T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/209 Esas
KARAR NO : 2024/765
HAKİM : Dr. ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 21/03/2024
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .... .... .... Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilan edilen 3. kişilere devir ettiğini, şirkette hissedar olmaktan başkaca bir bağı kalmadığını, müvekkilinin 3. kişilere devir ettiği hisselerin devir işlemlerine ilişkin her türlü ilan ve beyanları Türkiye Sicil Gazetesinde yayınlanmasını sağladığını ve şirket yönetim kurulu veya yönetiminde herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, davalı şirketin yönetim kurulu tarafından kurulu tarafından doğru olarak yönetilmemesi nedeniyle şirketin sürekli zarar ettiğini, Kızılbey Vergi Dairesinin yazılarından da anlaşılacağı üzere 31/01/2016 tarihinde resen terkin edilerek ticari faaliyetine son verildiğini ve müvekkilinin %5 gibi düşük hissesinin bulunması nedeniyle mağdur edildiğini, tüm bu olanlar nedeniyle müvekkilinin gerek maddi olarak zarar gördüğü gibi ortağı olduğu davalı şirket hakkında bilgi sahibi olamaması nedeniyle de hukuki anlamda sorumluluklar taşımadığını, TTK'nın şirket ortaklarının sorumluluklarını tek tek hüküm altına aldığını ve hiçbir şekilde gerek hukuki gerekse genel olarak hiçbir şekilde bilgi alamadığı davalı şirketteki ortaklığı nedeniyle hukuki sorumluluk sahibi durumunda olduğunu, tüm bu sebepler ile fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacaklarının saklı kalması kaydı kalması kaydı ile müvekkilinin şirket ortaklığının sona erdirilmesini, davalı şirketin kuruluş amacından uzaklaşması, şirketin gerektiği gibi yönetilmemesi, şirket yöneticilerin basiretli bir iş adamı gibi davranmamaları nedeniyle şirketin sürekli olarak zarar uğratılması nedeniyle dava bitimine kadar davalı şirkete TTK ve MK gereğince kayyum atanmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesini sunmadığı görüldü.
... Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ... Gelir İdaresi Başkanlığına, ... Ticaret Odası Başkanlığına müzekkereler yazıldığı görüldü.
Mahkememizce bilirkişiler ... .... .... tarafından 01/07/2024 tarihli kök bilirkişi heyet raporu ve 16/10/2024 tarihinde bilirkişi heyeti ek raporu aldırılmıştır
Dava, davacının haklı nedenle şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir.
Davalı şirket hakkında yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporları ile getirtilmesi gerekli tüm evraklar dosyaya celp edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 636/(3). maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemede şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağı şirketten çıkartılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." şeklinde düzenleme, yine aynı yasa'nın 638. maddesine görede; şirket sözleşmesinin, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabileceği, bu hakkın kullanılmasının belirli şartlara bağlayabileceği, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği düzenlenmiştir.
TTK’da Limited şirkette haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplere de örnek madde metninde yer verilmemiştir. Ancak Anonim Şirkete ilişkin TTK'nın 531. maddesine ait gerekçede tasarıda İsviçre öğretisinde genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldiği ifade edilmiştir. Doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması,","şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesi nin imkânsız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve "pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması" şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. Yine doktrinde Çamoğlu’na göre haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur. Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebeplerde haklı sebep olarak ileri sürülebilir. Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteği ve ortaya çıkardığı sorunlar gözetildiğinde fesih için yeterli haklı sebep oluşturabilir. (Bkz. ... BAM 21. HD.' nin 2021/897 esas ve 2024/794 karar sayılı ilamı)
Hakim her somut olayda haklı sebep bunup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir.
Davalıya şirket ticari defter ve kayıtlarının sunulması yahut yerinin bildirilmesi için çıkarılan ve usulüne uygun tebliğ edilen davetiyeye cevap verilmemiştir.
Dosyada mevcut şirket kayıtlarının incelenmesi için mahkememizce tayin edilen bilirkişiler ... .... .... tarafından aldırılan 01/07/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre; Dosya kapsamına göre haklı sebep tespit edilememiş olup dosyaya başkaca deliller kazandırılır ise tekrar değerlendirme yapılabilecektir şeklinde kanaate varıldığı rapor edilmiştir.
Mahkememizce bilirkişiler ... .... .... tarafından aldırılan 16/10/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporuna göre; - Davalı şirketin 2007 kuruluş yılında herhangi bir satış gelirinin olmadığı, cüzi bir zarar ettiği,
- 2008....2014 yıllarında ise yüksek satış rakamlarına ulaştığı, buna karşılık cüzi karlar elde edildiği anlaşılmış olup bu karların dağıtılmadığı,
-Davalı şirketin net satışları toplamı 2014 yılında 14.440.233,10 TL iken 2015 yılında %16 düşerek 12.077.471,82 TL olarak gerçekleşmiş olup yine cüzi bir kar elde edildiği (24.349,33 TL), ... Ticaret Odasınca sunulan belgelere göre bu karın dağıtıldığına dair bir karar alınmadığı,
-Davalı şirketin 2016 yılı Ocak ayından itibaren gayrıfaal olup, vergi dairesine kurumlar vergisi beyannamesi ve diğer beyannameleri vermediğinden satışı veya kar / zararının olup olmadığını tespit etme imkanı olmadığı rapor edilmiştir.
Deliller değerlendirilmiştir.
Somut olayda, Davacı vekili, müvekkilin şirket ortaklığı pay sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlal edildiğini, şirketin sürekli zarara uğratıldığını, 31.01.2016 tarihinden bu yana davalı şirketin ticari faaliyette bulunmadığını ancak şirketin faal gözüktüğünü, bu durumun şirket yetkilisince ticaret siciline bildirilmediğini belirterek müvekkilinin davalı şirket ortaklığından bedelsiz olarak çıkartılmasını talep etmiştir.
Davalı şirket hakkındaki ticaret odası kayıtlarına göre, davalı şirketin 2007 yılında kurulduğu, davacının şirkete ilk olarak 19.04.2011 tarihli kararla dava dışı Mehmet Zeki Dağtekin ve Mehmet Şakir Dağtekin'den hisse alarak ortak olduğu, vaki hisse devri sonucunda şirketin 250.000,00 TL sermayesinin 237.000,00 TL sinin davacı ...'a 12.500,00 TL'sinin Mehmet Şakir Dağtekin'e ait olduğu, davacının tüm hisselerini 17.09.2015 tarihli 2015/1 nolu kararla dava dışı Kemal Şar'a devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı, Kemal Şar'ın 17.02.2016 tarihinde tüm hissesini (237.000,00 TL) Ayhan Turhan'a devretmiş ve şirket ortaklığından ayrılmış olduğu, davacının 14.04.2016 tarihli hisse devir sözleşmesiyle Mehmet Şakir Dağtekin'in 12.500,00 TL sermaye payını devir alarak yeniden şirkete ortak olduğu, mevcut duruma göre davalı şirkette davacının % 5, ...'ın % 95 oranında hisse sahibi olduğu, vergi dairesi kayıtlarına göre davalı şirketin 2016 yılında vergi kaydının silindiği, bu tarih ve sonrasında kurumlar vergisi beyannamesi vermediği, bir ticari faaliyet içinde olmadığı, uzun süredir ticari faaliyet içinde bulunmayan davalı şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirme imkanının bulunmadığı, bu suretle davacının şirketi ortaklığı içinde bulunmasını anlamlı kılan şartların ortadan kalkmış olduğu, davacının davalı şirket ortaklığından çıkması için haklı sebebin oluştuğu nazara alınarak şirket ortaklığından bedelsiz olarak çıkarılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Açılan davanın kabulü ile, davacının ... Ticaret Odasının 244601 sicil numarasına kayıtlı davalı İnci Aydoğdu Akaryakıt Ürünleri Nakliye Otomotiv Gıda İç ve Dış Ticaret Sanayi ve Limited Şirket ortaklığından bedelsiz olarak çıkarılmasına,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 TL harç ile; davacının karşıladığı 1.151,00 TL tebligat gideri ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.151,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır