T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/356 Esas - 2024/308
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/356 Esas
KARAR NO : 2024/308
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/05/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2024
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin "Üzümcü", "Üzümcü Forza", "Üzümcü Medical" ibareli markaların sahibi olduğunu, müvekkili şirketin ticaret ünvanının "Üzümcü Tıbbi Cihaz ve Medical Gaz Sistemleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Üzümcü Tıbbi Cihaz)" biçiminde olduğunu, davalı şirketin 2009 yılında tescil edilen iştigal mevzuunun tıbbi cihazların üretimi, alımı, satımı ve ticaret mevkiine konulması olmadığını, aksine her türlü metal işleme ve ticareti olduğunu, davacı ve davalı şirket ile ortakları arasında ortaklık devri için yapılan 09/02/2021 tarihli protokolün imza edilmesinden sonra davalı şirketin 04/03/2021 tarihinde ticaret ünvanını "Üzümcü Hastane Ekipmanları Metal İşleme San. ve Tic. A.Ş." olarak değiştirdiğini, protokolün 15. maddesinde "Üzümcü Tıbbi Cihaz"ın Türkpatent nezdinde kayıtlı markalarının protokolün imza tarihinden itibaren 3 yıl süre ile kullanmayacağının ve üçüncü şahıslara devretmeyeceğinin, 16. maddesinde yine "Üzümcü Tıbbi Cihaz"ın "Rüştü Üzümcü" markası ile sınırlı olmak üzere Üzümcü Metal tarafından Türkpatente yapılacak başvuruya karşı itirazda bulunulmayacağının kararlaştırıldığı, protokolde müvekkili şirketin haksız rekabet ve fikri mülkiyet hukukuna göre koruma altında olan geçmişinin, ürünlerinin, faaliyetlerinin, kalıtım ve tüm geçmişinin kullanımı konusunda davalı yana verilmiş bir izin bulunmadığını, karşı yana sadece "Rüştü Üzümcü" ibareli marka ile ticaret unvanını tescilli olduğu gibi kullanma yetkisinin verildiğini, ancak diğer Fikri mülkiyet hakları ile özellikle müvekkili şirkete ait fotoğrafları, izin, ruhsat, sertifika, yeterlilik belgesi, TSE, standart belgeleri gibi kullanma yetkisi verilmemesine karşın davalı yanın müvekkili marka hakkını ihlal eden eylemlere giriştiğini, ardından da ticaret unvanını müvekkilinin ticaret unvanıyla karıştıracak şekilde değiştirdiğini, hakları müvekkili şirkete ait fotoğrafları izinsiz olarak kullanmaya başladığını, bu eylemleri ile ilgili olarak ... 1. Fikri ve Sinai Haklar Hkuku Mahkemesine açılan ve halen derdest bulunan davalar olduğunu, bununla yetinmeyen davalıların www.rustuuzumcu.com.tr alan adlı internet sitesinde gerçekte müvekkili şirkete ait 50 yıllık geçmişi, 100 ülkeye ihracatı, ilk TSE belgesinin alınması da dahil izin, ruhsat, sertifika, yeterlilik belgesi gibi belgelerin ve müvekkil şirketin kurucusu Mustafa ve Mahmut Üzümcü'nün Üzümcü Tıbbi Cihazlara ait geçmişte gösterdiği faaliyetleri, kendisine aitmiş gibi göstermek suretiyle kendisi, ticari işletmesi, faaliyetleri ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunduğunu ve bu yolla kendisini rekabette öne geçirmeye çalıştığını, yine davalı şirket yetkilisi Rüştü Üzümcü'nün www.medikalnews.com sitesindeki röportajında yanıltıcı açıklamalarına devam ettiğini belirterek öncelikle delillerin tespitini, ihtiyati tedbir yolu ile davalıların haksız rekabet oluşturan internet sitelerinde yer alan haksız eylemlerinin önlenmesini ve durdurulmasını, esasa ilişkin olarak davalıların haksız rekabet oluşturan internet sitelerinde yer alan haksız eylemlerinin önlenmelerini ve durdurulmasını, internet sayfalarına erişimin engellenmesini, ihlal konusu kopya fotoğrafların dijital ve fiziki ortamlardan kaldırılmasını ve imhasını, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesini, müvekkilinin uğradığı manevi zararlar karşılığı 75.000,00TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
CEVAP : Dosya üzerinden karar verildiğinden dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamış, bunun sonucu olarak davaya karşı herhangi bir cevap verilmemiştir.
DELİLLER : Ticaret sicil kayıtları, marka tescil belgeleri, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tescilli marka haklarına dayalı olarak davalıların internet sitelerindeki haksız eylemlerinin önlenmesi ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi, haksız rekabet nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114/1. maddesinin (c) bendinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler". Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir", 115/2. maddesinde de "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" düzenlemelerine yer verilmiştir.
6769
sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. maddesinde;
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.",
Aynı Kanun'un 149/1. maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi."
Aynı Kanun'un 156/1. maddesinde "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir." hükümleri yer almaktadır.
Davada uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. maddesinin yollamasıyla, aynı Kanun'un 7/3. maddesinin e) bendi uyarınca, markaya konu işaretin ticari amaçlarla ticari teşebbüsün ticaret unvanı veya işletme adı olarak kullanılması hali marka hakkına tecavüz eylemleri arasında sayılmıştır. Diğer bir anlatımla, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname döneminden farklı olarak, markaya konu işaretin, başkalarınca izinsiz olarak ticaret unvanı veya işletme adı olarak kullanılması hali marka hakkına tecavüz eylemleri arasında sayılmış olup, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun tüm sınai mülkiyet haklarına ilişkin ortak maddeleri arasında olan 149. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca hak sahiplerinin tecavüzün tespit, durdurma ve önlenmesi yanında tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep hakları da bulunmaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.12.2022 tarih ve 2021/4776 esas, 2022/9040 karar sayılı ilamı).
Marka hakkına tecavüz eylemlerinde, tescilsiz markalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda TTK'nun 56 ve 57. maddeleri anlamında haksız rekabet hükümleri uygulanır. Tescilli markalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 156. maddesi gereğince ihtisas mahkemesi sıfatıyla Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevlidir (Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13/06/2016 tarih ve 2016/4842 esas, 2016/6845 karar sayılı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 27/05/2022 tarih ve 2022/620 esas, 2022/616 karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 29/04/2021 tarih ve 2018/2234 esas, 2021/974 karar sayılı ilamları).
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili şirket adına tescilli "Üzümcü", "Üzümcü Forza", "Üzümcü Medical" ibareli markalarının sahibi olduğunu, "Üzümcü Tıbbi Cihaz"ın da Türkpatent nezdinde kayıtlı markaları olduğunu belirterek, söz konucu markalardan kaynaklı fikri mülkiyet haklarına ve markalardan kaynaklı ticari geçmişine dayanmak sureti ile davalıların internet sitelerinde yer alan haksız eylemlerinin önlenmesini ve durdurulmasını, internet sayfalarına erişimin engellenmesini, ihlal konusu kopya fotoğrafların dijital ve fiziki ortamlardan kaldırılmasını ve imhasını, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesini, müvekkilinin uğradığı manevi zararlar karşılığı 75.000,00TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir. Davacı vekili müvekkili şirket adına tescilli "Üzümcü", "Üzümcü Forza", "Üzümcü Medical" ibareli markalar ile Türkpatent nezdinde kayıtlı "Üzümcü Tıbbi Cihaz" markalarına ve bu markalardan kaynaklı müvekkilinin ticari geçmişine dayanmakla uyuşmazlığın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
HMK'nun 1/1. maddesi gereğince görev kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. HMK’nun 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11/04/2019 tarih ve 2017/15-2141 esas, 2019/442 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilebileceğinden, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca bu dava şartı noksanlığının giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nun 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmaması nedeni ile davanın HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin görevsizliğine, HMK'nun 20/1. maddesi uyaınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep etmemesi halinde aynı madde uyarınca mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
4-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve delil tespiti talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/05/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır