T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/554 Esas - 2025/625
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/554 Esas
KARAR NO : 2025/625
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/08/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, meydana gelen kaza sonucunda, davalı sigorta şirketine sigortalı maliki de dava dışı olan ... olan ... plakalı aracın davacı tarafça onarıldığını ve araç ve onarım faturasının araç sahibi ...'e teslim edilmiş olunduğunu, ...plakalı araç maliki ...'in davalı sigorta şirketinden ödeme beklemiş olduğunu ancak davalı tarafça herhangi bir ödemenin yapılmamış olunduğunu, bunun üzerinde ise davacı tarafından ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/192858 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını ancak bunun davalının haksız itirazı üzerine durdurulmuş olunduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve de %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, Davalı şirket ile dava dışı ... arasında 31518193/0 sayılı ATK Ortak ve Personel Kasko Sigorta Poliçesinin akdedilmiş olunduğunu, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun olmadığını. Keza dava dışı sigortalı tarafından gerekli yükümlülüklerin yerine getirilmemiş olunduğu ve bu nedenle de ekspertiz incelemesinin tamamlanmamış olunduğunu, dolayısıyla da davanın reddi gerektiğini, açılan haksız davanın reddini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/192858 esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu, hasar ve poliçe dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı alacaklının araç hasarı alacağının tahsili amacı ile başlattığı ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/192858 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 17.700,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/192858 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 10/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 11/10/2022 tarihinde icra dairesine başvurarak, icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 07/08/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanunu'nun 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu davacının zararının ve zararın kapsamının öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenmesi gerekir. Bu Kanun'larda açıkça düzenlenmiş hususlarda, Genel Şartlar ile Kanun'un kapsamını daraltan ya da genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartların, TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarılması nedeni ile, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda, bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile Genel Şartlar'ın hükümleri uygulanacaktır.
İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta limiti ile sorumludur.
Sigorta sözleşmeleri ile ilgili düzenleme 6102 sayılı TTK 1401 vd maddelerinde yapılmıştır. Sigorta sözleşmeleri; sigortacının bir prim karşılığında, kişinin parayla ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya bir kaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir (TTK m. 1401/1). Başlıca sigorta türleri, zarar sigortaları (TTK m. 1453 vd) ve can sigortalarıdır(TTK m, 1487 vd). Zarar sigortaları, mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları şeklinde yapılır. Can sigortaları, hayat sigortası, kaza sigortası, hastalık ve sağlık sigortası şeklinde yapılır. Bazı sigortaların yapılması mevzuatları gereği zorunludur. Bazı sigorta türleri devlet tarafından önemli ölçüde desteklenmektedir. TTK m. 1472 hükmünde; sigortacının halefiyet ilkesi ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca; sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmış olması halinde sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek dava veya takibe kaldığı yerden devam edebilir. Sigortalının, sigortacıya geçen hakları ihlal edecek şekilde davranış göstermesi durumunda sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin ettiği takdirde, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını kullanabilir.
2918 sayılı KTK'nun 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.
Öte yandan, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.5. Maddesinde, aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararların teminat kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, TTK uyarınca sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (Bkz. YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713; YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları).
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 16/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirkete ait olup davalı sigorta şirketine de Kasko sigortalı ...plakalı araç hasar giderim tutarının 17.700,00 TL olacağı, davacı şirketin, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği bedelin, 17.700,00 TL asıl Alacak ve 789,95 TL Faiz olmak üzere toplam 18.489,95 TL olacağı belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonrasında davacı tarafça aracın onarımı yapıldığı, faturaların dosyaya sunulduğu, bilirkişi tarafından davacının talep edebileceği miktarın hesaplandığı, yukarıda değinilen yasal düzenlemeler uyarınca davalının bu bedelden sorumlu olduğu bu nedenle davanın kabulü gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan DAVANIN KABULÜ ile,
... 1. Genel İcra Müdürlüğü 2023/192858 (eski esas ... 31. İcra Müdürlüğü 2022/15822) esas sayılı takip dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,
Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 3.540,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 17.700,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.209,09 TL karar ve ilam harcından 179,90 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 1.029,19 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 385,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 1.820,00 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.820,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 17.700,00 TL üzerinden takdir edilen 17.700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 30/09/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır