T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/917 Esas - 2025/360
T. C.
A N K A R A
ASLİYE 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/917
KARAR NO : 2025/360
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... ..... ..... ın müvekkil şirkete değer kaybı ve hasar tazminatı başvurusunda bulunmuş olup müvekkil şirket tarafından işbu başvuru neticesinde ödeme yapıldığını, ancak, dava dışı başvurucu tarafından işbu ödemenin akabinde Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2024.E161259 Esas ve K-2024/297464 Karar sayılı kararı ile başvuruda bulunulduğu ve müvekkil şirket aleyhine değer kaybı tazminatına hükmedildiğini, başvurucu tarafça söz konusu karar İ.... ..... ..... esas sayılı dosyasına haksız ve yersiz olarak yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ikame etmiş olduğu davayı ve alacak taleplerinin hiç bir şekilde kabul etmediklerini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının yanın somut olay kapsamında dava dışı ...nin %100 kusurlu olduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının haksız çıkar sağlamak amacıyla herhangi bir delil yahut bilirkişi raporuna dayanmaksızın dava dışı ...nin kusurlu olduğunu iddia ettiğini, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte davacı yanın dava dışı ...'a yapmış olduğu ödeme ile müvekkil şirkete açılmış olan icra takibi arasında miktar yönünden uyuşmazlık olduğu aşikar olduğunu, davacının rücu hakkı bulunmadığını, sigorta tarafından ödenen bedellerin hangi şartlarda rücu edilebileceği Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B4. Maddesinde belirtildiğini, somut olayda davacı yanın rücu edebileceğine yönelik hiçbir somut olgu bulunmadığından davanın reddi gerektiğini belirterek tüm bu sebepler ile davanın reddi ile davacı tarafından açılmış olan haksız icra takibinin iptaline, davacıdan %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığına, İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesine, Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketine, ... 3. Genel İcra Dairesine müzekkereler yazıldığı görüldü.
Mahkememizce 18/04/2025 tarihinde bilirkişi Ömer Turan'dan bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Dava, davacının zarar görene yaptığı ödemenin sigortalısı davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK md. 67)
İcra dosyası, müzekkere cevapları, ödeme belgeleri, sigorta poliçesi, hasar dosyası, hakem dosyası ile celbi gerekli tüm deliller toplanmıştır.
... 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/74199 takip sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 13/11/2024 tarihinde 98.604,43 TL asıl alacak ve 8.849,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 107.454,07 TL değerinde icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının asıl alacak 21/02/2024 (06.01.2024 tarihinde meydana gelen kazada oluşan hasarın ödemesi) 37.950,00 TL , asıl alacak 16/08/2024 (06.01.2024 tarihinde meydana gelen kazada oluşan hasarın ödemesi) 57.157,71 TL , asıl alacak 20/03/2024 (06.01.2024 tarihinde meydana gelen kazada oluşan hasarın ödemesi) 3.496,72 TL olduğunu, ödeme emrinin davalıya tarihinde 20/11/2024 tebliğ edildiği, davalı tarafından 25/11/2024 tarihinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Kazaya karışan ...plaka sayılı araç için davacı tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi incelendiğinde; davalı adına kayıtlı ...plakalı aracın ZMSS poliçesi ile kaza tarihini de kapsar şekilde 15/02/2023-15/02/2024 tarihleri arasını kapsadığı, kazanın poliçe vadesi dahilinde meydana geldiği ve poliçenin kaza tarihi itibariyle araç başına 120.000,00-TL, kaza başına 240.000,00-TL teminat sağladığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin bildirdiği ve mahkememizce celp olunan Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığının 2024.E.161259 başvuru ve K-2024/297464 karar sayılı dosyası incelendiğinde; Başvurucu ... tarafından 05/04/2024 tarihinde davacı ...Şirketi aleyhine değer kaybı tazminatının tahsili için başvuruda bulunulduğu, tahkim yargılaması sonucunda Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 24/06/2024 tarih ve K-2024/297464 sayılı kararında; "Yapılan değerlendirmeler ve belirtilen gerekçeler neticesinde; Uyuşmazlık konusu kazadan kaynaklı HMK m. 107 belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 100 TL değer kaybı tazminatının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi teminatından tazmini talebine dair hukuki yarar unsuru eksik Başvurunun usulden reddine" dair karar verildiği, bunun üzerine davacı ... tarafından tarihinde karara itiraz edildiği, İtiraz Hakem Heyetinin 25/07/2024 tarih ve 2024/İHK-49465 sayılı kararında;"İtiraz eden başvuran vekilinin itirazının kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemi kararının kaldırılmasına, yeniden karar oluşturulmasına, Başvurunun kabulü ile 22.000,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 27/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsili ile başvurana verilmesine" şeklinde kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Tahkim/hakem yargılamasına dayalı olarak başvurucu/zarar gören ... tarafından davacı hakkında ilamlı icra yoluyla 02.08.2024 tarihinde başlatılan İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin 2024/12788 takip sayılı icra dosyasında asıl alacak, yargılama gideri, ilam vekalet ücreti ve bunların işlemiş faizi olmak üzere toplamda 46.352,29-TL'nin tahsilinin talep edildiği, davacı tarafından 17.08.2024 tarihinde 47.792,54-TL ödemede bulunulduğu görülmüştür.
Uyuşmazlığın çözümü teknik inceleme gerektirdiğinden mahkememizce 18/04/2025 tarihinde bilirkişi ... .... .... dan aldırılan bilirkişi raporuna göre; Kusur yönünden; ...plakalı araç sürücü... .... .... .... .... .... plakalı araçta 44.700,00-TL gerçek hasar ve 20.000-TL değer kaybı hesaplandığı,
Dava konusu olayın 2918 sayılı Kanunun 2. maddesi kapsamında sayılması gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.
Deliller değerlendirilmiştir.
Somut olayda; davacının yukarıda belirtilen Sigorta Takim Komisyonu Başkanlığında yapılan tahkim/hakem yargılaması sonucunda zarar görene yapmış olduğu ödemenin sigortalısından rücuen tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla eldeki davanın açıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının ZMSS Genel Şartları uyarınca zarar görene yapmış olduğu ödemenin davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığı, Genel Şartlarda belirtilen sigortalıya rücu şartlarının somut hadisede bulunup bulunmadığı, meydana gelen trafik kazasının 2918 sayılı KTK md. 2 gereği karayolu sayılan yerde gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının rücu talebi yerinde ise alacağının varlığı ve miktarı hakkında olduğu anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK md. 2'ye göre, ''Bu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;a) Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile,
b) Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.'' denilmektedir. Dolayısıyla bu maddenin uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda gerçekleşmesi gerekmemekte olup, karayolu ile bağlantısı bulunan, karayolu sayılan bir alanda kazanın meydana gelmesi yeterli olmaktadır. Dosyada mevcut kazaya karışan taraflarca düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında davalıya ait ...plaka sayılı sigortalanan aracın şantiye sahası içinde geri manevra yaparken zarar gören ... plaka sayılı araca çarptığının belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere şantiye sahası içinde açılan ve karayoluna bağlantısı olan yolda motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen kazanın KTK md. 2 kapsamında karayolunda gerçekleşmiş sayılacağının kabul edileceği (bkz. Yargıtay 17. HD. 2013/14118 esas, 2015/3535 karar; aynı dairenin 2016/8926 esas, 2017/2771 karar sayılı ilamı), dolayısıyla davacının sigortalısı olan davalıya karşı trafik kazası sonucu oluşan zararı Sigorta Genel Şartları uyarınca rücu ve talep hakkının bulunmadığı, davalının icra takibine itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla açılan davanın reddine, davacı icra takibini başlatmasında kötüniyetli olmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 1.835,05 TL peşin harçtan düşümü ile artan 1.219,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 107.454,07 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/06/2025