T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/288 Esas - 2024/380
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/288
KARAR NO : 2024/380
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 07/04/2023
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 05/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafın taraflarınca ilamsız takip yoluyla başlatılan... Es. Sayılı icra dosyasına 29.04.2022 tarihli dilekçe ile itiraz ettiğini ve bunun üzerine icra takibinin durduğunu, müvekkilinin hizmet bedeli olarak 25.12.2021 tarihli servis hizmet bedeline ilişkin faturaya istinaden takip işlemi başlattığını, söz konusu faturanın karşı tarafa bildirilmiş olduğunu, faturaya 8 gün içerisinde itiraz edilmediğini, hukuken faturaya itiraz edilmediği takdirde faturanın kendisi ve içeriği kabul edilmiş sayılacağının kabul edilmesi gerektiğini, davacı müvekkilinin alacağını tahsil edebilmek için borçlu taraf aleyhine... Es. Sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, borçlunun 29.04.2022 tarihli dilekçe ile borca itiraz ettiğini ve bunun üzerine icra takibinin durduğunu, müvekkilinin ticaret yaptığını, ödenmeyen borçları yüzünden zor durumda olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil şirket aleyhine 25/12/2021 tarihli servis hizmet bedeline ilişkin fatura dayanak gösterilerek ... ... ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, taraflarınca yasal süresi içerisinde borca itiraz edildiğini ve akabinde davacı tarafından huzurdaki itirazın iptali istemi ile dava açıldığını, ancak açılmış olan bu davanın haksız ve mesnetsiz olarak açılmış olup davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, şirket yetkilileriyle ve muhasebe servisi ile yapılan görüşmelerde ve yapılan incelemeler neticesinde de söz konusu borcun olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının haksız olacağının anlaşılacağını beyanla davanın reddini, haksız ve kötü niyetli başlatılmış takip sebebi ile alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini taleple davanın reddini savunmuştur.
Dosyanın ... ... Hukuk Mahkemesinin ... esası ile açıldığı, 08/03/2024 tarihinde ... ... ... kararı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydı yapılarak devam olunduğu anlaşıldı.
Görevsizlik kararı öncesi, ... ... ... ... Odasına müzekkereler yazılmıştır.
Dava, faturadan kaynaklı davacı tarafından davalı hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. (İİK md. 67)
İcra takip dosyası, dava konusu e-faturalar, müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ile getirtilmesi gerekli tüm deliller görevsizlik kararı öncesi dosyaya celp edilmiştir.
... 18. İcra Dairesinin ... takip sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine 25/04/2022 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 45.034,70TL asıl alacak, 2.561,42TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 47.596,12TL istendiği, takibin dayanağının 25/12/2021 tarihli faturalar olduğu, ödeme emrinin davalıya 27/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 28/04/2022 tarihinde borca, faize, yetkiye ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
... ... Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında SMMM bilirkişi Halük Erdoğan'dan aldırılan 29/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; ... 18. İD ... esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı firma aleyhine 25.04.2022 tarihinde başlatılan icra takibinde, 25.12.2021 tarihli servis hizmet bedeline istinaden kesilen faturadan kaynaklanan 45.034,70 TL asıl alacak ve 2.561,42 TL işlemiş faizi toplamı 47.596,12 TL tutarın tahsili istenildiği,.... ... ... İnş. A.Ş. Firması adına düzenlenen 25.12.2021 gün ve GIB2021000000031 sayılı faturada, "servis hizmet bedeli" 45.034,70 TL olarak gösterildiği, Davacı firma ticari defterlerinden 2021 Yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin bulunmadığı, bu nedenle H.M.K. 222/1. Maddesine uygun olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemede olacağı, Davacı firma ticari defterlerinde yer alan kayıtlara göre; ... ... ... adına düzenlenen 25.12.2021 gün ve 3304 yevmiye maddesinde, 25.12.2021 gün ve GIB2021000000031 sayılı faturanın 45.034,70 TL olarak kayıtlı olduğu, 2021 yılı kapanış fişinde, 2022 yılı açılış ve kapanış fişlerinde de bu tutarın kayıtlı olduğu, Bu durumda, davacının takip tarihi olan 25.04.2022 tarihi itibari ile davalıdan 45.034,70 TL tutarında alacaklı olduğu, İcra takibinde, TTK 1530. Madde kapsamında temerrüt faizi talep edildiğinin belirtildiği, Sayın Mahkemenizce davacının faize hak kazandığının takdiri halinde, Davacının takip tarihi itibari ile 45.034,70 TL asıl alacak ve 2.351,33 TL işlemiş faizi toplamı 47.386,03 TL tutarında alacaklı olacağı, Ancak talep edilen faiz tutarının 210,09 TL fazla olduğu bu nedenle, 210,09 TL tutarında faiz talebi yönünden alacaklı olmayacağı rapor edilmiştir.
Deliller değerlendirilmiştir.
Davalı vekili icra takibine itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmuştur. Bilindiği üzere eser sözleşmesinden kaynaklanan davalar davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yerinde (HMK m.6/1), sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde ( HMK m.10), sözleşmeyle yetkili kılınan yer mahkemesinde (HMK m.17) açılabilir. Davacının seçimlik hakkı mevcut olup, icra takibini genel ve özel yetkili icra dairelerinden herhangi birisinde açabilir. Davalının yerleşim yeri ...'da olduğundan ve davacı seçimlik yetkisini burada kullandığından davalının yetki itirazı reddedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
... Vergi Dairesi yazı cevabına göre davacının bilanço hesabına göre defter tutmakla yükümlü mükellef olması sebebiyle tacir kabul edileceğinden ve dava nisbi ticari dava olduğundan mahkememiz davaya bakmakla görevli olup, yargılamaya devam olunmuştur.
Somut olayda; taraflar arasında kurulu ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları bilirkişi marifetiyle incelendiğinde davacı-alacaklı şirketin davalıdan takip tarihi itibarıyla 25/12/2021 tarihli servis hizmet bedeli hizmetine binaen 45.034,70-TL alacaklı gözüktüğü, davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarında bunun aksine bir tespite bilirkişi raporunda yer verilmediği, yukarıda belirtilen esaslara uygun olarak hazırlanan yargısal denetime elverişli bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edildiği, davacının kayıtlarında alacaklı gözüktüğü dava edilen miktar sebebiyle takibinde haklı olduğu, bununla birlikte davacının uygulanmasını talep ettiği TTK. 1530. maddesi çerçevesinde faiz talebinin yerinde olmadığı, zira TTK'nın 1530. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında, ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmesine rağmen, borçlunun gecikmeden sorumlu tutulamayacağı haller hariç borcunu sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde yerine getirmemesi halinde, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşeceği ve şart edilmemiş olsa bile bu faize hak kazanacağının belirtilmesi ve taraflar arasındaki ilişkide bu maddenin uygulama yeri olmaması(Bkz.... ... ... K.) ile davalının takip öncesi temerrüde düşürülmemesi sebebiyle davalının faize yönelik takibe itirazının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın takip konusu edilen ve bilirkişi raporu ile belirlenen fatura asıl alacağı için icra takibi yapmakta haklı olduğu, faiz isteminin yerinde olmadığı, bu yöndeki davalı taraf itirazının yerinde olduğu, yukarıda belirtilen olgular ve taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile icra takibinin devamına, asıl alacak olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine, yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında davalı üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın kısmen kabülü ile, ... ... Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 45.034,70 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, işlemiş faiz talebinin reddine,
Asıl alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar kanunu gereği alınması gereken 3.076,32 TL karar ve ilam harcından 574,39 TL peşin harcın düşümü ile bakiye 2.501,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 574,39 TL peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 779,89 TL harç ile;
Davacının karşıladığı 133,75 TL tebligat gideri, 1.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.933,75 TL yargılama giderinin, kabul/red oranına göre hesaplanan 1.830,72 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 103,03 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranına göre hesaplanan 70,33 TL'sinin davacıdan, 1.249,67 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca takdir edilen 2.534,42 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.04/07/2024