T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/389 Esas - 2025/166
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/389 Esas
KARAR NO : 2025/166
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 31/05/2024
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekilinin maliki olduğu ve eşi ... .... ... dosya numarası ile kesin ekspertiz raporunun oluşturulduğunu, 07/05/2024 tarihinde davalı sigorta şirketine müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın tazmini için başvuru yapıldığını ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu anlaşılamadığını, tüm bu sebepler ile fazlaya ilişkin her türlü hakkımız, ıslah ve ek dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla 31.05.2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde müvekkile ait araçta meydana gelen şimdilik 1.000,00-TL tutarındaki değer kaybının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortalısı Lale Eralp sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın kusurlu olduğunu gösterir trafik kaza tespit tutanağı olmadığını, davacının aracında meydana gelen hasarın değer kaybı olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının davasının belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamın gelmemek ile birlikte müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dahilinde tazminattan sorumlu olduğunu, araçta oluşan değer kaybı hakkında hesaplama yapılacak ise kaza tarihinin esas alınması gerektiğini, davacının aracının kaza tarihinden önceki tramer kayıtlarının istenilmesi gerektiğini, tüm bu sebepler ile öncelikle dava şartı yokluğundan reddini, aksi halde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde ise sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini talep etmiştir.
... ... ... Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazıldığı görüldü.
Mahkememizce 10/02/2025 tarihinde bilirkişi ...'dan bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Davacı vekilinin harçlandırarak mahkememize sunduğu 10/03/2025 tarihli talep arttırım dilekçesinde: 1.000,00 TL talep edilen araç değer kaybı tazminat talebini 47.000,00 TL olarak arttırarak toplamda 48.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacının talep arttırım dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davacıya ait araçta meydana gelen değer azalması bedeli sebebiyle oluşan maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir
Trafik kazası tespit tutanağı örneği, araç ve sigorta bilgilerini gösterir belgeler, ZMMS sigorta poliçesi örneği, hasar dosyası, eksper dosyası, fatura/ödeme belgeleri ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.
Trafik sigortası kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan kazanç kaybı, trafik sigortası teminatı dışında kalır. Ancak meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır.
Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (Bkz. Yargıtay 17. HD 01/04/2010, 2009/9892 E, 2010/3124 K; 17 HD 05/04/2010, 2009/9892 E, 2010/3124 K,).
Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihli ve 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Söz konusu karar dikkate alındığında araçta meydana gelen değer kaybının genel şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılması artık mümkün olmadığından, genel şartlar yürürlüğe girmeden önceki Yargıtay uygulamasına dayanılarak ve aracın piyasa rayici gözetilerek belirlenmesi yerinde olacaktır.
Davalı sigorta şirketi tarafından, davacının aracına çarparak hasarlanmasına sebebiyet veren ... plakalı araç için ZMMS poliçesi düzenlenmiştir. Poliçenin 29/04/2023 - 29/04/2024 tarihleri arasını kapsadığı, kazanın poliçe vadesi dahilinde meydana geldiği ve poliçenin kaza tarihi itibarıyla araç başına 120.000,00-TL maddi teminat sağladığı anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan tarafların kusur durumu ve tazminatın varlığı hakkında mahkememizce 10/02/2025 tarihinde aldırılan bilirkişi ...'dan bilirkişi raporuna göre; Kusur Yönünden; Dosyada mevcut kazayı gösterir CD incelemesine göre... plaka sayılı araç sürücüsünün kavşakta yeşil ışıkta hareket halinde iken ... .... ... plaka sayılı araç tarafından çarpıldığı, davalı ... .... ... plakalı otomobil sürücüsü...'ın olayda kusursuz olduğu,
Değer Kaybı Yönünden; Dava konusu... plakalı araçta kazada gördüğü hasarlardan dolayı 48.000 TL değer kaybı meydana geleceği, davacı taraf araç sürücüsü meydana gelen olayda kusursuz bulunduğundan, davacı taraf aracında meydana gelen 48.000 TL değer kaybını davalı ... ... ... A.Ş'den talep edebileceği görüş ve kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.
Deliller değerlendirilmiştir.
Yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararı sonucu oluşan mevcut durum itibarıyla davacı arasındaki değer kaybına ilişkin hesaplama ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. Bu hususlar nazara alınarak düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün trafik ışığı ihlalinde bulunduğundan kazada tam kusurlu olduğu, davacının ise kazada kusurlu bulunmadığı, mevcut hasar durumu ve bu kusur oranları gözetilerek davacı aracında meydana gelen değer kaybının 48.000,00-TL olacağı, davalının davacıya bu nedenle bir ödemede bulunmadığı, davacı dava öncesi davalıya başvursa da başvurunun KTK md. 99'da belirtilen istenen belgeler eklenecek şekilde yapılmadığından ve sigortalı aracın kullanım amacı ve cinsi gözetilerek kabul edilecek tutara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmakla talep doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın kabulü ile, 48.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birilikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Kabul edilen 48.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 3.278,88 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç, 799,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.226,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 2.052,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 799,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.715,00 TL harç ile davacının karşıladığı 84,00 TL tebligat gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.084,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 48.000,00 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025