T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/1045 Esas - 2026/305 T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1045 Esas
KARAR NO : 2026/305
TÜRKMİLLETİADINA
KARAR
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/12/2025
KARAR TARİHİ : 07/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/04/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akaryakıt satışına dair ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında düzenlenen 18/01/2023 tarihli 761.477,76 TL, 28/01/2023 tarihli 521.915,94 TL, 18/03/2023 tarihli 457.652,49 TL, 30/01/2023 tarihli 17.655,10 TL ve 09/02/2023 tarihli 5.362,92 TL bedelli faturalar olmak üzere toplam 1.760.754,63 TL tutarındaki alacağın davalı tarafından ödenmediğini, bu alacağın tahsili amacıyla ... .... .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı-borçlunun haksız ve yersiz bir şekilde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk sürecinden de bir sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın 1.760.754,63 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, tek başına fatura düzenlenmesinin ve cari hesap ekstrelerinin borcun varlığına veya sözleşme konusu malın teslim edildiğine kanıt teşkil etmeyeceğini, Yargıtay kararlarına göre faturaya süresinde itiraz edilmemesinin sadece faturadaki verilere karine teşkil ettiğini, malın teslim edildiği anlamına gelmediğini, uyuşmazlık halinde teslimin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının malı teslim ettiğine dair herhangi bir delil sunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... .... .... Esas sayılı takip dosyası, dava konusu faturalar, tarafların ticari defter ve kayıtları, vergi dairesinden getirtilen Ba-Bs formları, 05/03/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, akaryakıt satışından kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 1.760.754,63 TL asıl alacağın tahsili amacı ile... .... .... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 25/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 30/12/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 17/12/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü amirdir. Faturaya süresinde itiraz edilmemesi, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin varlığını tek başına ispatlamasa da, faturanın içeriğindeki miktar ve birim fiyat gibi bilgilerin kabul edildiğine dair bir karine oluşturur. Ancak, faturanın alıcının ticari defterlerine kaydedilmesi ve vergi dairesine bildirilmesi (Ba-Bs formları), temel ilişkinin varlığı ve malın teslim alındığı yönünde güçlü bir delil teşkil eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... .... .... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Bu durumda ispat yükü yer değiştirir ve faturayı defterlerine kaydeden alıcının, malı teslim almadığını veya bedelini ödediğini ispat etmesi gerekir.
Mali Müşavir bilirkişi ...tarafından düzenlenen 05/03/2026 tarihli raporda, davacı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, bu kayıtlara göre davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak davalıdan 1.760.754,63 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin ise ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, bildirilen adreste bulunamadığı ve yetkili kişiye ulaşılamadığı, bununla birlikte davalının bağlı olduğu vergi dairesinden temin edilen 2023 yılı "Karşılaştırmalı Alış - Satış Analizi" raporuna göre, davalı şirketin dava konusu beş fatura da dahil olmak üzere davacı tarafından düzenlenen toplam 11 adet faturayı Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettiği ve bu faturalar üzerinden vergi indirimlerinden faydalandığının anlaşıldığı belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... .... .... Esas sayılı takip dosyası, dava konusu faturalar, tarafların ticari defter ve kayıtları, vergi dairesinden getirtilen Ba-Bs formları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 05/03/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin ve teslimin ispatı için yeterli değil ise de, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 05/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davalı şirketin dava konusu faturaları kendi ticari kayıtlarına işlediğinin ve bağlı bulunduğu vergi dairesine Ba formu ile bildirerek vergi indiriminden faydalandığının sabit olduğu, TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca faturaya süresinde itiraz etmeyen ve faturayı ticari defterlerine kaydederek resmi kuruma beyan eden davalının, artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiği ve malı teslim almadığını veya bedelini ödediğini ispat etmesi gereken davalının, ticari defterlerini incelemeye sunmadığı gibi bu yönde herhangi bir delil de ibraz edemediği, bu itibarla davacının alacağını ispatladığı, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, alacağın likit ve belirli olması nedeniyle davacı lehine İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatı koşullarının da oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
2... ... ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN 1.760.754,63 TL asıl alacak yönünden iptaline, 3-Asıl alacağın %20'si oranın hesaplanan 352.150,93 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kabul edilen 1.760.754,63 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 120.277,15 TL karar ve ilam harcından 16.305,52 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 103.971,63 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 16.305,52 TL peşin harç, 104,00 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 17.024,92 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının karşıladığı 105,00 TL tebligat gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.105,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.760.754,63 TL üzerinden takdir edilen 264.505,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2026 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır Full & Egal Universal Law Academy