T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/495 Esas - 2025/117
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/495 Esas
KARAR NO : 2025/117
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/07/2023
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında yazılım ürünü geliştirme ve teslim etme üzerine sözleşme imzalandığını, davacı firmanın sözleşme hükümlerine göre edimini yerine getirdiğini, davacının işi teslim ettiğini davalının gerekli testleri yapıp geri bildirimi yapmasını beklediklerini, ancak geri bildirim yapılmadığını, davalı tarafça gönderilen bir ihtarname olduğunu ihtarnamenin gerçeği yansıtmadığını, davacının kesinlikle gecikmeli ya da eksik iş teslimi yapmadığını, davalı tarafça gönderilen ihtarname sebebi ile davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, belirterek; 1.000,00 TL sözleşme gereğince ödenecek bedel, 1.000,00 TL sözleşmenin devamı yapılarak umulan yatırım bedeli, 1.000,00 TL mahrum kalınan kar bedeli, 1.000,00 TL sözleşmenin haksız feshi sebebi ile uğranılan vergi ve SSG borçları, 1.000,00 TL noter masrafı olmak üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin Sağlık Bakanlığına bağlı Hastanelere bilgi yönetim sistemi yazılımları temin ederek hizmet sunduğunu, davacıyla ile yapılan sözleşme ile bir mobil uygulamanın gerçekleştirilmesini amaçlandığını, sürenin 90 gün olduğunu, son derece basit olan bir işin davacı tarafından teslim edilen yazılımın davalı tarafından yapılan testler sonucunda uygulama mağazalarına yüklenebilecek ve kullanabilecek seviyede olmadığını, sözleşmede davacının yükümlülüğünün kabul aşaması bittikten sonra sözleşme konusu uygulamanın uygulama marketlerine yüklenmesi ile sonlanacağının davacıya eksikliklerinin bildirilmesine karşı eksikliğin giderilmediğini, davacıya 20 gün ek süre verildiğini, eksikliklerin giderilmediğini, davalı bakımından sözleşmeden beklenen fayda ortadan kalktığından sözleşmenin haklı sebeple fesh edildiğini davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk tutanağı, dosyada yazılan müzekkere yazı ve cevapları, bilirkişi raporları, ticari defter ve belgeler, Ba-Bs formları ve dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacının, davalı şirket özelinde, talep edildiği gibi bir şey üretmeyi talep ettiği davalının da buna karşılık bedel ödemeyi taahhüt ettiği anlaşılmakla taraflar arasındaki akdin eser sözleşmesi niteliğinde olduğuna kanaat getirilerek yargılamaya bu esaslar doğrultusunda devam olunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470. maddesinde eser sözleşmesi;
“Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir sözleşme ilişkisinin kurulabilmesi için sözleşme yapmaya ehil (ehliyet) olanlar arasında, öneri ve kabulün gerçekleşmesi, yani tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları (tarafların anlaşması), sözleşme içeriği ve amacının kanunda kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi tutulmamış yani yasaklanmamış (meşru içerik) ve sözleşmenin kanunda öngörülen biçimi varsa buna uyularak (şekil) yapılması sözleşmenin genel unsurlarıdır.
Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir.
Eser sözleşmesinde tarafların edimleri birbirinin karşılığını oluşturmakta olduğundan tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Ayrıca niteliği itibariyle sürekli bir sözleşme olmayıp ani edimli bir sözleşmedir.
Bu sözleşmenin unsuru olan meydana getirilecek eser, aynı zamanda sözleşmenin konusunu oluşturur. Ayırt edici diğer bir temel unsuru ise bedeldir. Meydana getirilecek bir sonuç bulunmasına rağmen bedel ödenmeyeceği kararlaştırılmış ise eser sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Bedel, eser sözleşmesinin unsuru ise de tarafların anlaşırken bedeli kararlaştırmamış olmaları sözleşmenin kurulmasına etki etmez. Taraflar kararlaştırmamış olsa da bedel ödeneceğini taraflar biliyor veya bilmesi gerekiyor ise eser sözleşmesinin bulunduğu yine kabul edilecektir.
Eser sözleşmesinin konusu, meydana getirilmesi istenen sonuçtur. İstenen sonuç, bir şeyin yapılmasına ilişkin olabileceği gibi, ortadan kaldırılmasına, iyileştirilmesine veya montajına ilişkin de olabilecektir. Diğer bir ifadeyle baştan yeni bir eser meydana getirilmesine ilişkin olabileceği gibi mevcut bir eserde yapılacak değişiklik veya ilavelerle farklı bir hâle getirilmesine de ilişkin olabilir.
Eser sözleşmesi tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları ile kurulur ve sözleşmenin geçerliliği kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir.(Ankara BAM 22.HD 2022/1260E, 2024/1749K)
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş 10/03/2024 tarihli bilirkişi kurulunca alınan raporda, davacı şirket vekilinin 19.01.2024 tarihli dilekçe ekinde sunmuş olduğu, içerisinde ticari defterlerin bulunduğu belirtilmiş olan flash bellek incelenmiş olup, flash bellek içerisinde pdf formatında “Reddlyne Yevmiye 2022” ve “Reddlyne Defter-i Kebir 2022” isimli iki adet dosya bulunduğu, dosyaların ticari defter ve ticari elektronik defter vasfına haiz olmadığı, bu dosyaların davacı şirket lehine delil olma hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı şirketin dava konusu işlemlerinin bulunduğu 2022 ve 2023 (Ocak-Temmuz) yıllarına ait elektronik ticari defterlerinin defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanunu Elektronik Defter Genel Tebliğlerinde uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, usulüne uygun olarak tutulduğu ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere, davacı şirket vekilinin 19.01.2024 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ticari defter vasfına haiz olmayan pdf formatında “Reddlyne Yevmiye 2022” ve “Reddlyne Defter-i Kebir. 2022” isimli dosyalarda ve davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı hareketler üzerinden yapılmış olan tespit ve değerlendirmeler neticesinde davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenmiş olan 30/11/2022 tarihli G182022000000015 numaralı 135.700,00.-TL tutarındaki elektronik faturanın ve davalı şirket tarafından davacı şirkete 13/12/2022 tarihinde yapılmış olan 135.700,00.-TL tutarındaki ödemenin davacı şirket vekili tarafından sunulmuş olan pdf formatındaki dosyalarda ve davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket vekili tarafından sunulmuş olan pdf formatındaki dosyalara ve davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi (14.07.2023) itibariyle, taraflar arasında herhangi bir borç/alacak bakiyesi kayıtlı olmadığı, uygulamaya ait hem davalı hem de davacı tarafın sunduğu usb dosyalardaki kodlar incelenmiş olup, kodların bulunduğu projenin bir React Native projesi olduğu, Android ve IOS mobil ortamları için geliştirmeler yapıldığı ve Typescript yazılım dilinin projede kullanılan programlama dillerinden biri olduğu, davaya konu olan yazılım uygulamasının taraflar arasındaki sözleşmede Commentum mobil uygulamasının 29 Mart 2022 tarihinde Google Play Store marketine yüklenmiş olan 3.6.3 sürümünde olan bütün işlevsel özelliklerin davaya konu olan uygulamada olması gerektiği belirtilmiştir. Fakat bu uygulamanın Google Play Store'daki aramada bulunamadığı bu yüzden yazılım test sonuçlarında hangi çıktıların ve edinimlerinin olması gerektiğini belirleyebilecek fonksiyonel yazılım gereksinimlerinin tespit edilemediği, sözleşmede davacının hazırladığı yazılımın davalının kullanıcı testlerini yaparak onaylamasından sonra yazılımın markete yüklemesinin yapılmasının kararlaştırıldığı ve davalının kullanıcı testlerini yaparak bulunan eksiklikler giderilmediğinden yazılımın markete yüklenmesini onaylamadığı, davalı tarafından gönderilen Ankara 53. Noterliğinin ihtarnamesi sonrasında da eksikliklerin giderildiğine dair dosyada herhangi bir veri bulunmadığından davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceği, sözleşmenin davalı tarafından haklı sebeple feshedildiği ve haklı fesih olması nedeniyle davacının zarar talebinde bulunamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
14/12/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, taraflar arasında imzalanan sözleşmede uygulanacak test süreçleri ve bu süreçlerde takip edilecek metodolojiye dair yeterli detayın bulunmadığı, kodlar üzerinde yapılan teknik incelemede, sözleşmede belirtilen React Native platformunda ve TypeScript diliyle yazıldığını ve hem Android hem de iOS platformlarında çalışacak şekilde yapılandırıldığını doğruladığı, ancak, işlevsel gereksinimlerin sözleşme ve mail yazışmalarında açıkça belirtilmemesi; referans alınması istenen “Commentum mobil uygulamasının 29 Mart 2022 tarihinde Google Play Store marketine yüklenmiş 3.6.3 sürümlü” uygulamanın Google Play Store içinde olmaması nedeniyle, teslim edilen kodların uygulamanın tüm işlevsel özelliklerini karşılayıp karşılamadığı tespit edilemediği, sözleşmede davacının hazırladığı yazılımın davalının kullanıcı testlerini yaparak onaylamasından sonra yazılımın markete yüklemesinin yapılmasının kararlaştırıldığı ve davalının kullanıcı testlerini yaparak bulunan eksiklikler giderilmediğinden yazılımın markete yüklenmesini onaylamadığı, kök raporda, davacı şirket vekili tarafından sunulmuş olan pdf formatındaki dosyaların ve davalı şirketin ticari defterlerin incelenmesi doğrultusunda mali yönden yapılmış olan tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik olmadığı, davalı tarafından gönderilen Ankara 53. Noterliğinin ihtarnamesi sonrasında da eksikliklerin giderildiğine dair dosyada herhangi bir veri bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere; sözleşmede davacının hazırladığı yazılımın davalının kullanıcı testlerini yaparak onaylamasından sonra yazılımın markete yüklemesinin yapılmasının kararlaştırıldığı ve davalının kullanıcı testlerini yaparak bulunan eksiklikler giderilmediğinden yazılımın markete yüklenmesini onaylamadığı, davalı tarafından gönderilen Ankara 53. Noterliğinin ihtarnamesi sonrasında eksikliklerin giderildiğine dair dosyada herhangi bir veri bulunmadığı ve davalının davacı tarafça üretilen yazılımı kullandığına dair delil sunulmadığı, hem Android hem de iOS uygulama satış platformlarında davacının ürettiği yazılıma rastlanılmadığı, tüm bu nedenlerle davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceği, sözleşmenin davalı tarafından haklı sebeple feshedildiği ve haklı fesih olması nedeniyle davacının zarar talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 269,80 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 345,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.100,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 5.000,00 TL üzerinden takdir edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025