T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/713 Esas - 2025/247
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/713 Esas
KARAR NO : 2025/247
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/10/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, teşekkülleri Merkez Teşkilatı Şoför Hizmet Alımı İşi müteahhitleri nezdinde alt işveren işçisi olarak çalışan ...’ın emeklilik nedeni ile hak ettiği kıdem tazminatının bünyesinde çalıştığı alt işveren firmalarca ödenmediğinden, asıl işveren olarak Teşekküllerince ödenmiş olduğunu, Teşekküllerince ödenen kıdem tazminatının bir kısmının alt işverenlerin Teşekküllerinde bulunan alacaklarından karşılanmış, karşılanamayan kısımlarının rücuen tahsili için huzurdaki davanın açılmış olduğunu, teşekküllerinin 233 sayılı KHK hükümlerine göre kurulmuş bir kamu iktisadi devlet teşekkülü olduğunu, Teşekküllerinin asli işlerini bizzat kendi personeli ile yürütmekte olduğunu, asli işlerinin dışında kalan yardımcı hizmet sınıfındaki bir kısım işlerini de 4734 Sayılı Kanunun 3 (g) maddesi kapsamında kendi ihale mevzuatı çerçevesinde yaptığı ihalelerle özel sektöre hizmet alımı yoluyla yaptırmakta olduğunu, Teşekkülleri bünyesindeki alt işverenler nezdinde çalışan ...’a bünyesinde çalıştığı alt işverenler tarafından kıdem tazminatı ödemesi yapılmamış olduğunu, bunun üzerine anılan işçiye asıl işveren sıfatıyla teşekküllerince kıdem tazminatı ödemesi yapılmak zorunda kalınmış olduğunu, teşekküllerince anılan işçinin kıdem tazminatının ödenmesi için, Teşekkülleri bünyesinde çalışan alt işverenler nezdinde geçen hizmet sürelerinin esas alınarak İş Kanunu hükümleri doğrultusunda hak etmiş olduğu kıdem tazminatının ödenmiş olduğunu, bu hesaplama için işçinin son alt işvereni olan PTT Anadolum Lojistik A.Ş. bünyesinde aldığı ücret, yol, yemek ve toplu iş sözleşmesi farklarının dikkate alınmış olduğunu, 4734 sayılı kanunun 62/1-e kapsamındaki hale dönemine denk gelen dönem için hesaplanan kıdem tazminatlarının işçinin banka hesabına ödenmiş olduğunu, ...’ın kıdem tazminatının toplam 391.226,41 TL olarak hesaplanmış olduğunu, hesaplanan bu tutarın 125.485,26 TL’sinin Nizip firmasından, 149.894,72 TL’sinin PTT Anadolum firmasının Teşekkülleri nezdinde bulunan alacaklarından kesilmiş olduğunu, yapılan kesintiden sonra 118.838,55 TL kalan toplam tutarın Teşekkül kaynaklarından ödenmiş olduğunu, teşekkülleri kaynaklarından ödenen bu tutarın sorumlu firmalardan talep edilmiş olduğunu, işçilere ödenen bu tutarların alt işverenlerle Teşekkülleri arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri gereği yüklenicilerce karşılanması gerektiğini beyanla işçiye ödenip tahsil edilemeyen 118.838,55 TL’nin, davalı ...Bilişim Temizlik Medikal Oto. Yemek. Ltd. Şti. Ve davalı ...'in sorumlulukları oranında temerrüt tarihinden itibaren işleyecek TCMB’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı oranda faizi ile birlikte müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ...Bilişim Temizlik Medikal Oto. Yemek. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davaya konu alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ve eklerinde, rücuya konu alacaklardan müvekkili şirketin sorumlu olduğuna dair bir hükmün bulunmamakta olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin davaya konu alacaktan sorumluluğunun bulunduğunun kabulünde dahi, müvekkili şirketin son işveren olmaması sebebiyle, yalnızca kendi dönemi ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumlu olacağını, huzurdaki davada her iki tarafın da tacir olduğunun sabit olduğunu, davacı şirketin her ne kadar dava dışı işçi için müvekkili adına ödeme yaptığını belirterek müvekkili şirketi ödemeden sorumlu tutmaktaysa da, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde yapılan ödemeye ilişkin müvekkili şirkete bir fatura gönderilmediğinin, tacir olan tarafların defterlerin de bu ödemeye ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığının tespit edilmiş olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin davadan önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin olanaklı bulunmadığını beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, hizmet alımı sözleşmesi, bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalılardan ...'e tebligat yapılamadığından yargılamanın 05/02/2025 günlü oturumunda bu davalı yönünden davanın ayrılmasına karar verilerek bu dava mahkememizin 2025/102 esasına kaydedilmiş, yargılamaya davalı ...Bilişim Temizlik Medikal Oto. Yemek. Ltd. Şti. yönünden devam edilmiştir.
Davacı ile ihale yolu ile işi üstlenen davalı firmalar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde tanımlanan asıl - alt işveren (yüklenici) ilişkisi bulunduğu, ihale sonucunda taraflar arasında hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı görülmektedir.
Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 25/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
1-Türk Borçlar Kanunu ve içtihat hükümleri gereğince, dava dışı işçinin asıl işveren işyerinde çalışması ile davacı konumundaki asıl işverence ödenen toplam kıdem tazminatı işçilik alacağı bakımından, hizmet temin eden davalı yüklenicilerin kendi hizmet dönemleri ile sınırlı olarak sorumluluklarının varlığı ile rücuen tahsilinin talep edilebileceği,
2-Bu doğrultuda yapılan tespit ve hesaplamalar uyarınca;
-Davalı yüklenici ...Bilişim Ltd. Şti. firmasından rücuen talep edilebilecek alacak tutarının 41.828,42 TL,
-Tefrik edilen davalı yüklenici ... firmasından rücuen talep edilebilecek alacak tutarının 77.010,13 TL olacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı Teşekkül ile davalı yükleni arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, iç ilişkide ise, sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda tarafların kendi aralarında sözleşme yapabileceği, nitekim Borçlar Kanunu'nda müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin hüküm altına alındığı, müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarı iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği, öte yandan 6552 sayılı Kanunla getirilen hüküm üzerine, kıdem tazminatlarını ödeyen asıl işveren idarelerin ödedikleri işçilik alacaklarının alt yüklenici firmalardan rücuen tahsili istemli olarak açtıkları davalarda, alt yüklenici firmalar tarafından, 25.10.2015 tarihli 29156 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan değişiklik ile Kamu İhale Genel Tebliğinin 78.30 maddesinde kıdem tazminatlarının, 11.09.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “Sözleşme giderleri ve genel giderler” kapsamından çıkarıldığı, bu nedenle artık bu tarihten sonraki ihaleler kapsamında işçi çalıştırılması halinde ödenen kıdem tazminatı bakımından firmalara rücu edilemeyeceği öne sürülmüş ise de, konuya ilişkin Yüksek Yargı kararları ile; ; İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun hükümlerinin, yerleşmiş içtihat hükümleri ve yasanın madde gerekçeleri kapsamında, söz konusu düzenlemenin (4857 sayılı Kanun’un 112. maddesine eklenen fıkra hükümleri) işçilerin mağduriyetinin önlenmesi ve yasal haklarına bir an evvel kavuşmaları için bu şekilde asıl işveren-kamu kurumuna yükümlülükler getirildiğinden rücu hakkının kullanılmasına engel olmayacağının kabul edildiği, yine Anayasa Mahkemesinin, yerel mahkemelerden 7166 Sayılı Yasa’nın Anayasa’ya aykırı olduğu iddiası ile somut norm denetimi yoluyla önüne gelen başvuruları incelediği ve 15.10.2019 tarih ve 30919 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 19.09.2019 tarih ve 2019/42 E., 2019/73 K. sayılı kararı ile; 7166 Sayılı Yasa’nın 11.maddesi ile 22.05.2003 tarihli 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 112.maddesine eklenen 6.fıkrası ile 12.maddesiyle 4857 Sayılı Kanun’a eklenen geçici 9.maddenin birinci cümlesinin, yüklenici firma nezdinde çalışan işçilerin kıdem tazminatlarını ödeyen kamu idarelerinin 11.09.2014 tarihinden sonraki dönem bakımından alt işverene rücu etmesini zorlaştıran hükümlerinin, eşitlik ilkesine aykırı olmaları nedeniyle iptallerine karar verildiği, bu nedenle dava konusu ihtilaf bakımından uygulanma imkanının bulunmadığı;
Davalı yüklenici ...Bilişim Ltd. Şti. Firması ile akdedilmiş 2017/580955 İ.K.N.lı ve davalı yüklenici ... Firması ile akdedilmiş 2018/633816 İ.K.N.lı Hizmet alım sözleşmesi eki Teknik Şartnamelerin “Yüklenicinin Sorumlulukları” başlıklı 5.24.maddesinde; “(a) Yüklenici, çalışanların hak etmiş olduğu alacaklarının iş bu sözleşme kapsamında çalıştıkları döneme ilişkin kısmını ödemekle yükümlüdür. Yüklenici iş sonunda çalışanların iş bu sözleşme dönemine ilişkin alacaklarının ödendiğine dair bordro ve banka dekontlarını Teşekküle sunmak zorundadır., (c)İdarenin yaptığı ödemeleri, yüklenici ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte İdare’ye derhal ödemekle yükümlüdür. Aksi halde İdare bildirimde bulunmaksızın bu alacaklarını yüklenicinin hak ediş veya teminatlarından kesmeye yetkilidir. İdare, hakediş veya teminat yoksa ya da yetersiz ise, kalanını bildirimsiz olarak dava veya icra yoluyla tahsile yetkilidir….” düzenlemesine yer verilmiş olduğu, davalı yüklenici ile akdedilmiş hizmet alım sözleşmelerinde, sözleşme kapsamında çalışacak işçilerin iş akitlerinin feshi halinde doğacak işçilik alacaklarından davalı yüklenicilerin sorumlu olacağının ön görülmüş olması ile yine akdedilmiş sözleşmelerde, davacı asıl işveren Teşekkülün işçilerin iş akitlerinin feshi halinde doğacak işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair bir sözleşme hükmünün de bulunmaması itibariyle, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından, davacı Teşekkül ile davalı yüklenicilerin “genel hükümler” uyarınca yarı/yarıya sorumluluğunun bulunmadığı, davacı Teşekkül tarafından ödenen işçilik alacaklarından, davalı yüklenicilerin hizmet dönemlerine tekabül eden tutarların tamamının rücuen tahsilinin talep edilebileceği;
Bu değerlendirmeler doğrultusunda dava dışı işçi ...’ın emeklilik nedeni ile iş akdinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi üzerine, davalı Teşekkül tarafından, işçinin kıdem tazminatı hesabında esas alınmış hizmet süresinin, işçiye ait kıdem tazminatı hesaplama tablosu uyarınca 01.03.2015-31.072024 tarihleri arası olduğu, işçinin davalı ...Bilişim Ltd. Şti.nde 01.03.2018-28.02.2019 tarihleri arasında 365 gün çalıştığı, davacı Teşekkül tarafından dava dışı işçiye 20.08.2024 tarihinde yapılmış olan brüt 394.218,53 TL kıdem tazminatı ödemesi nedeniyle davalı yüklenici ...Bilişim Ltd. Şti. firmasının sorumlu olacağı tutarın 394.218,53 TL /3440 gün x 365 gün=41.828,42 TL olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, 41.828,42 TL rücuen tazminatın 21/10/2024 dava tarihinden işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...Bilişim Temizlik Medikal Oto. Yemek. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 41.828,42 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 2.857,30 TL karar ve ilam harcından 2.209,47 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 647,83 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 2.209,47 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.697,87 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 1.220,00 TL yazışma gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.220,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 41.828,42 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır