T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/351 Esas - 2025/264
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/351 Esas
KARAR NO : 2025/264
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/05/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava konusu olan bononun taraflar arasında yapılan ... Lojistik Üssü Projesi Yapım İşine ilişkin 06/07/022 tarihli sözleşme gereği verilen teminat senedi olduğunu, sözleşme bedelinin %25 oranında teminat verileceğinin ve bu oranda avans ödemesi yapılacağının sözleşme hükmü olduğunu, takibe konu teminat senedinin bu amaçla verildiğini, teminat senedinin verilmesini müteakip 260.000,00 TL avansın 21/07/2022 tarihinde müvekkile ödendiğini, sözleşmede teminat olarak çek verilmesi istenmiş olmasına karşın, senet verilmesinin kabul edildiğini, ticari defter kayıtlarına göre davalıya borçlarının bulunmadığını, üstelik alacaklı olunduğunu, bono üzerine sonradan “nakden” kaydı düşüldüğünü, müvekkilinin şirkete borç vermesinin söz konusu olmadığını, davalı kayıtlarının incelenmesinde bu durumun ortaya çıkacağını, müvekkile gönderilen 260.000,00 TL’nin borç olmadığını, avans olarak verildiğini, davalı tarafından bononun vade kısmı farklı kalemle doldurularak takibe konmasının haksız ve kötü niyetle yapıldığını, yapılan iş kapsamında davalı tarafın alacağı bulunmadığını, müvekkilinin sözleşme uyarınca 1.040.935 TL yapım işini üstlendiğini, işin devamı sürecinde kalan kısmının başka taşerona devredilerek tutarının hakedişten kesileceğinin bildirildiğini, yapılan işin daha fazla olmasına karşı 483.800,00 TL üzerinden fatura düzenlenmesinin istendiğini, geçen süre içinde, davalı tarafın herhangi bir zarardan söz etmediğini, müvekkilinin faturayı kestiğini ve işi başta taşerona devrettiğini, fatura tutarının ödenmediği gibi teminat senedinin icraya konduğunu, bu nedenle ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/24251 esas sayılı dosyası ile ilgili olarak, takibin durdurulmasına yönelik teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı alınmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla takip çıkışı 281.017,26 TL üzerinden borçlu olunmadığının tespitini, %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacı tarafından düzenlenen 20/07/2022 tanzim tarihli 30/01/2024 ödeme tarihli 260.000,00 TL’lik Nakden İhdas Kayıtlı bonodan dolayı alacaklı olduğunu, davaya konu bononun teminat senedi olduğu iddia edilmiş ise de yazılı belge ibraz edilemediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, sözleşmede teminat olarak çek verileceğinin belirtildiğini, takibe konu kambiyo senedi bono vasfında olduğunu, müvekkili şirkete gönderilen ihtarnamenin icra takibinden sonra ve davayı uzatmaya yönelik olarak keşide edildiğini, ihtarnamenin dava ile ilgisi olmadığını, davaya konu senedin başka bir borca karşı alındığını, bedelinin elden verildiğini, senedin sebepten mücerret olduğunu, aksinin ancak senetle veya senede atıf yapan yazılı belge ile ispatı mümkün olduğunu, senette “Teminattır” ibaresi bulunmadığını, neyin teminatı olduğunun yazılması gerektiğini belirterek haksız ve kötü niyetle takibin geciktirilmesi nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddini istenmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasındaki 06/07/2022 tarihli ... Lojistik Üssü Projesi Yapım İşleri Sözleşmesi, davacı tarafından düzenlenen 28/09/2022 tarihli KDV dahil 483.800,00 TL bedelli fatura, ödeme belgeleri, Malatya 3. Noterliğinin 25/04/2024 tarih ve 4236 yevmiye nolu ihtarnamesi, e-posta yazışmaları, ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/24251 esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, bilirkişi kurulu raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/24251 esas sayılı icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İcra dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklının 20/07/2022 tanzim, 30/01/2024 vade tarihli ve 260.000,00 TL bedelli bonoya davalı olarak ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/24251 esas sayılı icra takibine başladığı, davacı vekilinin takip dayanağı bononun 06/07/2022 tarihli ... Lojistik Üssü Projesi Yapım İşleri Sözleşmesi gereğince verilmiş teminat senedi olduğunu ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin teminat senedi iddiasının yazılı belge ibraz edilemediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, sözleşmede teminat olarak çek verileceğinin belirtildiğini, takibe konu kambiyo senedinin bono vasfında olduğunu, davaya konu senedin başka bir borca karşı alındığını, bedelinin elden verildiğini, senedin sebepten mücerret olduğunu, aksinin ancak senetle veya senede atıf yapan yazılı belge ile ispatı mümkün olduğunu belirterek davanın reddini savunduğu görülmektedir.
İİK'nun "Menfi tesbit ve istirdat davaları" başlıklı 72. maddesinin 1. fıkrasında "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.", aynı maddenin 5. fıkrasında "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.", 6. fıkrasında "Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
6102 sayılı TTK’nun 776/1. maddesinin (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içermesi gerektiği, 777. maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. Uygulamada bir sözleşmede karşı edimin (güvencesi) teminatı olarak verilen ve teminat senedi olarak adlandırılan bonolar görülmektedir.
Dava ve takip konusu bononun teminat bonosu olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir (HGK 14.03.2001 tarihli ve 2001/12-233 E., 2001/257 K. sayılı kararı).
Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılan hâllerde bono kayıtsız (koşulsuz) borç vaadi içermediği için hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük düzenleyen tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir. Bu hâlde TTK’nun 687/1. maddesi uyarınca senet metninden anlaşılan (hükümsüzlük) defi vardır. Bu defi mutlak defi olup, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.
Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise bu hâlde düzenleyen, senedin lehtarı veya hamili ile kendi arasında var olan sözleşmedeki karşı edimin güvencesi olarak verildiğini bir kişisel defi olarak ileri sürebilir; ancak bu iddiasını yazılı delil ile kanıtlaması lazımdır. Senedin teminat senedi olup olmadığı yargılama sonucunda belli olacaktır; sonuçta bu senede dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz (Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A.; Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 2015, s.148).
Bu konuda bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Bononun sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddiası kişisel defi olup, TTK’nun 778/a bendinin göndermesi ile uygulanması gereken TTK’nun 687/1. maddesi uyarınca kişisel defiler temel ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Senedin üçüncü kişiye ciro veya teslim yolu ile devredilmesi hâlinde bu definin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün değildir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 26/03/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda;
1-Davacının takip konusu bononun avans teminat senedi olduğu yolundaki iddiasına dair dosyada gerek bono üzerinde gerekse dayanak sözleşmede yazılı bir ibare tespit edilemediği, buna göre davacının teminat senedi iddiasını ispatlayıp ispatlayamadığı konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğu,
2-Mahkemece davacının teminat senedi iddiasını ispatladığı kabul edildiği takdirde davalının teminat karşılığı açık kalan alacak iddiası ve ispatı tespit edilemediğinden teminatın bedelsiz kaldığı sonucuna varılırsa bu durumda ... 4. Genel İcra Md. 2024/24251 E. sayılı dosyasının tamamına yönelik menfi tespit isteğinde bulunabileceği,
3-Mahkemece davacının teminat senedi iddiasını usulüne uygun yazılı delillerle ispatlayamadığı kabul edildiği takdirde bu kez senedin illetten mücerret kambiyo senedi vasfında olduğunun kabulü gerekeceği, bu halde de menfi tespit davasında ispat yükünün genel hükümlere göre alacaklı olduğunu iddia eden davalının üzerinde olması sebebiyle davalının alacağının varlığını ispatlayıp ispatlayamadığı konusunda hukuki takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu,
4-Davalı alacaklının, dava konusu bononun altındaki temel ilişkiyi “elden verilen borç” şeklinde ifade ederek taraflar arasında bir “ödünç sözleşmesi”nin varlığını iddia ettiği, her iki taraf da tüzelkişi tacir olup tüzelkişi tacirin adi sahasının bulunmadığı, dolayısıyla aralarındaki tüm işlemlerin ticari amaçları doğrultusunda gerçekleşmesi ve yine tüm işlemlerinin ticari defterlerinde kayıtlı olması gerektiği, yine taraflar arasında davalı tarafça varlığı iddia edilen ödünç sözleşmesinin de nitelik olarak “ticari tüketim ödüncü sözleşmesi” olabileceği, taraflar arasında akdedilmiş bir ticari tüketim ödüncü sözleşmesi dosya kapsamında tespit edilemediği gibi davalı şirketin ödünç para verme/istikraz/finans işiyle iştigal ettiğine dair bir tespit de yapılamadığı, bu yönde bir faaliyet sahasının bulunduğuna yönelik olarak dosyadan bir bilgi tespit edilemediği, davalının davacıya borç olarak verildiğini iddia ettiği tutarın elden verilme iddiası nedeniyle banka hesap hareketlerinde tespit edilememiş olmakla birlikte, her iki tarafın ticari defter kayıtlarında “kasadan ödeme” şeklinde de tespit edilemediği, ayrıca davacı ve davalı arasında, huzurdaki bu davanın konusu olan “... Lojistik Üssü Projesi Yapım İşleri Sözleşmesi”nden başka bir sözleşme ilişkisi, bir ticari ilişki de tespit edilemediği, dosyaya buna dair herhangi bir başka sözleşme ilişkisi iddiası ileri sürülmediği ve buna dair belge sunulmadığı, bu tespitler karşısında davalının alacak iddiası konusunda takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu,
