hata neticesinde icra dosya numarası 2022/15333 yerine, 2022/15335 olarak yazıldığı görülmekle, HMK nun 304 maddesi kapsamında iş bu yazım hatası gerekçeli karar yazımı aşamasında, Mahkememizce resen düzeltilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının Kabulü ile; ... 16. İcra Müdürlüğü'nün 2022/15333 esas sayılı dosyasında, davalının 3.637.641,25TL asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2.maddesi kapsamında değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, takibin bu şekilde devamına,
2- Kabul edilen miktar üzerinde %20 oranında hesap edilen 727.528,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli 248.487,27-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 42.387,49-TL harcın mahsubu ile bakiye 206.099,78TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 311.129,24-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak , davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 80,70-TL başvuru harcı, 42.387,49-TL peşin harc, 11,50-TL vekalet harcı, 726,00-TL posta masrafı, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 55.205,69-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
8-HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2024
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."