T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/875 Esas - 2023/841
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/875 Esas
KARAR NO: 2023/841
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA: Tazminat (Destekten yoksun kalma tazminatı )
DAVA TARİHİ: 23/12/2022
KARAR TARİHİ: 27/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2024
Mahkememizde açılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilleri ... sevk idaresinde bulunan ...Sigorta A.Ş tarafından zorunlu trafik sigortası ve kasko sigortası ile sigortalı ... ... ... ün desteğinden mahrum kalanlar için şimdilik her bir davacı için 100,00-TL olmak üzere 600,00-TL'nin olay tarihi olan 21/08/2021 tarihinden ibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sigorta poliçe limitleri dahilinde davalılardan alınarak davacılara verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ...Sigorta cevap dilekçesinde özetle: Sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu öncelikle bilirkişiden kusur konusunda rapor alınmasını talep ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...Sigorta Cevap dilekçesinde: Davacılardan ...' ün araç sahibi ve sürücüsü olduğunu, tazminat talep hakkı bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, diğer davacılar bakımından ise kusur konusunda rapor alınmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E :
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3 55, ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasına ilişkin maddi tazminat davasıdır. Dava kısmi dava olarak açılmıştır.
Nüfus kayıtlarının tetkikinde, Müteveffa ... 'ün kaza sebebiyle vefat ettiği, geride eşi ..., kızı 03/05/1970 doğumlu .... ... ... ... ...
Davacı ... ile davalı ... ... plakalı araç için 07/06/2021- 07/06/2022 tarihlerini kapsar şekilde Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Poliçesi ve Kasko Poliçesi düzenlendiği, tespit edilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda kamyon sürücüsü Mehmet ALTIOK'un herhangi bir kusurunun olmadığı, otomobil sürücüsü Alirıza GÜNDÜZ’ün ise KTK.84/d kuralını ihlal ettiği belirlenmiştir.
İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin dava dosyası delil olarak incelenmiştir.
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda ceza dosyası ve mahkememiz dosyası içindeki deliller ile kamera kayıtları da incelenmiştir.
'' 21.08.2021 günü saat 11.10 sıralarında sürücü ... , yönetimindeki ... plaka sayılı otomobille seyrederek olay yeri İzmir Çeşme Otoyolu Güzelbahçe çıkışına geldiğinde, ön ilerisinde yolun sağındaki emniyet şeridinde duraklayan sürücü ... yönetimindeki 22.AAT.593 plaka sayılı kamyonun sol arka kısmına, aracının sağ ön kısmıyla çarpması sonucu dava konusu kaza meydana gelmiştir.
Otomobil sürücüsü ... , gerek kendi ifadelerinden gerekse olay anını gösteren video görüntülerinden anlaşılacağı üzere yönetimindeki araç ile seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermemiş, gündüz vakti, açık havada seyrederek olay yerine gelip, ön ilerisinde yolun sağındaki emniyet şeridinde duraklayan kamyona arkadan tehlikeli biçimde yaklaşarak söz konusu kamyonun sol arka kısmına önlemsizce çarpması sonucu meydana gelen olayda; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurludur.
Kamyon sürücüsü Mehmet ALTIOK, yönetimindeki araç ile seyrederek geldiği mahalde, gündüz vakti olay yeri yolun sağındaki emniyet şeridinde durakladığı sırada meydana gelen olayda, bu oluş şartlarında herhangi bir kural ihlali görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru yoktur.'' şeklinde rapor verilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporu kaza tespit tutanağı, ceza dosyasındaki delillere de uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
Dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi raporunda yerleşik Yargıtay İçtihatları doğrultusunda davacı ... desteği Zöhre GÜNDÜZ'ün vefat etmesine tam kusuru ile sebebiyet verdiğinden tazminat hakkı bulunmadığından destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmamıştır. Müteveffanın kız çocukları 22 yaşından; erkek çocukları 18 yaşından büyük olduğu için diğer davacıları yönünden de destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmamıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, tahkikatı gerektirir başka husus kalmadığından yargılamaya son verilmiştir.
“İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu” KTK’nın 85. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiş ve “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir. Nitekim Kanun’un 91. maddesi ile de işletenlerin, bu maddeye göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunluluğu getirilmiştir. Burada işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu ise, akdi (sözleşmesel) niteliktedir. Söz konusu akdi ilişki, işleten ile onun hukuki sorumluluğunu üzerine alan zorunlu (trafik) sigortacısı arasındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92/a maddesinde, işletenin bu kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği taleplerin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatı dışında kaldığı öngörülmüştür. Aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.11.2013 tarihli ve 2013/17-72 E., 2013/1558 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2021/19 E., 2021/180 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.
Görüldüğü gibi, karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortasında, sigorta ettirenin zarar verdiği kişi, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı hâlde bu sigortadan yararlanmaktadır (Karasu, R.: Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Ankara 2016, s. 23). Zira zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK’nın 85/1. maddesinde yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstlenir. Bu nedenle zarar görenler, bu zararın giderilmesi amacıyla, araç işletenine karşı KTK hükümlerine göre başvuru hakkına sahip değilse, zarar verene ait aracın trafik sigortacısına da başvuramayacaktır. İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri sigorta teminatı kapsamına dâhil değildir. Davacı eş araç maliki ve sürücü olup %100 kusurlu olduğundan davacı eş tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Müteveffanın çocukları bakımından ise; Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı BK'nın 53/III. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir" şeklinde hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı BK'nın 53/3. (818 sayılı BK madde 45/II) maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 53. (818 sayılı BK madde 45) maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte, destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı).
Davacı vekilinin beyanına göre davacı çocuklar yurtdışında yaşamakta olup bakımından yukarıda açıklandığı şekilde bir destek durumu iddia ve ispat edilmediğinden ...Sigorta aleyhine açılan davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmiştir.
Diğer davalı ...Sigorta A.Ş bakımından ise sigorta şirketi tarafınan KSMMS poliçesi ile sigortalanan kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün kusuru olmadığından sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığından davacıların davasının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davacılar tarafından açılan 100,00 er TL destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL harçtan, dava açılışında alınan 80,70 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 189,15 TL harcın müştereken ve müteselsilen davacılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.200,00 TL ve 1.640,00 TL olmak üzere toplam 4.840,00 TL arabuluculuk ücretinin müştereken ve müteselsilen davacılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5) Davalılar kendilerini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca her bir davacıdan 100 'er TL alınarak kendini vekille temsil eden davalılara verilmesine,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE,
İlişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar istinaf kanun yoluna başvuru sınırı altında olduğundan kesin olarak karar verildi. 27/12/2023
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."