T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/726 Esas - 2025/403
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/726 Esas
KARAR NO : 2025/403
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/10/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, Davacı vekili dava dilekçesinde,13.02.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkil Ahmet BEYAZ'ın uğradığı maddi zararın tazmini amacıyla; HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirtilen talep artırım hakkı saklı olmak üzere şimdilik, Sürekli işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 350.000,-TL, Geçici işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 10,-TL, Geçici bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,-TL olmak üzere toplam şimdilik 350.110,-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesini, HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası olduğunu, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini saygı ile talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, Davalı sigorta şirketi, davacının dava dilekçesi ekinde delil sunmadığını, bu nedenle davaya ancak mevcut bilgiler çerçevesinde cevap verebildiğini, eksikliklerin giderilmesi halinde daha ayrıntılı cevap verme hakkını saklı tuttuğunu, bu sebeple davacı tarafa delillerin sunulması gerektiğini, Yetki yönünden itirazda bulunarak, Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, Maluliyet raporunun müvekkile sunulmadığını, bu durumda yapılan başvurunun geçerli sayılamayacağını, zira maluliyet oranı belirlenmeden yapılan başvurunun, KTK’deki başvuru şartını dolanmak anlamına geldiğini savundu. Dava açılırken usulüne uygun ve geçerli maluliyet raporunun bulunmamasının dava şartı noksanlığı teşkil ettiğini, bunun sonradan tamamlanamayacağını ve davanın usulden reddi gerektiğini, Kazaya karışan 27 P 2295 plakalı aracın ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, poliçe teminatlarının yalnızca sigortalının kusuru oranında geçerli olabileceğini, teminat limitinin belirtilmesinin davayı kabul anlamına gelmediğini, Trafik kazalarında kusurun en önemli sorumluluk ölçüsü olduğunu, sigortalının kusurunun bulunmadığı hallerde şirketin sorumlu tutulamayacağını, tam kusurlu bir eylem varsa zarar görenin sigorta şirketinden tazminat talep edemeyeceğini, bu hususun hem KTK hem de ZMMS Genel Şartlarında düzenlendiğini, Tazminat hesaplamasının asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davacının daha yüksek gelir iddiası varsa bunu vergi levhası, maaş bordrosu gibi resmi belgelerle ispatlaması gerektiğini, aksi halde asgari ücretin esas alınması gerektiğini, 7327 sayılı Kanun’un 24. maddesi ve KTK m.93 gereği, aktüeryal yöntemle, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.65 teknik faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, sağlık hizmetleri teminatına dair hususların Hazine Müsteşarlığı düzenlemelerine tabi olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin ZMMS kapsamında olmadığını, bu nedenlerle şirketin bu zararlardan sorumlu olamayacağını, Davacının sosyal güvenlik durumu ve SGK’dan herhangi bir ödeme alıp almadığının re’sen araştırılmasını talep ettiğini, zira bu ödemelerin varlığı halinde müvekkil şirkete SGK tarafından rücu edilebileceğini, bu durumun dikkate alınması gerektiğini, Davacının gelir durumunu resmi belgelerle ispatlaması gerektiğini, aksi halde yine asgari ücretin esas alınması gerektiğini, Faiz talebine ilişkin olarak, kazanın ticari nitelikte bir iş olmadığını, bu sebeple ticari işler için geçerli olan avans faizinin istenemeyeceğini, Yargıtay kararları doğrultusunda ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, Dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddini, Yetkili mahkemede açılmadığı için usulden reddini, Aksi kanaat halinde dayanaktan yoksun tazminat talebinin reddini, Maluliyet raporu tanzim edilmesini, Sigortalının kusursuz olduğu gerekçesiyle reddini, aksi halde kusur raporu düzenlenmesini, Tazminat için aktüerya raporu düzenlenmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, talep etmiştir.
DELİLLER : Davadan feragat dilekçesi, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin 03/06/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği görülmüştür.
Davalı vekilinin 11/06/2025 tarihli feragate karşı beyanda bulunduğu, beyanında yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını bildirdiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş,
Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
(IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.
310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı vekili 24/10/2024 tarihli dava dilekçesi ile davayı açmış olsa da, sunulan vekaletnameye göre feragate yetkili kılınan davacı vekilinin 03/06/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini, feragat sebebiyle doğan harçların davacı tarafa yükletilmesini talep ettiğini beyan etmiş, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-Feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan, 615,40 TL maktu harcın 2/3 ü oranında hesaplanan 410,27 TL harcın, 1.195,81 TL peşin harçtan düşümü ile artan 785,54 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Tarafların leh ya da aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
5-Karar kesinleştiğinde alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 20/06/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır