T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/291 Esas - 2024/252
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/291 Esas
KARAR NO : 2024/252
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 26/04/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2024
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı nezdinde ZMMS poliçesi bulunan 016 JFU 76 plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu olarak ...'nin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağında yolcu taşıma ruhsatı ve yetki belgesi olmayan dava dışı araç sürücüsü Halit Ruzikar'ın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a kuralını ihlal ettiğini, kaza nedeniyle davacı tarafından üçüncü şahısların maluliyetine ilişkin tazminat ödemesi yapıldığını, 016 JFU 76 plakalı araçta yolcu konumunda olan ...'nin başlattığı ... plakalı minibüsün iki katı yolcu taşıması nedeni ile kazanın oluşumunda sebebiyet verdiğini, taraflar arasında davaya konu kaza ile ilgili ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/634 esas sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığını, raporda haklılıklarının ispatlandığını, davalı aleyhine alacakların tahsil edilmesi amacıyla (yeni) ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/71123 esas (kapatılan ... 26. İcra Müdürlüğü 2022/13082 esas) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptalini, takibin devamını ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP : Dosya üzerinden karar verildiğinden dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamış, bunun sonucu olarak davaya karşı herhangi bir cevap verilmemiştir.
DELİLLER : Sigorta Tahkim Komisyonu kararı, ZMMS poliçesi, trafik kazasına ilişkin belge ve tutanaklar, (yeni) ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/71123 esas (kapatılan ... 26. İcra Müdürlüğü 2022/13082 esas) sayılı takip dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sigorta şirketinin rücuen tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114/1. maddesinin (c) bendinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler". Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir", 115/2. maddesinde de "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yargıtay İBK'nun 22/03/1944 tarih ve 37 E., 9 K. sayılı kararında, "... Sigortacının, sigortacılık mutlak bir ticari muameledir diye kanuni halefiyetine istinaden açacağı rücu davası için dava ikamesi icap eder denecek olursa, menşei, mahiyeti ve illeti aynı olan ve haksız fiil faili için tecezzisi mümkün bulunmayan bir borç için, iki ayrı kaza merciinde birden dava açılmış olabileceği kabul edilmiş olur. Bu ise kanuna ve hukuka uygun düşmez. Bu itibarla, sigortacının, sigorta poliçesinden münbais olmayıp, kanundan aldığı selahiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği davada hukuk mahkemesine başvurulması gerektiği" belirtilmiştir.
Buna göre, TTK'nun 1472. maddesine dayalı rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından mutlak ticari dava olduğu söylenemez. Bu davalarda görevli mahkemenin, davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenmesi gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2016 tarih ve 13158 E., 9204 K. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2016 tarih ve 1084 E., 1497 K., aynı dairenin 20.09.2016 tarih ve 6280 E., 7990 K., 20. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2016 tarih ve 2015/15593 E., 2016/1517 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1. maddesinin (k) bendinde "Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,", (l) bendinde "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'nun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.", 83/2. maddesinde ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." düzenlemesi yer almaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından sigortalanan 16 JFU 76 plakalı aracın kaza yapması sonucunda dava dışı ...'ye ödediği tazminatın davalıdan tahsili için başlattıkları icra takibine davalı borçlunun itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Dosya kapsamına göre 016 JFU 76 plakalı minibüste yolcu olarak bulunan dava dışı ...'nin yaralandığı, yolcu ... ile minibüs işleteni arasında taşıma sözleşmesi bulunuduğu, ...'nin tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefi olduğu dava dışı ... tüketici olup, sigortalı ile arasındaki ilişki tüketici işlemi olduğundan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3 ve 73. maddeleri gereğince bu işlemden kaynaklanan uyuşmazlıklara Tüketici Mahkemesi tarafından bakılması gerekir.
HMK'nun 1/1. maddesi gereğince görev kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. HMK’nun 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11/04/2019 tarih ve 2017/15-2141 esas, 2019/442 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilebileceğinden, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca bu dava şartı noksanlığının giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmaması nedeni ile davanın HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin görevsizliğine, HMK'nun 20/1. maddesi uyaınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ... Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, talep etmemesi halinde aynı madde uyarınca mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/04/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır