T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/332 Esas - 2024/362
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/332 Esas
KARAR NO : 2024/362
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/05/2023
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/07/2024
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin 2017/429589 ihale kayıt numarası ile Davalı tarafından açılan hizmet alım işine ilişkin ihaleleri kazanarak sözleşme imzaladığını ve sözleşme konusu hizmeti vermek üzere 4-8010-02-02- 1269670-006-07-08-000 işyeri sicil numaralı dosya kapsamında personel istihdam ettiğini, müvekkili şirketin ihale sözleşmesi kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz bir şekilde yerine getirerek işi bitirdiğini, işverenlerin işgücü maliyetlerini düşürerek istihdamı korumaları ve artırmalarını destekleme amacıyla asgari ücret desteği verilmesinin yasa koyucu tarafından kararlaştırıldığını, kanun gerekçesinde işverenlerin rekabet gücünün artırılması ve kayıtlı istihdamın teşviki, asgari ücretle çalışanların yoğunlukta olduğu küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi amaçlanarak 5510 Sayılı Yasaya aşağıdaki geçici madde eklendiğini, değişikliğe ilişkin kanun maddesi ve genelgede; 2018 yılı için; 7103 Sayılı Yasanın 73. Maddesi ile 5510 Sayılı Yasaya Geçici 75. Madde eklenmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı kanunun uygulanma esas ve usulleri için 20.06.2018 tarihli ve 2018-20 Sayılı Genelgeyi yayınlamıştır. 2019 yılı için; 7162 Sayılı Yasanın 10. Maddesi ile 5510 Sayılı Yasaya Geçici 78. Madde eklendiğini, işbu teşviklerin şartları yerine getiren şirketlere devlet tarafından sağlanan bir destek olduğunu, müvekkili şirket aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresinde verdiğini, çalıştırdığı kişilerin sigorta primine esas kazançlarını tam olarak bildirdiğini ve SGK borcu olmaması nedeniyle söz konusu teşvikten faydalandığını, ancak davalı tarafından tahakkuk ettirilen teşviklerin haksız ve yersiz olarak müvekkili şirket hakedişlerinden kesildiğini, kesintilerin yapıldığı aydan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkil şirkete iade edilmesi gerektiğini, kamu ihalesini alan yüklenici şirketlerin asgari ücret teşvikinden faydalanamayacağına ilişkin herhangi yasal düzenleme ile bir ibare veya hüküm bulunmadığını, arz edilen emsal Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yerel Mahkeme kararlarında da asgari ücret desteğinin ihaleyi alan şirketlerden kesilmesinin usul ve yasalara açıkça aykırı olduğu, kesintilerin avans faizi ile birlikte ihaleyi alan şirketlere ödenmesi yönünde kararlar verildiği ve kararların onandığını, kanunda belirtilen şartlar yerine getirilmesine rağmen müvekkili şirketten yapılan kesintilerin iade edilmesi hususunda huzurdaki davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalı aleyhine Ticari Dava Şartı Arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, beyan ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik; müvekkil şirketin 2017/429589 ihale kayıt numarası ile almış olduğu ihalelerin hakedişlerinden yukarıda belirtilen işyeri sicil numaralı dosya kapsamında usul ve yasaya aykırı olarak kesilen 2018-2019 yıllarına ilişkin asgari ücret destek tutarlarının fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'sinin her bir kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi istemiştir.
Davacı vekili 21/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000,00 TL olan dava değerini 129.866,94 TL'ye çıkardığını bildirmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, görev itirazında bulunduklarını, davaya bakmakla görevli olan mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, TTK 4/1 madde hükmü, 4734 sayılı yasa ve davaya konu işin ihalesinin davalı İdarenin, ticari faaliyetiyle ve ticari işletmesiyle ilgili olmaksızın kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilmiş olması durumu ve davacı tarafından ibraz edilmiş içtihat hükümleri ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile davanın görev yönünden usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacı tarafın talep edebileceği faiz türünün avans faizi değil yasal faiz olabileceğini, faiz türünü itiraz ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı firmanın davalı İdareyi temerrüde düşürme durumu olmadığını, faiz başlangıç tarihinin kesinti yapıldığı tarihten itibaren değil dava tarihinden itibaren olması gerektiğini ve bu yönde itirazların bildirildiğini, dava dilekçesindeki iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iş bu davanın reddi gerektiğini, kurum Genel Müdürlüğüne ait hizmet binası, Yenimahalle Ek Hizmet Binası ve Tesisleri ile Taşra Teşkilatı (İrtibat Büro ve Bölge Müdürlükleri) binaları özel güvenlik hizmeti için İdare ile davacı İSD Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi arasında 01/12/2017 tarih ve 2017/429589 İhale Kayıt Nolu hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, dava dilekçesi ile davalı İdarenin davacı hakedişlerinden kesilen 2018-2019 yıllarına ait Asgari Ücret Destek Tutarlarının her bir kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkil İdareden tahsilini talep edildiğini, Ancak Davalı İdare Destek Hizmetleri Daire Başkanlığından alınan ve ekte ibraz edilen 15/05/2023 tarih ve 5325414 sayılı yazıda söz konusu kesintinin 6661 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 17. Maddesi ile 5510 sayılı Yasaya eklenen geçici 68. Madde uyarınca yapıldığı ve herhangi bir haksız kesintinin olmadığının bildirildiğini, söz konusu yazı ile 2018-2019 yıllarını kapsayan dönemde firma hakedişlerinden yapılan aylık kesintileri gösteren ve Sosyal Güvenlik Kurumu Sisteminden alınan belgenin Mahkemeye sunulmakta olduğunu, daha sonraki yıllarda farklı kanun numaraları ile aynı teşvikin devam ettirilmiş olduğunu, 26.03.2020 tarihli ve 31080 sayılı Mükerrer Resmi Gazete ile yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 29. Maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun geçici 80. (daha önce geçici 68, geçici 71, geçici 75 ve geçici 78.) maddesinde düzenlemelere yer verildiğini, 4734 sayılı Kanunun 2. inci maddesinde sayılan İdarelerin yaptıkları ve fiyat farkı ödeneceği öngörülen ve ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü hizmet alımlarına ilişkin işçiliklerde, sigorta primlerinden mahsup edilerek işsizlik sigortası fonu tarafından karşılanan tutarların idarelerce işverenlerin hakkedişlerinden kesileceği hükme bağlandığını, somut olayda izah edilen şartların tamamının gerçekleşmiş olmasıyla beraber dava dilekçesinde davacının söz konusu teşvikten faydalandığını kabul ettiğini, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü 4734 sayılı Kanunun 2. Maddesinin b fıkrasında sayılan idarelerden olduğunu, iktisadi devlet teşekkülü olan davalı İdarenin yasa gereği yaptığı kesintinin haksız olmadığını, davacının davasının reddi gerektiğini, ayrıca müvekkil Kurum bünyesindeki İstanbul Bölge Müdürlüğünde gerçekleştirilen teftişişlemleri neticesinde düzenlenen ve dilekçe ekinde mübrez 09.11.2021 tarih ve 10/2021-27 sayılı teftiş raporunda, başka bir yüklenici iş ortaklığı ile ilgili olarak 2018 Mayıs dönemi ile 2019 Aralık dönemine ait söz konusu kesintinin (iş ortaklığının hakedişlerinden) müvekkil kurumca yapılmaması sebebiyle gerekli düzeltme işleminin yapılması ve daha dikkatli davranılması, 14.651,53-TL Asgari Ücret Destek Tutarının ilgili firmalardan tahsil edilmesinin istenildiğini, davalı İdare İstanbul Bölge Müdürlüğünün ilgili firmalardan söz konusu Asgari Ücret Destek Tutarı olan 14.651,53-TL'nin ödenmesini istediğini, ödeme yapılmayınca ... 32.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/322 Esas sayılı dosyası ile dava açılması zarureti hasıl olduğunu, alacak davasında alınan ve mübrez bilirkişi raporunda 4734 sayılı Kanunun 2. Maddesinde sayılan İdarelerden olmamız sebebiyle haklılığın ortaya konulduğunu, ve Mahkemece 03/05/2023 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, gerekçeli karar yazıldığında ayrıca mahkemeye sunulacağını, bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde davacı İSD Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti. davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğundan reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, hizmet alımı sözleşmesi, ihale evrakı, bilirkişi rapor ve ek raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan hak edişlerden kesilen asgari ücret destek tutarlarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı yüklenicinin, davalı idarenin hizmet alım sözleşmesinin uygulanması sırasında hak edişlerinden haksız şekilde asgari ücret destek kesintisi yaptığını ileri sürerek yapılan kesintilerin iadesi istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin kesintilerin yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği görülmektedir.
Yargı yolu yönünden yapılan incelemede, idare tarafından yapılan sözleşmeler, tabi oldukları hukuki rejim bakımından, "idarenin özel hukuk sözleşmeleri" ve "idari sözleşmeler" şeklinde ikiye ayrılmakta olup "idarenin özel hukuk sözleşmeleri", özel hukuka tabidir ve bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar adli yargıda çözümlenir. Buna karşılık "idari sözleşmeler" ise idare hukukuna tabidirler ve bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar da idari yargıda karara bağlanır. İdari yargı iptal davasının amacı, idarenin hukuka aykırı işlemlerinin hukuk düzeninden kaldırılmasını sağlamaktır. Danıştay'ın yerleşik uygulamalarında da, Kamu İhale Kanunu'na tabi olarak yapılan ihalelerin, idari yargının denetiminde olduğu, sözleşme aşamasına kadar yasaya dayanılarak idarece alınan karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların idari yargı yerinde, sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar ile sözleşmeye karşı açılacak davaların ise özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesi gerektiği kabul edilmektedir. Burada belirtilen sözleşmelerin tarafı idare olmakla birlikte "idari sözleşme" değil, "idarenin özel hukuk sözleşmesi" olduğu kuşkusuzdur (Danıştay 13. Dairesi'nin 06/04/2010 tarih ve 2009/7074 Esas, 2010/2940 Karar; Danıştay 14. Dairesi'nin 06/02/2017 tarih ve 2015/785 Esas, 2017/544 Karar sayılı emsal kararları). Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında da benzer nitelikteki davalarda adli yargının görevli olduğu kabul edildiğinden, davaya mahkememizce bakılarak sonuçlandırılmıştır (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 30/01/2014 tarih ve 2013/5566 Esas, 2014/2451 Karar; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/11/2007 tarih ve 2006/7650 Esas, 2007/14797 Karar; 10/03/2008 tarih ve 2007/1577 Esas, 2008/2924 Karar ve 15/06/2012 tarih ve 2011/4612 Esas, 2012/1067 Karar sayılı emsal ilamları).
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81. maddesinin (ı) bendinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır." hükmü ve aynı Kanun'un geçici 68. maddesinin 1. bendinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce; a) 2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, b) 2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2016 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır." hükmü ile aynı maddenin 8. bendinde ise "4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir." hükmü düzenlenmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 15/04/2021 tarih ve 2020/5839 Esas, 2021/4191 Karar sayılı emsal ilamı).
Davacının hak edişinden davalı tarafından yapıldığı ileri sürülen dava konusu kesintilerin tahsiline yönelik açılan davada, davacının hukuki yararı bulunduğu ve davalı tarafından davacıya yapılan hak ediş ödemeleri sırasında itirazi kayıt ileri sürülmemesinin sonuca etkili olmadığı dikkate alınarak, dava konusu kesintilerin tarihi, niteliği ve kapsamı belirlenerek, bu kesintilerin davacının hak edişlerinden yapılıp yapılmadığının tespiti, yukarıda sözü edilen kanun hükümleri değerlendirilerek, "asgari ücret desteği" adı altında davacının hak edişinden yapılan kesintilerin 5510 sayılı Kanun'un geçici 68. maddesi ya da aynı Kanun'un 81/1-(ı) maddesi kapsamında bulunan bir destek olup olmadığı, 5510 sayılı Kanun'un geçici 68/8. maddesinde belirtilen hak edişten kesme koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti gerekmektedir (... BAM 36. HD.'nin 14/12/2023 tarih ve 2023/1900 esas, 2023/740 karar sayılı ilamı).
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 23/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirket’in davalı idare hizmet temini iş yerine özgü şekilde Ocak 2018-Ağustos 2019 dönemi ile “asgari ücret desteği” hakkının, yasal şartlarının var olduğunun dosya kapsamı ile tespit edilebildiği ve taraflar arasında bu yönde ihtilaf bulunmadığı, davalı idare tarafından davacı şirket hakkedişlerinden “SGK asgari ücret destek tutarları” ile aynı yönde ve bu yönde açıklamalarla kesintilerin yapıldığının tespit edildiği, taraflar arasındaki ihtilaf bakımından yasa hükümleri, sözleşme hükümleri ile içtihat hükümleri, dosya kapsamı hakkında delillerin değerlendirilmesi ve hukuki takdirin sayın mahkeme’ye ait olduğu, davacı iddia ve taleplerinin tespit ve kabulü halinde ihtilafsız yönde ayrıca kayıtların denetimiyle 2018 Ocak-2019 Ağustos döneminde toplamda 129,866.94.-TL SGK asgari ücret destek tutarı ve davalı İdare tarafından toplamda 129,866.94.-TL tutarında hakkedişlerden kesinti yapıldığı, mükerrer bir kesinti yapılıp yapılmadığının dosya kapsamıyla tümüyle denetlenemediği belirtilmiştir.
02/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda, dava dosyası kapsamına celbedilmiş ek bilgi ve belgeler ile taraf itirazlarının kök raporda tarafından yapılmış tespit ve hesaplamaları değiştirir mahiyette görülmediği, kök rapordaki tespit ile hesaplamaların aynı yönde korunduğu belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 23/11/2023 tarihli bilirkişi rapor ve 02/05/2024 tarihli ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasından akdedilen hizmet teminine ait sözleşme, genel şartname ile sözleşme ekleri ve ihale, hakediş ve hakkediş ödeme ve fatura kayıtlarına tesadüf edilmeksizin iş bu sözleşme hükümleri incelendiğinde, sözleşmenin 6. maddesinde; sözleşmenin birim fiyat sözleşmesi olduğunun düzenlendiği, sözleşmenin 7. maddesinde sözleşme bedeline dahil olan giderlerin düzenlendiği, sözleşmenin 12. maddesinde ödeme yeri ve şartları düzenlemesine yer verildiği, sözleşmenin 12.1.11 madde hükmünde yasa hükümleriyle yükümlenen borçların hakkedişlerden mahsubu, borçların olup olmadığının İdare tarafından elektronik ortamda sorgulanması ve muaccel borcun bulunması halinde hak edişten %5 oranında kesinti yapılması hususlarının düzenlendiği, 12.1.13 madde hükmünde “Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin ‘Hakedişler ve Ödeme’ başlıklı Yedinci Bölümünde birim fiyat sözleşmeler için öngörülen usul ve esaslar çeçevesinde yapılacaktır" düzenlemesine yer verildiği, sözleşmenin 14. madde hükmünde fiyat farkı ödemesi ve hesaplanması şartları hakkında düzenlenemeye yer verildiği;
Sözleşme hükümlerinde doğrudan denetlenebilecek yönde “asgari ücret destek tutarı” kesintisi ve uygulaması hakkında veya kesintiye konu yasal düzenlemeye konu yönde açık hüküm ve düzenlemelere, bilgi ve belge bulunmadığı, davalı İdare tarafından, idarenin 15.05.2023 tarihli Hukuk Müşavirliği bildirimi ile asgari ücret desteği kesintisi sebebinin 6661 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanunun 17. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun geçici 68. maddesi gereğince yapıldığının savunulduğu, davalı İdare cevap dilekçesinde de “4734 sayılı Kanunun 2. inci maddesinde sayılan İdarelerin yaptıkları ve fiyat farkı ödeneceği öngörülen ve ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü hizmet alımlarına ilişkin işçiliklerde, sigorta primlerinden mahsup edilerek işsizlik sigortası fonu tarafından karşılanan tutarların idarelerce işverenlerin hakkedişlerinden kesileceğinin hükme bağlandığının, somut olayda yukarıda sayılan şartların tamamı gerçekleşmiş olmakla beraber davacı vekili de dava dilekçesinde müvekkilinin söz konusu teşvikden faydalandığının kabul edildiği, müvekkili kurumun Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü 4734 sayılı Kanunun 2. maddesinin b fıkrasında sayılan idarelerden olup, iktisadi devlet teşekkülü olan müvekkilin yasa gereği yaptığı kesintinin haksız olmadığı ve davacının davasının reddi gerektiği beyanlarına yer verildiği;
Dava konusu ihtilafla ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumunca yayınlanan Genelgeler tespit edilmiş olmakla beraber, normlar hiyerarşisinde daha altta olduğu da tespit edilmekle, Kanunun amacının denetlenmesi gerektiği yasa ve içtihat hükümleriyle belirli olduğu, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 68. maddesi ve irtibatlı diğer geçici maddeleri ile özel sektör işverenlerine, "sigorta primlerinin ödenmesi” kapsamında “Asgari ücret desteği” sağlanması amacıyla sigorta primlerinin bir kısmının Hazinece karşılanacağı hükmü getirilmiş olup, bu indirimin işsizliğin azaltılması ve yatırımların istihdam odaklı arttırılması amaçlı teşvik olması nedeniyle “fiyat farkı” olarak nitelendirilemeyeceği, gerek prim ödeme yükümlüsünün işveren olması, gerekse geçici 68 madde ile düzenlenmiş indirimin işveren hissesine uygulanması karşısında bu indirimin işverenin prim ödeme yükümlülüğünü hafifletmek için uygulandığı, işverene Hazinece sağlanan ek bir katkı olduğu, dolayısıyla davacı yükleniciye sağlanan iş bu asgari ücret destek tutarlarının, teşvik priminden yararlanmaya hak kazanmış davacı yüklenici hak edişlerinden kesinti konusu yapılamayacağı;
Dava konusu kesintilerin iadesinin talep edilebilmesi ve davacı yüklenicinin teşvikten yararlanılabilmesi için ön görülen şartları taşıyarak, teşvik priminden yararlanmış olması ilk şart olup, konuya ilişkin olarak dosya kapsamının incelenmesinden, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı 16/05/2023 tarihli cevabi yazısı ve eklerine göre, davacı şirkete ait “Davalı İdare Hizmeti İşi” işyerinin 01.01.2018 tarihinde 5510 sayılı Yasa kapsamına alınmış ve 31.12.2019 tarihi itibariyle kanun kapsamından çıkartılmış olduğu, işverenin bahsi geçen işyerinden dolayı prim borcunun bulunmadığı ve ihale döneminde asgari ücret desteğinden yararlanmış olduğu, cevabi yazı ekinde de yararlanmış olduğu asgari ücret destek tutarlarını gösterir tablonun gönderilmiş olduğu, herhangi bir kurum borcu olmadığı görülmekte olup, davacı yüklenicinin ihale döneminde gerekli şartları taşıyarak teşvik priminden yararlanmış olduğunun anlaşıldığı, bu doğrultuda davacı yüklenici şirket tarafından, 2018 ve 2019 yılı dönemlerine ait hakedişlerinden kesilen asgari ücret destek tutarlarının iadesi talep edilmiş olup, davacı yüklenici adına düzenlenmiş hak
ediş raporları ile ödeme emri belgeleri, fatura kayıtları, ödeme belgeleri ve sözleşme ekleri ile başkaca irtibatlı davalı İdare veya davacı şirket kayıtları dosyada tespit edilememekle, SGK Kurum Kayıtları ve Davalı İdare 2018-2019 Muhasebe kayıtları ile ilgili dönem ve tutarların birbiriyle aynı yönde olduğu, davacı işveren hak edişinden kesinti yapıldığının belirli olduğu, hakedişlerden kesinti konusu yapılmış “asgari ücret destek” tutarları olarak tespit edilmiş olup, davacı yüklenici tarafından talep edilebilecek toplam kesinti miktarının 129,866.94 TL olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, 10.000,00 TL asgari ücret destek kesintisinin 09/05/2023 dava tarihinden, 119.866,94 TL'nin 21/05/2024 ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 129.866,94 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 8.871,21 TL karar ve ilam harcından 179,90 TL peşin harç, 2.047,03 TL ıslah harcı toplamı olan 2.226,93 TL harcın düşümü ile eksik kalan 6.644,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 2.047,03 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.406,83 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 43,25 TL tebligat gideri, 1.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.743,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 129.866,94 TL üzerinden takdir edilen 20.778,71 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır