T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/362 Esas - 2024/313
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/362 Esas
KARAR NO : 2024/313
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... ...
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : ... ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2024
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/05/2024
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan 31/10/2016 tarihli hafriyat kamyonu kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının istirdadı amacı ile açtıkları dava sonucunda, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/118 esas sayılı dosyasında 24.920,00 TL alacaklarının 10/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini, 24/01/2024 tarihinde alacaklarını icra dairesi aracılığı ile tahsil ettiklerini, ancak uğranılan zarara uygulanılan faizin müvekkilinin aşkın zararını karşılamaya yetmediğini, günümüz koşullarında enflasyon oranları, Türk Lirasının değer kaybetmesi, buna bağlı olarak alım gücünün düşmesi sonucunda müvekkiline ödenen faiz tutarı ile müvekkilinin aşkın zararı arasında fahiş bir fark oluştuğunu belirterek şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Dosya üzerinden karar verildiğinden dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamış, bunun sonucu olarak davaya karşı herhangi bir cevap verilmemiştir.
DELİLLER : 2022/78489 numaralı arabuluculuk son tutanağı, hafriyat kamyonu kiralama sözleşmesi, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/118 esas sayılı dosyası, dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının munzam zararının tazmini istemine ilişkindir.
7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen TTK.nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde tarafların tacir olması nedeni ile davanın ticari mahiyette olduğu, konusunun tazminat talebine ilişkin bulunduğu görülmektedir. Dava dilekçesine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın eklendiği görülmekte ise de, 27/07/2022 tarihinde düzenlenen arabuluculuk son tutanağında uyuşmazlık konusunun "31/10/2016 tarihli "Sürücülü Araç Kiralama Hizmeti Sözleşmesi" ne istinaden keşide edilen Türkiye İş Bankası Maltepe Şubesine ait, 3137251 nolu, 10.01.2017 keşide tarihli 33.000,00 TL bedelli çeke istinaden yapılan ödemeden, 8.080,00 TL borcun mahsup edilerek bakiye 24.920,00 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda vekalet ücreti ile birlikte ödenmesi" talebine ilişkin bulunduğu, eldeki davanın konusu ise munzam zararın tazmini talebine ilişkin olup, taraflar arasındaki yeni ve farklı bir uyuşmazlık konusu olduğu ve buna uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmediği görülmüştür.
HMK'nun 115. maddesinin 2. fıkrasında "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.", 3. fıkrasında "Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." düzenlemeleri yer almakta ise de, arabuluculuk konusunda özel düzenleme içeren 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinin davada öncelikle uygulanması gerektiği, eldeki ticari davada ise arabuluculuk önşartının yerine getirilmediği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle davanın, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrası ile HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Dava usulden reddedilmekle, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının karşıladığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının karşıladığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Karar kesinleştiğinde alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/05/2024
Katip ... Hakim ...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır