T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/367 Esas - 2025/121
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/367 Esas
KARAR NO : 2025/121
ASIL DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
ASIL DAVA TARİHİ : 23/05/2024
BİRLEŞEN ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/374 ESAS SAYILI DOSYASI
BİRLEŞEN DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 27/05/2024
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA GEREKÇELİ
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekilinin dava dilekçesinde; Karşı tarafların müvekkili olan Kamu Kurum nezdinde ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan işçisi ... vekili tarafından ... .... .... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi neticesinde 14.183,20 TL müvekkili kurum tarafından 24/06/2019 tarihinde icra dosyasına ödendiği, taraflarınca yapılan ödemenin karar kesinleşmeden önce yapıldığını, ... .... .... Karar sayılı dosyasınca kaldırılarak düzenlenen kesin hükümle kıdem tazminatı alacağı yönüyle davacının davasının kısmen reddedildiğini, öncesinde ödenen miktarın 1.359,71 TL kıdem tazminatı asıl alacağı yönüyle fazla olduğunun, 1.351,51 TL kıdem tazminatının işlemiş faizi yönüyle fazla olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davalıların sorumluluğunda olmayan toplam 2.711,22 TL'nin icraya ödedikleri 14.183,20 TL'den düşülmesiyle hesaplanan 11.471,98 TL'nin rücuen tahsilinin gerektiğini, karşı tarafların müvekkili olan kamu kurumu nezdinde ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan işçisi .... .... .... Karar sayılı dosyası üzerinden müvekkili kurum aleyhine ücret farkı, ilave tediye alacağı, sosyal yardım, prim, ikramiye, kömür yardımı vs. talepleriyle Alacak (İşçi ile İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) Davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda dava konusu taleplerinin ilave tediye alacağı yönüyle kabul edildiğini, karara karşı taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulduğunu,.... .... .... Esas 2017/234 Karar sayılı dosyası üzerinden müvekkili kurum aleyhine ücret farkı, ilave tediye alacağı, sosyal yardım, prim, ikramiye, kömür yardımı vs. Talepleriyle Alacak (İşçi ile İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) Davası açıldığını, yapılan yargılama sonucu dava konusu taleplerin ilave tediye alacağı yönüyle kabul edildiğini, karara karşı taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, dosya hakkında .... .... .... tarihinde icra dosyasına ödendiğini, icraya konu ilamda müvekkili kurum lehine takdir edine 1.980,00 TL vekalet ücreti ve 58,80 TL yargılama giderinin alacağı icra dosyasına ödenecek bedelden mahsup edildiğini, icra emri neticesinde ödeme tarihi itibariyle ödenmesi gereken borç miktarının ayrıntılı dökümünün yapıldığını, müvekkili kurumca rücuen tahsil edilen icraya konu miktar + mahsup edilen vekalet ücreti, yargılama giderinin (1.980,00+58,80=2.038,80 TL) olmak üzere toplam 10.881,85 TL olduğunu, mahsuba konu miktarların alacaklı işçiye ödenmeyerek o ödemişcesine kurumdaki ilgili hesaplara aktarıldığını, karşı tarafların müvekkili olan kamu kurumu nezdinde ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan işçisi H.... .... .... Karar sayılı dosyası üzerinden müvekkili kurum aleyhine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ilave tediye alacağı talepleriyle Alacak (İşçi ile İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) Davası açıldığını, yapılan yargılama sonucu dava konusu taleplerinin kısmen kabul edildiğini, karara karşı taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, dosya hakkında.... .... .... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi neticesinde 25.919,69 TL'nin müvekkili kurum tarafından 28/05/2019 tarihinde icra dosyasına ödendiğini, karşı tarafların müvekkili olan kamu kurumu nezdinde ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan işçisi Serkan Tabanlı vekili tarafından ...Mahkemesi 2019/526 Esas 2021/6 Karar sayılı dosyası üzerinden müvekkili kurum aleyhine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı talepleriyle Alacak (İşçi ile İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) Davası açıldığını, yapılan yargılama sonucu dava konusu taleplerinin yerel Mahkemesince kesin olarak kabul edildiğini, mahkeme kararı sonrasında işçi Serkan Tabanlı vekilince ...İcra Dairesi 2021/213 TL Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi neticesinde 6.398,33 TL'nin müvekkili kurum tarafından 29/01/2021 tarihinde icra dosyasına ödendiğini,
bu ödemelere ilişkin davalı firmalardan 57,75 TL alacaklarının kaldığını, karşı tarafların müvekkili olan kamu kurumu nezdinde ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan işçisi Sadık Bayram vekili tarafından ...İş Mahkemesi 2019/525 Esas 2020/829 Karar sayılı dosyası üzerinden müvekkili kurum aleyhine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı talepleriyle Alacak (İşçi ile İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) Davası açıldığını, yapılan yargılama sonucu dava konusu taleplerinin kabul edildiğini, karara karşı taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, dosya hakkında Bursa BAM 12. HD 2021/1730 Esas 2022/2602 Karar sayılı ilamıyla kesin olarak karar verildiğini, mahkeme kararı sonrasında işçi Sadık Bayram vekilince ...İcra Dairesi 2020/2583 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi neticesinde 34.289,82 TL'nin müvekkili kurum tarafından 24/01/2023 tarihinde icra dosyasına ödendiğini, bu ödemelere ilişkin davalı firmalardan 237,71 TL alacaklarının kaldığını belirterek ödenen tüm bu miktarlardan müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davalı taraflara imzalanan sözleşme ve şartnameler gereği davalıların çalıştırdığı bütün işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından dava dışı işçilerin işvereni olan ihale yüklenici davalı şirketlerin sorumlu olduğunu, bu bedellerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, taraflarınca yapılan ödemelerde yasa gereği yaptıkları vergi ödemelerinin tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne ve 118.984,26 TL (mahsuplaşan miktar dahil) icraya konu alacakların ve 295,46 TL vergi (fark miktar) olmak üzere toplam 119.279,72 TL'nin ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalılar ile davacı arasında ihaleyle alınan işler kapsamında çalışmış olan işçi Hidayet Köseli vekili tarafından ...İş Mahkemesinin 2021/125 esas 2022/227 karar sayılı dosyası üzerinden davacı kurum aleyhine ihbar tazminatı talebi ile alacak davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda dava konusu taleplerin kısmen kabulü ile kesin olarak karar verildiğini, işbu mahkeme kararına istinaden Hidayet Köseli vekilince ...İcra Dairesinin 2022/1944 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi neticesinde davacı tarafından 5.9714,64 TL'nin icra dosyasına ödendiğini, yine davalıların davacı olan kamu kurumu nezdinde ihaleye aldığı işler kapsamında çalışmış olan işçisi .... .... .... 'in vekili tarafından ...İş Mahkemesinin 2019/519 esas 2020/758 karar sayılı dosyası üzerinden davacı kurum aleyhine alacak davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda dava konusu taleplerinin kısmen kabul edildiğini, karara davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, dosya hakkında Bursa BAM 9. HD'nin 2020/3275 esas 2020/2478 karar sayılı ilamıyla kesin karar verildiğini, işbu mahkeme kararına istinaden İbrahim Güler vekilince ...İcra Dairesinin 2021/202 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi neticesinde davacı tarafından 13.571,28-TL'nin dosyasına ödendiğini, yine davalıların davacı olan kamu kurumu nezdinde ihaleye aldığı işlerin kapsamında çalışmış olan işçisi Veli Karaca vekili tarafından ...İş Mahkemesi 2018/81 esas 2019/302 karar sayılı dosyası üzerinden davacı kurum aleyhine alacak davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda dava konusu taleplerinin kısmen kabul edildiğini, karara davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, dosya hakkında .... .... .... karar sayılı ilamıyla kesin karar verildiğini, işbu mahkeme kararına istinaden Veli Karaca
vekilince ...İcra Dairesinin 2019/2017 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi neticesinde davacı tarafından 10.612,80-TL'nin dosyasına ödendiğini, ödenen tüm bu miktarlardan davacının sorumluluğunun olmadığını, davalı şirketlerinin yasal sorumluluklarının yerine getirmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydı ile davanın kabulünü ve icra dairesine ödenen 95.115,61-TL alacağın ve 244,21-TL vergi olmak üzere toplam 95.359,82-TL nin ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Mahkememiz dava dosyasına konu edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacıya zamanaşımı definde bulunduklarını, ileri de yapılacak olası müddeabih artırımlarını kabul etmediklerini, kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağını, müvekkilinin adi ortaklığının davacı Türkiye Kömür İşletmeleri müessese Müdürlüğü tarafından ihaleye sunulan GLİ Ömerler Yer Altı Ocağı Galeri Açma İşi” için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde teklif verdiğini, birkaç firma içinden ihaleyi kazandığını, 22 Eylül 2008 tarihli sözleşme ile işe başladığını, yine 4734 sayılı kanun kapsamında sözleşme konusu işini büyük bir özveri ile bitirdiğini, işveren TKİ'ye teslim ettiğini, müvekkili firmanın GLİ Ömerler Yer Altı Ocağı Galeri Açma İşi taahhüdünü yerine getirirken 22/09/2008 tarihli sözleşmedeki şartlar dahilinde gerekli çalışanları 4875 sayılı İş Kanunu çerçevesinde istihdam ettiğini, çalışanlarına gerekli ücret ve haklarını ödediğini, kanunun işverene verdiği bütün sorumlulukları eksiksiz yerine getirdiğini, davalı TKİ tarafından ihale usulü ile akdedilen sözleşme gereğince faaliyetini sürdüren firmalarda çalışan bir kısım çalışanların TKİ tarafından muvazaa yapıldığı iddiasıyla iş mahkemelerinde açılan davalarda TKİ tarafından ihale edilen işlerin muvazaalı değerlendirildiğini ve intibaktan kaynaklı farklı ücretler/ilave tediyelerin davacı kuruma ödetildiğini, rücuya konu edilen İş Mahkemeleri kararlarının işçilik alacakları değil Muvazaadan kaynaklı intibak/ fark ücretleri alacakları olduğunu, müvekkilinin adi ortaklığın dava konusu sözleşmedeki işi ihale ile üstlendiğini, müvekkili açısından muvazaa yapıldığı yönündeki iddiaların gerçek ve mantık dışı olduğunu, müvekkili açısından davacı kurum ile akdedilen sözleşme gereğince yapılan her başvuru işlem ve işin yürütümünün kanunlar çerçevesinde olduğunu, dava konusu iddia ve taleplere konu edilen ve işçiler tarafından açılan mahkeme dosyaları incelendiğinde TKİ'nin muvazaa yaptığını haksız yararlandığının tespit ettiğini, dava dosyasındaki iddia ve talepler ile ilgili müvekkili şirketin hiç bir sorumluluğu olmadığını, hiçbir şekilde bu davanın tarafı muhatabı olmayacağını, hiç bir şekilde husumet yönetilemeyeceği için bu aşamada müvekkiline davalı sıfatıyla husumet yöneltilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, TKİ Genel Müdürlüğü ile müvekkili şirket arasında Taşeronluk Sözleşmesi olmadığını, TKİ Genel Müdürlüğünün kendi işini müvekkili şirkete taşeron etmediğini, müvekkili şirketin ihale sonrasında Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü ile imzaladığı 22/09/2008 tarihli GLİ Ömerler Yer Altı Ocağı Galeri Açma İşi sözleşmesi incelendiğinde müvekkili şirketçe üstlenilen işin Maden İşi Kömür Çıkarma İşi olmadığını, müvekkili şirketin kömür çıkarmadığını, kömür ocağı işletmediğini, sözleşmenin Rödovans sözleşmesi değil, yapım işi sözleşmesi olduğunu, davaya dayanak yapılan İş Mahkemesi kararlarındaki davacının müvekkili şirket dışında başka bir firma ile çalışıp çalışmadığının tespitinin yapılması gerektiğini, davacı Kurumun taleplerinin yerinde olmadığını, davacı kurumun dava dilekçesinde işçiye ödenen ilave tediye, fark ücretler haricinde mahkeme dosyalarına yapmış olduğu harç masraflarını da rücu istemine konu etmesinin kabul edilemeyeceğini, icra dairesine ödenmek zorunda kalınan harç, vekalet ücreti ve masrafların müvekkilinden rücu isteminin hukuka aykırı olduğunu, avans faizinin talep edilmesinin yerinde olmadığını, davanın tümüyle reddine, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
...İş Mahkemesi'ne, ...İcra Dairesi'ne, Kütahya ...Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne, Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazıldığı görüldü.
Tarafları ve hukuki sebebi aynı olan mahkememizin 2024/374 esas sayılı dava dosyası ile iş bu dosyanın birleştirilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunduğu görülmüştür.
Mahkememizce bilirkişi Kaan Dinç'ten 31/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 23/01/2024 tarihli ek raporu aldırılmıştır.
Asıl ve birleşen dava, taraflar arasında imzalanan yapım işi sözleşmesi nedeniyle davacı tarafından dava dışı işçilere ödenen işçilik alacağı tutarlarının rücuen tahsiline ilişkindir.
...İş Mahkemesinin 2021/125 esas 2022/227 karar sayılı, 2017/292 esas 2019/197 karar sayılı, 2017/271 esas 2017/231 karar sayılı, 2019/521 esas 2020/759 karar sayılı, 2019/519 esas 2020/758 karar sayılı, 2018/81 esas 2019/302 karar sayılı ve ...İcra Müdürlüğünün 2022/1944 esas sayılı, 2019/1565 esas sayılı, 2017/2788 esas sayılı , 2021/214 esas sayılı, 2021/202 esas sayılı, 2019/2017 esas sayılı dosyası, yapım işi sözleşmesi, ödeme belgeleri, dava dışı işçilerin SGK kayıtları, bilirkişi raporları ve celbi gerekli tüm belgeler toplanmıştır.
Davacı ile davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık arasında “ÖMERLER YERALTI OCAĞINDA GALERİ AÇMA İŞİNE AİT SÖZLEŞME''nin, 22.09.2008 tarihinde 850 gün içinde yapılmasına dair sözlesme imzalandığı tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin asıl ve birleşen dava dilekçesinde, dava dışı işçiler tarafından ...İş Mahkemesinde açılan işçilik alacakları davası neticesinde hüküm altına alınan işçilik alacaklarının, icra takibine konu edilmeleri üzerine Kurumlarınca ödenmiş olduğunu, ödenen işçilik alacakları ve fer'ilerinden taraflar arasında akdedilmiş sözleşmede yer alan düzenlemeler uyarınca davalı yüklenicilerin sorumlu bulunduğunu beyanla ödenen işçilik alacaklarının davalı yüklenicilerden rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; buna karşılık asıl ve birleşen dosyada davalı vekili alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu ile davalı alt işverenler arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğu ve dava dışı işçilerin başlangıçtan itibaren Türkiye Kömür İşletmeleri işçileri olduğunu, davacı tarafın aynı hukuki sebebe istinaden açmış olduğu benzer davaların reddedildiğini belirterek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada zamanaşımı süresi 10 yıl olduğundan davalının zamanaşımı def'i savunmasına itibar edilmemiştir.
Davalının cevap dilekçesinde bildirdiği davacı tarafından davalılara karşı açılan Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/154 Esas ve 2021/40 Karar sayılı davasının yapılan yargılaması sonunda kararın gerekçesinde; "...Her ne kadar taraflar arasında imzalanmış bulunan yapım işleri sözleşmesine göre davalının bünyesinde çalıştırmış olduğu işçilere ilişkin yükümlülüklerini düzenleyen hükümlere göre işçilik alacaklarından davalını sorumlu olduğu sonucu çıkarılabilirse de; davalının yapım işleri sözleşmesi ile iş yerinin tamamen yükleniciye devrinin söz konusu olmadığı,TTK tarafından kurulup yönetilen büyük bir iş yerinin küçük bir bölümünde tahkimat yapma işi olduğu,işin her türlü plan ve projesinin TTK tarafından hazırlandığı,işe giriş,çıkış, iş yerinin yönetimi,çalışma saatlerinin ,hafta tatillerinin belirlenmesinin TTK da olduğu ,yapılan işin bağımsız bir iş,işyerinin bağımsız bir iş olarak iş yeri olarak kabul edlemeyceği,yüklenici firmanın iş yeri şartlarını belirleme, değerlendirme, karar alma yetkisinin bulunmadığı bu yetkilerin hepsinin TTK da olduğu,her ne kadar işin ihale ile yükleniciye verilmiş olsa da sözleşme konusu işin madencilik alanına giren faaliyetleri ve madenciliğin en temel iş ve işlemlerinden olan havalandırma ,eletrik,nakliye,iş güvenliği vb.işlerin TTK tarafından yapılmasının gerektiği, bu işlerin İş Kanunun 2 maddesine aykırı olarak yükleniciye verilmesindeki kusurun TTK da olduğunun kabulünün gerekeceği, yukarıda açıklandığı gibi taraflar arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğu kabul edildiğine göre "hiç kimse kendi muvaazasına dayanamaz" ilkesi gereği,davacının davalı ile aralarındaki sözleşme konusu işin ihaleye çıkarılıp ihaleye verilmesindeki kusurun TTK da olduğu,ihale makamının davacı TTK olduğu, ihale şartlarının davacı tarafından belirlenmesi,davacı yanın işi taşere ederek normalde katlanacağı maliyetin çok altında bir maliyete işi yaptırması karşısında dava dışı işçilerin intibak/ fark alacakları için ödemiş bulunduğu miktarın tek başına yükleniciye yükletilmesinin ihale ilanı ve şartnamesinde açıkça belirtilmeyen bir durum olduğu ve davalıya öngörülmeyen bir külfet getireceği dikkate alındığında, davacının kendi kusuru ve muvaazası nedeni ile ortaya çıkan maliyetin davalıdan rücuan tahsil edemeyeceği anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." denilerek davanın reddine karar verildiği, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2021/800 Esas - 2022/128 Karar ve 24.01.2022 tarihli istinaf kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kararın kesinleştiği tespit edilmiştir. Benzer şekilde yine taraflar arasında görülen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/229 Esas ve 2021/536 karar sayılı dosyasında da davacının alacak talebinin muvazaasına dayalı olarak hak talep edemeyeceğinden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 2022/446 Esas - 2023/764 Karar ve 06.06.2023 tarihli kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kararın kesinleştiği tespit edilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi Kaan Dinç'ten alınan kök ve ek raporlarda özetle; "Mahkemece verilen hesaplama yapma görevi çerçevesinde; dava dosyasında yer alan dilekçeler, tarafların bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri, dava dışı işçiye ikame edilen İş Mahkemesi davasına ilişkin evraklar ve icra takip dosyalarına ait evraklar, dava dışı işçiye ait SGK Hizmet Dökümü, taraflar arasındaki Yapım İşi Sözleşmeleri ve ekleri ile diğer ilgili tüm dokümanların incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda, nihai takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; dava dışı işçilerin muvazaa nedeniyle iş sözleşmelerinin başından itibaren davacı Kurumun işçileri sayılmasına karar verildiği, buna göre kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ilave tediye ve ücret farkı alacaklarının ödenmesine karar verildiği, muvazaa nedeniyle davacının davalılardan rücuen alacak talebinde bulunamayacağı, hukuki niteleme ve taktirin Mahkemenize ait olduğu, Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre asıl işveren-alt işveren ilişkisinin Mahkemece kabulü halinde; Asıl Dava Yönünden; dava dışı işçilere ödenen toplam 119.279,72 TL’nin rücuen talep edebileceği, bu miktarın 10.881,85 TL’sine 14.02.2018 ödeme tarihinden, 25.919,69 TL’sine 28.05.2019 ödeme tarihinden, 11.471,98 TL’sine 24.06.2019 ödeme tarihinden, 12.667,20 TL’sine 10.07.2019 ödeme tarihinden, 17.335,39 TL’sine 18.02.2020 ödeme tarihinden, 6.456,08 TL’sine 29.01.2021 ödeme tarihinden, 34.527,53 TL’sine 24.01.2023 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıların adi ortaklık nedeniyle müştereken ve müteselsilen rücuen tahsilini talep edebileceği; Birleşen Dava Yönünden; dava dışı işçilere ödenen toplam 95.349,82 TL rücuen talep edebileceği, bu miktarın 24.660,16 TL’sine 28.05.2019 ödeme tarihinden, 20.511,54 TL’sine 05.07.2019 ödeme tarihinden, 10.612,80 TL’sine 10.07.2019 ödeme tarihinden, 13.652,41 TL’sine 29.01.2021 ödeme tarihinden, 19.888,79 TL’sine 24.05.2021 ödeme tarihinden, 6.402,12 TL’sine 22.06.2022 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıların adi ortaklık nedeniyle müştereken ve müteselsilen rücuen tahsilini talep edebileceği; sonucuna ulaşılmıştır. Nihai takdir Mahkemenize ait olmak üzere saygıyla arz olunur." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Deliller değerlendirilmiştir.
Asıl ve birleşen dava konusu somut ihtilaf bakımından dava dışı işçiler tarafından ...İş Mahkemesinde açılan dava dosyalarının incelenmesinde; ...İş Mahkemelerinde açılan davaların işçiler tarafından “...bölgesinde faaliyet gösteren T.K.İ Kurumuna bağlı ... .... .... İş Müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 22.10.2010 tarihli raporda alt işverenlik sözleşmesinin muvazaaya dayandığı sonucuna varıldığı, muvazaa olgusunun kesinleştiği, kendilerinin baştan itibaren davalı kurumun işçisi sayılmalarının yasal bir zorunluluk olduğu, muvazaa nedeniyle geçersiz bulunan taşeronluk sözleşmesine dayanılarak kendilerine asgari ücretten maaş ödenmesinin yasaya ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, kadrolu işçiler ile aynı ücret, sosyal haklar ve nakdi yardımları talep haklarının bulunduğu, ilave tediye, ikramiye, prim, kömür yardımı, giyim eşyası yardımı ve sosyal yardımlar açısından çalışanlar arasında ayrım yapılamayacağı, işçilerin sendikal haklardan yararlanmasının engellendiği, davalı kuruma yapılan müracaata olumsuz cevap verildiği” bildirilerek İş Mahkemesinden yoksun kalınan ücret farkı (aylık ücret, prim, ikramiye, ilave tediye, sosyal yardım, yemek, süt, servis, giyim eşyası, yakacak yardımı) ve yargılama sonucu belirlenecek tüm ücret farkı alacakları, yine iş akdinin haklı gerekçe olmadan feshedilmiş olması nedeniyle ödenmeyen bu ücretler esas alınarak hesaplanacak fark kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alacaklarının davalı işverenlerden tahsili istemli olarak açılmış oldukları görülmektedir.
...İş Mahkemesince dava dışı işçiler bakımından hüküm altına alınmış işçilik alacaklarının, yer altı kömür üretimi ve galeri açma işi davacının asıl işi olup işletmenin ve işi, gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren bir iş olmadığı, alt İşverenlik Yönetmeliği'nin 4/b maddesinde belirtilen asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulma şartının gerçekleşdiği, bu nedenle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesine uygun bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulmadığından, dava dışı işçilerin başlangıçtan itibaren davacının işçisi olduğu, bu nedenlerle. davacı kurum ile alt yüklenici firma arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu kabul edilerek, 6772 sayılı Kanun uyarınca ancak kamu kurumunca ve kurum işçisine ödenmesi gereken ilave tediye ücreti ile bu ücretler nedeniyle oluşan fark kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarına ilişkin olması nedeniyle, davacı Kurumun kanunen sorumlu bulunduğu iş bu işçilik alacağı ödemelerini, müteselsil sorumluluk hükümleri ile taraflar arasındaki sözleşmedeki konuya ilişkin yer alan düzenlemeler çerçevesinde davalı alt yüklenici firmalara rücu edemeyeceği, davacının kendi muvazaasından kaynaklı davalıdan talepte bulunamayacağı (Bkz. benzer şekilde Yargıtay 13.H.D. 31/05/2018 T. 2016/5239 E., 2018/6467 K.; Yargıtay 13.H.D. 31/05/2018 T. 2016/5222 E., 2018/6466 K.) anlaşılmakla aşağıdaki şekilde asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen davanın REDDİNE,
2-Asıl davada alınması gereken 615,40 TL harçtan, başlangıçta alınan 2.037,00 TL'nin düşümü ile kalan 1.421,60 TL harcın istek halinde yatırana iadesine,
3-Asıl davada davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 119.279,72 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Birleşen davada alınması gereken 615,40 TL harçtan, başlangıçta alınan 1.628,51 TL'nin düşümü ile kalan 1.013,11 TL harcın istek halinde yatırana iadesine,
5-Birleşen davada davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 95.359,82 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-a)Asıl davada 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
b)Birleşen davada 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Asıl ve birleşen davada davacının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Asıl ve birleşen davada karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2025