T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/301
KARAR NO : 2024/406
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : Dr. ... ...
KATİP : ... ...
D
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/01/2020
KARAR TARİHİ : 16/07/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 11/08/2024
Mahkememizde açılan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine ... 17. İcra Müdürlüğü’nün 2017/7005 E. sayılı dosyası ile faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, takibe dayanak faturanın gerçek olmadığını, faturanın tarafların ticari defterlerine işlenmediğini, müvekkilinin davalıdan iddia olunan belgeye dayalı bir mal alımı olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile iddia olunan alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek, müvekkilinin icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu 09.04.2007 tarihli Seri A 029946 no’lu 177.111,90 TL bedelli faturanın ve 26.01.2007 tarihli, Seri A 004276 no’lu irsaliyenin gerçek olduğunu, davacıya, 46.855 adet Penye Bady (Genç Bayan)'nin 325 adet torba içerisinde davacı şirketin ortağı Suat Pirinççi Buttim C-3 No : 839 BURSA adresine gönderildiğini, taşımanın Bursa Birlik Firmasına ait 16 N 2033 plaka sayılı araç ile yapıldığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
DELİLLER , DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili delil olarak;İcra takip dosyasına, Vergi Dairesi kayıtlarına, BA/BS formlarına, SGK kayıtlarına, Tarafların Ticari defter ve kayıtlarına, tanık, bilirkişi incelemesi ve yemine, davalı vekili ise; faturalara, sevk irsaliyelerine, ambar tesellüm fişine, tarafların ticari defter ve kayıtlarına, tanık anlatımlarına ve yemine dayanmıştır.
... 17. İcra Müdürlüğü'nün 2017/700506 Esas sayılı dosyasının incelendiğinde; davalı tarafından davacı aleyhine 09/04/2007 tarih Seri A 029946 nolu 177.11,90 TL bedelli faturaya dayalı 177.11.90 TL asıl alacak, 240,992,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 418.104,52 TL alacağın genel haciz yoluyla tahsilinin talep edildiği, görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, takip dayanağı faturanın, taraflar arasında mevcut satım sözleşmesi ve mal teslimi neticesinde düzenlenip düzenlenmediği ve bedelinin davacıdan tahsilinin gerekip, gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Dava konusu fatura ile ilgili sevk irsaliyesinde, ''Yahya Karakoç Tekstil, Anadolu Mah. Vişne Cad. Özden Sok. No:48/55 Yıldırım- Bursa'' olarak, Sevk adresinin ise, Suat Pirinççi, Buttim C- No:839 Bursa, olarak düzenlenmiştir.
Davacı şirketin ünvanı '' ...'' dir. Sicil adresi Anadolu Mahallesi Vişne No: 61 Yıldırım- Bursa olup, Yahya Karakoç ve Suat Pirinççi den oluşan iki ortaklı bir şirkettir. Fatura ''Yahya Karakoç Tekstil '''adına düzenlenmiş fatura üzerinde adres olarak Anadolu Mahallesi Vişne Caddesi Özden Sokak No: 48/ 55 olarak yazılmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/217264 Soruşturma sayılı dosyasında uyuşmazlık hukuki mahiyette olduğundan KYOK kararı verilmiş, karar itiraz üzerine kesinleşmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanarak verilen 24.11.2024 tarih ve 2020/13 E 2021/865 K karar ile;".... Somut olayda , dava konusu fatura ve sevk irsaliyesindeki adres davacı şirketin adresi değildir. Sevk irsaliyesinde adı geçen Ahmet Özsoy irsaliyenin düzenlendiği tarih olan 26.01.2007 tarihinde davacının işçisi değildir. İrsaliye üzerindeki notta ''Yahya Karakoç adına teslim edildi'' ibaresi yer almaktadır. Ambar fişinde adı yazan Kader Sevim 'in de davacı ile ilgisi tespit edilememiştir. İrsaliye tarihi 26.01.2007 iken fatura tarihi 09.04.2007 tarihidir.
Vergi Usul Kanunu'nun 231. Maddesinin 5.Fıkrası olan "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır." hükmüne havidir.
Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK’nın 23. maddesinin 2 ve 3.fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir... sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz, karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur...”
Somut olayda İrsaliyedeki notta ''Yahya Karakoç adına teslim edildi'' ibaresi yer almaktadır. Doğrudan davacı şirkete gönderilmiş bir mal olmadığı gibi, gönderi adresinin de davacı ile ilgisi olmadığı, davalı icra takibini penye satımına ilişkin düzenlenen faturaya dayandırmış olup, Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin 2016/7819 esas ve 2017/2738 karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere öncelikle, davacı, taraflara arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığını, icra takibine konu faturadaki malın davalıya tesliminin usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Davalı, taraflar arasında satım aktine ilişkin kesin delil sunamadığı anlaşılmıştır. Tek başına fatura malın teslimine yeterli değildir. Bu kapsamda dosyada mevcut bilirkişi raporları ve SGK kaydı da dikkate alındığında davacının teslim olgusunu ispatlayamadığı kabul edilmiştir.
Davalı 2007 yılı ticari defterlerini sunmadığından tarafından takibe konu edilen faturanın davalı şirketin kayıtlarında olup olmadığı, faturaların gerçek olup olmadığı, gerçek bir alım satım ilişkisi olup olmadığı takdiri delillerle tespit edilemediğinden ispat yükünün davalı tarafta olduğu kabul edilmiş, davalı tarafın delil listesinde yemin delili bulunması sebebi ile davalı vekiline davacı tarafa yemin teklif etme hakları oldukları hatırlatılmış, yemin teklif hakkı kullanılmadığından davalının taraflar arasındaki satım sözleşmesini, malı teslim olgusu ve alacağını ispat edemediği gerekçesi ile davalı tarafından davacı aleyhine yapılan icra takibine konu faturadan dolayı asıl alacak ve ferileri bakımından borçlu olmadığı anlaşılmakla davacı tarafından açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiştir. İİK nun 72. Maddesindeki yasal şartlar oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı reddedilmiştir. toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yanın takibinin faturaya dayalı olduğu, davalı yanca faturalara konu satım sözleşmesinin, malın teslim edildiğinin usulüne uygun delillerle ispat edilemediği belirtilerek" davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş bu kararın, davalı vekilince istinafı üzerine, ... BAM 22. HD' nin 25.03.2023 tarih ve 2022/116 E, 2024/300 K ilamıyla;" Somut olayda davalı yanca icra takibine konu faturaların düzenlenmiş olması yeterli olmayıp faturalara konu satım sözleşmesinin varlığı, sözleşme konusu malın teslim edildiği hususunun ispat edilmesi gerekmektedir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup, davalı yanca akdi ilişkinin ve teslim hususunun irsaliye ve ambar fişi ile ispat edildiği savunulmuştur.
Somut olayda, dava konusu fatura ve sevk irsaliyesindeki adres davacı şirketin adresi değildir. Sevk irsaliyesinde adı geçen Ahmet Özsoy irsaliyenin düzenlendiği tarih olan 26.01.2007 tarihinde davacının işçisi değildir. Kesinleşen soruşturma dosyası kapsamında ifadesi alınan Ahmet Özsoy beyanında anılan tarihte davacı şirket çalışanı olmadığını, kendisine ait iş yeri bulunduğunu, anılan tarihte nakliyecinin imza olmadan çıkış yapmam demesi nedeniyle yardımcı olmak için belgeyi imzaladığını beyan ettiği anlaşılmış olup, mahkemece anılan kişinin yeniden dinlenmemesinin usuli bir eksiklik olmadığı anlaşılmıştır. İrsaliye üzerindeki notta ''Yahya Karakoç adına teslim edildi'' ibaresi yer almaktadır. Ambar fişinde adı yazan Kader Sevim 'in de davacı ile ilgisinin ne olduğu hususunun mahkemece araştırılmaması ise doğru değildir. ", gerekçesiyle kaldırılarak, dosya mahkememize geri çevrilmiştir.
Mahkememizce, Ambar fişinde adı yazılı Kader Sevim in davacı şirketle ilgisi hususunda SGK sicil dosyası celp edildiğinde, adı geçenin 2007 yılında davacı çalışanı olduğu görülmüştür.
Davacı vekili 02.07.2024 tarihli duruşmada ki beyanında; ambar tesellim fişinde adı geçen Kader Sevim'in o tarihte SGK kayıtlarına göre şirket çalışanı olduğunu ancak mal teslim alma yetkisi olmadığı muhasebeci olduğunu, yine ambar teslim fişinde teslim edilen mala ilişkin bölümde karalama yapıldığı ve kumaş olarak cinsinin belirtildiği, alıcının Suat Pirinçi olarak gösterildiği, açıklama kısmında Yahya Karakoç'a teslim yazıldığı, müvekkili şirket adına herhangi bir kaydın yer almadığı gibi ayrıca adresinde şirkte ait olmadığını, sevk irsaliyesi ve faturada malın genç bayan badi penyesi olarak yazılı iken tesellüm fişinde kumaş olarak yazıldığını, ayrıca şirket ortakları olan Suat Pirinçci nin ve Yahya Karakoçu şahısları adına ticaret yapan kişiler olduğunu belirtmiştir.
Bursa Ticaret sicil müdürlüğünde celp edilen sicil kayıtlarında; Yahya Karakoçun ve Suat Pirinçcinin şahısları adına tacir kayıtların bulunduğu, davacı şirketin adresinin; "Yeni Yalovayolu Buttim İşMrk. D2 Blok No:584 Osmangazi /Bursa", Yahya Karakoç ticari adresinin ;"Yeni Yalovayolu Buttim İşMrk. C Blok K:3 No:865 Osmangazi /Bursa", ve Suat Pirinççi ticari adresinin; "Anadolu Mahallesi Tütüncüoğlu Cd No:13 Yıldırım/ BURSA" olduğu ve ticari faaliyet yürüttükleri görülmüştür.
Davalının takibini dayandırdığı faturanın tek başına ticari ilişkiyi/ alacağı ispata yeterli olmadığı, ispat yükü üzerinde bulunan davalı alacaklını dayandığı 07.02.2007 tarihli irsaliyesinde teslim adresinin davacı ticaret sicil adresi olmadığı gibi malı teslim alan Ahmet Özsoy' un da o tarihte davacı şirket çalışanı olmadığı, yine ambar teslim fişinde; alıcının Suat Pirinci ve adresinin "Buttim C- 3 No:839 BURSA" yazıldığı, "Not" kısmında "Yahya Karakoç adına sevk edildi" ifadesinin yazılı olduğu, ayrıca fatura ve sevk irsaliyesinde " penye badi" yazılı olduğu halde, ambar tesellüm fişinde "kumaş " olarak yazılı olduğu, görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, takip dosyası dayanağı fatura ile sevk irsaliyesi, ambar tesellüm fişi , ticaret sicil kayıtları ve SGK kaydı, bilirkişi raporları ile BAM kaldırma kararı birlikte değerlendirildiğinde; davalı alacaklının, alacağını, ticari mal satım faturasına dayandırdığı, faturanın tek başına ticari ilişkinin varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, alacaklının mal teslimini de kanıtlaması gerektiği, sunduğu sevk irsaliyesinin teslim alan Ahmet Özsoyu teslim tarihi itibariyle davacın çalışanın olmadığı, ambar tesellüm fişinin, davacı şirket adına düzenlenmediği gibi tesellüm adresin davacı adresi olmadığı, yine fatura konusu malın " penye badi" olduğu halde, bu fişte tesellüm edilen malı "kumaş" olarak yazıldığı, yine tesellüm fişinde, "Yahya Karakoç adına", Suat Pirinççi nin isminin alıcı olarak yer aldığı ve alıcı adresi olarak gösterilen adresinde davacı şirkete ait olmadığı, malı teslim alan Kader Sevim' in, davacı sigortalı çalışanın olmasının, tek başına malın davacı adına teslim alındığının kabulüne yeterli olmadığı gibi hatırlatılan yemin delillininde davalıca kullanılmadığı anlaşılmakla, takip konusu fatura dayanağı ticari mal alım satımının ispat edilememesi nedeniyle, davacının menfi tespit davasının kabulü ile davacının takip konusu borçtan sorumlu olmadığına, yine şartları oluşmadığından tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile; ... 17. İcra Müdürlüğünün 2017/7005 sayılı dosyasında davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
Kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
2-Kabul edilen tutar üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 28.560,72 TL karar ve ilam harcından 7.140,18 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 21.420,54 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 54,44 TL başvuru harcı, 7.140,18 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.202,42 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 176,65 TL yazışma gideri, 1.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.926,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tutar üzerinden takdir edilen 64.534,63 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2024
Başkan ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Katip ...
✍e-imzalıdır