T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/158 Esas - 2025/122
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/158 Esas
KARAR NO : 2025/122
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/03/2024
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin üstlendiği ve dava dışı iş sahibi idare ile imzaladığı işler kapsamında yer alan ''56.Bakım Fabrika-47.Mühimmat 3.Etap-Hurdacılar 1-2 Etap (Merkez Prefabrik)-Hatay 1299 Konut işlerine ait'' ...Q8-32 malzemenin alımı için davacı müvekkili ile davalı arasında 20.12.2023 tarihli sipariş formu isimli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkiline teslim edilecek malzeme türü, miktarı ve fiyatının sözleşmede belirlendiği, buna göre davacı müvekkilinin bu sözleşme kapsamında 13.000.000,00 TL peşinat bedelini 22.12.2023 tarihinde Halkbank Başkent Ticari şubesi aracılığıyla davalı tarafa gönderdi yapmış olduğunu, bu ödeme ile sözleşmede öngörülen edim borcunu yerine getirdiğini ve davalı taraftan şantiyelerin ihtiyacına göre malzemelerin teslimini talep ettiğini, yapılan tüm taleplere rağmen davalı tarafın herhangi bir malzeme teslimi yapmadığını, davalı tarafın malzeme tesliminde temerrüde düşmesi nedeniyle müvekkiline yapılan peşinat ödemesinin davalı taraftan talep edildiğini, ancak peşin ödemenin iadesine de davalı tarafça yanaşılmadığını, davacı müvekkil adına arabuluculuk başvurusu yapıldığını, 21.02.2024 tarihli arabuluculuk başvurusunun anlaşmazlıkla sonuçlandığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, varlığı ihtilafsız olan 20.12.2023 tarihli Malzeme Alım Sözleşmesinden kaynaklandığını, davacı müvekkilinin alıcı, davalının ise satıcı olduğunu, davacı müvekkili alıcının sözleşme ile üstlendiği peşinat bedelini ödemesine rağmen davalı satıcı tarafından dava tarihine kadar herhangi bir şekilde ve miktarda malzeme teslimi yapılmadığını, bu haliyle davalı satıcının sözleşmeye konu malzemenin tesliminde temerrüde düştüğünü, davalının temerrüdü nedeniyle ödenen peşinatın iadesinin zorunlu olduğunu, aksi halde davalı tarafın sebepsiz zenginleşeceğini, taleplerinin taraflar arasında varlığı ihtilafsız bulunan 20.12.2023 tarihli sözleşme gereğince davalı satıcının, davacının ihtiyacının bildiriminden itibaren 1 gün içinde talep edilen malzemeyi teslim etmek yükümü altına girdiğini, ancak davacı müvekkili tarafından yapılan tüm taleplere rağmen davalının teslim borcunu yerine getirmediğini, taraflar arasında mal satımı sözleşmesi gereğince teslim borcunu yerine getirdiğini ispat yükünün satıcı davalıda olduğunu, bu haliyle davalı tarafın 20.12.2023 tarihli sözleşme kapsamında belirtilen malzemenin tesliminde temerrüde düştüğünü, davalının malzeme teslim borcunda temerrüde düşmesi nedeniyle ödenen peşinatın iadesinin zorunlu olduğunu, aksi halde davalı tarafın sebepsiz zenginleşeceğini, bu nedenle ödeme tarihi olan 22.12.2023 den itibaren ticari işlere uygulanan en yüksek ticari avans faizi ile peşinat bedelinin iadesini talep ettiklerini, davalı tarafça peşinat ödemesi yapılmasına rağmen davalı tarafça sözleşmede belirtilen malzemenin tesliminin yapılmadığını, davacı müvekkilinin bu malzemeleri dava dışı 3.kişilerden temin etmek zorunda kaldığını ve bu sırada fiyat farkı ödemek zorunda kaldığını, bu kapsamda davacı müvekkilinin uğradığı zararın 3.314.140,08 TL tutarında olduğunu, kusuru ile temerrüde düşen davalının davacı müvekkilinin uğramış olduğu bu zararı da karşılamasının zorunlu olduğunu, bu nedenle davacı müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespiti ile hüküm altına alınmasını, şimdilik 10.000,00 TL ‘nin ödeme tarihi olan 22.12.2023 tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının temerrüdü nedeniyle üçüncü kişilerden daha fazla bedeller karşılığında malzemelerin alınması nedeniyle uğranılan zarar olarak şimdilik 10.000,00 TL ‘nin temerrüt tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının iddialarını yazılı delil ile ispat yükü altında olduğunu, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden, bu iddiasını ispat yükü altında olduğunu, satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca, karşı tarafa avans niteliğinde ödeme yaptığını iddia edenin bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, yüksek mahkemenin birçok kararının da bu yönde olduğunu, davacının sunmuş olduğu belgelerin, muaccel bir alacağın varlığını göstermemekle birlikte, delil olarak sunulan dekontta herhangi bir açıklama bulunmamasının da ispat külfetinin davacı olduğunu gösterir mahiyette olduğunu, davacının açıklaması olmayan bir ödeme dekontu sunduğunu, dosyaya mübrez sipariş formu ve banka dekontuna istinaden huzurda görülmekte olan davayı ikame ettiğini, banka dekontunun açıklama kısmında ise herhangi bir açıklama söz konusu olmadığını, davacının, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayandırması gerektiğini, davacının iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığından davanın reddini, davacının, uğramış olduğu müspet zararın tazminini istediğini, davacının zararını detaylandırması gerektiğini, davacının uğramış olduğu zararları, sözleşme nedeniyle yaptığı masrafları, üçüncü kişiye ödemiş olduğu ceza ve zararları da açıkça delillendirmesi gerektiğini, müspet zararda alacaklının, sözleşmenin kurulması sırasında borçlunun taahhüt ettiği edimi yerine getireceği konusundaki beklentisinin korunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin davacıya taahhüt ettiği herhangi bir edimin de bulunmamak ile birlikte davacı açısından bir zararın da doğmadığını, bu sebeple davacının herhangi bir müspet zarara uğramadığının izahtan vareste olup tazminat taleplerinin reddini ve yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce 22/11/2024 tarihinde bilirkişiler .... .... ... ... ... ... 'dan oluşan bilirkişi heyeti raporu ve 08/01/2025 tarihli .... .... .... ... ... ... 'dan oluşan bilirkişi heyeti ek raporu aldırılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Satış sözleşmesi, ödeme belgeleri, sipariş formları, arabuluculuk son tutanağı, ticari defterler, bilirkişi kurulu raporu ve getirtilmesi gerekli tüm deliller celp edilmiştir.
Taraflar arasında ''56.Bakım Fabrika-47.Mühimmat 3.Etap-Hurdacılar 1-2 Etap (Merkez Prefabrik)-Hatay 1299 Konut" işlerine ait ...08-32 malzemenin alımı için anlaşma yapıldığı, bu doğrultuda 20.12.2023 tarihli sipariş formu isimli sözleşmenin imzalandığı, sözleşme gereğince davacıya teslim edilecek malzeme türü, miktarı ve fiyatının “...08-32 700 ton-16.430,00 -11.501.000,00 TL -47 Mühimmat 3.Etap'', “...08-32 290 ton-16.430,00x4.764.700,00TL- 56.Bakım Fabrika'', “...08-32 140 ton-16.500,00x2.310.000,00 TL- Hurdacılar 2.Etap'', “...08-32 370 ton-16.500,00-6.105.000,00 TL- Merkez Prefabrik'' olarak belirtildiği, sözleşme bedelinin toplamda 27.148.770,00 TL olduğu, sözleşme gereğince alımı yapılan malzemenin ödeme şeklinin 13.000.000,00 TL peşin, kalanının malzeme tesliminde yapılacağını, teslim süresinin şantiye ihtiyacına istinaden 1 günde teslim edileceğinin kabul edildiği, davacı tarafça peşinat bedelinin banka kanalıyla 22/12/2023 tarihinde davalıya ödendiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının ibrazı yahut bulunduğu yerin bildirilmesi istenilmiş olup, davalının ticari defter ve kayıtları Konya'da olduğundan Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince davalıya çıkarılan ve tebliğ edilen isticvap davetiyesine karşın cevap verilmediğinden sadece bilirkişi incelemesine sunulan davacının ticari defter ve kayıtları incelenerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce mali müşavir Hidayet Korkmaz ve nitelikli hesap uzmanı ...'dan oluşan 22/11/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacı şirketin dava konusu işlemlerinin bulunduğu 2023 ve 2024 (Ocak-Mart) yıllarına ait elektronik ticari defterlerinin defterinin aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanunu Elektronik Defter Genel Tebliğlerinde uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı hareketler üzerinden yapılmış olan tespit ve değerlendirmeler neticesinde; davacı şirketin vekili tarafından dava dilekçesinde davalı şirkete gönderildiği beyan edilen 13.000.000,00 TL tutarındaki dava konusu ödemenin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde, davalı şirkete yapılan 13.000.000,00TL tutarındaki ödeme kaydından önce 166.034,33 TL alacak devrinin, ödeme kaydından sonra ise davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenmiş olan 1.633.832,28 TL tutarındaki 3 adet faturanın ve 1.250.000,00 TL tutarındaki 4 adet ödemenin kayıtlı olduğu, bu bağlamda davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, dava tarihi (01.03.2024) itibariyle davalı şirketin davacı şirkete dava konusu ödemeden kaynaklı (13.000.000-166.034,33-1.633.832,28-1.250.000-) 9.950.133,39.-TL tutarında borç bakiyesi kayıtlı olduğu, davacı şirket vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan davalı şirket tarafından teslim edilmeyen malzemelerin yerine dava dışı ... İnşaat firması ile imzalanmış olan satış sözleşmelerinde yazılı olan, 28.12.2023 tarihli 13.988.333,33TL + 6.121.768,13 TL + 2.842.583,33 TL +7512.541,67.-TL olmak üzere toplamda 30.465.226,46 TL tutarındaki 05.01.2024 vadeli satış sözleşmelerine istinaden, dava dışı ... İnşaat firmasına 05.01.2024 tarihinde 30.465.226,46 TL tutarında banka ödemesi yapıldığının davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının satım sözleşmesi gereğince edim borcu olan 13.000.000,00 TL'nin ödenerek yerine getirildiği, davalının ise edim borcu olan demir teslimini yerine getirmediği, davacının davalıya yaptığı 13.000.000,00 TL'den defterlerde kayıtlı olan 9.950.133,39 TL tutarında borç bakiyesi davacıya iade edilmesi şartlarının oluştuğunun tespit edildiği, davacının zarar talebine dayanak olarak sunduğu 1. sipariş formunun 20.12.2023 tarihli ve 27.148.770,00 TL miktarlı, 2.sipariş formunun ise 28.12.2023 tarihli ve 30.465.226,46 TL miktarlı olduğu, iki sipariş arasında 8 gün fark olmasına rağmen 3.314.140,08 TL daha fazla ödeme yapıldığının görüldüğü, talep edilen bu farkın yaklaşık 1 hafta için makul olup olmadığı hususlarında heyetimizde teknik bilirkişi olmadığından bu konuda tespit ve değerlendirme yapılamadığından talebe ilişkin sonuca varılamadığı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizce belirlenen inşaat mühendisi ... .... ... ... ... ... ... ve nitelikli hesap uzmanı ...'dan oluşan 08/01/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda; davacının satım sözleşmesi gereğince edim borcu olan 13.000.000,00 TL'nin ödenerek yerine getirildiği, davalının ise edim borcu olan demir teslimini yerine getirmediği, davacının davalıya yaptığı 13.000.000,00 TL'den defterlerde kayıtlı olan 9.950.133,39 TL tutarında borç bakiyesinin davacıya iade edilmesi şartlarının oluştuğunun tespit edildiği, ancak davacının, davalıya peşinat ödemesi kapsamında yapılan 13.000.000,00 TL'nin şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsilini talep ettiği, davacı tarafından davalıya peşinat ödemesi kapsamında yapılan 13.000.000,00 TL'nin ödeme tarihinin 22.12.2023 olduğu, ancak davacı tarafından, dava tarihinden önce davalı yanın temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir belgeye rastlanılmadığı, inşaat demirinin fiyat tespitinde temel parametre olarak; demirin cinsi, kg fiyatı, $ kuru, talep miktarı, demirin alınacağı yer yada nereden nereye gideceği yer/şantiyeye olan mesafe dikkate alınarak fiyat analizi yapılmış ve 1.215.000 TL hesaplanmış olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Deliller değerlendirilmiştir.
Bilindiği üzere, alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat isteyebilmesi için, bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir.Sözleşme hukukunda genel olarak menfi zarar, bir sözleşmenin kurulmamasından veya geçerli olmamasından; müspet zarar ise, sözleşme ile ifası üstlenilen edimin tam ve gereği gibi ifa edilmemesinden doğan ve sonuçta ifa menfaatini elde edememekten kaynaklanan zararı ifade eder. Müspet zarar; kusursuz olan tarafın temerrüde düşen taraftan sözleşme yürürlükte kaldığı sürece isteyebileceği bir tazminat türüdür. Müspet zarar; kusursuz olan tarafın temerrüde düşen taraftan sözleşme yürürlükte kaldığı sürece isteyebileceği bir tazminat türüdür. Sözleşmeden kusurlu olarak dönen taraftan istenebilir. Yeter ki, sözleşmeden dönülmemiş olsun, dönülmüş ise dönen taraf kendisi olmasın ve kusursuz bulunsun. Müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının aktif ve pasif nitelikli mal, hak ve borçları ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Eldeki davada sözleşmenin feshedilmesinden değil borcun süresinde ifa edilmemesinden veya sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarar söz konusudur.
Somut olayda, taraflar arasında yukarıda detayları belirtilen sözleşme nedeniyle davacının davalıya 13.000.000,00-TL ödemede bulunduğu, davacı tarafça davalının sözleşme gereği üzerine düşen edimi yerine getirmediğinden bahisle ödemiş olduğu peşin tutarı ve davalının temerrüde düşmesi sebebiyle 3. kişiden daha yüksek bir fiyata temin etmek zorunda kaldığı inşaat malzeme tutarı fiyat farkının/müspet zararının davalıdan tahsili için eldeki davanın açıldığı, bilirkişi incelemesine sunulan davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarına göre dava tarihi itibarıyla davalının ödemeleri düşüldüğünde davacının davalıdan 9.950.133,29-TL alacaklı gözüktüğü, davacının fiyat farkından kaynaklı müspet zarar talebine dayanak olarak sunduğu davalıdan alınan 1. sipariş formunun 20.12.2023 tarihli ve 27.148.770,00 TL miktarlı, dava dışı ... İnş....A.Ş.'den alınan 2. sipariş formunun ise 28.12.2023 tarihli ve 30.465.226,46 TL miktarlı olduğu, iki sipariş arasında 8 gün fark olmasına rağmen 3.314.140,08 TL daha fazla ödeme yapıldığının görüldüğü, bilirkişi marifetiyle demirin cinsi, kg fiyatı, dolar kuru gibi hususlar dikkate alınarak yapılan hesaplamada fiyat farkından kaynaklı davacı zararının 1.215.000,00-TL olarak belirlendiği, davalının sözleşme gereklerini yerine getirdiğini ispat edemediği, alınan bilirkişi raporlarına göre davacının sözleşmeden kaynaklı belirlenen tutarlar kadar davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, buna karşın davacı vekilinin son duruşmadaki beyanında davayı ıslah etmeyeceklerini beyan etmesi nazara alınarak ve dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak davacının yukarıda belirtilen sebeplerle sözleşmeden kaynaklı 20.000,00-TL'yi talep edebileceği anlaşılmakla dava öncesi davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden kabul edilen tutara dava tarihinden itibaren, taraflar tacir olduğundan, işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile, 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Kabul edilen 20.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.366,20 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 938,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı ve 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 916,00 TL harç ile davacının karşıladığı 100,00 TL tebligat gideri ve 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.100,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 20.000,00 TL üzerinden takdir edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın miktarı itibariyle İstinaf kanun yolu kapalı ve kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/03/2025