T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/747 Esas - 2025/291
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/747
KARAR NO : 2025/291
DAVA : Adi Ortaklığın Feshi /Tasfiyesi
DAVA TARİHİ : 31/08/2021
KARAR TARİHİ : 09/05/2025
G. KARAR YAZIM TARİH : 14/05/2025
Mahkememizde açılan Adi Ortaklığın Feshi/Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan ... .... .... .... .... .... .... Bilgi Teknolojileri AŞ.'nin yetkilisi olduklarını. Taraflar arasında onkoloji ilaç hazırlama robotik sistemi projesinin ortak yapımı için 15/10/2018 tarihli "Ortaklık Ön Sözleşmesi" imzalandığını. Sözleşmenin "İyiniyet beyanı" başlıklı 2. maddesinde; tarafların onkoloji ilaç hazırlama robotik sistemi projesini ortak yapma amacında oldukları ve adi ortaklığı bu amaçla kurduklarının açıklandığını ve taraflar arasındaki adi ortaklığın sermayesinin 790.000,00 TL olarak belirlendiğini. Sermaye bedelinin yarısı olan 395.000 , 00 TL'nin davacı ... .... .... tarafından yetkilisi bulundukları BİİNS ve TRC şirketleri altında yürütülmüş proje ve ürünlerin karşılıkları şeklinde ayni sermaye olarak konulacağının kararlaştırıldığını. Sermayenin diğer yarısı olan 395.000,00TL'nin ise, davalı ... şirketi tarafından protez, bahçe, kinetik heykel, temiz oda, demirbaşlar, halihazırdaki projeler, stoktaki malzemeler ve bunun gibi, davacılardan sağlayacağı her şey karşılığı olarak yatırım sermayesi olarak ortaya konulacağının belirlendiğini. Sözleşme gereğince davalı ... şirketinin imtiyazlı ortak olduğunu ve ortaklık konusu cihazın üretimi için gerekli masrafların davalı ... tarafından karşılanmak suretiyle ortaklık konusu onkoloji ilaç hazırlama robotik sistemi cihazının davacılar tarafından tam ve eksiksiz şekilde tamamlandığını. Söz konusu onkoloji ilaç hazırlama robotik sisteminin halihazırda davalıların yedinde bulunduğunu. Sözleşmede borçların ortak yükümlülük olarak belirlenmiş olmasına rağmen davalı ... şirketinin bu borcunu yerine getirmediğini, ayrıca davalı ... şirketinin TUBİTAK'a başvuru yapmış olup, cihaz üzerinden gelir elde etmekte olduğunu, tarafların ortaklıktaki pay oranlarının ... % 50, Can %25, Turaç % 25 şeklinde olduğunu, davalıların taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı şekilde üretimi davacılar tarafından gerçekleştirilen onkoloji ilaç hazırlama robotik sistemi için bu robotun markası olan "onkolab markası" na ortaklık adına değil, sadece ... şirketi için marka başvurusunda bulunduklarını, bu durumda davalının sözleşmenin 9. maddesinde kararlaştırılan doğruluk ve dürüstlük kuralına aykırı davrandığı gibi davacıların güvenini de zedelediğini, davacıların ticari defter ve kayıtlarına el koyarak ihtarlara rağmen davacılara iade etmediklerini, ortaklık sürecinde davacılara kar payı ve sözleşmede kararlaştırılan ücretin ödenmediğini, davalıların adi ortaklık konusunun üretimi için davacılara vermiş oldukları gider avansları için sözleşmeye aykırı şekilde zor ve baskı yoluyla davacılardan toplam 1.165.000,00 TL meblağında iki adet senet aldıklarını, bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda ortaklığın davacılar için çekilmez hale gelmiş olması nedeniyle Kadıköy 29. Noterliğinden çekilen 28/02/2020 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki adi ortaklığın feshedildiğini belirterek, halihazırda feshedilmiş olan adi ortaklığın tasfiye edilmesine, mahkemece tasfiye memuru atanarak ortaklığın malvarlığının tasfiye memuru vasıtasıyla paylaştırılmasına, bu kapsamda fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: öncelikle arabuluculuk dava şartını yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine aksi halde ise yandan davacıların dayandığı 15/10/2018 tarihli sözleşmenin taraflar arasında kurulacak olan ortaklığa ilişkin ön sözleşme niteliğinde olup, taraflar arasında herhangi bir ortaklık bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, esas yönünden ise, 28/02/2020 tarihli ihtar ile davacı tarafın ortaklık ön sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini, davalı şirket ile herhangi bir ortaklık kurulmayacağının ve davalı şirket tarafından yapılmış olan ödemelerin ödemeyeceğinin bildirildiğini, davacı tarafın, ihtarname ile ön sözleşmeyi feshi sonrasında TÜBİTAK'a yapılan başvurunun tamamlayıcı imzalarının atılmamış olması nedeniyle TÜBİTAK tarafından sağlanacak olan proje destek programının iptal edilmiş olduğunu, bu aşamaya gelinceye kadar davalı ... şirketinin projenin ilerleyebilmesi adına masraflar yaptığını ve bunun yanında ortaklık ön sözleşmesine göre belirlenen 395.000,00 TL tutarın da davacılar hesabına yatırıldığını, davacıların ise, her türlü tutar ve masraflar dışında, davalı ...'dan aldıkları borçları ödemediklerini, yani davacıların hem TÜBİTAK'ın imza çağrısına uymamak suretiyle projenin ilerlemesini engelleyip iptaline neden olduklarını, hem de davalıya olan borçlarını ödemeyip ihtarname göndermek suretiyle ön sözleşmeyi sonlandırdıklarını, yine davacıların ön sözleşme ve borçtan kurtulmak maksadıyla açtıkları davaları kaybetmeleri üzerine kötü niyetli olarak işbu davayı açtıklarını, dava dilekçesinde iddia olunduğu üzere ortaklık ön sözleşme konusu cihazın davacılar tarafından üretilmediği gibi dava konusu edilen senetlerin de taraflar arasındaki ön sözleşme ile ilgisinin bulunmadığını beyan ederek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, TBK' nın 626 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanarak yapılan yargılama neticesinde verilen 29/06/2022 tarih ve 2021/504 Esas, 2022/563 Karar sayılı ilamıyla ;" sözleşme içeriğinde ortaklar , ortakların payları ,sorumlulukları , yönetici ortak vs belirtilmekle başlıkta ön sözleşme denmiş isede adi ortaklığı kuracak içerikte olduğu görülmüştür.Ancak sözleşmenin 1. Maddesinde belirtilen tarafların, ... .... .... tarafından imzalandığı, oysa ... tarafından imzalanması gerektiği, ...' ın ...' NIn temsilcisi olduğu halde imzanın şirket adı ve kaşesi kullanılmadan şahsı adına atıldığı, yine sözleşmenin 11. Maddesinde; bu anlaşmanın tüm iş ortaklığı ortakları tarafından imzalandıktan sonra yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, ancak sözleşmenin tüm ortaklarca imzalanmadığı ve bu nedenle yürürlüğe girmediği anlaşılmakla, tüm ortaklar tarafından imzalanarak yürürlüğe girmeyen Adi Ortaklık Sözleşmesinin tasfiyesinin de istenemeyeceği dikkate alınarak açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir." karar verilmiştir.
İş bu kararımızın taraf vekilleri tarafından istinafı üzerine... BAM 24. HD nin 18/09/2024 tarih ve 2022/1790 E , 2024/1210 K sayılı ilamıyla;"mahkemece; adi ortaklığın tasfiyesine yönelik uyuşmazlığın yukarıda açıklanan ve maddeler halinde belirtilen sıra ve yöntem izlenerek çözümlenmesi gerekirken bu konuda inceleme ve değerlendirme yapılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, “davacının davasına dayanak yaptığı Ortaklık Ön Sözleşmesi başlıklı sözleşme içeriğinde ortaklar, ortakların payları, sorumlulukları, yönetici ortak vs belirtilmekle başlıkta ön sözleşme denilmiş ise de adi ortaklığı kuracak içerikte olduğu ” ... adi ortaklığın tasfiyesine yönelik davacılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak yargılamanın yeniden yapılması için dosya Mahkememize geri çevrilmiştir.
Dosyanın geri çevrilme kararı sonrasında yukarıdaki esasa kaydı ile yapılan yargılama sırasında, davacılar Süleyman Can Sivrioğlu ve Biins Teknoloji ...Ltd. Şti. vekilinin UYAP sistemi üzerinde sunduğu 18/04/2025 tarihli dilekçesiyle; tarafların anlaşmaya varmaları nedeniyle davadan feragat ettiklerini, karşı taraftan yargı gideri ve vekalet ücret taleplerinin bulunmadığını, Yine davacılar ... .... .... Mühendislik ...A.Ş. vekilinin UYAP sistemi üzerinde sunduğu 28/04/2025 tarihli dilekçesiyle; tarafların anlaşmaya varmaları nedeniyle davadan feragat ettiklerini, karşı taraftan yargı gideri ve vekalet ücret taleplerinin bulunmadığını bildirilmiştir. Davalılar vekili ise 12/04/2025 tarihli UYAP sistemi üzerinde sunduğu dilekçesiyle; davacıların davasından feragati nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücret taleplerinin olmadığı, bildirmiştir.
Bilahare 09.05.2025 tarihli duruşmaya katılan adı geçen davacılar vekilleri feragat beyanlarının, davalılar vekili ise, yargı gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığı yönündeki taleplerini tekrar etmiştir.
Davacılar ... .... .... ...Ltd. Şti. vekili Av. ... .... .... ) Noterliği'nin 07/06/2018 tarih ve 13525 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan feragate yetkisinin bulunduğu, görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddeleri davadan feragati düzenlemiştir. Buna göre, feragat davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, dilekçe ile ya da yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilir. Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat yada kabul kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilen feragat HMK 311. Maddesi gereğince kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Feragat beyanında bulunan taraf dava da aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerine mahkum edilir.
Dosyamızda, davacılar vekillerinin davadan feragat ettiği, karşı tarafta vekilinin ise yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediği görülmekle, davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Taraflar leh ya da aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-Feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan, 615,40 TL maktu harcın 2/3 ü oranında hesaplanan 410,27 TL harçtan, 59,30 TL peşin harç, 59,30 TL tamamlama harcı toplamı olan 118,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 291,67 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacıların karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, bir kısım taraf ve taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2025
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."