T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/518 Esas - 2025/418
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/518
KARAR NO : 2025/418
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/07/2024
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/07/2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu düzenlenen kaza tespit tutanağı, eksper raporu ve SBM kayıtlarına göre ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, 25/07/2022 tarihli kaza neticesinde müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybıının tespiti için dosya ekspere teslim edildiğini ve değer kaybı bedelinin 15.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tazmini için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve anlaşılamadığını, tüm bu sebepler ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının ve 889,76 değer kaybı eksper hizmet bedelinin ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, KTK gereğince davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davacının aracında meydana gelen değer kaybı hesabının genel şartlara göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dahilinde tazminattan sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kusur oranının tespiti için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor aldırılması gerektiğini, tüm bu sebepler ile davacının haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... .... .... Şirketi Genel Müdürlüğüne, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görülmüştür.
Mahkememizce bilirkişi...'den 18/12/2024 tarihinde bilirkişi raporu ve 07/02/2025 tarihinde bilirkişi ek raporu aldırılmıştır.
Davacı vekilinin harçlandırarak mahkememize sunduğu 28/05/2025 tarihli talep arttırım dilekçesinde: 100,00 TL talep edilen değer kaybı bedeli talebini 2.400,00 TL arttırdığını toplamda değer kaybı için 2.500,00 TL ve 889,76 TL ekspertiz ücretinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davacının sunduğu talep arttırım dilekçesi usulüne uygun davalıya tebliğ edilmiştir.
Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davacıya ait araçta meydana gelen bakiye değer kaybı tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Trafik kazası tespit tutanağı örneği, araç ve sigorta bilgilerini gösterir belgeler, ZMMS sigorta poliçesi örneği, hasar dosyası, bilirkişi raporları, fatura/ödeme belgeleri ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.
Trafik sigortası kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan kazanç kaybı, trafik sigortası teminatı dışında kalır. Ancak meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır.
Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (Bkz. Yargıtay 17. HD 01/04/2010, 2009/9892 E, 2010/3124 K; 17 HD 05/04/2010, 2009/9892 E, 2010/3124 K,).
Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihli ve 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Söz konusu karar dikkate alındığında araçta meydana gelen değer kaybının genel şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılması artık mümkün olmadığından, genel şartlar yürürlüğe girmeden önceki Yargıtay uygulamasına dayanılarak ve aracın piyasa rayici gözetilerek belirlenmesi yerinde olacaktır.
Davalı sigorta şirketi tarafından, davacının aracına çarparak hasarlanmasına sebebiyet veren ... plakalı araç için ZMMS poliçesi düzenlenmiştir. Poliçenin 14/07/2022-14/07/2023 tarihleri arasını kapsadığı, kazanın poliçe vadesi dahilinde meydana geldiği ve poliçenin kaza tarihi itibarıyla araç başına 100.000,00-TL, kaza başına 200.000,00-TL maddi teminat sağladığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce bilirkişi ... .... .... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nın "Madde 52/b-c., 56/c, ve 84/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı,
b)Davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'nun meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali görülmemekle kusursuz olacağı,
c)Davacıya ait araçta oluşan değer kaybı hususunda denetime elverişli rapor düzenlenilmesi için dava konusu kazadan dolayı araçta oluşan hasar giderim işlemlerini belirtir ilgili eksper raporu veya hasar giderim faturasının/faturalarının dosyaya kazandırılması gerektiğini rapor etmiştir.
Kök raporda belirtilen eksik belgeler giderildiğinden mahkememizce bilirkişi...'den 07/02/2025 tarihinde aldırılan bilirkişi ek raporuna göre; davacıya ait ... plakalı araçta oluşan değer kaybının 7.500,00 TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 5.000,00 TL değer kaybı ödemesinin yapılmış olunduğu anlaşılmakla davacının bakiye değer kaybı talebinin (7.500,00 TL-5.000,00 TL) 2.500,00 TL olacağı rapor etmiştir.
Deliller değerlendirilmiştir.
Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olduğundan yargılamaya devam olunmuştur.
Davacının dava ve arabulucuya başvuru tarihi dikkate alınarak 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde davayı açtığından davalının zamanaşımı defi savunmasının reddi gerekmiştir.
Değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. Bu hususlar nazara alınarak düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacıya ait araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında kusurlu bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsü dava dışı ...'ın takip mesafesine uymaksızın önünden seyreden araca arkadan çarptığından tam kusurlu olduğu, davacı aracında meydana gelen değer kaybının 7.500,00-TL olarak belirlendiği, davacıya dava öncesi davalı sigorta şirketi tarafından 07.03.2024 tarihinde 5.000,00-TL değer kaybı için ödemede bulunulduğu, davacının bu nedenle zararının karşılanmadığı, davacı vekili tarafından sunulan talep arttırım dilekçesi ile davalı sigorta şirketinin kısmen ödeme düşülerek 2.500,00-TL değer kaybı nedeniyle oluşan zararın tahsilini talep ettiği, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin dava öncesi davalı şirkete yapılan başvuru sonucu kısmen ödeme tarihi olan 07/03/2024 tarihi itibarıyla sigortalı aracın cinsi ve kullanım amacına göre yasal faiz işletileceği, son olarak davacının araç değer kaybı bedelinin tespiti için ödemiş olduğu anlaşılan ekspertiz rapor ücretlerinin TTK md. 1426 uyarınca makul olduğundan yargılama giderinden sayılacağı anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın kabulü ile, 2.500,00 TL'nin 07/03/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Kabul edilen 2.500,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 170,78 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 615,40 TL harçtan, 427,60 TL peşin harç, 41,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 468,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 146,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 41,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 957,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 169,00 TL tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 889,76 TL eksper ücreti olmak üzere toplam 5.058,76 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 2.500,00 TL üzerinden takdir edilen 2.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda davanın değeri itibarıyla istinaf kanun yolu kapalı ve kesin olmak üzere karar verildi. 23/06/2025