T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/697 Esas - 2024/263
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2023/697 Esas
KARAR NO : 2024/263
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 12/10/2023
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Quick Sigorta tarafından sigortalanan, Esma EREZ adına kayıtlı olan ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacının kırmızı ışıkta bekleyen 06 COE 418 plaka sayılı aracına çarpması sonucu 27.420,01-TL maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, olay anında başka araçlara da çarptığı için polis çağrılarak tutanak tutulduğunu, tutulan tutanakta davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın asli ve tam kusurlu olduğu, meydana gelen olay sebebiyle sigortalı araç sürücüsü ...'den şikayetçi olunduğunu ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/109302 soruşturma numaralı dosyası açıldığını, yaşanan kaza sebebi ile oluşan değer kaybı için davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış ancak herhangi bir cevap alınamamış ve bunun üzerine 01/08/2023 tarihinde 2023/92540 arabuluculuk numarası ile arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek bu sebeple fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL değer kaybının olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 14/03/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında; ... Plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 100000091961388 poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 26/07/2022-26/07/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, davacı tarafın usulüne uygun başvuru yapmadığını, dava konusun talebin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kusur durumumun şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, araçta daha önce hasar bulunup bulunmadığının tramer kayıtlarından incelenmesi gerektiğini, değer kaybı varsa bunun piyasa rayicine göre değil sigorta genel şartlarına göre hesaplanacağını, KTK md. 99'da belirtilen başvuruya uygun belgeler eklenmeden başvuru yapıldığından davalının temerrüdünün oluşmadığını belirterek bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Quıck Sigorta A.ş.'na, Abc Grup Otomobilcilik Filo Kiralama Ve Turizm Tic. A.ş.'na, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne, Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazıldığı görüldü.
Mahkememizce Makine Mühendisi İbrahim Ütebey'den 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davacıya ait araçta meydana gelen değer azalması tazminatı bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir (2918 sayılı KTK m. 85, 91; T.B.K m. 49).
Trafik kazası tespit tutanağı örneği, araç ve sigorta bilgilerini gösterir belgeler, ZMMS sigorta poliçesi örneği, hasar dosyası, eksper dosyası, fatura/ödeme belgeleri ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.
Trafik sigortası kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan kazanç kaybı, trafik sigortası teminatı dışında kalır. Ancak meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır.
Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (Bkz. Yargıtay 17. HD 01/04/2010, 2009/9892 E, 2010/3124 K; 17 HD 05/04/2010, 2009/9892 E, 2010/3124 K,).
Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihli ve 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Söz konusu karar dikkate alındığında araçta meydana gelen değer kaybının genel şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılması artık mümkün olmadığından, genel şartlar yürürlüğe girmeden önceki Yargıtay uygulamasına dayanılarak ve aracın piyasa rayici gözetilerek belirlenmesi yerinde olacaktır.
Davalı sigorta şirketi tarafından, davacının aracına çarparak hasarlanmasına sebebiyet veren ... plakalı araç için ZMMS poliçesi düzenlenmiştir. Poliçenin 26/07/2022-26/07/2023 tarihleri arasını kapsadığı, kazanın poliçe vadesi dahilinde meydana geldiği ve poliçenin araç başına 120.000,00-TL maddi teminat sağladığı anlaşılmaktadır.
Makine Mühendisi Bilirkişisi İbrahim Ütebey'den alınan rapora göre: Davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 31., 47/d. ve 81/a-b-c-d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla yüzde yüz 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait 06 COE 418 plakalı araç sürücüsü Ali KICIR ve dava dışı 06 GE 6353 plakalı araç sürücüsü Halime Pınar YURDAKUL'un meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlalleri olmamakla kusursuz oldukları, davacıya ait 06 COE 418 plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 20.000,00 TL olacağı ve davalı sigorta şirketinin de 2918 saylı KTK 91. maddesi gereği sorumluluğunun olacağını rapor etmiştir.
Bilirkişi raporu sonrasında mahkememize davalı vekili tarafından 09/04/2024 tarihinde sunulan dilekçe ile davalı sigorta şirketi tarafından davacıya reel değer kaybı olarak 20.000,00 TL, ana para faizi olarak 1.301,92-TL, yargılama gideri olarak 832,00-TL ile vekalet ücreti olan 17.900,00 TL'den yasal kesintiler yapılarak 13.425,01-TL'nin 05/04/2024 tarihinde banka kanalıyla davacı Orhan DEMİR adına ödendiği ve konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davacı taraf duruşmada yapılan ödemeyi aldıklarını ancak yargılama giderlerinin taraflarına eksik ödendiğini belirtmiştir. HMK'nın 331. maddesine göre, ''Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.'' denilmektedir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre davacıya ait araç sürücüsünü meydana kazada kusurlu olmadığı, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacı aracında meydana gelen değer kaybının 20.000,00-TL olduğu, dava öncesi davalıya yapılan başvuruya karşın ödeme yapılmadığı ve davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği anlaşıldığından davacının dava tarihinde dava açmakta haklılık payının olduğu nazara alınarak davalıya ödenmeyen bakiye yargılama giderleri ve arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Yargılama sırasında davacıya davalı tarafından avukatlık vekalet ücretine ilişkin ödeme yapıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç, 38,40-TL vekalet harcı, 173,25-TL posta ve tebligat gideri ile 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.251,35-TL'den davalı tarafından yargılama sırasında yargılama gideri adı altında ödenen 832,00-TL ödeme düşüldüğünde 2.419,35-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen tutarı karşılığı arabulucu ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İlişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda davanın miktarı itibariyle istinaf kanun yolu kapalı ve kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/05/2024