T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/16 Esas - 2025/99
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/16
KARAR NO : 2025/99
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/11/2022
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 17/03/2025
Mahkememizde asıl ve birleşen dosyalarda açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davalarının yapılan açık yargılaması neticesinde,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: 1)Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar (... Turizm Seyahat İnş. San. Tic. Ltd. Şti ve ...Turizm İnş. Pet. Tem. Dinl. Tic. San .Ltd. Şti ) ortak girişimi arasında 18/11/2015 tarihinde, Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. mal ve hizmet alımına ilişkin esas ve usullere göre yapılacak olan gönderilerin toplanması, yüklenmesi, boşaltılması ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerine ilişkin 4 adet sözleşme akdedildiğin, taraflarınca, 3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (VC.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden anılan Şirkete yaptığı ödemelerden, KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip, vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte, davaların düzenledikleri faturalar nedeniyle KDV tutarının tamamının anılan şirkete ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödenmek durumunda kalındığını, davalı şirketler tarafından katlanılması gereken vergi yükünün, hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV'nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle davalı İş Ortaklığının sebepsiz zenginleştiğini, bu nedenlerle vergi dairesine müvekkilince ödenen 1.304.932,91TL'nin davalılar tarafından müvekkiline iade edilmesi gerektiği 25/02/2021 tarihli yazılar ile bildirildiği halde iade edilmediğinden bahisle, ödenen bu miktarın temerrüt tarihi 15.03.2021 den itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2)Birleşen Mahkememizin 2022/633 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında Şehirlerarası Posta Taşıttırılması Hizmet Alımına Ait 1. Grup ( İSTANBUL AVRUPA YAKASI) sözleşmesi ve 2013/74037 İhale Kayıt Numaralı Şehirlerarası Posta Taşıttırılması Hizmet Alımına Ait 9. Grup (SAKARYA) sözleşmeleri olmak üzere iki adet sözleşme akdedildiği, 3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden Müvekkili tarafından yüklenici şirkete yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10’unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip vergi dairesine ödemesi gerektiği halde, KDV tutarının tamamını anılan şirkete ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunluluk gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV’yi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödenmek durumunda kalındığını, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi üzerine, adı geçen yükleniciye yazılan 25.02.2021 tarihli ve 5984 sayılı yazı ile; müvekkili şirketin KDV tevkifatı uygulamasında faturadan doğan KDV üzerinden kesinti yaparak yüklenici Şirket ( davalı) adına sorumlu sıfatıyla vergi dairesine ödemekle yükümlü iken, yüklenici Şirketinde (davalının) KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Belge Düzeni” başlıklı (I/C-2.1.3. 4. 2.) bölümü kapsamında Şirketimize tevkifat tutarını göstermek suretiyle (tevkifatlı) fatura düzenlemek ve “Satıcıların Beyanı” başlıklı (I/C-2.1.3.4.3.2.) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde bu tevkifatlı işleme uygun şekilde 1 No.lu KDV beyannamesi vermekle yükümlü olduğu, davalı tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle müvekkili şirketi üzerinde kaldığı, bu nedenle, davalı yönünden sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında müvekkili şirketince adlarına vergi dairesine yatırılan 863.363,11 TL.’ nın (alacak meblağı) temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
3)Birleşen Mahkememizin 2022/762 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türkpos İnşaat Anonim Şirketi (eski ünvanın Lodos Kurumsal Hizmetler İnş. Oto. San. Ve Tic. A.Ş.) ile ... Kurumsal Hizmetleri ..Ltd Şti arasında; 01.12.2017 tarihli ve 30/03/2017 tarihli "gönderilerin toplanması, yüklenici, boşaltılması, ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerinin" 20. Bölgede yürütülmesi doğrudan temin 6. Grup Bursa (Yalova- Balıkesir-Çanakkale) sözleşmesi, yine 01.11.2017 tarihli ve 30.03.2017 tarihli gönderilerin toplanması, yüklenmesi, boşaltılması, ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerinin 20. Bölgede yürütülmesi doğrudan temin 5. Grup Eskişehir (Kütahya- Bilecik- Afyonkarahisar) sözleşmesi olmak üzere iki adet sözleşmenin akdedildiği, 3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden anılan Şirkete yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10’unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte, KDV tutarının tamamının anılan şirkete ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV’yi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödenmek durumunda kalındığını, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi üzerine, adı geçen yükleniciye yazılan 25.02.2021 tarihli ve 6004 sayılı yazı ile; müvekkili şirketin KDV tevkifatı uygulamasında faturadan doğan KDV üzerinden kesinti yaparak yüklenici Şirket ( davalı) adına sorumlu sıfatıyla vergi dairesine ödemekle yükümlü iken, yüklenici Şirketin de (davalının) KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Belge Düzeni” başlıklı (I/C-2.1.3.4.2.) bölümü kapsamında tevkifat tutarını göstermek suretiyle (tevkifatlı) fatura düzenlemek ve “Satıcıların Beyanı” başlıklı (I/C-2.1.3.4. 3. 2.) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde bu tevkifatlı işleme uygun şekilde 1 No.lu KDV beyannamesi vermekle yükümlü olduğu, davalı tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle müvekkili şirketi üzerinde kaldığı ve bu nedenle davalı yönünden sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında, müvekkili şirketçe, adlarına vergi dairesine yatırılan 1.580.372,99 TL’nın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:1-Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hatalı şekilde sehven ve fazladan ödediği KDV'nin tahsili amacıyla açtığı davasında, haksız, kanuna aykırı, somut dayanaktan yoksun olarak müvekkili şirketlerin taraf sıfatıyla gösterildiğinden davanın reddi gerektiğini, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davalarında asliye hukuk mahkemesinin görevli ve davalı yerleşim yerindeki mahkemenin yetkili olduğunu, davacı şirketin davayı açmada hukuki yararının olmadığını, iddia edildiği gibi zarar doğmuşsa bunun sehven yapılan ödemeden kaynaklandığını, müvekkili şirketlerin tevkifatlı fatura düzenlediklerini ve 1 no'lu KDV beyannamesi verdiğini, müvekkili şirketlerin davacı şirketi yanıltmadığını, davacı şirketin kendi hatasına kendisinin katlanmak zorunda olduğunu, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, vergi dairesine ihbar haklarını saklı tuttuklarını, davalı şirketlerin KDV 'yi %18 olarak beyan ettiklerini ve ödediklerini, Hazinenin bu konuda bir kayıp yaşamadığını, beyan edilen meblağ Hazineye ödendiği için müvekkil şirketlerinde bir zenginleşmenin söz konusu olmadığını, davacı şirketin sehven yaptığı hata sonucu doğan zararı müvekkili şirketlerden tahsil etme çabasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı şirketin davasında kötüniyetli olduğunu, tarafların vereceği beyannamelerin birbirinden bağımsız olduğunu, 1 nolu KDV beyannamesinin verilmemesinin, 2 nolu KDV beyannamesinin verilmesine engel olmadığını, tevkifata tabi alımlar dolayısıyla KDV tevkifatı uygulayanların tevkifat tutarını beyan edip ödemiş olmaları şartıyla tevkif edilen vergiyle sınırlı olmak üzere bu işlemlerle ilgili olarak önceki aşamalarda ortaya çıkan verginin hazineye intikal etmemiş olması nedeniyle müteselsil sorumluluk kapsamında sorumlu tutulmayacaklarını, davacı şirketin daha önce 25.02.2021 tarihli yazısı ile müvekkili şirketlere başvurduğunu, müvekkillerince 12.04.2021 tarihinde yazıya cevap verildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin 2015-2016 yılları arasını kapsadığını ve KDV Genel Uygulama Tebliği'nin o tarihte yürürlükte olmadığını, 10.10.2018 tarih ve 30561 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 21 seri nolu KDV tebliği ile değişiklik yapılmadan önceki, 2015-2016 yıllarında geçerli ve uygulanmakta olan bölüm uyarınca sorumlu sıfatı ile beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen tutarın satıcı tarafından beyan edilmiş olması halinde, sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslının aranmayacağının düzenlendiğini, davacı şirketin buna göre hareket etmesi gerekirken pişmanlık beyannamesi vermesinin hatalı olduğunu, idare tarafından tarhiyat yapılsa bile o dönem yürürlükteki tebliğ hükümleri uyarınca satıcının beyanı yeterli görülüp vergi aslı aranmayacağını, faiz ve ceza aranacağını, davacı tarafın sadece faiz ödemek durumunda kalacağını, tarh zamanaşımı süresi geçtiğinden müvekkili şirketlerce düzeltme yapılmasının mümkün olmadığını, ...Turizm Adi Ortaklığın 30.06.2020 tarihinde defter kayıtlarını kapatarak ortaklığa son verdiğini, kayıtlarda düzeltme yapılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
2-Birleşen mahkememizin 2022/633 E. ve 2022/762 E sayılı dosyalarda , davalılara usulünce dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, ancak davaya karşı yazılı yada sözlü beyanda bulunulmamıştır.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dosyalarda dava, sözleşme kapsamında Vergi Dairesine davalılar yararına ödenen 9/10 oranındaki KDV tevkifatı bedelinin davalılardan sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında tahsili istemine ilişkindir.
İş bu asıl ve birleşen dosyaların yapılan yargılaması sırasında 06/06/2023 tarihli duruşmada davacı vekilince davanın takip edilmemesi nedeniyle HMK.'nun 150/1. maddesi gereğince yasal süresinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmış, aradan 3 ay geçtiği halde dava yenilenmediğinden, aynı yasanın 102, 104 ve 150/5. Maddeleri gereğince, 11/09/2023 tarih ve 2022/463 Esas, 2023/ 473 sayılı kararımızla, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İş bu kararın istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. HD nin 24/11/2023 tarih ve 2023/2079 Esas, 2023/1512 Karar sayılı ilamıyla; taraflara 6100 sayılı HMK'nın 147/2. maddesinde belirtilen bildirimin yapılmamasına rağmen, davacı vekilinin katılmadığı 06.06.2023 tarihli oturumda yargılamaya devam edilerek, dosyanın işlemden kaldırılmasına, ardından da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle kararımız kaldırılarak, dosyamız geri çevrilmekle, yukarıdaki esasımıza kaydıyla bu esas üzerinde yargılamaya devam edilmiştir.
Asıl ve birleşen dosyalarda; Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında davalılar tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatlı faturalar düzenlenmediği için bu kesintisi yapılmadan faturalarının tamı üzerinde ödendiğini, bu nedenle davalıların sebepsiz zenginleştiklerini, sonradan fark edilen durum gereği davalılara KDV beyanlarının düzeltilmesi istendiği halde düzeltilmediğinden müvekkilince pişmanlık yasasından yararlanılarak vergi dairelerine ödendiğini, vergi dairesine yatırılan bu tutarların kendilerine
iade edilmesi gerektiğini halde davalı şirketlerce ihtara rağmen iade edilmediğini belirtilerek, davalıların bu miktar kadar zenginleştiklerinden bahisle iade isteminde bulunmuş, asıl dosyada davalı ... Turizm Seyahat İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve ...Turizm İnş. Pet. Tem. Dinl.
Tic. San. Ltd. Şti. Vekili bu iddiaya karşı; taraflar arasında akdedilen sözleşmeye konu işle ilgili olarak davacının
KDV’yi %18 üzerinden tam olarak müvekkili şirkete ödediğini, kendilerinin de vergi dairesine KDV’nin
tamamını beyan edip ödediklerini, yasal düzenlemede bu konuda
kendilerine bir sorumluluk yüklemediğini, bu nedenle sebepsiz zenginleşmelerinin söz konusu olmadığı belirtilerek davanın reddi cevap edilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı şirketler tarafından katlanılması gereken (KDV) vergi yükünün, hak ediş ödemelerinde işverence, KDV tevkifat yapılmaksızın sehven yükleniciye tam olarak ödenmiş olması, bilahare davacı işverence 9/10 oranındaki tevkif KDV’nin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre, pişmanlık yasası kapsamında beyan edilerek vergi dairesine ödenmesi nedeniyle, davalı yüklenicilerin sebepsiz zenginleşmelerine neden olunup olunmadığı, ödenen miktarın davalılardan talep edilip, edilmeyeceği hususunda toplanmaktadır.
Öncelikle davalı görev ve yetki itirazının TTK nun 4. Ve 5. maddeleri nazara alındığından her iki tarafın tacir olduğu nazara alınarak uyuşmazlıkta mahkememizin görevli bulunduğu, yine sözleşmelerde ... Mahkemeleri yetkili kılındığından HMK 17. Maddesi kapsamında mahkememizin yetkili olduğu, dayanılan sözleşme tarafı davalılar olduğundan husumet itirazın yerinde olmadığı görülmüştür
Dava konusu taraflar arasında yapılan sözleşmeler incelendiğinde;
Asıl dosyada, davacı ... A.Ş. İle davalı ...Turizm Adi Ortaklığı arasında 2015 yılında ... gönderilerinin toplanması, yüklenmesi, boşaltılması, ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerine ilişkin olarak, 3 ayrı sözleşmenin yapıldığı, sözleşmelerde işin tanımının yapıldığı, ...'ce kabul edilen her türlü gönderinin toplanması, araçlara yüklenmesi ve boşaltılması, ...'nin uygun iş yerlerinde ve belirleyeceği sisteme göre gönderilen ayrılması, işlenmesi, torbalanması, ilgili gönderilerin ilgili servislere posta haklarına teslimi... yaptırılması işi olduğu, sözleşme giderine dahil olan giderlerin taahhüttün yetine getirilmesine ilişkin sigorta.. Vergi ve vs.. tamamının olduğu, ilgili mevzuat uyarınca hesaplanacak KDV'nin sözleşme bedeline dahil olmadığı idare tarafından yükleniciye ödeneceğinin belirlendiği, görülmüştür.
Birleşen Mahkememizin 2022/63 esas sayılı dosyasında, davacı ... ile davalı Nurs Seyahat-Haskale Ortak Girişimi arasında 2013 yılında ... gönderilerinin toplanması, yüklenmesi, boşaltılması, ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerine ilişkin olarak, 2 ayrı sözleşmenin yapıldığı, sözleşmelerde işin tanımının yapıldığı, ...'ce kabul edilen her türlü gönderinin toplanması, araçlara yüklenmesi ve boşaltılması, ...'nin uygun iş yerlerinde ve belirleyeceği sisteme göre gönderilen ayrılması, işlenmesi, torbalanması, ilgili gönderilerin ilgili servislere posta haklarına teslimi... yaptırılması işi olduğu, sözleşme giderine dahil olan giderlerin taahhüttün yetine getirilmesine ilişkin sigorta.. Vergi ve diğer giderlerin tamamının dahil olduğu, ilgili mevzuat uyarınca hesaplanacak KDV'nin sözleşme bedeline dahil olmadığı idare tarafından yükleniciye ödeneceği belirtilmiştir.
Birleşen Mahkememizin 2022/762 esas sayılı dosyasında, davacı ... A.Ş. İ,le Lodos Kurumsal-... Kurumsal iş ortaklığı arasında 2016-2017 yıllarında ... gönderilerinin toplanması, yüklenmesi, boşaltılması, ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerine ilişkin olarak, 4 ayrı sözleşmenin yapıldığı, sözleşmelerde işin tanımının yapıldığı, ...'ce kabul edilen her türlü gönderinin toplanması, araçlara yüklenmesi ve boşaltılması, ...'nin uygun iş yerlerinde ve belirleyeceği sisteme göre gönderilen ayrılması, işlenmesi, torbalanması, ilgili gönderilerin ilgili servislere posta haklarına teslimi... yaptırılması işi olduğu, sözleşme giderine dahil olan giderlerin taahhüttün yetine getirilmesine ilişkin sigorta.. Vergi ve diğer giderlerin tamamının sözleşme giderine dahil olduğu, ilgili mevzuat uyarınca hesaplanacak KDV'nin sözleşme bedeline dahil olmadığı idare tarafından yükleniciye ödeneceği belirtilmiştir.
... Vergi Dairesi Başkanlığı'nca davacı başvurusu üzerine, KDV tevkifatı konulu 30/ 05/2017tarihli yazı cevabında; 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 9/1.maddesinde verilen yetki kapsamında, yayınlanan KDV 117 Nolu Genel Tebliğinin "I/C-2.1.3.2.5 iş gücü temin hizmetleri" başlıklı bölümde sayılanlara faaliyetlerin yürütülmesiyle ilgili işlemlerde kullanacakları iş gücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (iş gücü temin hizmet alımında) alıcılar tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiş olup, başvuran tarafından belirtilen sözleşmeler ve teknik şartmanaler nazara alındığında, istihdam edilen elemanların sevki, idare ve kontrolünün ...'de bulunması nedeniyle " iş gücü temini hizmeti" olarak değerlendirildiğinden, hizmet bedeli üzerinde hesaplanan KDV(9/10) oranında tevkifata tabi tutulacağın bildirilmiştir.
Davacı tarafından, asıl ve birleşen dosyalar davalı iş ortaklıklarına gönderilen 25/02/2021 tarihli yazılar ile; ...Turizm Adi Ortaklığı'ndan Aralık 2015- Ocak/ Kasım 2016 dönemlerini kapsayacak şekilde, Nurs Seyahat- Haskale Turizm Adi Ortaklığı'ndan Şubat 2016- Temmuz 2016 dönemi, ... İş Ortaklığı'ndan Mart 2017- Şubat 2018 dönemlerini kapsayacak şekilde; sözleşmeler için KDV beyannamelerinde düzeltme yapılarak, pişmanlık kapsamında vergi aslının ve cezanın vergi dairesine ödendiği belirtilerek, 30 gün içinde iadesi talep edilmiştir.
Bu yazıya karşılık asıl dosyada davalılar ...Turizm Ltd. Şti.i vekili, Mersin 2. Noterliğinde gönderdiği 12/04/2021 tarihli cevabi ihtarnamesiyle; KDV tevkifatının alıcı tarafa yüklenen bir ödev olduğunu, 2015-2016 yıllarını kapsayan iş ilişkisi nedeniyle genel tebliğin 21 seri nolu KDV tebliğiyle ilgili değişiklik yapılmadan önceki hali le sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen tutarın, satıcı tarafından beyan edilmesi halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslının aranmayacağını, bu nedenle 2018 yılında yürürlüğe girilen tebliğe göre işlem yapılmasının ve pişmanlık ile davacı şirket tarafından beyanname verilmesinin hatalı olduğunu, satıcının beyanının yeterli görüleceği, vergi aslının aranmayacağı, faiz ve ceza aranacağı, bu nedenle adi ortaklık üzerinde kalan bir vergi olmadığı ve sebepsiz zenginleşmenin bulunmadığını, yine zamanaşımı nedeniyle şirketlerinin düzeltme yapma olanaklarının olmadığını, ortaklık faaliyetlerine son verildiği belirtilmiştir.
Davacı kurumun ve davalı şirketlerin ilgili dönemlere ilişkin KDV beyannameleri ile BS-BA formlar, ilgili vergi dairelerinden celp edilmiş, bu kayıtlar ile ticari defter ve kayıtları üzerinde, nitelikli hesap uzmanı Tuğba Gül Ateş Öncü ve YMM Muzaffer Kökver den oluşturulan heyetçe, yapılan inceleme neticesinde hazırlanan rapor ve ek raporlarda; Asıl dosyada davalıların bağlı oldukları Mersin Uray Vergi Dairesi'nce gönderilen 2015-2016 BS formlarının incelenmesin de; davacı adına 227 adet fatura düzenlenerek, KDV hariç 8.210.488,00TL tutarında mal ve hizmet satışı gerçekleştirildiğinin beyan edildiği, davacı kayıtlarında ise 205 adet faturanın kayıtlı olduğu ve toplam KDV hariç 7.962.377,52TL'nin beyan edildiği, KDV'nin 1.433. 227,95TL olduğu, vergi dairesinin yazı cevabına göre davalıların vergi dairesine borçlarının bulunmadığının belirtildiği, yine birleşen dosyada davalı Nurs- Haskale Adi Ortaklığı'nın bağlı olduğu Küçükçekmece Vergi Dairesi'nce gönderilen KDV beyannameleri ve Ba Bs formlarına göre; 2015-2016 yıllarında davacı adına 31 adet fatura düzenlenerek, KDV hariç toplam 5.878.122,00TL tutarında mal ve hizmet satışının gerçekleştiği, bu matrah üzerinde KDV'nin 1.058.241,80TL olduğu ve ödenecek 203.992,51TL KDV'nin beyan edildiği halde, davacı defter kayıtlarına göre, adı geçen adi ortaklığın, davacıya KDV hariç toplam 5.266.534,57TL tutarında 18 adet fatura düzenlediği, toplam KDV'nin 947.976,22TL olduğu, bu nedenle, davalının beyan ettiği KDV'nin davacı defterlerindeki miktardan fazla olduğu ve vergi dairesi cevabında KDV borçlarının bulunduğuna dair kaydın yer almadığını, yine birleşen dosya davalıları ...-Lodos(Türkpos) iş ortaklığının bağlı olduğu Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğü' nün yazı cevabında KDV beyannameleri ve Ba-Bs formlarının gönderildiği, vergi borcunun bulunmadığının belirtildiği, 2017 yılı BS formuna göre 28 adet belgeye dayalı olarak davacı ...'ye, KDV hariç 2.194.416,00TL'nin beyan edildiği halde, davacı defter kayıtlarına göre 2017 ve 2018 yıllarında davalı Lodos Kurumsal Hizmetleri İnş. Oto. San. ve Tic. A.Ş. Ve ... Kurumsal Hizmetleri İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti. İş ortaklığı tarafından 4 farklı mükellefiyet numarasıyla 88 adet faturanın düzenlendiği, toplam matrahın 10.133.323,64TLve KDV'nin 1.823.998,26 TL olduğunun anlaşıldığını. Bu kapsamda, Başkent Vergi Dairesi'nce gönderilen bilgilerde adı geçen iş ortaklığının sadece bir vergi numarası ile beyan ettiği 28 adet faturaya ilişkin bilgi ye ulaşıldığı, Başkent Vergi Dairesi'nce sunulan bilgilere göre 2017 yılında KDV hariç 28 adet faturadan dolayı 2.194.416, 00TL yönünde sadece bir adet 23.722,49TL'lik fatura ve bunun KDV'si olan 4.270,04TL'nin beyan edilmediği, diğer 59 adet faturaya ait KDV hariç toplam 7.915.185,11TL'nin 1.424.733,33TL'si KDV'nin başka vergi dairelerine bildirip bildirilmediği ya da hiç bildirilmediği hususunda bilgiye ulaşılamadığı belirtilerek, bu vergi sici numarası ile bağlı olduğu vergi dairesinin tespiti ve bu yerden 2017-2018 yıllarında vergi dairelerine sunulan KDV beyanname suretlerinin ve Bs formlarının celbinin gerektiği belirtilmiştir.
Mahkememizce davalı tarafça dava takip edilmediğinden, davacı vekiline adı geçen şirketlere ait vergi sicil numaralarının bağlı olduğu vergi dairelerini ya da bu döneme ilişkin BS ya da BA formlarının tespitiyle, sunulması istenmiştir. Ayırca Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden Nurs-Haskale iş ortaklığına ait, KDV beyannameleri ile daha önce gönderilmeyen BA/BS formları celp edilmiştir.
Bilirkişi heyetince sunulan son ek raporda; davacı tarafından sunulan Ocak 2017-2018 yıllarına ait KDV beyannameleri ve BS formlarının olduğu, bunların incelenmesinde, ... İş Ortaklığı'na ait istenen belge ve bilgilerin yer almadığından, Lodos-... İş Ortaklığı'na ilişkin 2017-2018 yıllarına ait vergi dairelerine verilen KDV beyanname suretleri ile BS formlarının dosyaya kazandırılamadığından KDV hususunda beyan verilip verilmediğinin tespit edilemediğini, davacı tarafından sunulan KDV beyannameleri ve BS formlarında ise bu hususun anlaşılamadığını, ...Turizm İş Ortaklığı'nın Uray Vergi Dairesi'nden gelen bilgilere göre 2015-2016 yılı KDV beyannameleri ekinde yer alan BS bildiriminin, davacı defter kayıtlarında yer alandan daha fazla olduğu görülmekle bu davalıların vergi dairesine KDV borcunun bulunmadığı ve bu nedenle adı geçen davalılarının sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceğini, yine Nurs - Haskale iş Ortaklığı'nın 2015-2016 yıllarında Küçükçekmece Vergi Dairesi'ne sunduğu KDV beyannameleri ile Bs bildirimlerinin davacı defter kayıtlarından daha fazla beyan edildiği ve faaliyetinin sona erdiği Eyül 2016 yılı itibariyle vergi dairesine toplam 23.458,00TL vergi aslı borcu bulunduğu, ancak bu borcun ilgili adi ortaklık ile vergi dairesi arasındaki ilişki olup, taraflar arasında gerçekleştirilen işe ilişkin KDV'nin tamamının vergi dairesine beyan edildiği ve bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceğini. Tüm bu nedenlerle davalıların, davacı tarafından faturalarda kesinti yapılmayan KDV tutarlarını bağlı oldukları vergi dairelerine beyan etmemeleri halinde, kendilerine ait vergiyi ödemeyerek, davacıya ödetmiş olacaklarından, davacının KDV beyan etmeyen davalılardan fazla ödediği KDV'yi talep edebileceği , ANCAK dosyamızda böyle bir durumun söz konusu olmayacağını, çünkü davacının vergi sorumlusu sıfatıyla, davalılardan kesinti yapmadığı KDV tutarları tamamını davalıların bağlı oldukları vergi dairelerine beyan etmeleri nedeniyle davalıların sebepsiz zenginleşmelerinden bahsedilemeyeceği tespiti yapılmıştır.
3065 sayılı KDV Kanununun 9./1 maddesinde; vergi alacağının emniyet altına alınması için vergiye tabi işlemlere taraf olanların verginin ödenmesinde sorumlu tutulabileceği belirtilmiştir. Ayrıca KDV 117 Nolu Genel Uygulama Tebliğinin, "I/C-2.1.3.2.5 iş gücü temin hizmetleri" başlıklı bölümde; ... sayılanlara faaliyetlerin yürütülmesiyle ilgili işlemlerde, kullanacakları iş gücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde yani "iş gücü temin hizmet alımında", alıcılar/işveren tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir. KDV 117 Nolu Genel Tebliğinde KDV tevkifatı ile ilgili olarak; Katma Değer Vergisi Tevkifatı, teslim veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan verginin, teslim veya hizmeti yapanlar tarafından değil, bu işlemlere muhatap olanlar tarafından kısmen veya tamamen vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilip ödenmesidir. Katma Değer Vergisi Tevkifatı tam tevkifat ve kısmi tevkifat olmak üzere ikili bir sınırlandırmaya tabi tutulmaktadır. Tam tevkifatta, işlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin tamamı işleme muhatap olan alıcılar tarafından beyan edilip ödenmekte; kısmi tevkifata ise hesaplanan verginin Maliye Bakanlığınca belirlenen kısmı, işleme muhatap olan alıcılar tarafından, diğer kısmı ise işlemi yapan (malı teslim veya hizmeti ifa eden) tarafından beyan edilip ödenmektedir. Katma değer vergisi tevkifatının yapılmaması veya eksik yapılması durumunda ne gibi yaptırımların uygulanacağına ilişkin hususlar Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliğlerinde açıklanmıştır.
Konuya ilişkin Tebliğde yapılan açıklamalarda ;“3065 sayılı Kanunun (9/1) inci maddesi kapsamında sorumlu tayin edilenlerin, sorumlu sıfatıyla beyan edip ödemeleri gereken vergilerin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu vergi tutarının ikmalen veya resen tarh edilerek vergi ziyar cezası kesilmesi ve gecikme faizi hesaplanması gerekmektedir. Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen tutarın 1 Nolu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılmamış olması bu şekilde işlem tesis edilmesine engel değildir. Sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen KDV'nin ödenmiş olması olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaz. ( vergi ziyaı cezası kesilecektir.)Sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen KDV'nin ödenmiş olması halinde, bu verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar; söz konusu verginin ödenmemiş olması halinde ise normal vade tarihinden yapılacak tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar gecikme faizi uygulanır.”. Yine Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, 27.05.2011 gün ve 53017 sayılı özelgesinde özetle ; "KDVK'nun 9. maddesi kapsamında sorumlu tayin edilen mükelleflerin, sorumlu sıfatıyla beyan edip ödemeleri gereken vergilerin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu vergi tutarının resen tarh edilerek“ vergi ziyar cezası” kesilmesi ve gecikme faizi hesaplanması gerekmektedir. Ancak, sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen vergi tutarının tamamının satıcı tarafından beyan edilmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmayacaktır. Ayrıca, sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen vergilerin ödenmiş olması halinde, bu verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar söz konusu vergilerin ödenmemiş olması halinde ise, normal vade tarihinden yapılacak tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar gecikme faizi uygulanacağı tabidir. dolayısıyla, verginin tamamının satıcı tarafından beyan edildiğinin tespiti halinde tevkifatsız olarak düzenlenen faturalar ve defter kayıtlarında bir düzeltme yapılmasına ve ilgili dönemler için düzeltme beyannamesi verilmesine gerek bulunmamaktadır.” hükümlerinin yer aldığı görümüştür.
Yukarıda açıklanan 117 nolu genel tebliğ ve 2017 tarihli Gelir İdaresi Başkanlığı'nın Özelge'si birlikte nazara alındığında; KDV tevkifatında sorumlu kişinin alıcı olduğu, sorumlu sıfatıyla alıcı tarafında beyan edilmeyen veya noksan beyan edilen vergi tutarının tümünün satıcı tarafından beyan edilmesi halinde, sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslının istenmeyeceği, yine sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gereken verginin normal vadesinde ödenmesi halinde gecikme faizi yürütülemeyeceği, aksi halde beyan edilip ödenmesi gereken tarihten ödendiği tarihe kadar gecikme faizi yürütüleceği, ayrıca muhasebesel düzeltme kayıtları konusunda verginin tümünün satıcı tarafından beyan edilmesi halinde tevkifatsız olarak tanzim edilen faturalar ve defter kayıtlarında düzeltme kaydı yapılmasına ve de ilgili dönemler için KDV düzeltme beyannamesi verilmesine gerek olmadığı, Kısaca satıcı tarafından tamamı beyan edilen KDV tutarlarının, sorumlu tarafından beyan edilmemesi durumunda, sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı alınmayacak, gecikme faizi ve vergi zayi cezasının uygulanacağı, anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı, davalar ve cevaplar, taraflar arasındaki sözleşmeler, vergi dairelerin den celp edilen KDV beyanameleri ile BA/BS ler, bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek raporlar ile yukarıda yazılı yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmelerin "iş gücü temin hizmet alımı", sözleşmeleri niteliğinde olduğu ve yukarıda açıklanan KDV Kanun ve genel tebliğine göre davalı iş ortaklılarının satıcı/yüklenici sıfatıyla düzenlediği faturalarda, iş bedeline dahil olmayan %18 KDV nin, 9/10 oranında ki kısmını KDV tevkifatı uygulanarak ilgili Vergi dairesine davacı ...'nin alıcı/işveren sıfatıyla, beyan ve ödeme yapması gerekirken, bu tevkifatı zamanında yapmayarak faturaların %18 KDV siyle birlikte davalılara ödediği, daha sonra yürürlükte bulunan mevzuata gereği, sadece gecikme cezası ile faizi ödemesi gerekirken, vergi aslınıda Vergi Dairesine beyan edilerek ödenmesinden sonra bu bedelin, davalılardan sebepsiz zenginleşildiğinden bahisle iade isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Çünkü davalılar kendilerine fatura bedeliyle birlikte ödenen %18 KDV yi vergi dairesine beyan ettiklerinden, ister vergi ödensin, ister ödenmesin artık bu vergiyi ödeme yükümlüğü kendilerine ait olup, ödememeleri halinde Vergi dairesine karış sorumlu olacaklarıdır. Davalılardan ... İş Ortaklığının bir kısım faturalar dışında, diğer davalıların ise tam olarak faturaları ve KDV'leri beyan ettikleri ve vergi dairelerine borçlarını olmadığı anlaşılmıştır. ... İş Ortaklığının bir kısım faturalar yönünde ise, adı geçenleri belirtilen vergi noları ile bağlı bulunduğu vergi dairesi bilgisi temin edilip dosyaya sunulmadığından davacı iddiasını ispat yükümlüğünü yerine getirmediği gözetilerek, tüm sözleşmeler vede faturalar yönünde satıcı davalıların kendilerine ödenen bedellere ilişkin KDV leri Vergi Dairelerine beyan edip ödediklerinden sebepsiz zenginleşmelerinde söz edilemeyeceği anlaşılmıştır. Ayrıca bu KDV tevkifatın da yasal düzenleme gereğine sorumlu olanın davacı alıcı olduğu ve faturalarda 9/10 KDV tevkifatı yapmaması nedeniyle gecikme cezası ve faizinde kendisinin sorumlu olacağı da nazara alınarak, bu miktarlarında davalılardan talep edilemeyeceği görülmektedir. Yine vergi dairesince, davacı alıcı ... 'den kesinti yoluyla tahsil edilerek beyan edilmeyen KDV tutarlarının, davalılar tarafından beyan edilip edilmediği değerlendirilme den tarhiyat yaparak, davacıdan tahsil etmesinde, kısacası genel tebliğe göre ödenecek KDV'nin çıkmaması durumunda hazineye ödenmeyen vergi, ceza, faiz ve zamlar konusunda alıcı/ ...' yi sorumlu tutmasında ve davalı şirketlere KDV'yi tam olarak ödemesinde sonrasında pişmanlık dilekçesiyle birlikte tekrar vergi dairesine 9/10 KDV ödemesinde ...'nin kusurlu olduğu, tevkifatla yükümlü kılınanın ... olduğu anlaşılmakla asıl ve birleşen davaların reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dosyada; Davacının davasının reddine,
A)ınması gerekli 615,40 TL maktu harcın, 22.285,00 TL peşin harçtan düşümü ile artan 21.669,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
B- Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.304.932,91TL üzerinden takdir edilen 194.690, 61 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
2-Birleşen Mahkememizin 2022/633 esas sayılı dosyasında; Davacının davasının reddine,
A)-Alınması gereken 615,40TL maktu harcın, 14.744,09TL peşin harçtan düşümü ile artan 14. 128,69 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
B-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 863.363,11 TL üzerinden takdir edilen 132.870,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Birleşen Mahkememizin 2022/762 esas sayılı dosyasında; Davacının davasının reddine,
A-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 26.988,32 TL ıslah harçtan düşümü ile artan 26.372,92 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine ,
4-Asıl ve birleşen dosyalarda davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Asıl ve birleşen dosyalarda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı vekilince mahkememiz dosyasına yatırıldığı anlaşılmakla, bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, Asıl dosyada davalı şirketler vekili vekili Av.... .... .... esas sayılı dosyasında davalı Haskale vekilinin yüzlerine karşı, asıl ve birleşen dosyalarda davacı vekilinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2025
✍e-imzalıdır
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."