T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/460 Esas - 2025/989
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/460 Esas
KARAR NO : 2025/989
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/07/2023
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 27/07/2021 tarihinde müvekkili ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile Altınpark Caddesi'nde seyir halindeyken, park halinden aniden yola çıkarak "U" dönüşü yapan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen beyaz renkli Honda marka bir otomobilin çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya plakası tespit edilemeyen aracın tam ve asli kusuru ile sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde müvekkilinin vücudunda birden fazla kırık oluştuğunu ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındığını, bu kaza nedeniyle müvekkilinin sürekli ve geçici iş göremez duruma geldiğini, tedavi masrafları yaptığını ve bakıma muhtaç kaldığını, kazaya neden olan aracın sigortalısı tespit edilemediğinden 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca davalı Güvence Hesabının sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL tedavi gideri ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 400,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 12/11/2025 tarihli talep artırım dilekçesiyle 100,00 TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebini, kaza tarihi itibarıyla geçerli olan 430.000,00 TL'lik teminat limiti dolduğundan 429.700,00 TL artırarak 429.800,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının başvurusu üzerine yapılan incelemede eksik belgeler olduğunun davacı vekiline bildirildiğini, dosyada bulunan kaza tespit tutanağına göre davacının ehliyetinin iptal edilmiş olduğu ve kazaya kendisinin kusurlu olarak sebebiyet verdiğinin anlaşıldığını, kazaya başka bir aracın karıştığına dair tanık beyanı veya kamera kaydı gibi delillerin bulunmadığını ve ispat yükünün davacıda olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğunun, eğer varlığı ispatlanırsa, plakası tespit edilemeyen aracın kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının müterafik kusurunun (ehliyetsiz araç kullanma) dikkate alınması gerektiğini, 01/06/2015 tarihli ZMMS Genel Şartları değişikliği uyarınca geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin sağlık gideri teminatı kapsamında olup Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda bulunduğundan müvekkilinin bu taleplerden sorumlu olmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini ve avans faizi talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası kapsamındaki adli tahkikat evrakı, tanık beyanları, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 21/05/2025 tarihli maluliyet raporu, 30/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, SGK yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranıldığı iddia edilen sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri zararlarından oluşan maddi tazminatın, kazaya sebebiyet veren aracın tespit edilememesi nedeniyle Güvence Hesabından tahsili istemine ilişkindir.
27/07/2021 tarihinde davacı ...'nın kullandığı motosikletin karıştığı kaza sonucu yaralandığı, davacı vekilinin, kazaya park yerinden kontrolsüzce çıkan ve plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, kaza nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri zararlarına uğradığını ileri sürerek bu zararların davalı Güvence Hesabından tazmini istemiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise kazaya üçüncü bir aracın karıştığının ispatlanamadığını, davacının ehliyetsiz ve kusurlu olduğunu, talep edilen geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarından sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 21/05/2025 tarihli raporunda, davacı ...'nın 27/07/2021 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanmaları nedeniyle "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" uyarınca sürekli ve sekel nitelikte %6 (yüzde altı) oranında engelli kaldığı, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve kaza nedeniyle 3 ay süreyle bakıcı ihtiyacının bulunduğu bildirilmiştir.
Makine Mühendisi Adli Trafik Uzmanı İbrahim Ütebey ve Hesap Bilirkişisi Tevfik Dinç'ten oluşan bilirkişi kurulunun 30/07/2025 tarihli raporunda, dosyadaki deliller ve özellikle tanık Sema Bal'ın beyanı dikkate alındığında, kazanın, park halinden kontrolsüzce "U" dönüşü yapan plakası tespit edilemeyen otomobil sürücüsünün, seyir halindeki davacı idaresindeki motosikletin önünü kapatması sonucu meydana geldiği, bu nedenle plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün KTK'nın 47/d, 67/a ve 84/j maddelerini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı belirtilmiş; yapılan aktüerya hesabında davacının 31.000,34 TL geçici iş göremezlik, 688.887,55 TL sürekli iş göremezlik ve 10.732,50 TL bakıcı gideri zararı bulunduğu hesaplanmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Güvence Hesabı" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği düzenlenmiştir. Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinin (a) bendinde de aynı yönde düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenlemeler uyarınca, trafik kazasına neden olan motorlu aracın tespit edilememesi halinde, bu aracın işleteninin sorumluluğunda olan bedensel zararlardan Güvence Hesabı, kaza tarihi itibarıyla geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitleri dahilinde sorumludur.
Dava, trafik kazası nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazmini istemine ilişkindir. Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanun'un 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu davacının zararının ve zararın kapsamının öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenmesi gerekir.
TBK'nın "Bedensel zarar" başlıklı 54. maddesinde bedensel zararlar "(1) Tedavi giderleri, (2) Kazanç kaybı, (3) Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, (4) Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiş, bedensel zarara uğrayan kimsenin tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir. Bu zararlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile, geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık ya da maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası kapsamındaki adli tahkikat evrakı, tanık Sema Bal'ın 17/08/2021 tarihli beyanı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 21/05/2025 tarihli maluliyet raporu, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 30/07/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu, SGK yazı cevapları ve tüm dosya kapsamına göre; 27/07/2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halindeyken, park halinden kontrolsüzce yola çıkarak "U" dönüşü yapan ve plakası ile sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiği kaza sonucu yaralandığı, davalı vekilinin kazanın tek taraflı olduğuna ve davacının kusurlu olduğuna yönelik savunmalarının, kazadan hemen sonra olaya tanıklık eden ve taraflarla bir ilgisi bulunmayan tanık Sema Bal'ın, kazaya başka bir aracın sebebiyet verdiğine ve bu aracın sürücüsünün olay yerinden ayrıldıktan sonra geri geldiğine ilişkin beyanları karşısında yerinde görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda da tanık beyanı ve dosya kapsamına göre kazanın oluşumunda plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu, davacı sürücünün ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, bu tespitin dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından mahkememizce de benimsendiği, davacının ehliyetsiz olmasının tek başına müterafik kusur indirimi nedeni sayılamayacağı, zira ehliyetsizliğin kazanın oluşumunda illiyet bağının bulunması halinde kusur olarak değerlendirilebileceği, somut olayda ise davacının kusursuz olduğunun saptandığı, bu durumda 5684 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca davacının bedensel zararlarından davalı Güvence Hesabının kaza tarihi itibarıyla geçerli ZMMS poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu, Hacettepe Üniversitesinden alınan raporda davacının kaza nedeniyle %6 oranında sürekli malul kaldığı, 9 ay iyileşme süresinin ve 3 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğunun tespit edildiği, bu rapora istinaden aktüer bilirkişi kurulunca davacının 688.887,55 TL sürekli iş göremezlik, 31.000,34 TL geçici iş göremezlik ve 10.732,50 TL bakıcı gideri zararının bulunduğunun hesaplandığı, davalı vekilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin ZMMS Genel Şartları uyarınca teminat dışı olduğuna yönelik savunmasının, Anayasa Mahkemesinin KTK'nın 90. maddesini iptal kararı uyarınca zararın kapsamının TBK hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, TBK'nın 54. maddesi uyarınca bu zararların da talep edilebilir olduğu anlaşıldığından yerinde görülmediği, davacı vekilinin 12/11/2025 tarihli dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 429.800,00 TL'ye artırdığı, ancak geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerini artırmadığı, HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesi gereği, davacının sürekli iş göremezlik zararı için artırılan 429.800,00 TL'ye, diğer talepleri için ise dava dilekçesinde belirttiği 100,00'er TL'ye hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-429.800,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 430.100,00 TL tazminatın 15/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 430.100,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 29.380,13 TL karar ve ilam harcından 179,90 TL peşin harç, 1.466,62 TL ıslah harcı, 25,60 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.672,12 TL harcın düşümü ile eksik kalan 27.708,01 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 385,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 167,00 TL tebligat giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dosyada davacı adına yapılan ve adli yardım talebi nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.400,00 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti olmak üzere toplam 9.400,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 430.100,00 TL üzerinden takdir edilen 68.816,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.15/12/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır