T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/237 Esas - 2025/123
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/237 Esas
KARAR NO : 2025/123
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/08/2019
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların şekerli gıda ürünleri alım-satımı hususunda ticari ilişki içine girdikleri, anlaşma neticesinde cari hesap ekstresine kayden 55 adet toptan satış faturası kesilerek faturalara konu malların davalı tarafa teslim edildiği, davalının borcunu tam olarak ödemediği, bakiye borcun 418.721,20 TL olduğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK md. 109 uyarınca şimdilik borcun 60.000,00 TL’lik kısmını talep ettikleri, kalan borcun ödenmesinin istenmesine rağmen ödeme yapılmadığı, Noter marifetiyle ihtarname gönderilerek bakiye borcun gecikme faiziyle birlikte ödenmesinin ihtar edildiği, ancak ödeme yapılmadığı, dava açmadan önce arabuluculuk müessesesine başvurulmuş olup, tarafların anlaşamadıkları, müvekkilinin anlaşma gereği mal teslim etme edimini yerine getirdiği, davalı tarafın ücret ödeme edimini yerine getirmediği, kısmi ödeme yaptığını belirterek davalarının kısmi dava olarak kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 60.000,00 TL’nin 16.10.2018 tarihli noter ihtarının tebliğinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında 14.02.2013 - 01.09.2013 tarihleri arasında cari hesap ilişkisine dayalı şeker ürünleri alım satımı ilişkisi doğduğu, bu dönemdeki ticari ilişki için sözleşme akdedilmediği ve cari hesap üzerinden yürütüldüğü, taraflar arasında kesilen fatura bedellerinin tamamının müvekkil şirket tarafından cari hesap ilişkisine dayalı olarak takas ve mahsuplar yapıldıktan sonra ödendiği, müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı, davacı tarafın, müvekkili şirket tarafından keşide edilen ve davacı, vekilleri ya da çalışanlarına teslim ve tebliğ edilen, davacı tarafça hiçbir itiraza konu edilmeyen satış ya da iade faturaları ticari kayıtlara işlemediğinden, davacı kendi ticari kayıtlarına göre müvekkil şirketten alacaklı görüldüğü, ancak, müvekkil defterlerine göre herhangi bir borç bulunmadığının sabit olduğu, bu konunun, davacı tarafından keşide edilen ihtarnameye verilen cevabi ihtarnamede açıklanmış olmasına rağmen, kötü niyetle dava konusu edilerek alacak talebinde bulunulduğu, bu dava konusu alacak iddiasından önce, taraflar arasında 14.05.2015 tarihinde ... Büyükşehir Belediyesi Muhtelif Gıda ve Temizlik Malzemeleri Alım İhalesinde sözleşme imzalaması halinde ürün aliminin şartlarını içerir sözleşme akdedildiği, bu sözleşmenin 8. Maddesinde Belediyenin 2016-2017 yıllarında açacağı ihalede davacının, müvekkil şirkete tek başma yetki vereceği ve belgelerini tek olarak kullandıracağı kabul ve taahhüt edildiği, ancak, ihalede davacının belgelerini ve yetkisini başka firmalara kullandırması sebebiyle sözleşmenin 8. maddesindeki sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve 1.000,000,-TL ceza-i şart bedeli ödemesi gerektiği, müvekkili şirket tarafından anılan cezai şart bedelinin ödenmesi için davacı aleyhine ... 13. İcra Müdürlüğü’nün 2016/8786 takip sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, davacı tarafından takibe itiraz edildiği, davacı şirketin fiilen ticari hayatına son verdiği, herhangi bir geliri olmadığı, ticari kayıtlarını düzenli tutmadığı, kabul ettiği faturaları kayıtlarına almadığı, kendi kayıtlan üzerinden alacaklı olduğunu göstererek hukuka aykırı olarak alacak talebinde bulunduğu, davacı firma aleyhinde çok sayıda icra takibi bulunduğu, davacının borçlarını ödememekten kaçındığı, bu itibarla ticari faaliyetini sona erdirdiği ve kötü niyetli iş bu davayı açtığı, bu sebeple, cevap dilekçelerinin kabulü ile davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sivas Asliye Hukuk Mahkemesine 03/03/2020 tarihinde talimat yazılarak bilirkişi Şenay Göçgün'den 30/06/2020 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce bilirkişi Levent Kurtay'dan 02/12/2020 tarihli ve 29/01/2021 tarihli bilirkişi raporları aldırılmıştır.
Davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
Mahkememizden verilen 20/05/2021 tarih ve 2019/413 esas, 2021/351 karar sayılı kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesinin 22. Hukuk Dairesinin 28/02/2024 tarih ve 2021/994 Esas, 2024/147 karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı, kaldırma kararı üzerine yargılamaya yukarıda belirtilen esas sırası üzerinden devam olunduğu anlaşılmıştır.
Dava, taraflar arasında bulunan ticari alım satım ilişkisine istinaden davacı tarafından açılan alacak isteminden ibarettir.
Sunulan fatura ve sözleşme örnekleri, ticari defter ve kayıtlar, ticaret sicil özeti, bilirkişi raporları ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.
Yukarıda belirtilen ... Bölge Adliye Mahkemesinin 22. Hukuk Dairesinin 28/02/2024 tarih ve 2021/994 Esas, 2024/147 karar sayılı ilamında; ".....Davacı, satım sözleşmesi kapsamında alacak isteminde bulunmuş, davalı ise taraflar arasında düzenlenen ibraname kapsamında alacak borç ilişkisinin kalmadığı savunmasında bulunmuştur. Bu durumda ispat yükü ibraname kapsamında borçlu olmadığı savunmasında bulunan davalı borçlu üzerinde olup davalının savunmasını yazılı delillerle ispat etmesi gerekir. Borcu sona erdiren sebepler yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir....Davalı vekili; yargılama aşamasında davacının yetkili temsilcisi olan kızı Zeynep Karakoç tarafından imzalanan ibraname başlıklı belge ibraz etmiş olup ibraname borcu sona erdiren sebeplerden olması sebebiyle yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından, mahkemece davacı vekiline ibranameye karşı diyeceği sorulup ibraname kapsamında tarafların alacak borç durumunun belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı görülmekle gerektiğinde davalıya yemin teklif hakkı da hatırlatılarak sonucunu göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının istinaf isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına davalının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.'' şeklinde gerekçeye yer verilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına hükmolunmuştur.
BAM ilamı sonrası tarafların talep ettiği ilgili noterliklere yazı yazılmış, Sivas 3. Noterliğinin 14/11/2024 tarihli yazı cevabında 6 Ekim 2011 tarihli ve 19170 yevmiye numaralı vekaletnamede davacının dava dışı Zeynep Karakoç'u faaliyet konusuyla ilgili olarak her türlü işlemde bulunmaya yetkili kıldığı görülmüştür.
Deliller değerlendirilmiştir.
Somut olayda; taraflar arasında gıda ürünlerinin alım satımına dayalı olarak bir ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından düzenlenen, davacı tarafından yetkilendirilen Zeynep Karakoç tarafından teslim alınıp imzalanmış, davalı şirketin kayıtlarında bulunan ancak davacı şirketin kayıtlarında yer almayan 25/08/2013 tarihli ve 237.600,00-TL tutarlı, 25/08/2013 tarihli ve 9.301,20-TL tutarlı fiyat farkı faturaları nedeniyle davalının davacıya borçlu bulunup bulunmadığı hakkında olduğu, dosyada mevcut ibraname başlıklı ve Zeynep Karakoç tarafından imzalı belgenin ''...05/11/2012 tarihli ve 13 maddeden oluşan sözleşmedeki doğmuş ve/veya doğacak tüm haklarımı ibra ediyorum. Sonradan oluşacak iade, patlak, deformasyon, kalite kaybı ve bozulmalardan kaynaklı ürün iadelerinin sorumluluklarını peşinen kabul ediyorum. Sözleşmeden doğan 220.000 TL + KDV zarara karşılık tarafıma 25/08/2013 tarihinde kesilen faturayı kabul ediyorum.'' şeklinde düzenlendiği, davalı tarafından sunulan ve hukuken geçerli ibranamenin TBK uyarınca dava konusu edilen borcu sona erdiren belgelerden sayılacağı, bu itibarla davacının davalıdan 25/08/2013 tarihli ve 237.600,00-TL tutarlı alacak ile 25/08/2013 tarihli ve 9.301,20-TL tutarlı fiyat farkı bedellerini tahsil ve talep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;.
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta yatırılan 1.024,64-TL peşin harçtan düşümü ile artan 409,24-TL harcın davacıya verilmesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 246.901,20-TL üzerinden takdir edilen 39.504,19-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2025