5-Mahkemece davalının davacıdan 260.000,00 TL bono bedeli yönünden davalının yargılamada ileri sürdüğü gibi “elden verilen borç” şeklinde alacaklı olduğu kabul edildiği takdirde davacının ... 4. Genel İcra Md. 2024/24251 E. sayılı dosyasına karşı 260.000,00 TL asıl alacak yönünden menfi tespit isteğinde bulunamayacağı, ancak “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereği işlemiş faizin fazlası olan 21.017,26 – 20.803,56 = 213,70 TL yönünden menfi tespit isteğinde bulunabileceği, takipte davacıdan yapılmış bir tahsilat tespit edilemediğinden davanın raporumuzun hazırlandığı aşamada istirdat davasına dönüştüğüne dair bir tespit yapılamadığı,
6-Mahkemece davalının davacıdan 260.000,00 TL bono bedeli yönünden davalının yargılamada ileri sürdüğü gibi “elden verilen borç” şeklinde alacaklı olduğu iddiasını ispatlayamadığı kabul edildiği takdirde davacının ... 4. Genel İcra Md. 2024/24251 E. sayılı dosyasının tamamına karşı menfi tespit isteğinde bulunabileceği, takipte davacıdan yapılmış bir tahsilat tespit edilemediğinden davanın raporumuzun hazırlandığı aşamada istirdat davasına dönüştüğüne dair bir tespit yapılamadığı belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, takip ve dava konusu 20/07/2022 tanzim, 30/01/2024 vade tarihli ve 260.000,00 TL bedelli bononun üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir açıklamanın yer almadığı, taraflar arasındaki 06/07/2022 tarihli ... Lojistik Üssü Projesi Yapım İşleri Sözleşmesinin 6.1.1. maddesinde sözleşme bedelinin 260.000,00 TL'sine tekabül eden %25 tutarındaki firma çekinin işverene sunulacağı kararlaştırılmış ise de takip dayanağının çek değil bono olduğu, bu itibarla davacı tarafından dava konusu bononun sözleşmenin teminatı olarak verildiğinin kanıtlanamadığı, ancak;
Davalı alacaklının davaya konu bononun başka bir borca karşı alındığını ve bedelinin elden verildiğini savunduğu, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 26/03/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar tüzel kişi tacir olup, aralarındaki tüm işlemlerin ticari amaçları doğrultusunda gerçekleşmesi ve ticari defterlerinde kayıtlı olması gerektiği, taraflar arasında akdedilmiş bir ticari tüketim ödüncü sözleşmesi bulunmadığı gibi davalının ödünç para verme, istikraz veya finans işiyle iştigal etmediği, tarafların ticari defter ve belgelerinde veya banka hareketlerinde bono bedelinin elden verildiği iddiasına ilişkin bir kaydın yer almadığı, taraflar arasında başka bir ticari ilişki de bulunmadığı dikkate alındığında; senet bedeli de örtüştüğünden takip ve dava konusu bononun taraflar arasındaki 06/07/2022 tarihli sözleşmenin 6.1.1. maddesi uyarınca verilmiş teminat senedi olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu, bononun kayıtsız borç vaadi içermediği için hükümsüz olduğu, davalı alacaklının teminat senedi olduğunu bildiği halde icra takibine konu etmesinde haksız ve kötü niyetli olması nedeni ile davada kötü niyet tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davacının ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/24251 esas sayılı icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca takibin DURDURULMASINA,
2-İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca davalının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, 260.000,00 TL takip konusu alacağın yüzde yirmisi oranındaki 52.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-281.017,26 TL dava değeri üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 19.196,29 TL karar ve ilam harcından 4.799,08 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 14.397,21 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 4.799,08 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.287,48 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 115,00 TL yazışma gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.115,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 281.017,26 TL üzerinden takdir edilen 44.962,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır