T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/644 Esas - 2025/368
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/644
KARAR NO : 2025/368
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/09/2024
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 04/06/2025
Mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında mısır alım-satımı konusunda anlaşmaya varıldığı, davalı hesabına teslim edilecek mısır karşılığında avans olarak 17.558.546,00 TL ödendiği halde 10.100.000,00 TL'lik fatura karşılığı malın teslim edildiğini, geri kalan 7.458.546,00 TL karşılığı mısırın teslimi veya ödenin iadesi istendiği halde teslim yada ödeme yapılmadığı, bu nedenle davalı şirketten 7.458.546,00 TL alacaklı durumda olduklarını, bunun 2.612.000,00 TL lik kısmı ile bu kısmın işlemiş faizi olmak üzere toplam 3.196.765,19TL'sinin tahsili amacıyla ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/21892 Esas sayılı dosyasında takibe geçildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; itirazın iptali, takibin devamı ve davalı aleyhinde alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında mısır alımına ilişkin olarak 10.100.000,00TL'lik anlaşmanın olduğunu, bu miktarda ödenen bedel karşılığında mısırın teslim edildiğini, ancak davacının belirtiği 7.458.546,00 TL'nin şirketle ilgisi olmadığını, şirket yetkilisi Ömer İlhanın şahsına, davacı şirket yetkilisince gönderilen borç paraya ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki WhatsApp konuşmalarında da belirtildiği üzere Ömer İlhan a borç olarak gönderilen para olduğu, ancak firma hesabından gönderildiğini, bu paranın müvekkili şirketle ilgisinin olmadığı, şahsi alacak borç ilişkisinden kaynaklandığından takibe itirazın haklı olduğu, yine temerrüt ihtarı bulunmadığından takipte istenen faizin haksız olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
DELİLLER , DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticari mal alım satım karşılığı avans olarak verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili delil olarak; ... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/21892 esas sayılı dosyasına banka ödeme dekontlarına, faturalara, ticari defterlere, whatsapp yazışmalarına, tanık, bilirkişi incelemesi ve yemine, davalı vekili ise; banka ödeme dekontlarına, sicil gazetesi kayıtlarına dayanmıştır.
... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/21892 esas sayılı dosyası UYAP sistemine eklenerek yapılan incelemesinde; davacı tarafından, davalı aleyhinde 2.612.000,00TL asıl alacak ve işlemiş faizleriyle birlikte toplam 3.196.765,97 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davalının süresinde borca ve ferilerine itirazı üzerine, takibin durduğu ve iş bu davanın yasal süresi içinde açıldığı, görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi gereğince davacının zorunlu arabuluculuğa başvurmuş ve anlaşamamaya dair son tutanak sunulmuştur.
Davacının ödeme iddiasını dayandırdığı banka dekontları incelendiğinde, paranın gönderilişine ilişkin herhangi bir açıklamanın yer almadığı, anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının taraflar arasındaki mısır alım satımı nedeniyle avans olarak verilen ve karşılığında mal teslimi yapılmayan bedelin karşılıksız kaldığından iadesi gerektiği, karşı tarafın ise, davacı şirketin yetkilisi tarafından, müvekkili şirketin yetkilisi Ömer İlhan'ın şahsı için borç olarak gönderilen para olduğundan müvekkili şirketten istenemeyeceği, iddiasından kaynaklanmaktadır.
Taraflara ait BA/BS ler ilgili icra müdürlüklerinden celp edilmiş, davacının ticari defterlerinin bulunduğu Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla davacı defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak hazırlanan 17/02/2025 tarihli raporda; davacının e- defter usulü ile tuttuğu defterlerin sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı, davalı ile olan ticari hesabında ilgili fatura ve ödeme dekontlarının 2022 yılından, değişik tarihlerde, davacı tarafından davalıya 17.318.546,00TL nin sipariş avansı olarak aktarıldığı, buna karşılık 17/11/2022 tarihinde KDV dahil 10.100.00,00TL fatura kesildiği ve dönem sonunda davacı firmanın 7.218.546,00TL alacaklı olarak dönemi kapattığı, ilgili bedelin verilen sipariş avanslarına aktarıldığı, 04/05/2023 tarihinde tekrar 150.000,00 TL avans gönderdiği ve 2023 dönem sonunda 7.368.546,00 TL alacaklı olarak kapatıldığı, ayrıca davalı şirket yetkilisi Ömer İlhan'a gönderilen borç para iddiası yönünde ortaklara borçlar hesabında bu yönde bir kaydın bulunmadığını, yine ortaklar cari hesabına işlenmiş bir bakiyenin olmadığı, bu nedenle gönderilen avansların ticari ilişkiden kaynaklı olduğunun tespit edildiği, bildirilmiştir.
Davalının ticari defter kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılarak rapor hazırlanması için mali müşavair Muzaffer Kökver ile nitelikle hesap bilirkişisi Mustafa Bayram Mısır'dan oluşan heyete tevdi ile alınan 29/04/2025 tarihli raporda; davalının 2022 yılı defterlerini ibraz etmediği, 2023 ve 2024 yılı defterlerini ibraz ettiği, ayrıca ibraz edilen 2022 yılına ait alınan sipariş avansları alt hesabının incelenmesinde hesabın davacının 2022 yılı defter kayıtlarıyla uyumlu olduğunun 31/12/2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan toplam 7.218.546,00 TL tutarında alacaklı olduğu,yine 2023 yılında 150.000,00TL daha avans ödemesi yapıldığı konusunda uyum olduğu, 2022 yılında virman edilerek kapatılan 7.218.546,00 TL'nin, 2023 ve 2024 yılındaki akıbeti konusunda kaydın yer almadığı ve bilgi verilmediğini, bu kapsamda taraf kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan toplam 7.368.546,00 TL alacaklı göründüğü, davalının defter belgelerinin tamamını ibraz etmemesi nedeniyle davacının bakiye alacağı 7.368.546,00 TL'nin davacı tarafından "davalı şirket yetkilisi Ömer İlhan'a gönderilen borç para olup olmadığı, olması halinde buna ilişkin ortaklara borçlar hesabında bir kaydın yer alıp almadığı" davalı şirket ortağı cari hesabına yapılmış bir virman olup olmadığı hususunda da davalı tarafından başkaca bir bilgi ve belge sunulup sunulmadığından,e bu konudaki iddianın kanıtlanamadığını ayrıca takip öncesi temerrüte düşürücü ihtarın bulunmadığı bildirilmiştir.
Taraflar arasında davacı tarafından davalı şirkete 17.558.546,00 TL'nin ödendiği ve davalının davacıya 10.100.000,00 TL tutarında mal teslim ettiği yönünde uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacının davalıya gönderdiği ve karşılığında mal teslim edilmediğini iddia ettiği 7.368.546,00 TL'nin, davalı tarafından mal alımı için avans olarak gönderilmediği, müvekkili şirket yetkilisine, davacı şirket yetkilisi tarafından şahsi borç olarak gönderildiği ve şahıslar arasındaki alacak borç ilişkisinden kaynaklandığı, belirtilmiştir.
Davacı ve davalı taraf Whatsapp yazışmalarında davalının iddia ettiği şekilde şirketin yetkilisine davacı şirket yetkilisince borç para verildiğine dair bir hususunun yer almadığı da görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, ödeme dekontları, tarafların BA/BS formları ile ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporlar hep birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu edilen paranın, davacı tarafından davalıya banka havalesi yoluyla gönderildiği ve TBK'nın 102. Maddesi gereğince açıklama yapılmadan gönderilen bu paranın muaccel borç için yapıldığının kabul edileceği belirtilmiş ise de, davalı tarafın cevap olarak müvekkili şirket hesabına gönderilen bu paranın davacı şirket yetkilisi tarafından müvekkili şirketin yetkilisi Ömer İlhan'ın şahsına gönderilen borç para olduğu iddiası, vasıflı ikrar/gerekçeli inkar vasfında olup, bu nedenle ispat yükü, yani gönderilen paraların muaccel borç için yapılmadığı, mal alımı için avans olarak verildiği, iddiasının ispatı davacıda kalmıştır.
Bu kapsamda, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, söz konusu paranın, davacı ile davalı arasındaki mısır alım satımına ilişkin ticari ilişki kapsamında gönderildiği, davacının defterlerinde verilen sipariş avansları hesabına aktarıldığı, davalı şirket adına ve hesabına gönderildiği, gerek davacının, gerekse davalının, ortaklara borçlar hesabında bu paranın davacı şirketin yetkilisince, davalı şirket yetkilisi şahsına gönderildiğine dair bir kayıt ve ize rastlanmadığı, bu nedenle verilen mal siparişi kapsamında avans olduğu hususunun ispat edilmiş ve davalının takipte asıl alacak kalemine yaptığı itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır.
Ancak davacının, takipten önce davalıyı temerrüte düşüren bir ihtarının bulunmadığı nazara alınarak işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı görülmekle, yalnızca asıl alacak kalemini yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının asıl alacak kalemine yaptığı itirazının haksız olduğu anlaşılmakla, aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, ... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/21892 esas sayılı dosyasında davalının 2.612.000,00 TL asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak tahsiline, Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen (522.400,00TL) icra inkar tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Kabul edilen 2.612.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 178.425,72 TL karar ve ilam harcından 38.608,95 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 139.816,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 38.608,95 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 39.097,35 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 280,00 TL yazışma gideri, 17.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.280,00 TL yargılama giderinin, kabul/ ret oranına göre hesaplanan 14.119,07TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 3.160,93 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul /ret oranına göre hesaplanan 658,53 TL'sinin davacıdan, 2.941,47 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 2.612.000,00 TL üzerinden takdir edilen 347.320,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 584.765,19 TL üzerinden takdir edilen 91.714,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.30/05/2025
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."