T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/444 Esas - 2024/374
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/444 Esas
KARAR NO : 2024/374
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/06/2024
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2024
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;... ... ... kıyı kesiminde bulunan toplam 2.026,68 M' alanın 5+3 (sekiz) yıllığına günü birlik kıyı kullanım ve hizmet noktası, büfe, şemsiye-şezlong ve fiziki, hukuk koşullar elverişli olduğu takdirde kiralayanın yazılı izni ile motorlu ve motorsuz su sporu faaliyetleri işletmeciliğini olduğunu, davacı şirketin sözleşme imzalandığı tarihten bugüne kadar söz konusu sözleşme ile kendisine tahsis edilmesi gereken yeri kullanamadığını, sözleşmenin esaslarını da ifa kabiliyeti olmadığından yerine getiremediğini, işbu sözleşme her ne kadar davalı şirket ile yapılmış ise de; söz konusu taşınmaz orman arazisi olduğundan Orman Genel Müdürlüğü işbu sözleşmeye konu taşınmazda herhangi bir işlem, yapı, yol, sözleşme kapsamında yapılması gereken işler ve benzeri işlerin yapılmasına izin vermediğini, böyle olunca sözleşmenin ifa kabiliyetinin olmamasının yanı sıra akdin geçersizliği ve yetki gasbının da olduğu ortaya çıktığını, davacı şirket yaptığı incelemede bahse konu alanın mülkiyetinin orman olduğunu öğrenmesi üzerine, ormanlık alanlar üzerinde her türlü tasarruf yetkisine sahip ve özel bir kanunla korunan ve işletilen (6831 sayılı orman kanunu ) Orman Genel Müdürlüğü Fethiye Orman İşletme Müdürlüğüne başvuru yaptığını, başvuru sonucunda; sözleşmeye bahse konu alanın ormanlık alan içerisinde kaldığını, bahse konu alan içerisinde verilecek tüm izinlerin 6831 sayılı orman kanununun ilgili yasa ve yönetmelikleri çerçevesinde verilebileceğini, sonuç cümlesinde ise “şirketiniz ile MUÇEV arasında yapılan sözleşmenin kurumumuz nezdinde hukuki bir geçerliliği olmadığı” özelikle belirtildiğini, davacı müvekkilinin kendisine tahsis edilen yeri kullanamadığını, her ay da kira bedeli ödediğini, müvekkili şirketin bu durumdan dolayı maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, sözleşmenin ifa kabiliyetinin olmaması, hukuken de geçersiz olması nedeni ile dava tarihinden sonra ödenmesi gereken kira bedellerinin dava sonuna kadar durdurulması için teminatlı veya teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, sözleşmenin geçersizliğinin ve ifa kabiliyetinin olmadığının tespiti ile akdin feshini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete bugüne kadar ödenen 920.707,84 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalı şirketten tahsilini, şimdilik fazlaya dair hakkımız saklı kalmak kaydı ile; 1.000,00 TL munzam zarar alacağını dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Dosya üzerinden karar verildiğinden dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamış, bunun sonucu olarak davaya karşı herhangi bir cevap verilmemiştir.
DELİLLER : Kira sözleşmesi, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kira sözleşmesine dayalı sözleşmenin geçersizliğinin ve ifa kabiliyetinin olmadığının tespiti ile akdin feshi, davacı tarafından ödenen kira bedelinin davalıdan tahsili ve munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114/1. maddesinin (c) bendinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler". Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir", 115/2. maddesinde de "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" düzenlemelerine yer verilmiştir.
HMK'nun 4/1-a maddesinde kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerlerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, kira sözleşmesi nedeni ile sözleşmenin geçersizliğinin ve ifa kabiliyetinin olmadığının tespiti ile akdin feshini, davacı tarafından ödenen kira bedelinin davalıdan tahsilini ve ödenen kira bedelleri için munzam zararın tazminini istemiş olup, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklara Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması gerekir.
HMK'nun 1/1. maddesi gereğince görev kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. HMK’nun 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11/04/2019 tarih ve 2017/15-2141 esas, 2019/442 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilebileceğinden, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca bu dava şartı noksanlığının giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmaması nedeni ile davanın HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin görevsizliğine, HMK'nun 20/1. maddesi uyaınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli Ankara Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep etmemesi halinde aynı madde uyarınca mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
4-İhtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/06/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır