T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/471
KARAR NO : 2024/737
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : Dr. ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Menfi Tespit ( Kira Sözleşmesinde Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/02/2023
KARAR TARİHİ : 06/12/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ :11 /11/2024
Mahkememizde açılan Menfi Tespit ( Kira Sözleşmesinde Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhinde, davalı tarafından .... .... .... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlattığı, müvekkilinin senette lehtar olduğu halde protesto yapılmadan, kambiyo alacak hakkı doğmadığı halde icra takibi yapıldığını belirterek, müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının şikayet nedeni olduğunu ve ödeme emrinde de açıkça yazdığı üzere 5 gün içerisinde İcra Mahkemesine yapılması gerektiğini, davacının borca konu bononun protesto olmaması nedeni ile kendisine müracaat hakkı olmadığı iddiasını süresinde İİK gereği İcra Mahkemesine şikayet yolu ile yapmadığını, davacının borcu olmadığını iddia etmediğini ve bu yönde bir beyanda bulunmadığını, 25.06.2019 tarihinde açılmış icra takibinde 4 yıl geçtikten sonra sadece bononun protesto olmadığı için menfi tespit davası açılmasının davacının kötü niyetli olduğunun bir göstergesi olduğunu, taraflar arasında temel ilişki bulunduğunu bildirerek, davanın reddi ile müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ,DEĞERLENDİRLİMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedine dayalı takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Mahkememizce, taraf delilleri toplanarak yapılan yargılama neticesinde verilen 04/07/2023 tarih ve 2023/113E. 2023/395K numaralı ilamda; "Davacının davasının KABULÜ ile; .... ... .... Esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin davacı yönünden iptaline, kötüniyet tazminatı isteminin şartları oluşmadığından reddine", karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin kararı istinafı üzerine ... ... ... Ceza Mahkemesinde ceza davası açıldığının bildirerek, kira sözleşmesi ile tespit ve ceza dosyası bilgileri sunulmuştur. İlgili dosyalar celp edilmiştir. Sunulan kira sözleşmesinde; yetkili hamil davalının kiraya veren, davacının kiralayan şirket müdürü ve müşterek müteselsil borçlu ve bonoda lehdar/ciranta olarak yer aldığı, ayrıca bono keşidecisi Soner Karabulut' un, kira sözleşmesinde şahsı adına müşterek ve müteselsil borçlu olarak vede kiralayan şirketin müdürü olarak şirket kaşesi üzerinde isim ve imzasının yer aldığı görülmüştür. Kira sözleşmesinde teminat amaçlı bono alınacağına ilişkin bir hükmün vede kira kontratının imza tarihinin yer almadığı, ancak kira sözlemesinin başlangıç tarihinin 02.02.2018 olduğu ile beş yıllığına kiralandığı görülmüştür. Yine celp edilip incelenen ceza dosyasında, senet borçlularının sanık olarak yer aldıkları ve ifadelerinde , davalı ile kira sözleşmesi gereğince uyuşmazlık olduğu, bu uyuşmazlıklarından bir tanesininde mahkememizdeki iş bu menfi tespit davası olduğu belirtilerek, bononun kira sözleşmesi kapsamında alındığı, bu nedenle, menfi tespit davası konusu iş bu bononun, davacı ile davalı arasında imzalanan işyeri kira sözleşmesi kapsamında verildiği ve temeli ilişkide teminat riskinin gerçekleşip gerçekleşmediği, borcu olup olmadığının incelenmesi gerektiği, anlaşılmıştır.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK 'nun 1.maddesi uyarınca, mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Görev kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda bir dava şartıdır. Mahkeme HMK'nun 114. ve 115. maddesi kapsamında, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür.
Aynı yasanın 4/1-a maddesinde ise ; “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığını, taraflar arasındaki kira sözleşmesi kapsamında teminat olarak verilen bonodan dolayı, davacının, davalıya borçlu olup olmadığı, teminat riskinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarından toplanmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ile dosya kapsamı nazara alındığında ; kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkların (menfi tespit davası da dahil) Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülüp çözüme kavuşturulacağı anlaşılmakla, Mahkememizin iş bu menfi tespit davasında, görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca, davanın usulden reddine, dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının 114 ve 115. Maddeleri kapsamında mahkememizin davaya bakmaya göreli olmadığından usulden reddine,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/12/2024
Başkan ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Katip ...
✍e-imzalıdır