T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/216 Esas - 2025/985
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/216 Esas
KARAR NO : 2025/985
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM : ...
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av....
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ...
Av......
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2023
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalı şirket ile .... numaralı sözleşmeleri imzalayara.. Parselde bulunan taşınmazın inşası için anlaştıklarını, müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen sözleşme kapsamındaki iş bedellerinin ödenmediğini, ayrıca davalının talebi doğrultusunda sözleşme dışı ilave işler yapıldığını ve bu işlerin bedellerinin de ödenmediğini, sözleşmede yer almasına rağmen faturalandırılamamış işler ile sözleşme dışı yapılıp faturalandırılamayan çok sayıda iş kalemi (müteahhitlik karı, ilave seramik, fotoselli kapılar, aksesuar bedelleri, temperli cam farkı, demir işleri vb.) bulunduğunu, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile alacaklarının netleşeceğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında beş adet sözleşme akdedildiğini, davacının faturalandırdığı tüm bedellerin eksiksiz olarak ödendiğini, davacının faturada açıkça belirtmediği halde diğer işlere dahil ederek faturalandırdığı işler için yeniden talepte bulunduğunu, bu durumda davacının fazla ödeme almış olabileceğini ve bu fazla ödemeler için takas-mahsup talebinde bulunduklarını, davacının iddia ettiği sözleşme dışı ve eksik faturalandırılan iş kalemlerinin ya sözleşme kapsamında olduğunu ya da bedellerinin farklı faturalar altında ödendiğini (örneğin fotoselli kapı bedelinin rüzgarlık faturasına dahil edildiğini) tek tek açıkladığını, davacının ... ... D. İş sayılı dosyasında işi Aralık 2020'de teslim ettiğini beyan ettiğini, bu tarihten sonra metraja dayalı bir iş yapmasının mümkün olmadığını, davacının bazı işlerinin eksik ve kusurlu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin başka firmalara tamirat yaptırmak zorunda kaldığını, bu bedellerin de olası bir alacak hesabından indirilmesi gerektiğini, davacının 2020 yılına ait ticari defterlerini sunmayarak bu yılda yapılan ödemeleri gizlemeye çalıştığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasındaki 5 adet sözleşme, davacı tarafından düzenlenen faturalar, davalı tarafından sunulan 2020 ve 2021 yılına ait ödeme dekontları, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, 21/12/2023 tarihli bilirkişi kök raporu, 07/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, 23/05/2025 tarihli ikinci ek rapor ve 18/08/2025 tarihli üçüncü ek rapor ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmelerinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 47757 ada 3 parselde bulunan taşınmazın tadilatına ilişkin beş adet eser sözleşmesi imzalandığı, davacı vekilinin müvekkilinin sözleşme kapsamındaki ve sözleşme dışı talep edilen ek işleri tamamlamasına rağmen iş bedellerinin bir kısmının ödenmediğini ileri sürerek bakiye alacağın tahsili istemiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise davacı tarafından faturalandırılan tüm bedellerin ödendiğini, hatta yapılan işin bedelinden daha fazla ödeme yapıldığını, davacının işlerinin bir kısmının da ayıplı olduğunu savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Uyuşmazlığın çözümünde ispat yükü, HMK'nın 190. maddesi uyarınca, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu kapsamda davacı, sözleşme ve sözleşme dışı işleri yaptığını ve bedelinin ödenmediğini, davalı ise ödeme yaptığını ispatla yükümlüdür. Tarafların her ikisinin de tacir olması nedeniyle, uyuşmazlığın çözümünde ticari defterlerin delil niteliğini düzenleyen HMK'nın 222. maddesi ve faturanın ispat gücüne ilişkin TTK'nın 21/2. maddesi hükümleri de dikkate alınmalıdır. HMK'nın 222. maddesi gereğince, kanuna uygun olarak tutulan ve birbirini doğrulayan ticari defterler sahibi lehine delil teşkil eder. Bir taraf defterlerini ibraz etmezse, diğer tarafın kanuna uygun olarak tutulmuş ve birbirini doğrulayan ticari defterlerindeki kayıtlar, ibraz etmeyen taraf aleyhine delil olur.
21/12/2023 tarihli bilirkişi kurulu kök raporunda, davacının 2020 yılı ticari defterlerini ibraz etmediği, mevcut kayıtlara göre davacının 1.466.498,18 TL fatura düzenlediği, davalının ise 438.498,18 TL ödeme yaptığının görüldüğü, yapılan teknik inceleme sonucunda toplam iş bedelinin KDV dahil 1.536.187,31 TL olarak hesaplandığı ve davacının 1.097.689,13 TL bakiye alacağı olduğu bildirilmiştir.
07/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda, davalının 2020 yılında yaptığı 1.028.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin dekontların incelendiği, bu durumda tarafların ticari defter kayıtlarına göre borç/alacak bakiyesinin kalmadığı, teknik incelemede ise bir kısım itirazlar (açılır pencere ve bordex kaplama) kabul edilerek ve alçı-boya işlerinin bedelinin takdire bırakılarak iki alternatifli hesaplama yapıldığı, birinci alternatife (alçı-boya dahil) göre davacının 308.255,04 TL, ikinci alternatife (alçı-boya hariç) göre ise 26.792,10 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Tarafların itirazları üzerine alınan 23/05/2025 tarihli ikinci ek raporda, davalının hesap hatası (mekanik tesisat bedelinin mükerrer eklenmesi) ve 2019 yılına ait alüminyum doğrama işi ödemesinin mahsubuna yönelik itirazlarının yerinde olduğu kabul edilerek yeniden hesaplama yapıldığı, bu hesaplama sonucunda birinci alternatife (alçı-boya dahil) göre davalının 68.215,70 TL fazla ödemesi olduğu, ikinci alternatife (alçı-boya hariç) göre ise davalının 349.678,63 TL fazla ödemesi olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkemenin ara kararı uyarınca davacının 2020 yılı defterlerinin yerinde incelenmesi için düzenlenen 18/08/2025 tarihli üçüncü ek raporda, bilirkişi kurulunun davacının adresine gittiği, ancak şirket yetkilisinin telefonla 2020 yılı defterlerinin bulunmadığını beyan etmesi üzerine defterlerin incelenemediği, bu nedenle ikinci ek rapordaki sonuç ve kanaatlerin geçerli olduğu bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler, davacı tarafından düzenlenen faturalar, davalı tarafından sunulan 2020 ve 2021 yılına ait ödeme dekontları, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, mahkememizce dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 23/05/2025 ve 18/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın eser sözleşmelerinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağı istemine ilişkin olduğu, davacının sözleşme ve sözleşme dışı yaptığı işler karşılığında alacağı olduğunu iddia ettiği, davalının ise tüm borcunu ödediğini, hatta fazla ödemesi bulunduğunu savunduğu, uyuşmazlığın çözümü için yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde, davacının davanın esası için belirleyici nitelikteki 2020 yılına ait ticari defterlerini mahkemenin ve bilirkişi kurulunun ısrarlı taleplerine rağmen ibraz etmekten kaçındığı, HMK'nın 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin ibraz edilmemesinin, karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların delil olarak kabulü sonucunu doğuracağı, davalının ise 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerini ve bu defterleri doğrulayan toplam 1.466.498,18 TL tutarındaki banka ödeme dekontlarını dosyaya sunduğu, bu durumda ispat yükü kendisinde olan davacının alacağını kanıtlayamadığı, aksine davalının borcunu ödediğini kanıtladığı, hükme esas alınan son bilirkişi raporlarında, davalının alçı ve boya işlerinin davacıdan önce başka bir firma olan .... Şti.'ye yaptırıldığına dair sunduğu 23/07/2018 tarihli sözleşme ve diğer deliller karşısında, davacının bu imalatları kendisinin yaptığını ispatlayamadığı anlaşıldığından, alçı ve boya işlerinin dahil edilmediği ikinci alternatif hesabın esas alınması gerektiği, bu hesaba göre davacının yaptığı toplam iş bedelinin KDV dahil 1.116.819,55 TL olduğu, davalının ise ispatladığı ödemeler toplamının 1.466.498,18 TL olduğu, bu durumda davacının herhangi bir bakiye alacağı bulunmadığı gibi, davalının 349.678,63 TL fazla ödemesinin bulunduğunun tespit edildiği, neticeten davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 179,90 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca .... bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 10.000,00 TL üzerinden takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.15/12/2025
Katip ... Hakim ....
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır