T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas - Karar No: 2024/845 Esas - 2025/126
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/845 Esas
KARAR NO:2025/126
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM:...
KATİP:....
DAVACI :.....
VEKİLİ:Av. ......
DAVALI :....
VEKİLİ:Av. ....
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/12/2024
KARAR TARİHİ:06/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:13/03/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde,...... plakalı aracın sürücüsü dava dışı sürücü Alan ......'in alkolün etkisiyle aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek geliş yönüne göre yolun sonunda bulunan ve .... Çöp Konteynerine sonrasında davacıya ait yolun sağ tarafında nizami park pozisyonunda bulunan .... plakalı aracın sol ön kapı ve çamurluğuna, ardından çarpmanın etkisiyle ..... plakalı aracın sağ ön tekerlek ve tamponuna çarpması sonucu çok taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda davacının aracının hasar gördüğünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, meydana gelen trafik kazası neticesinde araç rayiç bedelinden bakiye kalan 715.000-TL pert bedelinin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile tarafımıza ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde, davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davalı şirket açısından sorumluluğun başvurucu sigortalının mal varlığındaki azalmayla eşit olduğunu, mal varlığında azalmanın ise tamir bedeli kadar olduğunu onarım ücretinden fazla bir ödeme yapılmasının sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, tamir edilen araç bakımından aracın ne şekilde tamir olduğunu somut olarak ispat edilebileceğini, davanın usulden reddini aksi takdirde davanın esastan reddini istemiştir.
DELİLLER: Arabuluculuk tutanağı , dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan davacının aracında meydana gelen maddi zararının tazmini istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114/1. maddesinin (c) bendinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler". Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir", 115/2. maddesinde de "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" düzenlemelerine yer verilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1. maddesinin (k) bendinde "Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,", (l) bendinde "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'nun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.", 83/2. maddesinde ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." düzenlemesi yer almaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafın 28/07/2024 tarihli meydana gelen kazada ..... plakalı aracında meydana gelen rayiç değerinin/pert bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Dosya kapsamına göre, davanın mutlak ticari dava olmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın gerçek kişi davacı üzerine kayıtlı ve hususi araç olduğu, davanın 6502 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin (l) bendinde örnek olarak sayılan sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı görülmektedir. Davacı tüketici olup, taraflar arasındaki ilişki tüketici işlemi olduğundan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3 ve 73. maddeleri gereğince bu işlemden kaynaklanan uyuşmazlıklara Tüketici Mahkemesi tarafından bakılması gerekir.
HMK'nun 1/1. maddesi gereğince görev kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. HMK’nun 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11/04/2019 tarih ve 2017/15-2141 esas, 2019/442 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilebileceğinden, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca bu dava şartı noksanlığının giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmaması nedeni ile davanın HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin görevsizliğine, HMK'nun 20/1. maddesi uyaınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli Ankara Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, talep etmemesi halinde aynı madde uyarınca mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/03/2025
Katip .... Hakim .....
¸ e-imzalıdır¸ e-imzalıdır