T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/875 Esas - 2025/618
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/875 Esas
KARAR NO : 2025/618
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... ...
VEKİLİ : Av. ... ....
DAVALI : ... ...
VEKİLİ : Av. ... [16672-76684-12822] UETS
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/12/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde,Müvekkilin boya, badana, duvar örme, kartonpiyer ve alçı-sıva işleriyle uğraşan bir usta olduğunu, davalı şirketin Ostim Şubesi’nde bekçi kulübesi ve ek işlerin yapılmasını istediğini, taraflar arasında 2023 yılı ocak ayında sözlü eser sözleşmesi yapıldığını, müvekkilin tahmini 4-5 ay sürecek işleri daha kısa sürede eksiksiz ve kusursuz tamamladığını, nisan 2023’te işleri teslim ettiğini, ancak davalı şirketin bedeli ödemediğini, yalnızca kısmi ödemeler yaparak “sana bu kadar yeter” gibi ifadelerle ödeme sorumluluğundan kaçındığını, müvekkilin defalarca talepte bulunmasına rağmen alacağını alamadığını, bu nedenle 13.06.2024 tarihinde ihtar gönderildiğini, davalı şirketin ihtara “borcunuz yok” cevabı verdiğini, akabinde arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, yapılan işlerin fotoğraf, çizim, ödeme dekontları ve diğer belgelerle ispatlandığını, toplam iş bedelinin 368.650 TL olduğunu, yalnızca 118.500 TL ödendiğini, müvekkile 250.150 TL daha ödenmesi gerektiğini, şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 5.000 TL’nin 29.06.2024 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, Davalı taraf, davacının belirtilen adreste usta olarak çalıştığını kabul ettiğini, ancak mahkemenin tensip tutanağında ilişkiyi eser sözleşmesi olarak nitelendirmesini ve davacının bu yöndeki iddiasını reddettiğini, ilişkinin hizmet sözleşmesi olduğunu, İlişkinin eser sözleşmesi olduğunu ve miktarının tanık anlatımlarıyla kanıtlanmasını kabul etmediğini, bunun HMK m.200 gereği senetle kanıtlanması gerektiğini, Davacının TBK m.481’e dayanarak keşif ve bilirkişi incelemesi talebine de itiraz ettiğini, böyle bir inceleme için önce ilişkinin eser sözleşmesi olduğunun senetle kanıtlanması gerektiğini, Savunmalarını saklı tutarak, davacının HMK m.29 kapsamında doğruyu söylemediğini, bazı işlerde parça başı götürü ücret üzerinden çalıştığını ve bedelin ödendiğini, toplam 118.000 TL ödeme yapıldığını ifade etti. Davacının eksik bıraktığı işlerin 3. kişilere yaptırıldığını, buna rağmen kendisinin yapmadığı işleri de üstlenmiş gibi gösterdiğini, örneğin asansör kuyusunun Liftsan Asansör tarafından yapıldığını, alçıpan, sıva, mantolama, fayans ve su tesisat işlerinin ... ve ekibine, saten ve zımpara işlerinin ise .... ve işçilerine yaptırıldığını ve bunların haricen ödendiğini, buna rağmen davacının bu işçilikleri de kendine mal ettiğini savundu. Ayrıca davacının 835 m² boya işçiliği talep etmesine karşın duvarların aslında duvar kâğıdıyla kaplı olduğunu, tüm duvarlara file çekilmiş gibi işçilik bedeli istediğini, Davalı, davacının elektrik işleri için tanıştırdığı ....’in de kendisinin yapmadığı işleri üstlenerek ayrıca dava açtığını, keşif sırasında davacı ile ortak olduklarını beyan ettiğini ancak bu beyanın tutanağa geçirilmediğini, bu durumun da davacının tüm işleri yaptığı yönündeki iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu gösterdiğini, işin bedeli üzerinden KDV talebini kabul etmediğini, KDV’nin yapılan işin içinde olduğunu, borcu kabul etmemekle birlikte faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini, sonuç olarak davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... ... esas sayılı dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Davacı tarafından davalı şirketin Ostim OSB mahallesi, ... ...nde duvar örme, alçı ve alçıpan yapımı, dış cephe mantolama, bekçi kulübesi yapımı, asansör kuyu kazımı, saten ve zımpara duvar ve tavan boya yapımı, fayans döşeme işlerini davalı şirket ile aralarında yapılan sözlü anlaşmaya ilişkin olup olmadığı, işlerin davacı tarafından sözleşme yükümlülüğüne uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığı, davacının davalıdan bakiye alacağı bulunup bulunmadığının tespitine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114/1. maddesinin (c) bendinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler". Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir", 115/2. maddesinde de "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" düzenlemelerine yer verilmiştir.
"Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler" başlıklı TTK'nun 5/1. maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." düzenlemesi yer almaktadır. Mutlak ticari davalar TTK'nun 4. maddesinde sayılmış, bunun yanında aynı maddenin "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
Somut olayda, dosya kapsamına göre; davalı şirket ile aralarında yapılan sözlü anlaşmaya ilişkin olup olmadığı, işlerin davacı tarafından sözleşme yükümlülüğüne uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığı, davacının davalıdan bakiye alacağı bulunup bulunmadığının uyuşmazlık konusu olduğu, davacının tacir olmadığının ... Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabından anlaşıldığı, haliyle uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2025
Katip .... Hakim ....
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır