T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/308 Esas - 2025/1041
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/308
KARAR NO : 2025/1041
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 07/03/2016
KARAR TARİHİ : 26/12/2025
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 09/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının'e yetki verdiklerini kabul ettiklerini, diğer davalı ...'in, firma yetkililerince tehdit edildiğini ve bu durumu savcılık ifadesinde de açıkça beyan ettiğini belirterek, davanın reddini talep ve cevap etmiştir.
2)Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın, İİK'nun .72. Madde'ye göre borçlu olmadığının tespitine yönelik olup, bu tip davaların davalısının alacaklı sıfatına haiz olan kişiler olduğunu belirterek müvekkiline husumet yönetilemeyeceğinden aleyhindeki davanın reddine, aksi halde ise müvekkilinin davacı şirkette çalıştığını, şirketi temsile yetkili iki ortağın sözlü talimatları ve muvafakatleri ile şirkete ait hesaplarda kullanılmak üzere, şirkete teslim edilen çek koçanlarında bulunan dava konusu çeki şirket temsilcileri nam ve hesabına imza eden konumunda olduğunu. Bu uygulamanın geriye doğru yaklaşık 3-4 yıldır devam ettiğini ve bu şekilde imzalanan ve de tahsil edilmiş çeklerin ilgili banka şubelerinden istenilmesi ve imza incelemesi durumunda, bu durumun doğruluğunun ispat olunacağını. Müvekkilinin hiçbir zaman alacaklı sıfatının olmadığını ve imzaladığı çeklerin hiçbir zaman kendi adına tahsil etmediğini. Şirket yetkilileri olan ortakların belirttiği kişiler dışında kimseye de tedavüle hazır çek teslim etmediğini belirterek davanın reddine ve dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere davacı aleyhinde tazminata hükmedilmesini talep ve cevap etmiştir.
3-Çözüm Faktoring A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Faktoring şirketi ile
davalılardan Özden Tesisat arasında 12.12.2013 tarihinde faktoring
sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme kapsamında 28.05.2015 tarihinde gerçekleşen
işlemle diğer davalı Özden Tesisatın faturalı alacaklarından 200.000,00
TL’yi davalı Çözüm Faktoring şirketine temlik ettiğini ve bu temlike konu alacağın bağlı olduğu davacıya ait çeki cirolayarak davalı Çözüm Faktoring Şirketine teslim
ettiğini, davalı Çözüm Faktoring şirketinin mevzuat açısından zorunluluk olan alacağın
faturalı olması şartına binaen diğer davalı...-Özden Tesisat ’tan alacağına
ilişkin tevsik eden faturayı istediğini ve ondan sonra bu alacağını devir aldığını,yapılan işlemlerin usulüne uygun gerçekleştiği, davacının söz konusu defilerini müvekkili Faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceğini, söz konusu çekin bankaya ibraz edildiği, ancak savcının el koyması kararı nedeniyle işlem yapılamadığı, çekle ilgili bir tahsilatın yapılmadığını belirterek davanın reddine talep etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, imza sahteciliğine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir,
Davacı vekil delil olarak; dava konusu çeke, 09/01/2012 tarihli Mardin Nusaybin 150 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı Mekanik Tesisatı İşine dair... (Özden Tesisat) ile imzalanan sözleşmeye, ... Cumhuriyet Başsavcılığında başlatılan 2015/153796 hazırlık sayılı soruşturma dosyası ve dosyada alınan ... ile... ifadelerine, banka kayıt ve belgelerine, bilirkişi incelemesine, tarafların ticari defter ve kayıtlarını dayanılmıştır.
Dava konusu çek incelendiğinde; İNG Bank A.Ş Kazımkarabekir şubesine ait 0087382 numaralı, davacı şirket tarafından, davalı... İnş. San. Ltd Şti lehine düzenlenen 28/11/2015 keşide tarihli, 100.000,00TL bedelli olup, ilk cironun lehdara ait olup daha sonra Özden Tesisat- Özer Özden'e, son olarak Çözüm Faktoring Hiz. A.Ş 'ye ciro edildiği, görülmüştür.
Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen kayıtlarda, davacı şirketin söz konusu çek düzenleme tarihinde %50 payla ortaklarının ve münferiden temsile yetkili kişilerinin Abdulkerim Akgöl ve Kazım Türkmen olduğu, yine... İnşaat Sanayi Ticaret Ltd Şti'nin tek ortağı ve yetkilisinin... olduğu, Özden Tesisat isimli iş yerinin...'e ait ticarethane olduğu, anlaşılmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/153796 hazırlık sayılı dosyasında, davacı şirket yetkilisi Kazım Türkmen ve Abdulkerim Akgöl 06.11.2015 tarihli ifadelerinde; Zirve İnş. Tic. Ltd. Şti. isimli şirketin %50 ortağı ve münferiden temsile yetkili olduklarını, şirketin mali müşavirliğini ...’in 6 yıldan beri yürüttüğünü, şirketin sigortalı personeli olduğunu ve herhangi bir imza veya başka bir yetkisi olmadığını, şirketin yalnızca faaliyetleri ile ilgili yapılan gelir ve giderlerle ilgili muhasebeleştirme işlemini yaptığını. Şirketin bankalardan çek karnesi aldığı, bu çek karnelerinin kilitli çelik kasada muhafaza edildiği ve kasa anahtarının ...’de bulunduğunu. Sinan Göçmenin gerektiğinde çek karnesini kendilerine doldurup getirdiğini ve kendilerinin çekin kontrolünü sağladıktan sonra imzaladıklarını. Mardin ili Nusaybin İlçesinde yapılan Devlet Hastanesi İnşaatının Mekanik Tesisat İşini 2012-2014 yılları arasında yaptıklarını... isimli şahsın Özden Tesisat isimli iş yerinin işletmeciliğini yaptığını ve...'in de o tarihte bu işte taşeron olarak 6.000.000TL civarında tesisat işini yaptığını ve yaptığı işe karşılık kendisine parasının ödendiğini. Yapılan işle ilgili geçici kabul yapıldığını, henüz kesin kabulün yapılmadığı ve kesin kabul içinde tam olarak bilmemekle birlikte yaklaşık 100.000 TL parasının teminat olarak bekletildiğini. Özer Özden’in bu para dışından şirketten herhangi bir hak ve alacağı olmadığı halde, muhasebeci ... ile işbirliği yaparak, sahte faturalar düzenlenmesi ve bunların şirket defterlerine kaydıyla bunların ödemesiymiş gibi şirkete ait bankalardan alınan çek koçanındaki çek yapraklarını, şirket yetkililerinin imzaları taklit edilerek düzenlenip piyasaya verdiğini, bu şekilde karşılıksız sahte imzalı çekler düzenlenerek şirketin zarara uğratıldığını belirterek, sahtecilik.. vs nedeniyle cezalandırılmaları istenmiştir.
... Emniyette ve Savcılıkta verdiği ifadelerinde; Zirve İnşaat firmasında muhasebeci olarak yaklaşık 4 yıldır çalışmakta olduğunu, şirketin kullandığı çeklerin, çelik kasa içerisinde muhafaza edildiğini ve çelik kasa anahtarının genellikle kendisinde bulunduğunu, yazılacağı zaman patronlar Kazım Türkmen ve Abdulkerim Akgöl’ün kendisinden çek yaprağı istediklerini, çek yaprağını bazen kendisinin yazıp imza için verdiğini, bazen de patronların yazıp imzaladığını, patronlar il dışında olduklarında kendisinden çek yazmasını istediklerinde, istedikleri firma ya da kişiye çek yazıp Abdulkerim Akgöl ve Kazım Türkmen’in imzalarını taklit ederek çekleri imzaladığını ve bu durumdan patronlarının bilgisinin olduğunu, bilgileri dışında herhangi bir imza atmadığını, çalıştığı süre boyunca işlerin bu şekilde yürüdüğünü. Özer Özden’in 2012-2015 yılları arasında şirketin ihalesini aldığını Mardin Nusaybin 150 Yataklı Devlet Hastanesinin Mekanik Tesisat İşini yaptığını, yaptığı işin bedelinin 6.000.000,00- 6.500.000,00 TL civarında olduğun ve yaptığı işten dolayı sadece 400.000-500.000 TL alacağı kaldığını ve bunun iş tam bitmediğinden ve kesin kabul yapılmadığından bekletildiğini. Emniyet ifadesinde; Özer Özden'in baskısı ve iknasıyla bu dava konusu çekinde bulunduğu yaklaşık 65 adet çeki şirket yetkililerinin bilgisi dışında imzalarını taklit ederek imzaladığı ve...'e verdiğini. Savcılık ifadesinde ise; şirket yetkililerinin bilgisi ile çekleri yetkili imzasını taklit ederek, kendisinin imzaladığını beyan etmiştir. Özer Özden'in savcılık ifadesinde: Davacı şirket ile bir çok taahhüt işi yaptıklarını son olarak Mardin'in Nusaybin ilçesinde bulunan 150 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatının Mekanik Tesisat İşine ilişkin KDV dahil 7.500,000,00TL civarında bir sözleşme imzaladıklarını, ayrıca ilave işler çıktığını, bu işleri de kendisinin yaptığını. Buna karşılık vadeli çekler verildiğini, işin tamamını yapıp teslim ettiğini, ancak kesin kabulü yapmadıklarını şirketten yaklaşık 500.000,00TLalacağının kaldığını. Davacı şirket tarafından verilen çeklerin büyük çoğunluğunun şirketin muhasebe işlerini yapan ... tarafından imzalanarak kendisine verildiğini. Bu çekleri ticari defterlerine kaydettiğini vede çeklerin tamamını yaptığı ticaretten dolayı piyasaya ciro ettiğini ve kendisinde şuan herhangi bir çekin bulunmadığını. Ayrıca ...'in kendisine verdiği çeklerden yaklaşık olarak 4.000.000,00TL'lik kısmını, 2015 yılı şubat ayında şirket yetkilisi Abdulkerim Akgöl'ün maddi sıkıntıda olduklarını, bu nedenle piyasada fonlama tabir edilen işi yapmak istediklerini ve kendisine yardımcı olunmasını istemesi üzerine, kendisinin davacı firmadan alacağı olduğundan o alacağını alabilmek adına, bunu kabul ettiğini. O tarihten sonra ... tarafından birçok çekin yazılıp verildiğini. O tarihten bu yana yaklaşık 8.000,000,00- 9.000.000,00TL civarında ... tarafından bu şekilde çeklerin verildiğini. Bu çeklerde Abdulkerim Akgöl'ün bilgisi olduğunu, bu çekleri Faktoring firmalarına kırdırarak aldığı paraları, Sinan'a ve de Abdulkerim Akgöl'e elden verdiğini. Çeklerin ödeme günü geldiğinde, davacı şirket hesabında bulunan paralarda 3. kişilere çeklerin ödendiğini. Bu şekilde yaklaşık 4.000.000,00TL paranın bankalarda çekler için ödendiğini. Çeklerde bulunan imzaların tamamının ...'e ait olduğunu, 07/06/2015 tarihinden sonra davacı firmanın sıkıntıya girdiği, bu nedenle tekrar bu şekilde yeni çeklerin ... tarafından yazılıp kendisine verildiğini, kendisinin de faktoringlere verip, parayı aynı şekilde Abdulkerim ve Sinan'a verdiğini. Şirketin nakit sıkıntısının devam etmesi nedeniyle bu şekilde kendisine çekleri verdiklerini, kendisinin faktoring şirketlerine verip aldığı parayı şirkete geri verdiğini, kendisinin herhangi bir para almadığını, daha sonrada 08/11/2015 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında şikayette bulunduklarını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Yine ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/177438 soruşturma no.lu dosyasında 24.05.2016 tarihinde verdiği ifadesinde; Kazım Türkmen ve Abdülkerim Akgöl ile aralarında yaptıkları sözleşme çerçevesinde çek verildiğini, bu çeklerin bir kısmını tahsil ettiğini, bir kısmını da ciro ederek üçüncü kişilere olan borçları nedeni ile verdiğini, ciro ederek üçüncü kişilere verdiği şahısların bahse konu çeklerin karşılığını tahsil için Zirve İnşaat ve ciranta olarak kendi aleyhine icra takipleri başlattıklarını. Gönderilen ödeme emri üzerine Zirve İnşaat Sahibi olan Kazım Türkmen ve Abdülkerim Akgöl’ün kendileri adına atılan keşideci imzasının muhasebecileri ...’e ait olduğunu ve ...’in bu çekleri yetkisiz şekilde imzaladığı ve sahte olduğunu iddiasıyla menfi tespit davası açtıklarını, tedbir kararı ile icra takiplerinin durmasını sağladıklarından, alacaklı şahısların alacaklarının tahsili için kendisi hakkındaki takibi devam ettirerek gayrimenkulleri ve araçları üzerinde haciz işlemi başlattıklarını, Kazım Türkmen ve Abdülkerim Akgöl’ün kendisine verdikleri çekleri, hep onların talimatı doğrultusunda ...’in imzasıyla verdiklerini beyan ederek, dolandırıcılıktan şikayetçi olduğu görülmüştür.
İş bu menfi tespit davasında davacı vekili; Özer Özden/Özden tesisat ile aralarında imzalanan Mardin Nusaybin 150 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı Mekanik Tesisat İşi sözleşmesi uyarınca davalının yaptığı işe karşılık toplam 7.493.000,00 TL ödeme yapıldığı ve alacağı kalmadığı halde, dava konusu çekinde içinde bulunduğu yaklaşık bedelleri toplamı 4.350.000,00TL lik çekin, şirket yetkililerinin bilgileri ve rızası dışında, şirketin muhasebecisi ... tarafından çek koçanlarını ele geçirilerek, şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek keşide edildiğini, çeklerden dolayı borçlu olmadıkları iddia edilirken, davalı lehdar ve lehdarın tek temsilci / ortağı olduğu Özden Tesisat işletmesinin sahibi... vekili ise; çeklerin şirketin yetkililerin bilgisi ve onayı dahilinde muhasebeci tarafından keşide edilerek, Mardin Nusaybin 150 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı Mekanik Tesisat İşi ne ilişkin yaptıkları ( 6.350.000,00TL+ KDV, 2.000.000,00TL+KDV ve 4.350.000,00TL+KDV bedelli ) üç adet sözleşme kapsamında yapılan işin bedeli olarak keşide edilerek verildiğini, bu şekilde imzayı içerir daha öncede çok sayıda çek verildiği ve itirazsız olarak ödendiği, iddia edilmektedir.
Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava konusu çek ve diğer dosyalardaki çeklerin, şirket muhasebecisi ... tarafından, davacı şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek, bilgisi dışında, karşı tarafa alacağı olmadığı halde, verilen sahte çekler olup olmadığı, bu şekilde daha öncede yetkililerin imzalarının taklit edilerek düzenlenen çeklerin ticari ilişki kapsamında davalılara yada üçüncü kişilere verilip verilmediği, ödenip ödenmedikleri, itiraz edilen bu imzanın keşideci şirket tarafından benimsenip benimsenmediği, yine temel ilişkide lehtar ile keşideci arasında borcun olup olmadığı, hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 2015/725 esas sayılı dosya ile birleşen yaklaşık 55 adet dosyanın birlikte görülmesinin yargılamanın sağlıklı yürümesi vede verilecek kararın istinafı.... vs süreci yönünde yarattığı güçlük nazara alınarak, birleşen her bir dosyanın tefrikine karar verilmiştir.
Dosyanın tefriki sonrası, iş bu dava konusu çek yönünden, 2015/725 esas ve diğer dosyalarda mevcut resmi kurumlarda celp edilmiş ıslak imzalı belgeler ve yeni celp edilen belgelerdeki ıslak imzaların da karşılaştırılarak, usulüne uygun ayrıntılı ve gerekçeli rapor hazırlanması istemi üzerine sunulan 24/11/2025 tarihli raporda;" .INGBANK Kazımkarabekir/ ... Şubesine ait keşidecisi “Zirve İnşaat Ticaret...” olan “Özer Özden İnş...” emrine düzenlenmiş 28/11/2015 keşide tarihli 0087382 çek numaralı “100.000,00” TL'lik çek üzerinde, " Zirve İnşaat Ticaret...” adına atılı bulunan keşideci imzasının, mevcut mukayese imzalarına kıyasen Kazım Türkmen elinden çıkmadığı, çek üzerinde atılı bulunan keşideci imzası, Kazım Türkmen'in hakiki imzalarının model alınması suretiyle atılan sahte imza olduğu, hakiki imzaların model alınması suretiyle atılan imzalar olup sahte imzaları atan şahsın kendi kaligrafisini yansıtmaktan uzak ve modellerinin birer resmi gibi olduğundan, Kazım Türkmen elinden çıkmadığı belirtilen imzanın, ... ve Abdulkerim Akgöl elinden çıkıp çıkmadığı hususunda teknik incelemeye dayalı olarak herhangi bir kanaat beyanında bulunulabilmesinin mümkün olamadığı, çek üzerinde Kazım Türkmen elinden çıkmadığı belirtilen keşideci imzasının, dosya kapsamında ödenen çekler olduğu anlaşılan ve 2025/725 Esas sayılı dosya ile ilgili olarak daha önce düzenlenen 26.03.2025 tarihli raporda “1, 2, 3, 8, 22, 23, 25, 29, 30, 31, 32, 34” olarak numaralandırılmış çekler ile 2025/381 esas sayılı dosyada ayrıntılı olarak belirtilen, Yapı ve Kredi Bankası Yıldız Şubesine ait çeklerden"94,95" nolu olarak belirtilen çekler üzerinde atılı bulunan keşideci imzalarını atan şahıs elinden çıktığının, tespit edildiği, bildirilmiştir.
Öncelikle dava konusu çek ve diğer çeklerdeki imzaların, alınan grafolog heyeti raporunda, davacı keşideci şirketin yetkilisi Kazım Türkmen'in imzasına benzetilmek suretiyle oluşturulan sahte imzalar olduğu tespit edilmiş, yine bu imzaların ... tarafından atılıp atılmadığının tesptinin teknik olarak mümkün olmadığı belirtilmiş ise de; ...'in Cumhuriyet Savcılığı ve Emniyette verdiği ifadelerinde çeklerdeki imzaları kendisinin şirket yetkilisinin imzasına benzeterek attığını kabul ettiği, yine...'in Savcılık beyanında çekin ... tarafından kendisine verildiği belirtilmekle, çekteki imzanın ... tarafından, yetkilinin imzasını taklit ederek atıldığı kabul edilmiştir.
Ancak davacının, sahtecilik iddiasında bulunduğu söz konusu imzayı içerir çekleri ticari defterlerine kaydettiği gibi, aynı imzayı içerir grafolog bilirkişi raporunda belirtilen yaklaşık 14 adet çeki daha önceden, gerek davalılara, gerekse diğer birleşen davalardaki davalılara ödenmesiyle, davacınını bu şekilde yetkisiz kişi tarafından yetkili imzasına benzeterek attığı imzaları benimsendiği, anlaşılmaktadır. Bu nedenle, aynı imza ile daha sonra düzenlenen çeklere, karşı sahtecilik iddiasını ileri sürmesini TMK'nın 2. Maddesi gereğince iyi niyete aykırı olduğu, yine Cumhuriyet Savcılığındaki şirket yetkilileri beyanlarında, şirkete ait çek koçanlarının kasada bulunduğu ve kasanın anahtarının muhasebecisi ...'de bulunduğu kabul edilmekle, ayrıca... firmasının taşeronluk sözleşmesi kapsamındaki ticari ilişkide çeklerin verilmesi ve ödenmesinde muhataplarının ... olduğunu beyanı birlikte değerlendirildiğinde, Sinan Göçmenin şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek atığı imzanın şirketçe kabul edildiği, yani benimsendiği anlaşılmakla, sahtecilik iddiası dinlenmemiştir. (HGK-2011/12-594-644K.)
Bu şekilde şirketi sorumluluk altına sokan söz konusu çekin ve diğer çeklerin, lehtar ve keşideci firma arasındaki ticari ilişkide bedelsiz kalıp kalmadıklarının incelemesi gerekmiştir.
Öncelikle, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde," keşideci ile lehdar ve iyiniyetli kabul edilmeyene... Tesisat arasındaki taşeronluk sözleşmesi kapsamındaki ticari ilişki ve çeklerin ticari defter ve kayıtlara ne şekilde yansıtıldığı hususunda," Siirt Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla mali müşavir bilirkişide aldırılan raporda; davacının usulüne uygun tuttuğu 2012- 2013- 2014 ve 2015 yılı ticari defterlerinde, Özer Özden İnşaat San Tic Ltd Şti/ Özer Özden ile Zirve İnşaat arasındaki ticari ilişkinin yer aldığı, verilen hizmet ve mal alımı şeklinde açıklamalarla borç kayıtları ile verilen çeklerle ve banka yoluyla ödemelerin yapıldığını, 2015 yılı defterlerinde 02/02/2015 tarihinden itibaren mal alımı ve bilahare aynı miktarlı mal iadesi faturalarının kayıtlı olduğu, 01/09/2025 tarihinden itibaren kasada ödemeler, çek ile ödemeler ve nakit ödemeler açıklamaları ile kayıtların yer aldığını, neticede 2015 yılı sonu itibari ile Zirve İnşaatın, Özer Özden İnşaat San Tic Ltd Şti'den 4.010. 915,41 TL alacaklı göründüğü, 15/11/2015 tarih ve 218343 nolu 50.000,00TL'lik çekin ise kayıtlarda olmadığı, bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan, 09/01/2012 tarihli davacı ile Özden Tesisat-Özer Özden arasında imzalanan "Mardin Nusaybin 150 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı Mekanik Tesisat İşine Ait Sözleşme" başlıklı, iş bitim tarihinin 31/12/2013 ve sözleşme bedeli 6.350.000,00TL + KDV olan sözleşme, yine davalı... ve Özer Özen Ltd Şti vekilince sunulan, düzenleme yada imza tarihini içermeyen ve davalı tarafından kendilerine verilen çeklerin, bu sözleşmeler kapsamı iş bedeli için verildiğini iddia ettiği, Mardin Nusaybin 150 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı Mekanik Tesisat İşi konusunda işveren Zirve İnşaat Ticaret Limited Şirketi ile taşeron Özden Tesisat-Özer Özden arasında 2.000.000,00 TL+KDV bedelli, yine Mardin Nusaybin 150 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı Mekanik Tesisat İşi konusunda işveren Zirve İnşaat Ticaret Limited Şirketi ile taşeron Özden Tesisat-Özer Özden arasında düzenlene 4.350.000,00TL+KDV bedelli sözleşmeler, sunulmuştur.
Davacının, açtığı tüm menfi tespit davalarının birleştirilerek yargılamanın sürdürüldüğü Mahkememiz 2015/725 esas sayılı dosya kapsamı ile, Mardin Nusaybin 150 Yataklı Devlet Hastanesi yapım işine ilişkin ilgili kurumda celp edilen ihale dosyası vede dosyaya sunulan 3 adet iş yapımı sözleşmesi nazara alınarak, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi kapsamında işin tamamlanıp tamamlanmadığı, yapılan iş bedeli ve ödemeye ilişkin hususların, tarafların ticari defter kayıtlarına ne şekilde yansıdığı, bu kapsamda dava konusu çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı yönünden inceleme yapılarak rapor hazırlanması için nitelikli hesap uzmanı, mali müşavir, bankacı ve makina mühendisi bilirkişiden oluşturulan heyette alınan 05/05/2023 ve 21/01/2024 tarihli raporlarda; Öncelikle tarafların ticari ilişki konusunda dosyaya sundukları Mardin Nusaybin 150 Yataklı Devlet Hastanesi Yapımına ilişkin olarak sunulan 2.000.000,00TL+ KDV bedelli ve 4.350.000, 00TL+KDV bedelli sözleşmelerin, 09/01/2012 tarihli taraflarca imzalanan ve uyuşmazlık konusu olmayan 6.350.000,00TL + KDV bedelli sözleşme kapsamındaki aynı işlere ilişkin olduğu, sözleşmelerin ayrı işlere ilişkin olmadığı, önceki sözleşmelerin parçalanarak iki ayrı sözleşme haline getirilmiş hali olduğu, yeni ve farklı işleri kapsamadığı, bu nedenle sadece bir işin yapıldığının tespit edildiğini, tarafların ticari defter kayıtlarının 2015 yılı sonu itibariyle karşılaştırıldığında; davalı hak ediş faturaları yönünden her iki taraf defterlerinde toplam bedeli 5.319.811,64TL bedelli 7 adet faturanın kayıtlı olduğu ve bu yönde de taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği, yine davalıların mal malzeme faturaları yönünden karşılaştırıldığında davacı defterlerinde toplam 3.407.355,63 TL, davalı defterlerinde ise 5.511.009,82TL bedelli fatura mevcut olduğu, mekanik malzeme faturalarındaki tutarsızlık miktarının 103.654, 19TLolduğu, bunun davacının her faturayı ayrı kaydetmemesi, toplu kaydından kaynaklandığını, davacının davalı...'den 2015 yılında satım alınan mekanik malzemelere karşılık iade ettiğine dair faturalar düzenlendiği, bunların 1.958.862,32TL bedelli olduğu her iki taraf kayıtlarının birbirini teyit ettiğini, davacı ödemeleri yönünden banka havalesi, çek ve nakit olarak yapılan ödemelerin davacı defterlerinde 10.763.039, 50TL,davalı defterlerinde ise 12.669.715,50TL olarak göründüğünü, ödemeler yönünde kayıtlar arasında 1.906.676,00TL farkın bulunduğu, bunun davacı şirketin davalıya verdiği çeklerin bir kısmını kendi defterlerine kaydetmemesinden kaynaklandığını, yine davacının ticari defterlerine davalıya verilen çeklerin numaralarının kaydedilmemesi nedeniyle tutarsızlığın hangi çeklerden kaynaklandığının tespit edilemediğini, ayrıca davacı şirket defterlerinde davalıya "kasada ödeme, nakit ödeme" açıklamasıyla yapılan toplam 2.650.000, 00TL ödemeye ilişkin açıklayıcı belgenin talimat mahkemesi raporu ekinde yer almaması nedeniyle ödemeler yönünde karşılaştırma yapılarak, ödeme miktarının belirlenmesinin mümkün olmadığını, sonuçta, davacı defterlerinde, davalıdan 4.010.915, 41TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinden davacıya 5.785.530,57TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu ve kayıtların birbiriyle örtüştüğünü, Çeklere yönünden ise; dava konusu toplam 64 adet çekten, 35 adedinin... veya Özer
Özden Ltd. Şti. defterlerinde hiç kayıtlı olmadığını, 24 adedinin sadece...’de
kayıtlı olduğu, 5 adedinin sadece... Ltd. Şti.’de kayıtlı olduğu, davalara konu çeklerin toplam bedelinin 6.190.000,00TL olduğu nazara alındığında; bir an için davalı... ve... Ltd. Şti.’nin davacının muhasebecisi ... ile işbirliği içinde olduğu iddiaları bir kenara
bırakıldığında, yani çeklerdeki imzaların sıhhati tartışılmadığında, davacı ile davalılar
arasında ticari defterlerden izlenen ilişkiye göre her halükarda;
davalı... Ltd. Şti.’nin, davacı şirketten toplam 565.000,00 TL’lik avans
çek aldığı, fakat bu çekler karşılığında defterlerinde imalat, mal veya hizmet
tedarikine ilişkin fatura kaydı olmadığı, dolayısıyla kendi defter kayıtlarında
avans çekleri yönünden davacıya borçlu göründüğü, buna göre bu çeklerden
dava konusu edilen 415.000,00 TL’lik çekler yönünden davacının, davalı Özer
Özden Ltd. Şti.’ne borçlu olmadığı, yine davalı...’in kendi defter kayıtlarına göre davacı şirkete 5.785.530,57TL borçlu olduğu, yani davacı şirketin fazladan keşide edilen çekler nedeniyle
bu miktarda alacaklı olduğu, bu durumda dava konusu edilen çeklerden davalı
Özer Özden’in defterlerinde kayıtlı 2.250.000,00 TL’lik çekler yönünden
davacının, davalıya borçlu olmadığı, yine davalının, davacıya 5.785.530,57TL
borçlu olduğu için dava konusu olan fakat davalının defterlerinde kayıtlı
olmayan 3.525.000,00TL’lik çekler yönünden de evleviyetle borçlu olmadığının defter kayıtlarına göre tespit edildiği nazara alındığında, dava konusu çeklerdeki imzalar ister davacı şirket yetkililerine ait
olsun, isterse davacı şirketin muhasebecisi ... tarafından davacı şirket
yetkilileri yerine sahte imza olarak atılmış olsun, her halükarda dava konusu çeklerin,
davacı ile davalılar arasındaki ticari ilişkinin karşılığında, davalılara fazladan (davacının
borcundan fazla) verilmiş, dolayısıyla bedelsiz kalmış çek görüntüsünde oldukları tespit edilmiştir.
Dava konusu çekte ve diğer dosyalar kapsamındaki çeklerde, lehtarın... Ltd Şti olduğu, ancak taşeron sözleşmesini Özden Tesisat- Özer Özden tarafından imzalandığı, bu kişinin aynı zamanda davalı lehtar şirketinde tek yetkilisi ve temsilcisi olduğu, bu nedenle söz konusu çeklerin temel ilişkide bedelsiz olduğunu bilecek durumda olduğu, iyi niyetli yetkili hamil sayılmayacağı nazara alınarak, ona karşı da bedelsizlik iddiasının ileri sürülebileceği kabul edilerek, davalıların söz konusu çekin ve diğer dava konusu çeklerin davacı ile aralarındaki Mardin ili, Nusaybin ilçesi 150 Yataklı Devlet Hastanesi Mekanik Tesisat Bölümünün Yapım İşi için imzalanan 3 adet sözleşme kapsamında iş bedeli olarak verildiği iddiasının, bilirkişilerce yapılan incelemede 01/09/2012 tarihli sözleşmedeki işin, daha sonra 2 bölüm şeklinde yapımı konusunda davalının sunduğu 2.000.000,00TL+ KDV bedelli ve 4.350.000,00TL+KDV bedelli sözleşmelerde yer aldığı, ancak yapılan işin tek iş olduğu ve ilk sözleşmedeki iş olduğu, buna ilişkin 7 adet hak ediş faturasını davalı firma tarafından düzenlenip davacıya gönderildiği, davacı tarafından kayıtlara alındığı, ödemelerin defterlere göre nakit ve çek olarak yapıldığı, bu hak ediş faturaları kapsamında alacağının bulunmadığı, davalılar defterlerine göre de, dava konusu edilen 415.000,00 TL’lik çekler yönünden davacının davalı Özer
Özden Ltd. Şti.’ne borçlu olmadığı, yine davalı...’in kendi defter kayıtlarına göre davacı şirkete 5.785.530,57TL borçlu olduğu, yani davacı şirketin fazladan keşide edilen çekler nedeniyle
bu miktarda alacaklı olduğu, bu durumda dava konusu edilen çeklerden davalı
Özer Özden’in defterlerinde kayıtlı 2.250.000,00 TL’lik çekler yönünden
davacının, davalıya borçlu olmadığı, yine davalının, davacıya 5.785.530,57TL
borçlu olduğu için dava konusu olan fakat davalının defterlerinde kayıtlı
olmayan 3.525.000,00 TL’lik çekler yönünden de evleviyetle borçlu olmadığı tespit edilmekle, taraf ticari defterlerindeki
kayıtlara göre de, davacının, davalılar... ve... Ltd. Şti.’ne dava konusu
çekler yönünden borçlu olmadığı ve çeklerin bedelsiz olduğu, yine davalı ve davalı şirket temsilcisi... in Savcılık ifadesinde Şubat 2015 tarihinden itibaren davacı şirket yetkilisinin istemi üzerine piyasada fonlama olarak bilinen yöntem gereği karşılığı olmayan çeklerin kendisine verildiği ve kendisi tarafından factoring şirketlerine kırdırarak aldığı parayıda şirket yetkisine yada muhasebecisine elde verdiğini iddia etmekle, çeklerin bedelsiz olduğunu kabul ettiği, ancak faktoringler de aldığı parayı davacı şirkete verdiğini ispata yara bir delil sunmadığı, anlaşılmıştır.
Ancak çeki/çekleri ciro yoluyla alan Çözüm Faktoring şirketi yönünden temel ilişkide çekin bedelsiz kaldığını bildiği ya da bilebilecek durumda olduğu yönünde herhangi bir iddia ve delillin yer almadığı, bu nedenle iyiniyetli yetkili hamillere karşı, bedelsizlik iddiasının ileri sürülemeyeceği kabul edilmiştir.
Ayırca,... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/153796 hazırlık soruşturma dosyasında, dava konusu çekin ve diğer davalar konusu çeklerin, sahtecilik suretiyle şirket yetkililerinin bilgisi dışında çalışanı ... ile lehtar görülen şirket arasında iş birliği yapılarak şirketin dolandırılması kastıyla oluşturulduğu iddiası üzerine yürütülen soruşturmanın, yaklaşık 10 yıllıdır devam ediyor olması, suçların vasfı ve zamanaşımı durumu, dosyamızda toplanan deliller kapsamında davanın aydınlatıldığı, çeklerdeki sahte imzaların benimsendiği ve de lehtar ile iyiniyetli ciranta kabul edilemeyen ... .... .... , iş bu çeklerde dolayı davacıdan temel ilişkide alacaklı durumda olamadıkları, yani çeklerini bedelsiz olduğu tespit edilmekle, soruşturma neticesinin dosyamıza bir etkisinin bulunmayacağı anlaşılmakla, neticesinin beklenilmesine gerek görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle, davacının, davalılar .... .... .... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti aleyhindeki davasının, benimsenen imza ile atılan çekin/çeklerin temel ilişkide bedelsiz olduğu, bu nedenle menfi tespit isteminin kabulü gerektiği, ancak davalı ...'in davacı şirketin çalışanı olduğu, çekteki imzayı şirket yetkililerinin benimsemeleri ile şirket adına imzalandığı nazara alındığından ona karşı menfi tespit davasının yöneltilemeyeceğinden husumet yokluğundan, yine diğer davalının iyiniyetli yetkili hamil olduğu, kötü niyetli oldukları iddia ve ispat edilemediği gözetilerek aleyhlerinde açılan davanı esastan reddine, çek bedelinin tahsil edilmediği ve istirdata dönüşmediği gözetilerek, bir kısım davalılar yönünden davanın kabulü, bir kısmı davalılar yönünde ise reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının, davalı... ... .... .... .... .... ... .... .... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2025
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."