T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/708 Esas - 2025/333
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/708
KARAR NO : 2025/333
DAVA : Şirket Ortaklık Payı ve Kar Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı
DAVA TARİHİ : 29/01/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirket Ortaklık Payı ve Kar Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacının dava dışı ... Sistemleri A.Ş. nezdinde "makine mühendisi teknik müdür" sıfatıyla 01/09/2019 tarihinde çalışmaya başladığını, bu çalışmasını 30/09/2023 tarihine kadar sürdüğünü, ... Sistemleri A.Ş. yetkilisi ...tarafından davacıya ortaklık teklif edildiğini, davacının 2022 yılı ocak ayından itibaren geçerli olmak üzere bahse konu şirketin hisseli %2 kâr ortağı olduğunu, ortaklık katılımı için gerekli ödemeleri de yerine getirdiğini, şirket yetkilisi tarafından 6 ayda bir kârdan hissesine istinaden pay verileceği dile getirilmiş olmasına karşın davacının iş akdinin ve ortaklık akdinin feshine kadar geçen sürede müvekkile hiçbir ödeme yapılmadığını, şirket yetkilisi bu sözünü de yerine getirmediğini, yıl sonuna gelinmiş olmasına karşın hak ve alacakları davacıya teslim edilmediğini, davacının kar payı ortaklığını ve iş akdini sonlandırdığını, devir sözleşmesinde yer alan ibranın geçerli olmadığını belirterek öncelikle davanın ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/78 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile, toplamda 2.000,00 TL’nin taraflar arasındaki ortaklık akdinin fesih tarihinden itibaren mahkeme aksi kanaatte ise davalının termerrüde düştüğü tarihten itibaren geçerli temerrüt faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı defi ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının müvekkili şirkete karşı sermaye taahhüdünü bile yerine getirmediğini, davacının şirkete karşı sermaye artışından kaynaklı borcu dahi söz konusu olduğunu, davacının şirket ortaklığına rağmen kendisine kar payı ödenmediğini ileri sürmekte olup şirketten kendisine yapılan yüksek meblağlı ödemeleri görmezden geldiklerini, davacının şirkete karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesi ortaklık vecibelerini sorumluluklarını ihlal etmesi kapsamında da davacının iddiaları ve taleplerinin tamamen haksız olduğunu, hiçbir iddiayı veya talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın imzasını taşıyan Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesinin davacı tarafça sanki işçiden alınmış bir ibraname gibi ifade edilmeye çalışılması ve işçi ibranamesinin yasal düzenlemelerine tabi olduğunun ileri sürülmesinin tamamen kötü niyetli olduğunu, söz konusu Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesinin bir ibraname olmadığını, adından da anlaşıldığı üzere bir sözleşme olduğunu, bu sözleşmenin tarafı da hukuki anlamda zayıf konumda olduğu kabul edilen işçi değil aksine basiretli olduğu kabul edilen bir ticaret şirketinin ortağı olduğunu, davacı imzası ile bağlı olduğunu, davacının söz konusu imzalı belgede şirketteki hisselerini devrettiğini, devir bedelini tamamen tahsil ettiğini beyan ettiği imza altına aldığını, davacının hem iş sözleşmesi kapsamında bağımlı çalışan olarak işçilik alacakları hem şirket ortağı olarak kar payı hem devir eden olarak devir bedeli gibi her türlü alacağı talep ettiğini belirterek müvekkilinin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve mesnetsiz davanın tümüyle reddine, davacının tüm taleplerinin reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce 21/03/2025 tarihinde Muhasebe Uzmanı Bilirkişi Levent Kurtay ve Nitelikli Hesaplamalar ve Aktüerya Bilirkişisi Mustafa Bayram Mısır'dan bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Davacı tarafça ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2024/449 esas sayılı davanın 03/07/2024 tarih, 2024/449 Esas ve 2024/500 K. sayılı birleştirme kararı ile mahkememiz 2024/78 esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiği, iş bu mahkememiz dosyasından ise bu dosyanın tefrik edilerek mahkememiz 2024/708 esasını aldığı, yargılamaya bu esas üzerinden devam edildiği anlaşılmıştır.
Dava davacının davalıdan ortaklık payı (hisse devir bedeli) ve ortaklık kar payı alacaklarının tahsiline ilişkindir.
Müzekkere cevapları, mahkememizin 2024/78 esas sayılı dosya içeriği, bilirkişi raporu, hisse devir sözleşmesi, ödeme belgeleri, sicil kayıtları, davalının ticari defter ve kayıtları ile incelenmesi gerekli tüm belgeler celp edilmiştir.
Davacının hisse devir bedeli talebi yönünden Mahkememizce öncelikle çözülmesi gerekli husus davalının husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Bir hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine ait bulunmakta ve buna aktif husumet denilmektedir. Sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi de o hakka uymakla yükümlü olan kimse olup, bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır.
Sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf sıfatı, usul hukukuna değil maddî hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (defi değil) bir itiraz olduğundan mahkemece resen dikkate alınmalıdır.
Davacının talebi ve dosya kapsamı dikkate alındığında davacı ... tarafından ortaklık giriş bedeli olarak, 15.04.2022 tarihinde “Sermaye Taahhüdü 4 de 1 bedeli” açıklaması ile ... ... ... Hisse Devir Sözleşmesi başlıklı belgeye göre davacının şirkette bulunan 675 adet hissesini 67.500,000-TL karşılığında dava dışı ...'ya devredeceği konusunda davacı ve ...'nın anlaştığı, bu hisse devir işleminin 13.09.2023 tarih ve 2023/2 nolu yönetim kurulu kararı ile kabul edilerek devre ortaklık pay defterine işlenerek geçerlilik kazandırıldığı, davacının ortaklık payından kaynaklı alacak talebini bir sermaye şirketi ve ortağı olduğu davalı şirket yerine hissesini devrettiği şirket ortağı ve yetkilisi dava dışı ...'ya yöneltmesi gerektiği anlaşılmakla davacının bu talebi yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere kâr payı dağıtımında karar verme yetkisi şirket genel kuruluna aittir. Kâr payı dağıtma yetkisi genel kurulun devredilemez yetkilerinden birisidir. Bununla birlikte şirket esas sözleşmesine de kar payı dağıtımı hakkında hüküm konulabilir. Kâr payı dağıtım kararı, genel kurul tarafından kanunlar ve esas sözleşme hükümleri dikkate alınarak verilmelidir. Ortaklar, kanun ve esas sözleşme hükümlerine bağlı olarak anonim şirketin net dönem kârına katılma hakkına sahiptir (TTK madde 507/I). Esas sözleşmede özel hükümler bulunmaması durumunda; her bir ortak, sermaye payı için şirkete yaptığı ödeme oranında, şirket kârına katılmaktadır (TTK madde 508/I). Ortağın şirket kârına katılımı genel kurul tarafından verilen karara bağlı olarak kâr payı aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında davacının kar payı talebi hakkında davacının davalı şirket ortağı olup olmadığı, davacıya kar payı ödenip ödenmediği, şirket ortaklarına şirket ana sözleşmesi veya varsa şirket genel kurul/yönetim kurulu kararı gereği kar payı ödenip ödenmeyeceği konusunda bilirkişilere davalı şirketin pay defteri, karar defteri ve diğer ticari defterler üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi verilerek bilirkişi raporu aldırılması istenilmiş olup, mahkememizce 21/03/2025 tarihinde muhasebe uzmanı bilirkişi Levent Kurtay ve nitelikli hesaplamalar ve aktüerya bilirkişisi Mustafa Bayram Mısır'dan aldırılan bilirkişi raporuna göre; davacının davalı şirketteki hisselerini, hisse devir sözleşmesi ile hisselerini dava dışı ...’ya “bilumum hak ve vecibeleri ile birlikte, tüm hukuki ve mali yükümlülükleri ile devir ve temlik” ettiği, imzasını inkâr etmediği, davalı şirketin genel kurullarında kâr dağıtımı kararı almadığı, bununla birlikte hisse devri sözleşmesi hisselerin hak ve borçları ile birlikte devri kaydını içerdiğinden kâr payını da içerdiği, davacının hisse bedelinin ödenmediği iddiasının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, imzası inkâr edilmeyen hisse devir sözleşmesindeki ödeme kaydı karşısında dosya kapsamından bu sonuca varılamadığı gibi hisse devir sözleşmesinde hisse bedeli ödeme yükümlüsünün (ifa yükümlüsünün) davalı şirket değil hisseleri devralan dava dışı ...olacağı rapor edilmiştir. Bahse konu mahkememizce verilen talimata uygun olarak düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da etraflıca değinildiği üzere davalı şirketin esas sözleşmesinde, genel kurul toplantı ve karar müzakere defterinde yahut yönetim kurulu karar defterinde şirketin kar dağıtımı yapacağına dair bir karar almadığı, bu yönde bir karar alınmaksızın davalı şirketin ortaklarına kar dağıtmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davacının kar payının tahsili isteminin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının kar payı yönünden talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Davacının hisse devir bedeli yönünden talebinin pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
3-Alınması gereken 615,40TL maktu harçtan dava açılışında yatan 427,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.28/05/2025