T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/78 Esas - 2024/595
T. C.
A N K A R A
ASLİYE 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/78 Esas
KARAR NO : 2024/595
DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 29/01/2024
KARAR TARİHİ : 18/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı M.... ..... ..... , 2022 yılı ocak ayından itibaren hisseli %2 kâr ortağı olduğunu, müvekkile davalı şirket yetkilisi tarafından 6 ayda bir kârdan hissesine istinaden pay verileceği dile getirilmiş olmasına karşın müvekkilin iş akdinin ve ortaklık akdinin feshine kadar geçen sürede müvekkile hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilin nakit ihtiyacı olduğunu dile getirdiği zamanlarda işveren tarafından ortaklık payına mahsuben olmak üzere bir kısım ödemeler gönderilmiş olup bundan hariç hiç bir ödeme yapılmadığını, davalı iş yeri sahibi ..., bunun üzerine müvekkile açıkça mobbing uyguladığını, müvekkili baskıladığını, müvekkile karşı sinkaflı söylemlerde bulunduğunu, müvekkilin ne işçilik alacaklarına ne de ortaklıktan doğan kar payı alacaklarına ilişkin hak ettiği bedelleri ve ücretleri müvekkile ödemediğini, müvekkilin ortaklık payından doğan alacaklarının avans olarak talep etmedikçe müvekkile ödemede bulunmayı reddettiğini, bu hususlar doğrultusunda müvekkilin davalı nezdinde bilhassa 16.02.2023 tarihinde maruz kaldığı hakaret ve küçük düşürücü söylemlerden sonra resmi olarak haklı nedenlerle iş akdini feshettiğini bildirir yazıyı kaleme almış olup 17.02.2023 tarihinde de konuyu muhasebe departmanına mail kanalıyla ilettiğini, ancak davalı şirket yetkilisi tarafından müvekkilin ortaklığa devamının sağlanması için müvekkil ile görüşülmüş olup yeniden tüm hak ve alacaklarının tam ve zamanında verileceği noktasında sözler verilerek müvekkilin şirket bünyesinde tutulduğunu, davalı şirket yetkilisi sözlerini yerine getirmemiş ve yıl sonuna gelinmiş olmasına karşın hak ve alacaklarının müvekkile teslim edilmediği, müvekkilin kar payı ortaklığını ve iş akdini sonlandırdığını, şirket sahibi ...'nın kendisine ödemelerini hemen gerçekleştireceğine inandırması üzerine Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi ile 675 adet hisse payını 67.5000,00TL karşılığı davalıya devretmek üzere hisse devri sözleşmesi akdederek anlaştığını ancak devir sözleşmesi uyarınca müvekkile hisse devri karşılığı bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ödemenin hemen yapılacağına inandırıldığı için devir bedelini nakden aldığına dair ifadelere yer verilen hisse devir sözleşmesini imzalamışsa da müvekkilden hileli yollarla alınan işbu ibraname niteliğindeki hisse devri sözleşmesinin hukuken bir geçerliliği olmadığını, %2 kâr ortaklık payı ne de hisse devri sözleşmesi uyarınca devre konu hisseler karşılığı hiçbir menfaat sağlamayan davacı müvekkilin alacak ve haklarının hesaplanarak müvekkile tesliminin gerektiğini, sözleşme hükümlerinin anında ifa edileceği maksadı ile yapıldığını ancak davalı alıcı hiçbir ödeme yükümünü yerine getirmediğini, davalı şirket müvekkilin hissesi karşılığı kar payını müvekkile ödemediğini, bilgi alma ve inceleme hakkını ihlal ettiğini, pay sahipleri arasında müvekkil aleyhine eşitlik ilkesine aykırı uygulamalar yapıldığını, manevi baskı, tehdit ve hakarete uğraması sebebiyle müvekkilin şirket sahibine karşı güveni sarsıldığını, şirket sahibi davalı, müvekkilin bilgisizliği ve tecrübesizliğinden faydalanarak ve müvekkili mobbinge uğratarak “Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi” başlıklı belge imzalatılmak suretiyle davacı müvekkilin alacaklarının önüne geçilmek istendiğini, bu süreçte davalı dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacak hareket ve söylemlerine devam ettiğini belirterek müvekkilin hak ettiği şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL kar payı alacağı ve 1.000,00-TL ortaklık payı alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket aleyhine ileri sürülen davacı iddialarının tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, .... .... ..... Sistemleri A.Ş.'nin ilk olarak ... Sistemleri İnş. İml. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Unvanı ile Limited Şirket olarak kurulduğunu, daha sonra unvan ve tür değişikliği ile ... Sistemleri A.Ş. aldığını, davacının müvekkil şirket eski unvanı ve türü ile faaliyet göstermekteyken yani ... Sistemleri İnş. İml. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'de, 01.09.2019 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını. davacının bu şirketteki işinin 31.07.2020 tarihinde sona erdiğini, daha sonra 06.08.2020 tarihinde müvekkil ... Sistemleri A.Ş.'de işe başladığını, istifa ederek işten ayrıldığı 30.09.2023 tarihine kadar da müvekkil .... .... .... Sistemleri A.Ş.'de işçi olarak çalışmaya devam ettiğini, müvekkil şirket Limited Şirket iken de bir süre işçi olarak İş Kanunu'na tabi olarak, şirket Anonim Şirket olduktan sonra da bir süre işçi olarak İş Kanunu'na tabi olarak çalıştığını, davacının iddia ettiği şirkette böyle bir sıfatı, pozisyonu veya unvanının hiç bir zaman olmadığını, Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi ve ödeme dekontları incelendiğinde hisse devri yapılan şirketin ve davacıya yüksek meblağlarda ödemeler yapılan şirketin müvekkil şirket olmadığı, davacının ortağı olduğunu iddia ettiği -müvekkil şirket olmayan- şirkete karşı sermaye artışından kaynaklı borcunun olduğunu, kâr payı ödenip ödenmediği, bu hususta Genel Kurul Kararı alınıp alınmadığının belirsiz olduğunu, Ticaret Şirketi ortağı olduğunu iddia eden davacının bu iddiasının tanıkla ispat edilmeyeceğini belirterek ileri sürülen haksız iddiaların, haksız ve mesnetsiz davanın tümüyle reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
...13. Asliye Ticaret Mahkemesine, ...64. İş Mahkemesine, ...Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü (ivedik Şubesi)'ne, Akbank Türk Anonim Şirketi (...Şubesi)'ne, Türkiye .... ..... .... Bankası Anonim Şirketi (demetevler 530 Şubesi)'ne, ...Ticaret Odası Başkanlığı'na, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na, müzekkere yazıldığı görüldü.
...13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/449 esas sayılı dava dosyasının mahkememizin iş bu dava dosyası ile birleştirilmesi karar verilmesi üzerine birleştirilen dosyanın celp edildiği, mahkememizce 2024/78 esas sayılı davada yapılan 17/10/2024 tarihli duruşmada birleşen dosyanın tefrik edildiği, terfik edilen birleşen dosyanın 2024/708 esas sırasına kaydedilerek yargılamasına devam olunduğu anlaşılmıştır.
Dava davacının davalıdan ortaklık payı (hisse devir bedeli) ve ortaklık kar payı alacaklarının tahsiline ilişkindir.
Mahkememizce öncelikle çözülmesi gerekli husus davalının husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Bir hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine ait bulunmakta ve buna aktif husumet denilmektedir. Sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi de o hakka uymakla yükümlü olan kimse olup, bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır.
Sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf sıfatı, usul hukukuna değil maddî hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (defi değil) bir itiraz olduğundan mahkemece resen dikkate alınmalıdır.
Deliller değerlendirilmiştir.
Somut olayda, dosyada mevcut davacının delil olarak bildirdiği Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi başlıklı belgede devir edenin davacı, devir alanın ..., şirket ünvanının ... Sera Sistemleri A.Ş. olarak gözüktüğü, dava dilekçesi ekinde bulunan banka ödeme belgelerinde de bu şirket unvanının gözüktüğü, bununla birlikte eldeki dava dosyası ile birleştirilen ...13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/449 esas sayılı dava dosyasında sunulan 25/04/2022 tarihli ve 10566 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi nüshasında davacının dava dışı ... Sera Sistemleri A.Ş.'de hissedar olarak gözüktüğü, ...Ticaret Odasına yazılan yazı cevaplarına göre bu şirket ile eldeki davada davalı olarak gösterilen şirketin farklı tüzel kişiliklerinin bulunduğu, bu suretle davacının ortağı olduğu bildirilen dava dışı ... Sera Sistemleri A.Ş.'ye karşı ortaklık payı ve kar payından kaynaklı alacak istemi yöneltmesi gerekirken davanın davalı ... Sistemleri A.Ş.'ne karşı yöneltildiği, birleşen dava dilekçesinde bu şirketler arasında organik bağ bulunduğu ve alacak isteminden her iki şirketin birlikte sorumlu olduğu ileri sürülse de dava şirket ortaklığından kaynaklı alacak istemine dayandığından ve ortaklıktan kaynaklı hak ve yetkiler ancak ortak olunan şirkete karşı ileri sürüleceğinden mahkememizce davacının ortağı olduğu belirtilen ve bu sebeple husumeti ehliyeti bulunan dava dışı ... Sera Sistemleri A.Ş.'ne karşı açılan birleşen dava 17/10/2024 tarihli duruşmada tefrik edilerek ve mahkememizin 2024/708 esas sırasına kaydedilerek yargılamasına devam olunduğu, eldeki davada davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmış olup açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebi ile reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 2.000,00 TL üzerinden takdir edilen 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, asıl davada taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2024