T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/578 Esas
KARAR NO : 2024/468
HAKİM : Dr. ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/08/2024
KARAR TARİHİ : 23/08/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nun ... Oto. Gıda Ltd. Şti. İsimli firmaya sekreter olarak işe aldığı davalı ... ile bir süre çalıştıktan sonra yumurta işi için oraklık anlaşması yaptığını, bu vesileyle karşılıklı iki adet senet düzenlediklerini, ortaklık gerçekleşmeyince senetlerin karşılıklı iadesinin istendiğini, ...'in kendisinde bulunan senedin aslı yerine renkli fotokopisini getirerek müvekkilinin ve tanığın gözü önünde yok ettiğini, müvekkili aleyhine Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğünde 2024/44742 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak gösterilen 01/06/2024 tanzim tarihli, 02/07/2024 vade tarihli 600.000,00 TL bedelli senede müvekkilinin adının olduğu bölüme adres ve T.C kimlik no yazılarak takibe konulduğunu belirterek ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile takibin durması için borcun %115'i icra Dairesine davacı (borçlu) tarafından icra dairesine depo edilmesini ve müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için ekte sunulan takibe konu senet suretinin kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini, müvekkilinin Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/44742 Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalı taraf aleyhine alacağın %20'inden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Ankara 4. Genel İcra Dairesine, Ankara CBS'ye müzekkere yazıldığı görüldü.
Dava, İİK md. 72 uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir.
6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesine göre, ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.''
Yukarıda belirtilen mevzuat ve dava dilekçesi incelendiğinde, kambiyo senedinden kaynaklı başlatılan icra takibinde davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemli açılan eldeki dava için davacının arabulucuya başvuru zorunluğunun bulunduğu, açılan davada davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, dava dilekçesi ekinde bu belge sunulmadığından mahkememizce düzenlenen tensip zaptında davacıya belgesinin sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, davacının süresinde sunduğu arabuluculuk son tutanağında sürecin başladığı tarihin 21.08.2024 (dava tarihi), sürecin bittiği tarihin 22.08.2024 ve tutanak tarihinin 22.08.2024 olarak gösterildiği, davanın ise 21.08.2024 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davacının dava açılmadan önce sunması gerekli arabuluculuk son tutanak aslını dava açıldıktan sonra sunduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir dava şartı olmadığı (yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2 nci maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olmadığına dair bkz. Yargıtay 6. HD 2021/2976 E.- 2022/1249 K., Yargıtay HGK 2017/10-2695 E.-2020/587 K.) bu suretle davanın HUAK md. 18/A-2 ve HMK md. 115 uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı dava dilekçesinde İİK md. 72 uyarınca tedbir talebinde bulunmuş olsa da dava dilekçesinde belirtilen sebeplere dayalı ihtiyati tedbir kararı verilmesine gerekçe olacak şekilde davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispatına ilişkin delil ibrazında bulunulmadığından tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Son olarak davalı adına vekilince dosyaya vekaletname sunulsa da cevap dilekçesi sunulmadığından ve bir emek ve mesai harcanmadığından davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. (bkz. Yargıtay 12. HD. 2018/6782 E-2019/6233. K. sayılı ilamı)
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HUAK md. 18/A-2 ve HMK md. 115 uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin İİK md. 72 uyarınca ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60-TL harç başlangıçta peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/08/2024
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır